{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1551 Esas<br>KARAR NO: 2023/1462<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/07/2023<br>NUMARASI: 2022/257 E. - 2023/124 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davalılardan ... davalı ... A.Ş.’nin ortakları olduklarını, ... Çözüm Ortkalığı (Lisans) sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin iki taraflı olup, bir tarafında davalı tüzel kişilik ... Anonim Şirketi, diğer tarafında ise \"ORTAK\" statüsünde bulunan gerçek kişiler ...,  ... ve ... ’in yer aldığını, Sözleşmenin  4.4 maddesi uyarınca iş bu sözleşmenin imzalandığı tarihte kullanım hakkı şirkette bulunan \" ...\" markasının tüm hakları için  sözleşmenin yapıldığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nu 24/4. maddesinde “Lisans alan, lisans sözleşmesinde yer alan şartlara uymak zorundadır. Aksi takdirde marka sahibi, tescilli markadan doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir” denildiğini, sözleşmenin SMK kapsamında aranan koşullara uygun olarak yazılı şekilde yapıldığını, sözleşmeye konu markanın Sözleşmenin 2.1 maddesinde, “Şirket tarafından tescil başvurusu gerçekleştirilmiş olan “...” markasını ifade eder” şeklinde düzenlendiği,  2.2. maddesinde “Şirket (... Anonim Şirketi), sözleşmeye konu marka için tescil başvurusunu yapmış tüzel kişiliği ifade eder” denildiğini, 2.3 maddesinde \"ORTAK”: Markayı Şirket’e kazandıran ve Markanın korunması için tüm hukuki sorumluluğu kendisinde bulunduran kişiyi ifade eder” şeklinde tanımlandığını, bu suretle, davacı gerçek kişi şahsı ...’ün Markayı şirkete kazandıran kişi olduğunun ve marka üzerindeki hakkı tescil edildiğini, Sözleşmenin 3. maddesi olan \"SÖZLEŞMENİN KONUSU VE KAPSAMI” başlığı altında \"ayrıca tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir\" denilerek, haklarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde kabul edildiğini ve sözleşmeye bağlı yükümlülüklerinin düzenlendiğini, iş bu dava tecavüzün tespit edilmesi nedeniyle açıldığından, maddi ve manevi tazminat da dahil olmak üzere sözleşmeye bağlı tüm maddi hakları saklı kalmak kaydıyla, iş bu davada sadece sözleşmeden doğan marka hakkına tecavüzün dava konusu edildiğini, Sözleşmenin 4. maddesi olan TARAFLARIN KARŞILIKLI HAK ve YÜKÜMLÜLÜKLERİ başlığı altında \"taraflar' dan her biri, marka hakkının, üçüncü kişiler tarafından ihlal edildiğini (ihlal şüphesi taşısa dahi) öğrendiği andan itibaren diğer tarafları en kısa sürede yazılı bildirim (e-posta, SMS vb.) yollarından birini kullanmak suretiyle bilgilendirmekle yükümlüdür. Böyle bir ihlal veya ihlal tehdidi karşısında alınacak hukuki tedbirler, taraflarca derhal tespit edilecektir. Ortak bir kararla ve tüm masraflar taraflarca eşit miktarda karşılanmak suretiyle ortaklar birlikte ve/veya aralarından oybirliği ile seçilmiş bir ortak tarafından münferiden, markanın korunması için gereken her türlü hukuki girişimde bulunmayı kabul ve taahhüt etmektedir\". şeklinde düzenlendiğini, bu suretle marka hakkıma tecavüzü gerçekleştirenlerin, davalı tüzel kişilik ve davalı gerçek kişi olan ortaklarım olması neticesiyle ilgili hukuki tedbirler davacı şahsı gerçek kişi ... tarafından belirlendiğini, ortaklarına yazılı ihtarname, e-posta, şirket genel kurulu sırasında sormuş olduğu soru ve verilen cevabın sonrasında yırtılarak sahte bir belge ile değiştirilmesine kadar giden olaylar sonrasında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmeye devam eden Genel Kurul Butlan davası sırasında davalı tarafların ilgili sözleşmeyi ve  ... Marka hakkımı kabul etmemesi üzerine iş bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, ... Çözüm Ortaklığı (LİSANS) Sözleşmesinin 4.4 maddesinde “İşbu Sözleşmenin imzalatıldığı tarihte kullanım hakkı Şirket’te bulunan \"...\" markasının tüm hakları ileride anonim şirket şeklinde kurulacak şirketin, tüm yasal olarak kurulum işlemleri tamamlanıp Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği andan itibaren, protokolde ismi geçen ... ve ... birlikte kuracak olduğu A Grubu seyahat acentesine devredilecektir. Bu konuda tüm taraflar mutabıklar” denildiğini ve markanın tüm hakları içinde bulunacağı 1/3 Anonim Ortaklığa devredileceğinin kabul edildiğini, ilgili anonim şirket kurulum tarihinin, sözleşmenin 4.8 maddesinde en geç 31/12/2022 olarak belirlendiğini, şirket ya da ortak ...  tarafından yapılan tüm yatırım ödemelerinin ... Anonim Şirketi ve/veya ortak ...' e ödenmesi gereken 651,071 EURO ve 8,015972 Türk Lirası paranın 2022 Mayıs ayında tamamlandığını, sene sonu itibari ile marka organizasyonları nedeniyle davalı şirkete yapılacak ödemelerin toplamının yaklaşık 60.000.000,00 TL(Atmış milyon Türk lirası) olacağını, bu rakamın ödenmemesi ve bakiye kalması durumunda 31/12/2022 den itibaren başlayacak borç yükümlülüğünün başlamadan biteceği ve ortak davacı ...’ün sözleşmeye bağlı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini,  borçlu taraf davalı tüzel kişiliğin borcu olduğunu ve borcunu ödemeyi reddettiğini, izinsiz bir şekilde marka hakkını kullandığını ve marka hakkına tecavüz ettiğini, tecavüz eyleminin halen devam ettiğini, sözleşmeyi nedensiz, kötü niyetle özgür iradesiyle imzalamadığını belirtip, sözleşmenin geçersiz ve hükümsüz olduğu konusunda gerçek olmayan bir uğraş içinde olan  davalı ...' da bilerek ve isteyerek, davalı tüzel kişilik ve yöneticisi ...’ in yükümlülüklerini yerine getirmemesi, borçlarını ödememesi ve inkar etmesi maksadıyla davalı tüzel kişilik ve davalı tüzel kişilik yöneticisi ile birlikte  hareket ettiğini, bu suretle sözleşmeye bağlı maddi, manevi ve yönetimsel haklarının gasp edilmesini sağladığını ve alenen, planlı ve organize bir şekilde marka hakkına tecavüz ettiğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu ve marka hakkına tecavüz edenin kendisinin olduğunu iddia ettiklerini, marka başvurusunun davalı şirket adına yapıldığını savunduklarını belirterek,öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile davalı tüzel kişilik ...  Anonim Şirketi’nin, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 35, 39 ve 41. sınıflarda tescil edilen 2020 ... tescil numaralı “...” markası kapsamındaki faaliyetlerinin, “asmice” uzantılı e-posta adreslerinin ve “asmice” uzantılı web sayfası kullanımlarının ve gerek internet ortamında, gerekse fiziki ortamlarda marka işaretinin, gerek internet ortamında gerekse fiziki ortamlarda marka isminin ticari firma unvanı olarak kullanımının, ilave olarak davalı tüzel kişilik yöneticileri ve marka ortağı davalı gerçek kişi ... ve davalı gerçek kişi ...’ un lisans sözleşmesinden doğan marka haklarının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, ... Çözüm Ortaklığı-LİSANS SÖZLEŞMESİN’ den kaynaklanan marka haklarına davalı tüzel kişilik ... Anonim Şirketi, davalı gerçek kişi ... ve davalı gerçek kişi ... tarafından ayrı ayrı gerçekleştirilen tecavüzün tespitine, ... Çözüm Ortaklığı-LİSANS SÖZLEŞMESİN’ den kaynaklanan marka haklarına davalı tüzel kişilik ... Anonim Şirketi, davalı gerçek kişi ... ve davalı gerçek kişi ... tarafından ayrı ayrı gerçekleştirilen tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve tecavüz fiilinin ortadan kaldırılmasına, markanın sağladığı haklarına tecavüz eden davalı tüzel kişilik ve davalı gerçek kişilerin aleyhine verilecek olan kararın masrafları davalı tüzel kişilik ... Anonim Şirketi, davalı gerçek kişi ... ve davalı gerçek kişi ... tarafından karşılanmak üzere ilgililere tebliğine ve kamuya ilanına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tüzel kişilik  ... Anonim Şirketi, davalı gerçek kişi ... ve davalı gerçek kişi ... yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacının davaya konu marka üzerinde hak sahibi olmadığını, bu nedenle davada aktif taraf ehliyetinin bulunmadığını, markanın tescil edildiği tarihte şirket ortağı dahi olmadığını, \"... ÇÖZÜM ORTAKLIĞI\" sözleşmesinin lisans sözleşmesi niteliğinde olmadığını, ayrıca sözleşmede davalı şirketin ve ... imzalarının da bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, taslak sözleşmede Borçlar Kanunu'nun 14. ve 15. maddeleri gereğince davalı şirketin ve davalı ... imza gereğini yerine getirmediğini, davalılar tarafından dava konusuyla ilgili ikrar edilen bir husus bulunmadığını, davacının dayandığı TBK'nun 554, 625 ve 629. maddelerinin olayla ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"HMK'nun 114/1-d maddesinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak sayılmış, HMK'nun 115/2.maddesinde de Mahkemenin, dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vereceği düzenlenmiştir. Davacının aktif taraf ehliyetine sahip olmadığı anlaşılmakla, davanın 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine\" karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin 05/09/2023 tarihli kararıyla, davacı vekilinin talepleri tavzih kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olmayıp, istinaf nedeni olarak ileri sürülebileceğinden ve tavzih kararı ile verilen hükmün tamamen kaldırılması ve değiştirilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde özetle;  -Davacı  ... dava ve taraf ehliyetinin olduğunu, HMK’nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyetinin dava şartlarından olduğunu, bu düzenlemeye göre husumet ya da başka bir deyişle taraf sıfatının dava şartları arasında sayılmadığını, sıfat yokluğunun, bir davada dava şartlarından (m. 114) sonra, yani tahkikat aşamasında inceleneceğini, davanın husumet sebebiyle reddinin esasa ilişkin bir karar olduğuna dair Yargıtay kararı olduğunu, davacı ...'ün marka üzerinde hakkı olup olmadığı eş deyişle davacı sıfatı olup olmadığının ancak yargılama sonucunda verilebilecek bir karar olduğunu,  mahkemenin usulden red kararını dava şartı eksikliği sebebiyle verdiğini, sıfat yokluğu sebebiyle vermediğini, davacı ...'ün dava ve taraf ehliyeti olduğunu, taraf sıfatının ise yargılama gerektirdiğini,-Hükmün kapsamının kanuna aykırı olduğunu, -Mahkeme kararın gerekçe kısmında davanın  \"dava şartı noksanlığı\" sebebiyle,  hüküm kısmında ise \"husumet\" sebebiyle reddine karar verildiğini, gerekçeli karar ile hüküm fıkrası çelişkisi sebebiyle mahkemenin 05.09.2023 tarihli ara kararı ve 04.07.2023 tarihli usulden red kararının bozulması gerektiğini,-Davalı tarafın gider avansını süresinde yatırmadığını, gereken işlemi yapmak için mahkemeden yeni bir süre istemediğini,-Mahkeme red kararı gerekçesinde, sözleşmenin altında davalı şirketin adının yazılı olmasına rağmen imza kısımlarının boş olduğunu, sözleşme incelendiğinde, 7. maddesinde \"...\" markasının kullanılmasından ve sözleşmede kurulması öngörülen şirket faaliyetlerinden elde edilecek gelirlerden davacıya 1/3 oranında pay verileceğini, sözleşme içeriğinin marka gelirinin paylaşımına ilişkin olduğunu, marka üzerinde bir hakkı içermediğini, buna bağlı olarak davacını marka üzerinde herhangi bir hakkının mevcut olmadığını,  belirttiğini,  Davalıların sözleşmenin sadece marka gelirlerinin paylaşımına ilişkin olduğu, ... Markanın Korunması ve Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi içeriğinde davacının pay sahipliğini içermediği itirazlarında  bulunduklarını ancak Mahkemenin davalı tarafın söylemediği şeyi ve vakıayı ancak esasa ilişkin bir inceleme sonunda verilebilecek bir karar içeriği ile usule ilişkin red kararı gerekçesinde yer verdiğini,  ... Markanın Korunması ve Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi 4.10 maddesi \"şirket ya da ortak ... tarafından yapılan tüm yatırım ödemelerinin,öncelikle elde edilecek gelirden peyderpey karşılanacak, bakiye kalması halinde en geç 31 Aralık 2023 tarihine kadar peşin olarak, sözleşme'nin diğer taraflarınca ortaklıktaki payları oranında (her ortak 1/3 oranında olmak üzere) kendisine geri ödeneceğini tüm taraflar şimdiden peşinen, kabul, beyan ve taahhüt eder\" maddesi ortaklığın  1/3 oranında kurulduğu, Sözleşmenin 4.3 maddesinde marka hakkı devrinde ön alım hakkına ait detaylara yer verilmiştir.  8 inci maddesinde sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerle ilgili devir şartları ve cezai şarta ait kurallar belirlenmiş olduğunu,-Sözleşmenin TTK şekil ve TBK yasal yazılı şekil  şartlarına uygun olduğunu, Markanın her ne kadar tüzel kişilik adına tescil edilmiş olsa dahi, yazılı sözleşme ile gerçek kişilerin marka üzerinde ki hakkı  güvence altına alınmış olduğundan, TPMK' na tescil kurucu olmayıp açıklayıcı olduğundan yazılı şekildeki sözleşmenin tarafları bağladığını, Sözleşme içeriğine bakıldığında borç  ... Marka gelirlerinin paylaşımı ve  31.12.2022 tarihine kadar sözleşmede ismi geçen  ... ve ... tarafından yeni kurulacak üç eşit ortaklı anonim şirkete ve A grubu seyahat acentesine devri olduğunu,  tüm gelirlerin davalı kurumda toplanması sebebiyle, gelir paylaşımdan kaynaklı borçlunun davalı tüzel kişilik olduğunu, Sözleşmede yer aldığı gibi marka tescilinin geçici olarak tüzel kişilik adına yapıldığından, 31.12.2022 tarihine kadar yeni kurulması gereken anonim şirket ve A grubu seyahat acentasına devretmiş olması gereken yalnız devredilmeyen  marka hakkı konusunda yine tüzel kişiliğin borçlu olduğunu,  sözleşmede borçlu olmayanın imzasının zorunlu olmadığını,  Davalı kurum tek yönetim kurulundan oluşmakta bu tek üyenin de davalı gerçek kişi ... olduğunu, Sözleşmenin 1.2 taraflar başlığı incelendiğinde davacı ... tek başına ortak, birlikte ortaklar ... Anonim Şirketini temsil ettiğini,-Davalı kurumun sözleşmeyi imzaladığını ve sözleşmede imzasını reddetmediğini,İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... Esas numaralı İcra dosyasında imzaya itiraz edilmediğini, -Kurum ... imza eksikliği sebebiyle sözleşmeyi kabul etmediğini ikrar ettiğini, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/579 E. numaralı dosyada davalı kurum, sözleşmede üç taraf bulunduğunu adı geçen sözleşmede ... irade beyanını bildiren bir imzası bulunmadığını geçersizlik ve kabul etmeme sebebi olarak gösterdiğini,-Şirketi temsile yetkili pay sahiplerinin sözleşmelere atmış olduğu imzaların şirketi bağladığını, -Sözleşmede, İTO  kayıtları incelendiğinde  unvan altında yer bulan iki imzanın da şirket adına atıldığının anlaşılacağını, sözleşmenin davalı kurum tarafından sadır olduğunun kabul edildiğini, davalı kurumun  birisinde tek davalı rolünde olduğu iki ayrı hukuk davasında sözleşmenin kabul edilmeme gerekçesi olarak ...' un imza eksikliğini gösterdiğini, böylece ... adına atılan imzanın kanun maddelerinde yer aldığı gibi davalı kurum adına atıldığını ikrar ettiğini,  Davacı ...' de imzayı ilgili tarihte ki temsil yetkisi dahilinde davalı kurum adına attığını beyan ettiğini, sözleşmeyi imzalayan iki ismin ve kurum isminin altına açılan üç ismin de münferit temsil yetkilisi olduğunu Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Ticaret Sicili Gazetesi nüshalarıyla ispatlandığını, -...'un TBK 14/2 md. yasal yazılı şekil unsurlarına uygun ortaklarına ilettiği ve ortaklarınca teyit edilen, gönderilip saklanabilen elektronik posta yazışmalarının ortakların sözleşme yapma iradelerini karşılıklı ve birbirlerine uygun açıkladıklarını ispatladığını,-Davacının, davalı kuruma ortak olmasının uyuşmazlığa konu olmadığını, -Marka  devrine ait tescil ve ilanının kurucu değil bildirici etkiye sahip olduğunu, mülkiyet değişikliği sicile yansımadıkça sözleşmenin tarafları yönünden bağlayıcı olduğunu, davacının marka hakkına sahip olduğunu, -Davalıların marka hakkını  fiili taksim yöntemiyle davalı kuruma devrettiklerini, -Davalı tarafın dava şartı eksikliğinin dikkate  alınmadığını,  kurum yönetim kurulu başkanı ve temsil yetkilisi iş bu davada davalı gerçek kişileri sahte resmi belge düzenlemek sureti ile göreve geldiğini,-Mahkemenin davacı şirket ortağı olsa dahi marka üzerinde şahsi hakkı olmadığı gerekçesinin yerinde olmadığını, davacının pay devrine ait noter belgesi incelendiğinde bütün hakları ve borçları ile devraldığını,  -Markanın kurucusunun davalı ... ve Davacı ... olduğunu, -Ön inceleme tutanağında zabıt katibinin isminin altında imzası olmadığını, -Davalı gerçek kişilerin Anayasa İhlal Suçlamasıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Örgütlü Suçlara Bürosu tarafından ... esas dosya numarasıyla soruşturulduğunu, kararın kaldırılarak  gerçekleştirilen tecavüzün tespiti ve  önlenmesi, hükmün aykırılığının \"Davanın HMK'nun 114/1-d ve115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine\" şeklinde  tavzihine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; \"...\" markasının, dosya münderecatında yer alan Marka Tescil Belgesi’nde ... Ticaret AŞ.’ye ait bir marka olduğunu,  Davacının, sadec olduğunu, davanın, dava sıfatı olmayan tarafça ikame edildiğini, tüzel kişilerin sahibi olduğu markalar için; markaya ilişkin davaların ancak tüzel kişilik temsilcisi ya da onun yetki verdiği kişi ya da kişiler tarafından açılabildiğini, ... Ticaret AŞ’nin tüzel kişi temsilcisi, dosya münderecatında yer alan Ticaret Sicil Gazetesi nüshasında görüldüğü üzere, yönetim kurulu başkanı ... olduğunu,  ....  markasına ilişkin açılabilecek davalarda tek hak sahibi ve yetkili kişi olduğunu,  davacının, %10 ortağı olduğu şirkete ait marka için yine şirkete karşı dava açmasının mümkün olmadığını,  tensip kararı gereği, ön inceleme duruşmasından önce gider ve delil avansına ilişkin tüm eksikliklerin giderildiğini, B Grubu Sınırlı imza yetkilisi olan davacı tarafın,  sadece bazı mal ve hizmet alımlarında, yönetim kurulu başkanının sözlü ya da yazılı onayını almak suretiyle sınırlı imza yetkisi olduğunu ancak davacı tarafın, müvekkili şirket adına da sözleşmeye imza attığı iddiasının hukuki mesnetten uzak olduğunu,  taslak ‘’Markanın Korunması ve Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi’’nde  bir tarafta; ŞİRKET (...), diğer tarafta; ortak ..., ortak ... ve ortak ... bulunduğunu, bunlardan ... , ve ŞİRKET'in sözleşmeyi imzalamadıklarını, Davacı tarafın, ortak ...'un  sözleşmeyi kabul ettiğine ilişkin tek dayanak olarak gösterdiği ... tarafından, 3 Şubat 2022 perşembe günü, saat 11:18'de davacı ve Yönetim Kurulu Başkanı ... yönelt ilen elektronik posta olduğunu ancak  Davacı tarafın, mailden cımbızladığı tek bir cümle ile ilgili ortağın irade beyanının kabul manasına geldiği yorumu yapılamayacağını, Yönetim Kurulu Başkanı ..., şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili münferit imza yetkilisi olduğunu, ..., B Grubu Sınırlı imza yetkilisi olduğunu, Davacı tarafın, o zaman (şu anda bu yetkisi yoktur) B Grubu Sınırlı imza yetkilisi olduğunu, Yönetim Kurulu Başkanı ..., sözleşmeye şirket adına imza atmadığını, Müvekkili şirket tarafından ... marka başvurusunun yapıldığı 07.10.2020 tarihinde, davacı tarafın, müvekkili şirkette ortaklık sıfatı dahi olmadığını, Davacı tarafın, şirketteki pay sahipliğinin, Üsküdar ... Noterliği’nin 19.11.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı, anonim şirket pay devrine ilişkin işleminde de görüleceği üzere, 19.11.2020 tarihinde gerçekleştiğini,  Marka başvurusunun şirket tarafından yapıldığını ve şirket adına da tescili  edildiğini, Devrin söz konusu olmadığını, ... ve davacının markanın kurucusu olmadığını, 2008-2020 yılları arasında her ikisinin de  ... AŞ'de bordrolu olarak çalışan konumunda olduklarını, iki ortağın da ... Tic. A.Ş.'ye %10 ortak olmalarının aynı tarihe tekabül ettiğini, markanın kurucuları olduklarından değil sadece yukarıda belirtilen tarihlerde iş arkadaşı olduklarından bahsedilebileceğini, istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacının \"...\" markasıyla ilgili marka üzerinde hak sahibi olduğu ve yine marka ile ilgili \"... ÇÖZÜM ORTAKLIĞI\" sözleşmesinde yer aldığı ileri sürülen marka haklarına tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılması  davasıdır.  ... ANONİM ŞİRKETİ' nin 01/06/2016 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ..., yetkilisinin ise ... olduğu tespit edilmiştir.“...” markasının 07/10/2020 başvuru, 13/10/2022 tescil tarihli, ... tescil numaralı olup, 35, 39 ve 41. sınıflarda davalı ... Anonim Şirketi adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça sunulan kayıtlardan, Davacı tarafın Üsküdar ... Noterliği’nin 19.11.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı, anonim şirket pay devrine ilişkin işlemi ile davacı şirkete ortak olduğu, ... marka başvurusunun 07.10.2020 tarihinde yapıldığı, buna göre  markanın şirkete tescilinden sonra davacının ortak olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf marka hakkının ilk sahibi olarak ... ve kendisi olduğunu, sözleşmeye göre markanın 1/3 ortağı olduğunu iddia etmiş ise de, iddiasını kanıtlayacak delillerin dosyada bulunmadığı, markanın daha önce davacı tarafça kullanıldığı ve öncelik hakkı sahibi olduğuna dair delil sunmadığı, markanın şirket adına kayıtlı olduğu, sözleşmede marka hakkı sahibi şirket kaşe ve imzasının bulunmadığı, sözleşmenin  lisans sözleşmesi niteliğinde bulunmadığı, davalının bu sözleşmeye dayalı olarak markaya tecavüzün men ve refini talep edemeyeceği, mahkemece marka hakkı sahibi olduğuna dair delil bulunmaması nedeniyle dava açma hakkı olmadığına yönelik kurulan hükümde, davanın esastan reddi gerekirken aktif dava ehliyeti yokluğundan karar verildiği ancak istinaf isteminde bulunan tarafın davacı taraf olduğu ve istinaf edenin sıfatına göre aleyhe hüküm kurulamayacağından bu hususa işaret edilmekle yetinilerek, kararın gerekçesi düzeltilmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, düzeltilmiş gerekçe ile, davanın husumet nedeniyle usulden dair karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarih, 2022/257 E., 2023/124 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda düzeltilmiş gerekçe ile,3- Davanın HMK'nın 114/1-d. ve 115/2. maddeleri uyarınca HUSUMET NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;  4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu  ile 189,15 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalılar tarafından yapılan yargılıma gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Davalılar vekiline üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,4/e-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 30,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 69,85 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"583cf06e5ffd55ae","SID":"4436063c353c3d88"}}