{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t       <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F   B A Ş V U R US U N U N  \t\t\t         E S A S T A N   R E D D İ)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                     <br>ESAS NO\t: 2020/1522 <br>KARAR NO\t: 2023/1969<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE \t: ...\t                        ...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/01/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2015/364 E.-2020/17 K.<br>ASIL DAVADA DAVACI\t: <br>BİR. DAVADA DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br><br>Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Asıl ve birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin 31.05.2015 tarihli genel kurul toplantısına katıldığını ve gündemin 4. 5, 6 ve 7 nolu maddelerine muhalefet şerhi koyduğunu, <br>\tGenel kurulun (4) nolu maddesinin; yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin olduğunu, genel kurulda yönetim kurulunca daha önceki genel kurullarda olduğu gibi yüklenici ... A.Ş. ile imzalanan  arsa payı karşılığı inşaat yapımı ve satış vaadi sözleşmesinin fesih edildiği konusunda gerçeğe aykırı bilgi verildiğini, kooperatif tarafından yüklenici ... A.Ş.  aleyhine Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/100 E. sayılı dosyasıyla sözleşmenin feshinin tespiti davası açıldığını, bu davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E. sayılı dosyası ile birleştiğini ve derdest olduğunu, bu süreçte kooperatif tarafından yeni bir yüklenici ile 19.02.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, dava konusu genel kurulda gerçeğe aykırı bilgi verilmek suretiyle genel kurulun 7. maddesinde kalan işin emaneten veya başka usullerle yüklenici firmalara yaptırılmasına olanak sağlayan yetkilerin alınmasının sağlandığını, 2011 ve 2013 yılı genel kurullarında alınan aynı kararların icrasının geri bırakılmasına dair mahkeme kararları olduğunu, yüklenici ... A.Ş. tarafından sözleşmenin uyarlanması ve muarazanın men'i talebiyle açılan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması gerektiği ve fesih koşullarının oluşmadığının tespit edildiğini, yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddenin yönetim kurulunun 2012 yılından bu yana devam eden usul ve yasaya aykırı işlemlerini kapsadığını, gelinen aşama itibariyle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince sözleşmenin feshi konusunda karar tesis edilmeyeceğinin anlaşıldığını, buna göre yeni yüklenici ile imzalanan sözleşmeler karşısında kooperatif üyelerinin büyük bir maddi külfet ile karşı karşıya olduğunu, yeni yüklenici ile imzalanan sözleşmeye göre tüm emlak vergileri vs. yeni yüklenicinin sorumluluğunda olmasına karşın ödenmediğini, yeni yüklenici aleyhine yönetim kurulunca hukuki işlem başlatılmadığını, bu nedenlerle yönetim ve denetim kurulunun ibra edilmemesi gerektiğini, <br>\tGenel kurulun (5) nolu maddesinde; yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında açılan davalar hakkında bilgi verilerek göreve devam etmelerine karar verildiğini, davalı kooperatif yönetim ve denetim kurulunun kooperatif üyelerinin çıkarlarını gözetmeyen, başka amaçlar uğruna usul ve yasaya aykırı iş ve işlemler konusunda eylem ve işbirliği içerisinde olmaları nedeniyle bu kararın iptalini istediklerini,<br>\tGenel kurulun (6) nolu maddesinde; mutlak ve nispi eşitlik kapsamında bir takım düzenlemelere yer verildiğini, bu kapsamda,<br>\t\"A-Kooperatifimize ait kalan bağımsız bölümlerin ve yeni oluşacak bağımsız bölümlerine asgari 500.000,00.TL. giriş aidatıyla üye kaydedilmesine, elde edilecek üyelik aidatının bütçe kapsamında veya karar doğrultusunda nisbi eşitsizliğin  giderilmesinde kullanılması için yönetim kuruluna yetki verilmesine,<br>\tB- Kooperatife ait mevcut ve yeni oluşacak bağımsız bölümlerin kayıpları karşılayacak<br>oranda konutu teslim edilemeyen üyelere hisseli üyelik tesis edilerek zararların karşılanması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine,\" yönelik kararlar alındığını, oysa yüklenici ... A.Ş. ile kooperatif arasında derdest olan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E. sayılı davada alınan bilirkişi raporlarında sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması gerektiği, kooperatife özgülenen 174 konuttan 23,40 konut azaltılarak kooperatife 150,60 adet konutun özgülenmesi gerektiği, fesih işleminin haksız olduğu hususlarının tespit edildiğini, bu maddedeki \"kooperatife ait kalan bölümlerin ve yeni oluşacak bağımsız bölümlerin\" ifadesi ile neyin kastedildiğinin anlaşılamadığını, bu doğrultuda üye alınması halinde kooperatif üyelerinin zarara uğrayacaklarının açık olduğunu, yine maddenin C, D ve E bentlerinde yönetim kuruluna somut olmayan ve uygulanma imkânı bulunmayan oldukça geniş yetkiler verildiğini, C bendinde nispi eşitsizliğin sorumlusu olarak yüklenici firma gösterilmişse de Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında yüklenicinin temerrüdünün oluşmadığı, aksine süre uzatım hakkının bulunduğu, feshin haksız olduğu hususlarının tespit edildiğini, yönetim kurulunun bu şekilde gerçeğe aykırı beyanlarına bir yenisinin eklediğini, bu madde gereğince yüklenici aleyhine dava açılması halinde haksız ve yersiz dava nedeniyle tüm üyelerin zarar göreceğini, maddenin D bendinde yeni yüklenici firma ile yapılmış ve yapılacak sözleşmelerde nispi eşitsizliğin giderilmesi için yönetim kuruluna düzenleme yapılması konusunda yetki verilmiş ise de kalan inşaatların başka yüklenici firma/larla yapılmasını engelleyen icranın geri bırakılması kararları bulunduğunu, bunun dışında sözleşmenin feshinin haksız olduğunun bilirkişi raporları ile ortaya konduğunu, kooperatif yönetiminin nispi eşitsizliği bahane ederek mahkeme kararlarını dolanmaya yönelik yetkiler aldığını, maddenin E bendinde yeni yüklenici firma ile yapılan inşaat sözleşmesine <br>istinaden, nispi eşitsizliğin ne şekilde ve hangi miktarlarda giderileceği hususunun hesaplanması, inşaatların tamamlanmasından sonraya bırakılmış ise icranın geri bırakılması kararları ve derdest Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2012/189 E. sayılı dosyası karşısında anılan düzenlemenin<br>uygulanabilirliğinin olmadığını, <br>\tGenel kurulun (7) nolu maddesinde; yönetim kuruluna verilen yetkilerin hem 2012, hem de 2014 yıllarında yapılan genel kurullarda verildiğini, bu itibarla anılan kararların her yıl yapılan genel kurulda alınmasında hukuki gereklilik olmadığını, kooperatif yönetim kurulunun yüklenici firma ile derdest davalar ve icranın geri bırakılması kararları karşısında iş ve işlemlerine hukuki kılıf yaratabilmek için dava konusu kararların her yıl genel kurullarda alınmasını sağladığını, yönetim kuruluna verilen \"her türlü inşaat yapım sözleşmeleri yapmaya, fesih etmeye, yenilemeye, var olanlarda değişiklik yapmaya, emaneten inşaat yapmaya...\" konularında verilen yetkiler ile ilgili önceki genel kurullarda alınan kararların icrasının geri bırakılmasına dair mahkeme kararları olduğunu, Kooperatifler Kanununun 42. maddesi uyarınca bu yetkinin genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğunu, <br>\tGenel kurulun 6. ve 7.  maddelerinde alınan kararların üyelerin şahsi sorumluluğunu ağırlaştıran kararlar olduğunu, bu itibarla karar nisabına da uyulmadığını, <br>\tİleri sürerek, genel kurulun 4, 5, 6 ve 7 numaralı  kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tAsıl ve birleşen davada davalı vekili; davacıların kooperatif üyesi oldukları gibi yüklenici ... A.Ş.'nin hissedarı ve ...'ın yönetim başkanı olduğunu, müvekkili kooperatif ile ... A.Ş. arasında Ankara 46. Noterliğinin 09.10.1998 tarih 41713 <br>Yevmiye nolu düzenleme şeklinde arsa payı inşaat yapım ve satış sözleşmesi akdedildiğini ve sonrasında ek protokoller yapıldığını, sözleşme ve ek protokollerde en son konut sayısının 559 olacağının, kooperatife 87 villa ve çok katlılardan 87 konut olmak üzere 174 konut verileceğinin, yükleniciye ise kalan bağımsız bölümlerin verilmesinin kararlaştırıldığını, Belediye tarafından nüfus yoğunluğunun azaltılmasına yönelik imar planı değişikliği neticesinde imar parsel büyüklüğü ve evvelce verilmiş imar ve inşaat hakları, inşaat metrekaresi, <br>emsal hakkı aynen korunarak konut sayısının 484'e düşürüldüğünü, imarın müsaade ettiği konut sayısı 484 olduktan sunra akdedilen 24.05.2010 tarihli ek protokol ile inşaatın bitim süresi 18 ay (24.11.2011) olarak belirlendiğini, 484 konut esasına göre yüklenicinin hazırladığı vaziyet planının belediyece onaylanmaması üzerine kooperatifçe Ankara 10. İdare Mahkemesinde dava açıldığını, Mahkemenin 31.01.2011 tarihli yürütmenin durdurulması kararı ve 30.03.2011 tarihli iptal kararına karşı yüklenici tarafından 484 konut ile ilgili yükleniminde olan ruhsat ve kentsel tasarım vs. yönünden yeni bir başvuruda bulunulmadığını, inşaatları yapmaktan kaçındığını, müvekkilince keşide edilen ihtarnameye cevaben gönderdiği Ankara 18. Noterliğinin 03.11.2011 tarih 34137 yevmiye nolu ihtarında inşaatları yapmayacağını beyan ettiğini, bu nedenlerle esasen yüklenicinin kendisinin sözleşmeyi zımnen feshettiğini, müvekkilince işin bitim tarihi beklendikten sonra yüklenicinin temerrüde düşmesi nedeniyle Ankara 17. Noterliğinin 09.03.2012 tarih ve 5050 yevmiye nolu ihtarnamesi inşaat sözleşmesi ve ek protokollerin feshedildiğini, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/100 E. sayılı dosyası ile açılan ve Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin <br>2012/189 E. sayılı dosyası ile birleştirilen sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti davasının derdest olduğunu, davacıların müvekkilince açılan davayı müteakip yapılan tüm genel kurul kararlarına karşı iptal davası açtıklarını, yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında şikayetlerde bulunduklarını, davacı tarafın kooperatif üyeliği sıfatıyla hareket ettiği izlenimi vererek ortağı oldukları aile şirketi ... A.Ş. adına hareket ettiğini, bu bilginin saklanmasının davacıların davasında iyiniyetli olmadıklarını gösterdiğini, davacı tarafın tek amacının kooperatif üyelerine ait konutların tamamlanmasını önlemek olduğunu, esasen bu davanın kooperatif üyesi tarafından değil, yüklenici firma tarafından açıldığını, <br>\tGenel kurulun 4 nolu kararının iptali gerekçesi olarak  yönetim ve denetim kurulunun faaliyetlerine ilişkin olarak genel kurula gerçeğe aykırı bilgi verildiğinin ileri sürüldüğünü, bu hususta somut bir veri ortaya konmadığını, \"fesih ile ilgili gerçeğe aykırı bilgi verilerek kalan inşaatın tamamlanması hususunda yetki alındığı\" iddiası ile yönetim ve denetim kurulunun ibrası arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu iddianın dava konusu edilen 7 nolu kararın iptali iddiasına konu olabileceğini, fesih olgusunun 2012 tarihli olduğunu, feshin haklılığının tespitine dair derdest bir dava bulunması ve yeni yüklenici ile yapılan sözleşme ve bu sözleşmenin içeriğinin yeni bir olgu olmadığını, bu hususların bütün üyelerce bilindiğini, bu nedenle üyelerin iradelerinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, yönetim ve denetim kurulunun yapmış oldukları iş ve işlemlerle ilgili tüm bilgi ve belgeleri üyeleri ile paylaştığını, dava konusu 30.05.2015 tarihli genel kurulun 70 ortağın katılımı ile yapıldığını, davacı gibi yüklenici firmanın hissedarları olan 4 üyenin de toplantıya katıldığını, kararların yüklenici firma ortaklarının 5 red oyuna karşılık oy çokluğuyla alındığını, üyelere maddi ve hukuki külfet gelmeksizin konutların bitirileceği bilgisinin verildiği hususunda ne faaliyet raporunda, ne de genel kurul tutanağında bir veri yer almadığını, davacı tarafın yeni yüklenici ile aktedilmiş sözleşmedeki bir maddeyi mahkemeyi yanıltmak için kullandığını, kaldı ki yeni yüklenici ile akdedilen sözleşmeye göre üyelerin maddi ve <br>hukuki bir külfete maruz kalmayacaklarının sabit olduğunu, feshin gerçekleşmesi halinde yeni sözleşmenin icrai hale geleceğini, feshin gerçekleşmemesi halinde zaten yeni yüklenicinin bir hak talebi olmayacağını, <br>\t2014 yılı arsa emlak vergilerinin yeni yüklenici tarafından kooperatif adına ödendiğini, teslimi yapılmış konutlara ait emlak vergilerinin ise ilgili üyeye ait olduğunu, yüklenici tarafından yapılan ödemenin kooperatif kasasından çıkmadığını, bu nedenle üyelerin bir zararının bulunmadığını, <br>\tDavacı tarafın yönetim ve denetim kurulu üyelerinin göreve devam etmelerine ilişkin  5 nolu kararın iptaline gerekçe olarak yüklenici ... A.Ş.'nin sahibi olan ...'ın suç duyuruları üzerine açılan davaları gösterdiğini, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin açılmış olan davaları açıkladıklarını ve genel kurulca güvenoyu niteliğinde bu kararın verildiğini, <br>\tDavacı tarafça, konutlarını teslim alamayan üyeler ile eşitsizliğin giderilmesine yönelik 6 nolu kararının iptali gerekçesi olarak yüklenici ile kooperatif arasında devam eden davada alınan bilirkişi raporunu gösterdiğini, genel kurul kararının alındığı tarihte derhal uygulanabilirliğinin şart olmadığını, gerekli koşulun oluşması halinde karar gereğinin nasıl ifa edileceği hususunda genel kurulca düzenleme yapılmasını engelleyen <br>bir yan bulunmadığını, yüklenici tarafından çok katlı konutlardaki daireler inşa edilip üyelere teslim edilmesine rağmen 73 villanın tamamlanamadığını, bu villalarda üyelik hakkı olan üyelere teslim yapılamadığını, konutu teslim edilemeyen üyelerden Leyla Kutluözen tarafından kira alacağı istemli açılan dava sonucu Ankara 3. Ticaret Mahkemesinin 2012/111 E, 2014/123 K. sayılı ilamı ile tesis edilen hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini ve bu üyeye 75.000.-TL ödeme yapıldığını, başka bir üye tarafından aynı sebeple açılan davanın Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/818 E. sayısında derdest olduğunu, aynı üyeler tarafından dava tarihlerinden sonraki dönemler için, diğer üyeler tarafından da aynı mahiyette davalar açılması ihtimali mevcut olduğunu, bu sebeple kooperatif üyeleri arasındaki eşitsizliğin giderilmesi ve üyelerin parasal külfet altına girmelerinin önlenmesi zımnında dava konusu genel kurul kararının alındığını, davacının kooperatife ait bağımsız bülümler ile yeni oluşacak bağımsız bölümlerden neyin kastedildiğinin anlaşılamadığını belirttiğini, hali hazırda kooperatife ait iki hisse bulunduğunu, ayrıca yeni yüklenicinin işe başlaması halinde kendisi ile akdedilecek yeni sözleşmeye göre kooperatife isabet edecek bağımsız bölümlere kaydedilecek üyelerden alınacak giriş aldatının tutarını belirlediğini,  yeni yüklenici ile bir sözleşme yapılamaması halinde zaten üye kaydedilemeyeceğinin açık olduğunu, davacı tarafça ibraz edilen sözleşmenin hukuki ve filli engellerden dolayı hayata geçirilemeyen bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmede kooperatifi ve üyeleri maddi ve manevi külfet altında bırakacak hiçbir unsur bulunmadığı gibi <br>aksine bütün maddi risklerin yeni anlaşılan yüklenici üzerinde olduğunu, sözleşmenin hukuki ve fiili engeller kalktıktan sonra yapılacağının bütün kooperatif üyelerinin bilgisi dahilinde olduğunu, henüz Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E. sayılı dosyasında verilmiş bir karar olmadığını, oysa  yüklenici ile kooperatif arasında görülen Ankara <br>25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/348 E., 2014/668 K. sayılı davada verilen kararda kooperatifin 174 konut alması gerektiği ve bu sayıda azalma yapılamayacağının vurgulandığını,<br>\tDavacı tarafın davasını, 7 nolu kararın 7/b-5 ve 7/c maddelerinde yönetim kuruluna verilen yetkilere hasrettiğini, beyanlarından üye sıfatıyla değil, yüklenici şirketin menfaatlerini koruma amacıyla hareket ettiğinin anlaşıldığını, üye olarak konutunun bitmesini istemekten çok, inşaatların tamamlanmamasını istediğinin sabit olduğunu, verilen yetkilerin yönetim kurulunun yasadan, ana sözleşmeden ve genel kurul kararlarından dolayı kendisine yüklenilmiş işlerin yürütülmesi <br>hususuna münhasır olduğunu, alınan yetkide kooperatife ait taşımmazları satma <br>ve taşınmazlarda ipotek tesis ettirme yetkisinin bulunmadığını,<br>\tSavunarak, asıl ve birleşen  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesince; \"Yapılan incelemede gündemin 4. Maddesinde alınan kararın yönetim ve denetim kurullarının iddiası? (ibrası), bilanço, gelir gider tablolarının kabulüne ilişkin olduğu görülmüştür. Davacılar vekili iptal gerekçesi olarak; yüklenici ... A.Ş. ile kooperatif arasında var olan sözleşmenin hukuken feshedilmediği halde feshedildiği şeklinde genel kurula gerçeğe aykırı bilgi verildiği, bu şekilde üyelerin yanıltıldığı ve kalan inşaatın başka yüklenici firmaya yaptırılması konusunda yetki aldıkları, yeni yüklenici ile yapılan sözleşmede arsa bedeli kadar cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu durumun kooperatif üyelerine büyük bir maddi külfet riski yüklediği, ayrıca yeni yüklenici ile yapılan sözleşmede tüm emlak vergilerinin 19.02.2014 tarihinden itibaren yeni yüklenici tarafından ödeneceği kararlaştırılmış olmasına rağmen, ödemelerin kooperatifçe yapıldığı, ayrıca 2014/2 ve 2015/1 dönemine ait emlak vergilerinin ödenmediği, bu çerçevede gerçeğe aykırı bilgi ve genel kurul yanıltılarak yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Konuya ilişkin alınan 18.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda; yönetim kurulu ve denetim kurulu faaliyet raporlarında gerçeğe aykırı ve yanıltıcı bilgiye yer verilmediği, yönetim kurulu faaliyet raporundaki bazı kısımların geleceğe dönük beklentiler niteliğinde olduğu, ... A.Ş. ile kooperatif arasındaki sözleşmenin feshi ve sonrasında açılan ve taraflar arasında görülmekte olan davalarla ilgili kooperatif üyelerinin yeterince bilgiye sahip oldukları, buna ilişkin görüşmelerin önceki yıllarda gerçekleşen genel kurul toplantılarında yapıldığı ve bu durumun alınan kararlara yansıdığı belirtilmiştir. Öte yandan davaya konu genel kurul toplantı tutanağının 3. Maddesinde 2014 yılı faaliyet dönemi ile ilgili olarak yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporlarına ilişkin olarak görüşmeler yapıldığı tespit edilmiş olup genel kurulun yüklenici ... A.Ş. ile kooperatif arasında devam eden fesih davası hakkında yeterince bilgilendirildiği, davacı ...'ın konuya ilişkin itirazlarının genel kurul toplantısında dile getirerek üyelerin bilgisine sunduğu, bu bilgilendirme üzerine yapılan oylamada oy çokluğu ile ibra kararı alındığı görülmüştür. Bundan ayrı olarak davacı taraf kooperatif yönetimince alınan yetkiler çerçevesinde hareket edilmesi halinde kooperatif ve üyelerin büyük bir maddi külfet altına sokulacağını belirterek muhtemel zarardan kaçınmak adına alınan kararların iptalini talep etmiş olup, ibra kararı 2014 yılı faaliyet ve hesaplarına ilişkin olarak verildiğinden davacı vekilin bu gerekçe ile ibra kararlarının iptali istemi yerinde değildir. Davacı tarafın emlak vergilerinin kooperatifçe ödendiğine ilişkin iddiası 10.06.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda incelenmiş olup, kooperatife ait yevmiye ve muavin defter kayıtlarının incelenmesi sonucu yüklenici firma tarafından emlak vergi borcuna istinaden kooperatif hesabına sözleşme doğrultusunda 152.000,00 TL yatırıldığı, bu kaynaktan kooperatife ait 2014, 2015 ve 2016 yılları emlak vergi borçlarının ödendiği, bir kısım vergilerin ise cüzi denebilecek gecikme zamları tahakkuk ettikten sonra ödendiği ancak bu durumun ibra kararının iptalini gerektirecek boyut ve düzeyde olmadığı belirtilmiştir.<br>\tGündemin 5. Maddesinde; kooperatif yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan ve görülmekte olan davalarla ilgili alınmış herhangi bir mahkeme kararı bulunmaması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin göreve devam etmelerine karar verildiği görülmüştür. Yönetim kurulu üyelik şartları 1163 sayılı yasanın 56/1. Maddesinde belirtilmiş olup yönetim kurulu üyeleri hakkında seçilmeye engel herhangi bir mahkumiyet kararı olmadıkça haklarında görülmekte olan ceza davaları bulunması göreve devam etmelerine engel teşkil etmeyeceğinden asıl ve birleşen davadaki iptal talebi yerinde görülmemiştir.<br>\tGündemin 6. Maddesinde; A, B, C, D, E bentlerde yönetim kuruluna bazı yetkiler verilmiştir. Bu kapsamda kooperatifin ferdileştirme sürecine girdiği, bir kısım ortaklara konutlarının teslim edildiği, bir kısım ortaklara ise yüklenici ... AŞ ile yaşanan hukuki sorunlar nedeniyle konutlarının teslim edilemediği belirtilerek, konutu teslim edilmeyen ortakların uğradığı eşitsizliğin giderilmesi için, yeni yüklenici ile yapılan sözleşme kapsamında inşa edilecek ihtiyaç fazlası konutlar için asgari 500.000 TL gidiş aidatı ile kooperatife yeni üye kaydedilmesi, elde edilecek gelirin konutunu teslim almayan ortakların hukuki hakları (kira kaybı vs.) için kullanılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi (6/A), kooperatife ait yeni inşa edilecek bağımsız bölümlerin konutunu teslim almayan üyelere hisseli üyelik tesis edilerek (kira kaybı vs. zararın karşılanması amacıyla) işlem yapılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi (6/B),  ortaklar arasında eşitsizliğe yol açan yüklenici ... AŞ aleyhine tazminat davası açılması, elde edilecek tazminatın, eşitsizliğe uğrayan ortaklar yararına kullanılmasında yönetim kuruluna yetki verilmesi (6/C), yeni yüklenici firma ile yapılacak sözleşmede konutu teslim edilmeyen ortakların zararlarının belli ölçüde giderilmesine yönelik düzenlemeler yapılması için yönetim kuruluna yetki verilmesi (6/D), konutu teslim edilmeyen ortakların uğradıkları zararın ne şekilde giderileceği, ödeme şekli ve takvimin belirlenmesi konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi (6/E) kararlaştırılmıştır. Yönetim kuruluna tanınan yetkilerin tamamının eski yüklenicinin sözleşmesinin hukuken ortadan kal(k)ması ve yeni oluşacak durumun kooperatif lehine olacağı olgusuna dayandırıldığı görülmektedir. Ancak eski yüklenici ... AŞ ile Kooperatif arasında görülen davada (Ank. 3. Asl.Tic. Mahk. 2012/189 esas) mahkemece; kooperatifin feshinin hüküm ve sonuç doğurmayacağının tespitine, yüklenicinin uyarlama talebinin kabulüne, kooperatife özgülenen konut sayısının korunarak uyarlamanın yükleniciye özgülenen yapıların yüksek nitelikli konut yapması suretiyle gerçekleştirilmesine karar verildiği, hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk dairesince; kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının reddine, yüklenicinin itirazlarının kabulü ile uyarlamanın kooperatife 174 konut sayısının sabit bırakılarak sağlanmasının mümkün olmadığı, yükleniciye nitelikli konut inşası hakkı verilmesine ilişkin hükmün infaz kabiliyeti olmadığı gerekçesi ile hükmün yüklenici ... AŞ lehine bozulduğu görülmüştür. Yerel Mahkemece bozmaya uyulduğu böylece Kooperatif yönünden sözleşmenin feshi talebinin veya feshin hukuken geçerli olduğunun tespiti talebinin reddine ilişkin kararın kesinleştiği bu yönde yüklenici yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır. Gelinen aşamada; kooperatif ile yüklenici ... AŞ arasındaki sözleşmenin varlığını sürdürdüğü, geçerliliğini koruduğu, tarafların sözleşme mucibince hareket etmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede eski yüklenici (... AŞ) ile olan sözleşmenin fesih ile son bulduğu temeline dayalı tüm kararların her hangi bir geçerliliği olmayacağı, bu konuda yönetim kuruluna tanınan yetkilerin  temelsiz kaldığı, tanınan yetkiler çerçevesinde yönetim kurulunca girişilecek iş ve işlemlerin kooperatif ve üyelerin maddi çıkarları aleyhine sonuçlar doğuracağı, anlaşılmakla 6/C ve 6/E bentlerinde belirtilen durumlar hariç diğer kararların ana sözleşme hükümlerine aykırı olup iptali gerektiği, 6/E maddesinin konutu teslim edilmeyen ortakların uğradıkları zararın giderilmesi, 6/C maddesinin eski yüklenici (... AŞ) aleyhine dava açılması ve elde edilmesi muhtemel tazminatın konutu teslim edilmeyen ortakların zararlarının karşılanmasında kullanılmasına ilişkin olduğu, alınan kararların iptalini gerektirir  bir durum olmadığı anlaşılmıştır.<br>\t<br>Gündemi(n) 7. maddesinde; 2015 yılı bütçesinin oy birliği ile kabul edildiği, devamında yönetim kuruluna çeşitli konularda yetki verildiği yetkiye ilişkin oylamanın davacıların muhalefeti ile oy çokluğu ile kabul edildiği görülmüştür. Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; 7. maddede tanınan yetkilerin önceki genel kurullarda da verildiğini, önceki genel kurullarda karar verilen bir konuda yeniden karar alınmasında hukuki gereklilik olmadığını öte yandan önceki genel kurullarda tanınan yetkilerin mahkemelerce icrasının geri bırakıldığını, kooperatif yönetiminin bu kararları etkisiz kılmak için konuyu her yeni genel kurulda gündeme aldıklarını belirtmiştir. Konuya ilişkin alınan bilirkişi raporunda; 7. maddede yönetime tanınan yetkilerin olağan yönetim işlerine ilişkin olduğu ancak 7. maddenin b bendinin 5 nolu bölümünde \" yapı ruhsatı almaya,…..inşaat yapım sözleşmeleri yapmaya, fesih etmeye, yenilemeye, var olanlarda değişiklik yapmaya, emaneten inşaat yapmaya, yaptırmaya, kooperatife ait sözleşmelerde dilediği değişiklikleri yapmaya…….\" şeklinde yönetim kuruluna yetki verildiği, yine 7. maddenin c bendinde Ek-1 olarak iki sayfalık yetkiler incelendiğinde 2. sayfasında \"gayrimenkul satış vaadiyle kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi yapmaya\" şeklinde yetki verildiği, kooperatif ile yüklenici ... AŞ arasındaki sözleşmenin hali hazırda ayakta oluşu nazara alındığında, kooperatifin yeni bir inşaat sözleşmesi yapmasının kooperatif ve ortakların menfaatine uygun olmayacağı, diğer taraftan emaneten inşaat yapmaya şeklinde bir yetki verilmişse de imalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemenin genel kurulun (Koop. Kanunu 42. md) devir edilemez yetkileri arasında düzenlendiği, bu itibarla 7. maddenin b bendindeki yönetim kuruluna verilecek yetkilerden 5. maddedeki, \"yapı ruhsatı almaya, her türlü inşaat yapım sözleşmeleri yapmaya, emaneten inşaat yapmaya yaptırmaya\" kısımları ile C bendindeki Ek-1 de verilen \"gayrimenkul satış vaadiyle kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi yapmaya\" kısımlarının iptali talebinin yerinde olduğu belirtilmiş olup bilirkişi raporundaki görüş ve düşüncelerin dosya kapsamına sunulan delillere uygun olduğu görülmekle mahkememizce de benimsenmiştir.\" gerekçesiyle,  asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı kooperatifin 31.05.2015 tarihli olağan genel kurul gündem maddelerinde, 6/A, 6/B, 6/D maddelerinin, 7/B maddesinin 5 nolu bendinde belirtilen \"yapı ruhsatı almaya her türlü inşaat yapım sözleşmeleri yapmaya, emaneten inşaat yapmaya, yaptırmaya\" kısmı ile, 7/C'de ek 1 olarak belirtilen yetkilerdeki \"gayrimenkul satış vaadi ile kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi yapmaya\" kısımlarının iptaline,<br>\tfazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. \t <br>\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı ... istinaf dilekçesinde; Gündemin 4. \"ibra\" maddesi hakkında; genel kurul yeterince bilgilendirilmediği gibi yanlış yönlendirilmiş olup iradesinin sağlıklı şekilde oluşmasının bizzat yönetim ve denetim kurulu üyelerince engellendiğini, genel kurula sözleşmenin feshedildiği konusunda yanlış bilgi verilmesi neticesinde Kanun ve Mahkeme kararları dolanarak 7. maddede işin kalan kısmının başka bir yükleniciye yaptırılmasına yönelik yetkilerin alınmasının sağlandığını,  ayrıca yine gerçeğe aykırı olarak üyelere maddi bir külfet getirmeksizin konutların bitirileceği şeklindeki vaatler yeni yüklenici ile imzalanan sözleşmeye aykırı olduğu için genel kurul iradesini yanılttığını,  2014/2 ve 2015/1 dönemi emlak vergilerinin ödendiği beyan edilerek genel kurula yanlış bilgi verilip iradeleri sakatladıkları ve gecikme zammı ödendiği sabit olmasına rağmen raporda \"bu durumun ibra kararının iptalini gerektirecek boyut ve düzeyde olmadığı\" gerekçesine dayanılarak mahkemece 4. maddenin iptalinin reddinin hukuka aykırı  olduğunu, ibranın iptal edilmemesi halinde gerek kooperatifin aldığı yetkiler nedeniyle gerekse yeni bir müteahhitle yapacağı sözleşme sonucu uğrayacakları ağır tazminat külfeti sebebiyle kooperatif üyeleri ağır maddi kayıplar yaşadığından ibraya ilişkin 4. maddenin mutlak butlanla batıl olduğunun kabulü gerektiğini, <br>\tGündemin 5. maddesi hakkında; söz konusu genel kurul maddesi kapsamında genel kurul hazirununa gerçeğe aykırı ve eksik bilgi verilmiş olduğu dosya içerisindeki belgelerle ve dolaylı olarak da bilirkişi raporu ile sabit olduğundan genel kurul iradesinin yanıltılmış olduğu gerçeği karşısında yapılan oylamanın ve göreve devam kararlarının yasaya aykırı olduğu gözetilerek iptali gerektiğini, <br>\tGündemin 6. maddesi hakkında; A, B ve D bendine ilişkin olarak İlk derece Mahkemesi kararına katıldıklarını, fakat C ve E  bendine ilişkin olarak daha önce reddedilmiş olan davaların mevcudiyeti karşısında hukuki yararları olmamasına rağmen benzer mahiyette dava vb. işlemlere yönelik yetkiler alınması ve bu yetkilere dayanarak davalar açılması neticesinde bu davaların da reddedilmesi ile kooperatif üyeleri ağır harç, masraf ve vekalet ücretleri ödemek zorunda kaldığından bu yetkilerin de iptali gerektiğini,<br>\tGündemin 7. maddesi hakkında; sözleşmenin feshinin hükümsüzlüğüne dair Ankara 3. ATM kararı kesinleşmiş olup davalı Kooperatif ile ... arasındaki sözleşme geçerliliğini sürdürdüğünden ve yeni bir sözleşme yapılması açıkça kooperatif üyelerinin aleyhine sonuçlar doğuracağından dolayı bu madde kapsamında verilen yetkilerin tamamının iptalinin gerektiğini, <br>\tDavalı kooperatifin Ankara 3. ATM ve diğer Mahkemelerce verilen yargı kararlarına aykırı iş ve işlemleri nedeni ile kooperatif üyelerini ve dava dışı yüklenicileri zarara uğrattığını, üyelerin haklarına kavuşabilmelerine engel olduğunu, davaya konu maddelerdeki yetkilerin kooperatif yönetim kuruluna verilmesi halinde ileride mevcut müteahhit tarafından kooperatife karşı tazminat hakkı doğurabileceği gibi yeni müteahhit firma ile yapılan sözleşme de hayata geçemeyince yeni firma, uğrayacağı zararın tazmini için kooperatife başvurabilecek olup bu durumda kooperatif ortaklarının iki yönlü olarak ağır tazminat yükü ile karşı karşıya kalabileceğini, <br>\tBelirterek, istinaf taleplerinin kabulü  ile tüm talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı ... vekili istinaf dilekçesinde; Gündemin 4. maddesine yönelik olarak; yönetim kurulu üyelerinin, sözleşmenin feshedildiği yönündeki aldatıcı bilgi ile tarafları aldattığını ve bu şekilde genel kurulun kararını etkilediklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili ...'ın genel kurulda bu durumları üyelere anlattığı ve buna rağmen üyelerin konuyu bilerek yönetim kurulunun ibra edildiği yönünde görüş belirtildiğini, olağan olarak olumsuz oy kullanacak kişilerin beyanlarının genel kurul açısından sıradan bir iddia şeklinde veyahut yalnızca bir şüphe oluşturmaya yetecek kadar ciddiye alınabilecek beyanlar olarak değerlendirilebileceğini, genel kurulun bir fesih davasından veya genel olarak durumdan şüphe etme seviyesinde haberdar olsa bile, yönetim kurulunun aksi yöndeki aldatıcı bilgi ve davranışlarına güvenmek suretiyle yönetim kurulunu ibra ettiğini, ayrıca genel kurulda yeni yüklenici ile yapılan sözleşmede sözleşme konusu arsa bedeli kadar cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, kooperatif üyelerinin büyük bir maddi külfet ile karşı kalacağı konusunda hiç bir açıklama yapılmadığını, gerekçeli kararda ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ibra konusu incelenirken bu hususun göz ardı edildiğini, öte yandan, 19.02.2014 tarihinden itibaren tüm emlak ve vergilerin yeni yüklenici tarafından ödenmesi gerektiği halde çalışma raporunda 2014 yılına ait ilk dönem emlak vergisinin kooperatif tarafından ödendiğinin anlaşıldığı, denetleme kurulu raporunda Yenimahalle Belediyesine beyanname ve emlak vergilerinin zamanında ödendiği belirtilmiş ise de 2014/2 ve 2015/1 dönemine ait emlak  vergilerinin hiç ödenmediği bilgisinin sabit olduğu konusu, bilirkişi raporunda   anlatıldığını, konuya ilişkin her hangi bir kanaate varılmaksızın atlandığını, yönetim kurulunun ibra etmesine engel olacağı muhtemel olan bu konuların genel kurulda üyelerle paylaşılmadığını, bilirkişi raporunda da es geçildiğini, yine raporda bu ödemelerin kim tarafından yapıldığının belirlenmediğini, yüklenici tarafından ödendiğinin kabul edildiğini, bu sebeplerle yönetim ve denetim kurulunun ibrasına yönelik gündemin 4. maddesinin iptaline karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, <br>\tGündemin 5. maddesine yönelik olarak; yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında her ne kadar bir mahkumiyet hükmü kurulmamış olsa da yüklenici firma ... A.Ş. ile yapılan sözleşme feshedilmemiş olmasına rağmen feshedildiği yönünde genel kurula yanlış bilgi verildiğini, üyelerin yanılgıya uğratıldığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin genel kurul üyelerini aldatmak suretiyle üyelerin haklarıyla bağdaşmayan sözleşme ve yasaya aykırı işlere giriştiklerini, başkaca usulsüz amaçlara yöneldiklerini, bu nedenlerle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin göreve devam etmeleri yönündeki gündemin 5. maddesinin iptal edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, <br>\tGündemin 6. maddesinin C ve E bentlerine yönelik olarak; gündemin 6. maddesinin C bendi ''Nispi eşitsizliğin birinci derece ve asli sorumlusu olan yüklenici firmadan talep ve tahsil edilecek zarar, ziyan, tazminat vs. için hukuki sürecin başlatılmasına, dava açılmasına ve gelirlerin öncelikle nispi eşitsizliğin giderilmesine tahsis edilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine'' şeklinde düzenlendiğini, söz konusu maddenin iptaline ilişkin gerek bilirkişi raporunda, gerekse gerekçeli kararda yapılan değerlendirmenin, objektiflikten uzak şekilde, somut olaylar irdelenmeksizin yapıldığını, nispi eşitsizliğin meydana gelmesinin asıl sorumlusunun kooperatif üyeleri veya yüklenici şirket olmadığını, kentsel tasarım projesinin değişmesinden doğan imar plan değişikliği nedeniyle daire sayısının 559'dan 484'e düştüğünü, bunun sonucunda 174 konutun kooperatife özgülenmesinin yüklenici firma için şartları oldukça ağırlaştıran bir hal aldığını, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarih ve 2017/522 E. 2017/3267 K. sayılı kararıyla da, yüklenici ... A.Ş lehine uyarlamayı gerektirdiğini, yüklenici firmanın ortaya çıkan eşitsizliğin kaynağı veya muhatabı olmadığını, E bendinde ise ''Nispi eşitsizliğin ne şekilde ve hangi miktarlarda giderileceği hususunun inşaatların tamamının tamamlanmasını takiben hesaplanmasına ve ödeme şekli ve takviminin belirlenmesi için yönetim kurulunun yetkilendirilmesine'' karar verildiğinin belirtildiğini,  üyelere yeni yükümlülükler ve külfetler getirebileceği bariz olan bir hususta, genel ve tam olarak çerçevesinin veya sınırının ne olduğu belli olmayan bir yetki ile tüm kooperatif üyelerinin önemli derecede çıkarlarını etkileyen kritik bir konunun salt yönetim kurulunun ellerine bırakılmaması gerektiğini, bu sebeplerle 6. maddenin C ve E bentlerinin iptal edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, <br>\tBelirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tAsıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıların hissedarı olduğu yüklenici ... A.Ş.'nin inşaatı taahhüt ettiği tarihte bitirmediğini, inşaatın %60,43 seviyesinde kaldığını, inşaat süresinin dolmasına rağmen yüklenici tarafından Belediyeden ruhsat alınmadığını, 484 konut olarak hazırlanan tadilat projesinin onaylanması ve yapı ruhsatı alınması amacıyla yapılan başvurunun Yenimahalle Belediyesi tarafından reddedildiğini, müvekkili kooperatifçe açılan dava sonucu Ankara 10. İdare Mahkemesinin 2010/2511 sayılı dosyasında belediyenin ret kararının iptal edildiğini, yüklenici şirketin yapı ruhsatı için başvuruda bulunmadığını ve Ankara 18. Noterliğinin 13.11.2011 tarih 34137 yevmiye numaralı ihtarnamesinin 7. maddesinde 484 konut sayısına göre inşaat yapmayacağını belirterek sözleşmeyi zımni olarak fesih beyanında bulunduğunu, müvekkil kooperatifçe daha fazla gecikme yaşanmasını engellemek ve üyelerinin 14 yıldır uğradığı zararın artmaması amacıyla kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, davacılar hissedarı oldukları ... A.Ş.'nin menfaatlerine göre hareket etmekte olup işbu davayı açmalarında hukuki yararlarının olmadığını, sözleşmenin müvekkili kooperatifçe hukuka uygun olarak TBK madde 484'e göre feshedildiğini, İlk derece Mahkemesinin gerekçesinde yer alan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/189 E. sayılı feshin tespiti davasının kesinleşmesinin dava konusuyla bir ilgisi bulunmadığını, söz konusu mahkeme kararında yüklenici ile akdedilen sözleşmenin TBK m. 473'e göre incelendiğini, feshin ise TBK m. 484'e göre yapıldığını, <br>\tGündemin 6. maddesinin 6A, 6 B ve 6 D kararlarına yönelik olarak; uyuşmazlığa ilişkin vakıaların dava tarihi itibariyle dikkate alınacağını, genel kurul kararlarının iptali davalarındaki vakıaların ise genel kurul tarihindeki zaman dilimi dikkate alınarak yorumlanması gerektiğini, bu bağlamda iş bu dava açıldıktan sonraki gelişmelerin genel kurul kararının iptaline sebep teşkil edemeyeceğini, genel kurul tarihi itibariyle Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin bozma ilamı henüz verilmemiş iken bu bozma ilamı yanlış da yorumlanarak 6. maddenin ilgili bölümlerinin hukuka aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesinin yerinde olmadığını, 2018 yılında yapılan genel kurulda eski yüklenici ile yapılan sözleşmenin TBK'nın 484. maddesi kapsamında feshedilmesi yönünde karar alındığını, genel kurulun fesih iradesinin eski yüklenici ... A.Ş.'ye 16.03.2018 tarihinde ulaştığını, daha sonra feshin tespiti ile birlikte ödenecek tazminat miktarının belirlenmesi için müvekkili kooperatif tarafından Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/303 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/99 E. sırasına kaydolduğunu ve halen derdest olduğunu, eğer ki dava sonrası gelişmeler dikkate alınıyor ise ilk derece mahkemesi tarafından istinaf konusu işbu karar verilmeden önce TBK'nın 484. maddesine göre ortada geçerli bir fesih olduğu ve kooperatif üyelerinin de hiçbir şekilde zarara uğramamış olduğunun dikkate alınması gerektiğini, müvekkilince yüklenici ... A.Ş.'nin ruhsat almak üzere belediyeye başvurmaması ve  inşaatı tamamlamayacağı yönündeki ihtarı sonucunda üyelerin daha fazla mağdur olmamaları adına sözleşmeyi feshederek genel kurulda iptal konusu kararların alındığını ve Han Yapı ile yeni bir sözleşme akdedildiğini, İlk derece Mahkemesince üyelerin menfaatini gözetilmeksizin, akdedilen yeni sözleşmenin üyelerin lehine olup olmadığını incelenmeksizin genel kurulda alınan kararların iptaline karar verildiğini, <br>\tGündemin 7 B maddesinin 5 nolu bendi ile 7 C maddesinin Ek-1 kararlarına yönelik olarak; İlk derece Mahkemesince eski yüklenici ... A.Ş. ile müvekkili kooperatif arasındaki sözleşmenin ayakta olduğu ve bu durumda kooperatifin yeni bir inşaat yapım sözleşmesi yapmasının kooperatif ve ortaklarının menfaatine uygun olmayacağı gerekçesiyle genel kurulun 7 B maddesinin 5 nolu bendinin iptaline karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili kooperatifin daha önceden taraf olduğu bir sözleşme var iken yeni bir sözleşme imzalamasının hukuka aykırı bir yönü bulunmadığını, ayrıca yeni yüklenici ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki hükümlerin eski yüklenici ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla kooperatif ortaklarının lehine olduğunu, yeni yüklenicinin müvekkili kooperatifin TBK m.484 kapsamına sözleşmenin feshedilmesi halinde eski yükleniciye ödenecek tazminatın tamamını hiçbir üst limit koymaksızın ödeyeceğini taahhüt ettiğini, genel kurul iradesine uygun olarak 21.000.000,00 TL'lik teminat verdiğini, bu teminatın müvekkili kooperatif uhdesinde olduğunu, <br>\tBelirterek, İlk derece Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>\tDava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. <br>\tArsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri eser ve satış vaadi sözleşmelerinden oluşan karma nitelikli akitlerden olup, satış vaadini (arsa payının devrini) de içerdiğinden, tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkün değildir. Bu tip sözleşmeler tarafların iradelerinin birleşmesi halinde ya da haklı sebeplerin bulunması durumunda mahkemenin vereceği fesih kararı ile sona erecektir. Eser sözleşmelerinde TBK'nın 484 (BK'nın 369.) maddesi uyarınca gerçekleştirilen fesih işlemlerinde (Tazminat karşılığı fesih), fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla bozucu yenilik doğuran hak sonuçlarını doğurmakta ve sözleşme ilişkisi sona ermekte ise de, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin bu maddeye dayalı olarak feshi yine mahkeme kararına dayalı olarak gerçekleşecektir. <br>\tDavalı kooperatif ile dava dışı yüklenici ... A.Ş. arasındaki sözleşme ile toplam 559 konut yapılacağı kararlaştırılmış olup, imar planı değişikliği ile konut sayısının 484 ile sınırlanması sonrasında yüklenici ... A.Ş. tarafından çekilen 13.11.2011 tarihli ihtarname ile kısmi hukuki imkânsızlık sebebiyle 484 konut sayısına göre inşaat yapılamayacağının bildirilmiş olması tarafların iradelerinin fesih konusunda birleştiği anlamına gelmeyecektir.  <br>\tDavalı kooperatifin  06.03.2012 tarih ve 580 sayılı yönetim kurulu kararı ile ... A.Ş. ile imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiş olup, yukarıda açıklandığı üzere fesih mahkeme kararı gerçekleşecektir.<br>\tBuna göre İlk derece Mahkemesince, dava konusu genel kurul kararları ile, dava dışı yüklenici ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin kooperatifçe 09.03.2012 tarihli fesih ihtarı ile feshedildiğinin kabulü ile fesih sonrası yapılacaklar ile alınan kararların iptaline karar verilmesi doğru olmuştur. <br><br>\tBu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>\t1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca taraf vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubuyla kalan 215,45 TL.'nin ayrı ayrı asıl ve birleşen davada davacılar ile asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t3-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine, <br>\t4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>\t06/12/2023 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde,  kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  07/12/2023\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"011c65acca19c4cb","SID":"0dac0824a0050cbc"}}