{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1804 <br>KARAR NO: 2023/1181<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2020<br>NUMARASI: 2018/1014 Esas - 2020/165  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali -Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>Taraflar arasındaki  İtirazın İptali -Alacak  davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, yerinde olmayan karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde Davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ  ASIL DAVA Davacı-karşı davalı ... Anonim Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yürüttüğü inşaat projelerinde küpeşte, korkuluk v.b. malzeme temini konusunda davalı şirket ile ticari ilişkinin oluştuğunu, cari hesap ekstresinden 01/01/2017-31/12/2017 tarihleri arasında müvekkili şirketin davalıdan 5.898,56 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı-karşı davacı ... Limited Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kanuni tanımına göre karşı dava sözleşmesinin iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını  teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı sözleşmenin cari hesap sözleşmesi olduğunu, kanunen geçerli bir cari hesap sözleşmesi varlığından söz edilebilmek için bunun yazılı bir şekilde yapılmasının gerektiğini, yazılı olarak yapılmadıkça cari hesap sözleşmesinin muteber olmadığını, taraflar arasında mevcut yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin müvekkili şirkete vermiş olduğu herhangi bir ürün satışının ve hizmetinden bulunmadığını beyan etmiştir.<br>KARŞI DAVA:Davalı-karşı davacı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı-karşı davacıya verilen emtia satım ve hizmetinden kaynaklanan açık hesap alacağının bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı-karşı davalıya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ve borcunu ödemediği gibi kötü niyetli olarak dava açtığını, müvekkili aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki usul ve yasaya aykırı haksız talebinin de tüm bu nedenlerle reddinin gerektiğini, davacı-karşı davalı vekilinin haksız olarak açtığı davanın reddine, davacı-karşı davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile karşı davalarının kabulü ile müvekkili şirketin açık hesaptan kaynaklanan 5.794,60 TL alacağının faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı-karşı davalı cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yürüttüğü inşaat projelerinde küpeşte, korkuluk vb. malzeme temini konusunda davalı şirket ile ticari ilişkisi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin, cari hesaba bağlı olarak devam ettiğini, müvekkili şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde, alacaklarının ortaya çıkacağını, davalı/karşı davacının iddialarının yerinde olmadığını, alacak iddialarının dayanağı bulunmadığını beyan ederek karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ..Davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıya malzeme temini yaptıklarını, bu ticari ilişki kapsamında oluşan cari hesap bakiyesinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattıklarını iddia etmiş; davalı-karşı davacı ise, davacı ile aralarında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını bu nedenle davacıya borçlarının bulunmadığını, aksine davacıdan alacaklarının bulunduğunu, bu nedenle karşı dava yoluyla talep ettikleri 5.794,60 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. Tarafların tacir olması nedeniyle her iki tarafın defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek defterler üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmıştır. İncelenen davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutuldukları, davalı defterlerinin ise kısmen usulüne uygun olarak tutuldukları (defterlerin kapanış onaylarının bulunmadığı) görülmüştür. İncelenen davacı defterleri uyarınca davacının davalıdan 5.898,56 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre ise davalının davacıdan 5.794,60 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Taraf defterleri arasında oluşan bu farkın, davacı tarafından düzenlenen 23/09/2015 tarihli 11.696,16 TL tutarlı iade faturasından kaynaklı olduğu görülmüştür. Bu iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı olmadığı görülerek faturanın tebliğine ilişkin belgelerin incelenmesi sonucunda faturanın davalı adına ... isimli şahısa tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davalının \"Bu şahsın kendi çalışanları olmadığı\" itirazı üzerine yapılan araştırmada ... isimli tebliğ alan şahısın SGK kayıtları uyarınca davalının çalışanı olmadığı, ancak dosyaya sunulan delil ve belgeler uyarınca bu kişinin davalının yetkili veya çalışanı olmasa bile eylemli olarak davalı adına iş ve işlemler yaptığı sabit olduğundan, yukarıda belirtilen iade faturasının davalıya tebliğ edilmiş olduğu (ve davalının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmamış olduğu da gözetilerek) kabul edilerek, buna göre oluşan cari hesap bakiyesine göre ispat edilmiş olan asıl davanın kabulüne, yerinde olmayan karşı davanın reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;\töncelikle itirazın iptali davasında yapılacak inceleme yalnızca icra takip talebi sınırları içerisinde olacağını, takip talebinde belirtilmeyen talep yönünden itirazın iptali davasında iddia ve belge sunulamayacağını, ilk derece mahkemesinin bu husustaki itirazlarını dikkate almadığını, taraflar arasındaki hesapta farklılık yarattığı tespit edilen 23.09.2015 tarihli ve 11.696 TL bedelli iade faturasının yasal süresi içinde düzenlenmediğini, Mahkeme tarafından geçersiz faturanın kabulünün hatalı olduğunu, 23.09.2015 tarihli ve 11.696,16 TL bedelli iade faturasında satışa konu hangi ürüne itiraz edildiği belirtilmediği gibi haricen de bu hususta süresi içinde yazılı bir beyan, itiraz iletilmediğini , ürün iadesi yapılmadığını, 23.09.2015 tarihli ve 11.696,16 TL bedelli iade faturasının geçerliliğini kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için öyle olduğu varsayılsa bile taraflarına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Asıl dava, cari (açık) hesaba dayalı alacağın tahsili  istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine, karşı dava ise açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacı tarafından davalı hakkında düzenlenen iade faturasının geçerli olup olmadığı, iade faturasına konu malların  teslim edilip edilmediği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında \"cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak  5.898,56 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 20.03.2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takibe itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise aralarında yazılı cari hesap sözleşmesi olmadığını,  davacı şirketçe kendilerine verilmiş herhangi bir ürün satışı ve/veya hizmet de bulunmadığını savunmuş, açık hesap nedeniyle alacaklı  olduğu istemiyle karşı davayı açmıştır.Somut olayda asıl davaya konu icra takibi, cari hesap sözleşmesine değil, cari(açık) hesaba dayalıdır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip, belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz. Taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmaması, açık hesapta takip edilen alacağın tahsiline engel değildir. Bu yöne ilişkin davalı-karşı davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Mahkemece bilirkişi aracılığıyla tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Davacı, incelenen ticari defterlerine göre davalıdan 5.898,56 TL alacaklıdır. Davalının 2015-2016 yılları defterlerinin kapanış tasdiki bulunmamakla birlikte davalı, kendi defterlerine göre davacıdan 5.794,60 TL alacaklı  görünmektedir.  Davacının 23.09.2015 tarihli 11.696,16 TL bedelli iade faturası davalının defterlerinde kayıtlı  değildir. Her iki tarafın kayıtlarında diğer tarafın borç bakiyesinin bulunması, 23.09.2015 tarihli 11.696,16 TL bedelli iade faturasından; ayrıca davacı şirketin 2015 yılı yevmiye defterinde 15.04.2015 tarihli 69.806,00 TL çek ödemesinin, davalı şirketin 2015 yılı yevmiye defterinde 29.09.2015 tarihli 69.809,30 TL ödeme olarak kayıtlanması sonucu oluşan 3,30 TLlik farktan kaynaklanmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Davacı tarafça düzenlenen 23.09.2015 tarihli ve 11.696,16 TL bedelli irsaliye faturasında 14.07.2015 tarih ve 48.683,02 TL bedelli faturaya istinaden iade yapıldığı, faturanın ... tarafından teslim alındığı yazılıdır. İade faturasının \"teslim alan\" ibaresi altında ... isimli kişiye atfen imza yer almakla birlikte fatura içeriğine iade edilen bir mal veya malzeme yazılmamıştır. Hangi malzemelerin iade edildiğini göstermeyen iade faturasının teslim alan ibaresi altında imza bulunması, iade edildiği ileri sürülen malların teslim edildiğini göstermediği gibi davacı tarafça düzenlenen iade faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gözetildiğinde yalnızca iade faturasının  teslim  edilmesi, iade faturasını geçerli hale getirmez. Bu durumda davacı açık hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olmayıp, aksine davalı davacıdan 5.794,60 TL alacaklıdır. Bu nedenle mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi  isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı-karşı davacı vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce yeniden esas hakkında asıl davanın reddine,davacı takip başlatmakta haksız ise de dosya kapsamındaki delillerle kötüniyetli  olduğu ispatlamadığından yasal koşulları oluşmayan davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine , karşı davanın kabulüne ilişkin  aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,<br>A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının  kötüniyet tazminatının reddine,3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 100,74 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 169,11 TL harcın davacı/karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  4-Davacı/karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı/karşı davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 5.898,56 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine, 6-Karar kesin olduğundan  kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, <br>B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;1-Davanın KABÜLÜNE, 5.794,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı/ karşı davalıdan  alınarak davalı/ karşı davacı verilmesine;2-Peşin alınan 100,00 TL harçtan, alınması gerekli olan 395,82 TL ilam harcının mahsubu ile bakiye 295,82 TL'nin davacı/karşı davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı/karşı davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 5.794,60 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya erilmesine, 5-Karar kesin olduğundan kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, 6-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;-Davalı/karşı davacı  tarafından  asıl dava için yatırılan 100 TL; karşı dava için yatırılan 54.40 TL istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalı/karşı davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,b-Davalı/karşı davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 297,20 TL istinaf başvuru harcı ve dosya gönderim masrafı toplamı 31,50 TL olmak üzere toplam 328,70 TL'nin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1fa027268e74476b","SID":"724a7163df670170"}}