{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2022/1461 - 2023/1462<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1461 <br>KARAR NO\t: 2023/1462<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/514 Esas 2022/33 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/11/2023<br><br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... adına kayıtlı,  davalı ... tarafından sevk ve idare edilen ve müvekkili tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan aracın 10/02/2020 tarihinde gece vakti karıştığı trafik kazası ile  dava dışı ... isimli çocuğun ölümüne sebebiyet verdiğini ve daha sonra da olay yerinden kaçtığını, kaza neticesinde müvekkili şirketin dava dışı çocuğun ailesine 16.293,17 TL tazminat ödediğini, davalının olay yerini terk etmesi nedeniyle ZMMS poliçesi genel şartlarının ihlali hali oluştuğunu, 2018 yılından bu yana bir kısım Yargıtay İçtihatlarında olay yerini terk etmenin tek başına rücu sebebi olmayacağı gerekçesiyle kararlar verilmekte ise de bu kararların tamamı eski genel şartlar döneminde gerçekleşen kazalara dair kararlar olup yürürlükte olan Genel Şartlarda kaza yapan kişinin olay yerini terk etmesinin tek başına bir rücu gerekçesi olduğunu, bu bedelin tahsili için müvekkili şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, yapılan itirazın tamamen kötü niyetli, hukuki gerekçeden yoksun ve sırf borcun tahsilini geciktirme amaçlı bir itiraz olduğunu belirterek  icra takibine vaki itirazın iptaline, icra takibinin devamına,  icra-inkâr tazminatına  karar verilmesini, istemiştir.<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, zamanaşımı süreleri dolduğunu, bu yönüyle öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektiğini  esasa ilişkin olarak ise; davalı ...'ın ... plaka sayılı aracın ruhsat sahibi, davalı ...'ın ise  araç sürücüsü olup, Eskişehir 2.İcra Müdürlüğü'nün 2020/ 38178 sayılı dosyasıyla müvekkilleri aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emirlerinin usulsüz tebligat ile tebliği edildiğini, kazada davalı sürücü ...'ın alkolllü olmadığını, bu yönde hiçbir tespit olmadığını, davalı sürücünün olay mahallini terk etmediğini, davalının olaydan sonra şoka girdiğini, ancak hemen akabinde ilk kavşaktan U dönüşü yaparak olay mahalline döndüğünü, davalı ...'ın aynı gece  kolluk kuvvetlerine kendi rızasıyla teslim olduğunu, davacı sigorta şirketinin rücuen tazminat talebinin kabulü için yasal şartların oluşmadığını ve yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu tazminat olayının niteliği itibariyle yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, davacı tarafça talep olunan icra-inkar tazminatının hüküm altına alınması için da yasal şartların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın,  davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davacı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ile 10/02/2020 tarihinde karışmış olduğu kaza dolayısıyla sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden bahisle davacı sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine üçüncü kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olduğu;  Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3818 Esas sayılı dosyasındaki ödeme emrinin yapılan incelemesinde; alacaklının ... Sigorta A.Ş, borçlunun ... ile ..., takip tarihinin 27/07/2020 olduğu, 16.293,17-TL diğer, 305,33-TL faiz olmak üzere toplam alacağın 16.598,50-TL olduğu, borçlular vekilinin süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, davacı vekili tarafından süresinde itirazın iptali davası açıldığının görüldüğü;<br>\tEskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/147 E. Sayılı dosyasında alınan  Ankara Trafik İhtisas Daire Başkanlığının 23/12/2020 tarihli raporunda, sürücü ...'ın alt düzeyde tali kusurlu olduğu, 2008 doğumlu yaya ...'ın dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hal ve hareketleriyle davranış faktörlerinin oluş üzerine asli derecede etken olduğunun bildirildiği, yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı; <br>\tKazaya karışan kişilerin kusur durumlarının tespiti ile kusur durumu tespit edildikten sonra davacının dava dışı kişiye ödemiş olduğu tazminatın ve tazminat bedelinin yerinde olup olmadığının tespiti konusunda uzman trafik bilirkişi...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda; \"...davalı sürücü ...'ın %20 kusurlu, dava dışı vefat eden ...'ın %80 kusurlu, davacının icra takip çıkışı alacağı toplam 16.598,50-TL olup bilirkişi olarak yaptıkları hesaplamada ise asıl alacak, işlemiş faiz toplamı takip tarihi itibariyle  14.724,89-TL olduğunun\" bildirildiği, rapora karşı davacı vekili ile davalılar vekilince ayrı ayrı itiraz edilmiş ise de; kusurun kaza tespit tutanağı ve Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/147 Esas sayılı dosyasına göre hazırlandığı ve aksini ortaya koyan bir delilin dosyaya sunulmadığı, aktüer raporunda da kusurdan dolayı hatalı bir hesaplama olduğunun belirtildiği açıkça aktüer rapora bir itirazın bulunmadığı, davalılar yönünden ise; davacı ile kusurun kaza tespit tutanağı ve Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/147 Esas sayılı dosyasına göre hazırlandığı ve aksini ortaya koyan bir delilin dosyaya sunulmadığı, aktüer raporunda da kusurdan dolayı hatalı bir hesaplama olduğunun belirtildiği açıkça aktüer rapora bir itirazın bulunmadığı görülmekle tarafların itirazlarının reddine karar verildiği; <br>\tZamanaşımı  yönünden yapılan değerlendirmede; TBK'nın 73. maddesi \" Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlanarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar.\" hükmü gereğince kaza tarihinin 10/02/2020 olduğu ve davacı tarafından ödemenin tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığının görüldüğü; <br>\tDosyanın tümü üzerinde yapılan incelemede; davacının, davalı ... ile imzalamış olduğu, 96253562 poliçe nolu ZMMS kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı aracın 10/02/2020 tarihinde kazaya karışarak zarara sebebiyet verdiği ve bu zararın davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesi nedeniyle TTK'nın 1472. maddesi ve KTK'nun 95. maddesi gereği davalılardan rücuen tazminini istediği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulduğu, öncelikle davalı tarafça olay yerinin can güvenliği nedeniyle terk edildiğinin bildirilmesi üzerine ve bu durumun ZMMS genel şartlarının B/4-f maddesinin 2. bendindeki \" bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güveniliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde, ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur.\" hükmünün bulunduğu, bu hususta taraf ve tanık beyanlarının incelendiği, davalının haklı nedenlerle olay yerinden ayrıldığını kanıtlayamadığı, bu nedenle rücu şartlarının oluştuğu; davalının alınan rapor çerçevesinde davasında haklı olduğu, davacının davasının kısmen kabulü ile, Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3818 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 14.457,52-TL asıl alacak, 267,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.724,89-TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, inkar tazminatı talebinin ise kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile;<br>\t“Davacının davasının kısmen kabulü ile, Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2020/3818 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 14.457,52-TL asıl alacak, 267,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.724,89-TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, Devamına karar verilen asıl alacak olan 14.457,52-TL'nin %20'si oranındaki 2.891,50-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,” karar verilmiş hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, müvekkili araç sürücüsünün alkollü olmadığı gibi ehliyetinin de bulunduğunu, bu nedenle rücu şartlarının bulunmadığını, bu nedenle Yargıtay kararları gereğince rücu hakkının bulunmadığını, Kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazada vefat eden kişinin çevre yolunda telleri kesilmiş yerden gece 22.20 de geçen 12 yaşında bir çocuk olduğunu, kazanın hiçbir sürücünün öngöremeyeceği şekilde meydana gelmiş olduğunu; müvekkilinin olay yerini de terk etmediğini, şoka girdiğini, ancak ilk kavşaktan “U” dönüşü yaparak olay mahalline döndüğünü, olay yerindeki kalabalık ve arbedeyi görerek daha da korktuğunu, 3 gün sonra da nikahı olacağından ne yapacağını bilmeyerek nişanlısının evine sığındığını, aynı gece kendi rızası ile kolluk görevlilerine teslim olduğunu, terk durumunda rücu şartlarının oluşacağının kabulü halinde dahi terk koşullarının oluşmadığını, tanık beyanları ile de iddilarının kanıtlandığını, olay yerinde bulunanların beyanlarından anlaşılacağı üzere olaya müdahale eden polislere dahi saldırdığını; <br>\tOlay yerini terk etmenin de Yargıtay içtihatlarına göre rücu sebebi olmadığını; <br>\tKusura ilişkin raporu da kabul etmediklerini, müteveffanın yanında bir kişi olduğu halde, yakın mesafedeki üst geçiti kullanmayarak, 6 şeritli son derece işlek çevre yolundan yaya geçişini engellemek için yapılan tel örgülerinin, kesilmiş kısımını kullanarak, karşıya geçmeye çalıştığını, müvekkilinin neticeye etkili kusuru olmadığını, ölenin birden araca doğru koştuğunu, bu nedenle ölenin anne ve babasının da bakım gözetim yükümlülüklerinin bulunduğunu, bu hususun göz ardı edildiğini;<br>\tKazanın, sürücü tarafından öngörüleyen bir şekilde sigortanın sorumluluğunu gerektiren bir şekilde meydana geldiğini, davacının rücu şartlarını kanıtlayamadığını; belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince, yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle, ZMMS kapsamında zarar görene yapılan ödemelerin, ZMMS Genel Şartları gereğince rücuen tahsili istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından sorumlulukları olmadığından bahisle istinaf edilmiştir.<br>\tOlay tarihinde, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... idaresindeki aracın ölümlü trafik kazasına neden olduğu, olay sonrasında davalı ...'ın olay yerinde durmayarak yoluna devam ettiği, akabinde aracın park edildiği yerde tespiti sonrasında, araç malikine ulaşılması, araç malikinin de aracı oğlunun kullandığını beyan etmesi sonrasında kolluk tarafından  nişanlısına ait telefondan kendisine ulaşılması üzerine, davalı sürücünün kolluğa teslim olması sonrasında gözaltı işlemi uygulandığı, 11/02/2020 tarihli \"Olay Yakalama Ve Teslim Tutanağı\" ve soruşturma dosyasından görülmüştür.<br>\tMahkemece alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün  %20 oranında, vefat edenin ise %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine, davacının, olay yerini terk eden araç sürücüsü ile davalı sigortalı ve araç malikinden yaptığı ödemeyi geçmemek üzere sorumlu oldukları tazminat miktarını talep edebileceği kabul edilerek, alınan aktüer raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>\tÖncelikle davalı ...'ın istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>\t1- Davalı tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de;  hükme esas alınan kusur raporunun, kazanın oluş şekli, taşıt yolu üzerindeki çarpma noktası ve ceza dosyasında görgüye dayalı tanık beyanları değerledirilerek tanzim edilmiş olmasına, kusur raporunun kazanın oluş şekli ile uyumlu olmasına göre davalı vekilinin kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalı vekili  araç sürücüsünün olay yerini terk etmediğini, kendisinin teslim olduğunu, can güvenliğinin olmadığını, ayrıca olay yerini terkin tek başına  rücu sebebi sayılmayacağını, ileri sürmüş ise de; Kaza sonrası davacıya ait araç sürücüsünün durmadan olay yerinden kaçtığı ceza dosyası ile kanıtlanmıştır. Öte yadan davalı olay yerinden ayrılmasının can güvenliği nedeniyle olduğunu ileri sürmüş ise de, olay yerinde durmadan yoluna devam etmiş olması, kazaya ilişkin aracın ve failin tespitinden önce kolluğa müracaatının da olmaması karşısında olay yerinden ayrılmış olması karşısından can güvenliği nedeniyle ayrıldığını kanıtlayamaması, meydana gelen olay sonrasında kolluk tarafından olay yerinde  yapılan çalışma sırasında çıktığı belirtilen olayların,  davalı sürücünün kaza sonrası eylemleri değerlendirildiğinde can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrıldığını kanıtlamaya elverişli değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından, davalı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerine terk ettiğine yönelik tespitinde isabetsizlik görülmemiştir. <br>  \tBuna göre, KTK'nın 95. Maddesindeki \"(1)Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. (2)Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.<br>\" düzenlemesi gereğince, ZMMS Genel Şartları kapsamında sigortalısına rücu hakkının bulunduğu kabul edilen durumlarda, zarar görene ödeme yapması durumunda, sigortalısına rücu hakkının bulunmasına, taraflar arasında tanzim edilen poliçe tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları \"B-4-f\" maddesinde sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması durumunda, sigortanın, sigortalısına rücu hakkı tanınmış olmasına göre mahkemece, davacı sigorta şirketinin, davalı ...'a yaptığı ödeme nedeniyle rücu hakkının bulunduğunun kabul edilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden, davalılar vekilinin, davalı ...'ın sorumluluğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\tDavalılar vekilinin, davalı ...'ın sorumluluğuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>\tKTK'nın 95/2 maddesinde sigorta tarafından, zarar görene ödeme yapılması durumunda, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümleri gereğince, sigortalısına (akidine) başvurabileceği kabul edilmiş olup, Genel Şartlarda  sigortanın sigortalısına rücu hakkı düzenlenmiştir. Hal böyle iken davalı ... davalının sigortalısı olmayıp, araç sürücüsü olması nedeniyle bu davalı hakkındaki itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu davalı hakkındaki davanın da kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...'ın istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf talebinin esastan reddine, davalı ...'ın istinaf talebinin kabulüne; davalı ... lehine olmak üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmaması nedeniyle, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davacının, ZMMS Genel Şartları gereğince sigortalısına rücu hakkının bulunmasına, davalı ...'ın ise araç sürücüsü olup, davalının sigortalısı olmaması nedeniyle, bu davalı hakkındaki icra takibine yönelik açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararında, istinaf edilmeyerek kesinleşen yahut istinaf edilmekle birlikte yerinde görülmeyerek kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalılar vekilinin, davalı ... aleyhindeki hükme yönelik istinaf başvurunun ESASTAN REDDİNE<br>\tII-Davalılar vekilinin, davalı ... aleyhindeki hükme yönelik istinaf talebinin kabulü ile; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/01/2022 tarihli, 2021/514 Esas 2022/33 Karar sayılı kararın, bu davalı lehine KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-a) Davalı ... hakkındaki icra takibine vaki itirazın iptaline yönelik davanın REDDİNE, <br>   \t\tb)-Davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, davalı ...'ın Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2020/3818 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 14.457,52-TL asıl alacak, 267,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.724,89-TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,<br>Devamına karar verilen asıl alacak olan 14.457,52-TL'nin %20'si oranındaki 2.891,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>2-Alınması gereken 1.005,86-TL harçtan, peşin alınan 283,47-TL harcın mahsubu ile, bakiye 722,47‬-TL harcın davalı ...'dan  alınıp, hazineye irat kaydına, <br>3-Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte geçerli olan arabuluculuk asgari ücret tarifesi gereğince adalet bakanlığı bütçesinden sarf kararı ile ödenen 720-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 638,72-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına, bakiye 81,28-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>4-Davanın açılışı sırasında 59,30-TL başvurma harcı, 8,50-TL vekalet harcı ile 283,47-TL peşin harç toplamı 351,27‬-TL harcın,   davalı ...'dan  alınarak, davacıya ödenmesine,<br>5-Dava ilk önce Tüketici Mahkemesinde açılmış olup, mahkemece 22/04/2021 tarihinde görevsizlik kararı verildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7. Maddesinin 1. Bendi  Gereğince; (kararın ön inceleme duruşmasında verilmesi nedeniyle 2.040-TL vekalet ücretinin yarısı) 1.020-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine,<br>6-Karar tarihinde (ilk derece mahkemesi karar tarihinde) yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, 5.100-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan  alınarak davacıya ödenmesine,<br>7-Karar tarihinde (Dairemizce verilen karar tarihinde) yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen  16.293,17 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalı ...'a  ödenmesine,<br>8-Davalı ... duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve diğer davalı ile ret sebeplerinin farklı olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince; 1.873,61‬-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'a  ödenmesine,<br>9-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan 10 tebligat gideri 82-TL, müzekkere masrafı 9,5-TL, bilirkişi ücretleri toplamı 1.500-TL olmak üzere toplam 1.591,5-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.411,8-TL'sinin, davalılardan... hakkındaki davanın reddedilmiş olması nedeniyle sırf davalı... için yapılan masraflar mahsup edilerek, takdiren 1200,00 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>10-Gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>II-Davalı  tarafça yatırılan  \"istinaf karar harcının\" talep halinde davalıya iadesine,<br>lll-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan 220,70 TL İstinaf Başvuru Harcı ve137,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 357,70 TL'nin davalı ...'ın istinaf talebinin reddedilmiş olması nedeniyle takdiren 178,85 TL'sinin davacıdan  alınarak davalı ...'a verilmesine,  davalı ... yönünden yapılan giderin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>lV-HMK'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ebb2883fee941d7","SID":"0ace2720afab72ee"}}