{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2167 <br>KARAR NO: 2023/2217<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2023<br>ESAS NO: 2022/472 <br>KARAR NO: 2023/841<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/12/2023<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 08/12/2023<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/10/2023 tarih ve 2022/472 E - 2023/841  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...'de faaliyet gösteren bir konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yaptığını, davalının kooperatif üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme sureti ile taşınmaz temin ettiğini, kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatifte üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, daha önce kooperatiften taşınmaz isteyen üyelerden kesin maliyet bedeli alınamadığını bu nedenle açılmış davalar bulunduğunu, bu davaların kabul ile sonuçlandığını ve istinaf mahkemesi tarafından onandığını, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaccel aidat alacağı bulunduğunu, söz konusu aidat alacağının tüm üyelere karşı talep edildiğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin istifa - ilişik kesme belgesi olsa dahi söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının kooperatiften temin ettiği ... İli, ... İlçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel,... blok, ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının üzerine davalıdır şerhi konulmasını, 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüte düşen son aidat borcu olan 2022 yılı mayıs ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 9.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili kooperatife ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; Davacı kooperatifin 2003 yılı ocak ayından dava tarihine kadar ödenmesi gereken aidat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yıllar önce davalı kooperatif ile ilişiğini kestiğini ve istifa ettiğini, kooperatif üyesi olmayan müvekkilinden aidat alacağı talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, davacı kooperatif tarafından müvekkiline verilen taahhütname ve ilişik kesme belgesi bulunmasına rağmen müvekkiline borç çıkarıldığını, müvekkilinin uzun yıllar önce tapusunu aldığını ve ilişiğinin kesildiğini, Yargıtay kararlarına göre inşaatlar devam ederken üyelerden aidat alınacağının belirtildiğini, davacı kooperatifin devam eden inşaatlarının seviyesinin saptanması gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini ve tebliğ edilmiş bir genel kurul kararı bulunmadığını, yıllık %18 faiz talebinin haksız ve kanuna aykırı olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...1163 sayılı yasanın 42. Maddesine göre genel kurulun bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup kanun veya ana sözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisi bulunduğu, genel kurulda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alınabileceği gibi daha önce alınan ve uygulanan kararların değişen koşullar ve eşitlik ilkesi gerektirdiğinde değiştirilmesi mümkün ve geçerli olup bu konuda kazanılmış haklardan söz edilemeyeceği, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek aidat, taksit miktarı ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmenin de genel kurulun yetkisi dahilinde olduğu, genel kurul kararlarının kooperatif ile üyesi arasında sözleşme hükmü niteliğinde olup alınan kararların toplantıya katılsın katılmasın iptal edilmediği müddetçe veya butlan yaptırımına tabi olmadığı sürece tüm ortakları bağlayacağı, yine alınan kararların uygulanabilmesi için tüm ortaklara tebliğine de gerek olmadığı gibi ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanına da gerek olmadığı,  aidatların arttırılması, tapu alınması için bazı giderlerin alınması, gecikme faizi, konutların yapımının hızlandırılması için ek aidat, çevre ve bahçe düzenlemesine yönelik alınan kararların ek ödeme niteliğinde olmadığı, bu bakımdan 1163 sayılı kanunun 31/1 ve 52/1 maddelerindeki ağırlaştırılmış karar yeter sayısına gerek olmadığı, davalının davacı kooperatifin normal üye statüsünde üyesi olduğu, 2003 yılı Ocak ayından 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi gereken aidat alacaklarının dava konusu edildiği, dava tarihine kadarki genel kurul kararlarının bilirkişi tarafından incelendiği ve davalının toplamda 181.510,00-TL aidat ödemesi yapması gerekirken 113.270,30-TL aidat ödemesi yaptığı, bakiye 68.239,70-TL'nin davalı tarafça davacıya ödenmediği, davalı vekili her ne kadar ıslaha itiraz dilekçesinde 5 yıllık zaman aşımı def'inde bulunmuşsa da davacı kooperatifte davalının üyeliğinin devam ettiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre üyelik ilişkisi devam ettiği sürece kooperatif ile üyesi arasında zaman aşımı süresinin işlemeyeceğinden (Yargıtay 23. HD. 2016/5683 esas 2019/4634 karar 11/11/2019 tarih) zaman aşımı def'ine itibar edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılarak açılan davanın dava ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda kabulüne,  kısmi dava olarak açılan davada dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiği de dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak bu şekilde yasal faize hükmedilmesine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. DAVANIN KABULÜ ile; 68.239,00-TL aidat alacağının 9.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 01/06/2022, 59.239,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibarin işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirtmiş ve bu kapsa da da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 E - 2023/1472 ,K. Sayılı ilamında  davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı  belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, müvekkilin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığı defaatle bildirilmiştir.Kaldı ki yerel mahkemede yönetim kurulu kararları incelenmemiş istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususu araştırılmadığını, aksi halde açık kapı ilkesinin de bir anlamı kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunu, davacının talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğradığını, müvekkilin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından ilkderece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2023/1501E. 2023/1472K. Sayılı ilamı hukuka aykırı olup, istinaf mahkemesinin içtihat niteliği kazanmadan hatalı kararından dönmesi gerektiğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br> Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri  arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 68.239,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, 68.239,00 TL'nin yıllık %18 faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu başvurulmuştur.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe  zaman aşımı işlemeyecektir.<br>6098 sayılı TBK 'nun  100. Maddesinde: Borçlunun, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı  ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğu   101. Maddesinde:  Birden çok borcu bulunan borçlunun, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödemenin, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş  olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı 102. Maddesinde:   Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılacağı, Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun  kabul edileceği,  Takip  yapılmamış ise ödemenin, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olacağı, Birden çok borcun vadesinin aynı  zamanda gelmesi halinde , mahsupun orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılacağı  104. Maddesinde: dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmesi halinde, önceki dönemlere ait edimlerin de ifa  edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.<br>Davacı kooperatifin aidat alacağına ilişkin dairemize gelen benzer dava dosyalarında davalı üyeye ferdileştirilen ve tapusu verilen taşınmazlara ilişkin olarak davacının muavin defterlerinde davalı üyenin geçmişe dönük borcu bulunmadığına yönelik kayıtlar bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca davacı ve davalı arasında kesin maliyet kapsamında yapılan ödeme nedeniyle davalı üyenin borçlu olmadığına ilişkin beyan ve kayıtlar yer aldığı, işbu dava dosyasında belirtilen hususa ilişkin bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan raporda herhangi bir inceleme ve kayıt yer almadığı anlaşılmakla, dosyanın mahkemesine görüş bildiren bilirkişi heyetine yeniden tevdii ile; davalı üyenin ferdileştirme sonucu taşınmaz tapusunu alıp almadığı, kesin maliyet belirlenip belirlenmediği ve tapunun teslim tarihi itibariyle davalının toplu ödemesine ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda davacı ile davalı arasında ferdileştirme öncesi döneme ilişkin davalı üyenin borçlu olmadığına dair davacı kooperatif defter ve kayıtlarında kayıt bulunup bulunmadığı ve ibralaşma olup olmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle, HMK'nın 353/1-a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/10/2023 tarih ve 2022/472 E - 2023/841 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı tarafından yatırılan 1.165,35 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.   06/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c85e42f7116d8c5e","SID":"7d27097c74b350a0"}}