{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1465 - 2023/1506<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1465 <br>KARAR NO\t: 2023/1506<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/154 Esas 2021/851 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 15/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24/11/2023<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;14/12/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta müvekkilinin yolcu olarak bulunduğunu, aracın gerçekleştirdiği tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, zararlarının karşılanması için sigorta şirketine 27/02/2018 tarihinde başvuru yapıldığını bir sonuç alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik geçici iş göremezlik için 400,00-TL, kalıcı işgücü kaybı için 400,00 TL ve refakatçi gideri için 200,00 TL tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, yine sigorta şirketine başvuru için Hacettepe Üniversitesinden alınan maluliyet raporu için sarf edilen 1.140,00 TL'nin sigortadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 30/11/2021 harç tarihli bedel artırım dilekçesi ile; sürekli iş görmezlik zararı için talebini 329.200,00 TL'ye, geçici iş görmezlik zararı için talebini 500,00-TL'ye, bakıcı gideri talebini 300,00 TL olmak üzere toplam talebini 330.000,00-TL'ye yükseltmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının birden fazla birbirinden farklı tazminat talebi olduğunu, taleplerinin hangi tazminatlar için olduğunun anlaşılamadığını, tazminat taleplerini açıklaması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere delillerin toplanması ve davacının tedavisinin tamamlanmasının ardından adli tıp kurumundan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Yönetmeliği uyarınca maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, maluliyet oranının belirlenmesinden sonra  aktüerya bilirkişi vasıtası ile tazminat hesaplaması yapılmasını, davacının içinde yolcu konumunda olduğu araç sürücüsü 200 Promil’in üzerinde alkollü olduğundan davacının alkollü kişinin aracına binmekle müterafik kusuru bulunmakla tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı veya tedavi gideri tazminatı talebi var ise geçici iş göremezlik ve aynı dönemine tabi geçici bakıcı tazminat talepleri 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışı olduğunu, Genel Şartlar'ın yürürlüğe girmesi itibariyle geçici iş göremezlik tazminat talepleri tedavi giderleri kapsamında olduğunu, 6111 Sayılı Yasa uyarınca müvekkili Şirket’in tedavi giderleri, geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik dönemi geçici bakıcı talepleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya ZMMS ile sigorta araç sürücüsün tam kusuru ile gerçekleşen tek taraflı kazada, araç içinde yolcu olarak bulunan davacının  kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük… Yönetmeliğine göre özür oranı % 23 olacak, 18 aylık tedavi sürecinde işgöremez halde kalacak ve 3 ay başkasının bakımına muhtaç olacak şekilde yaralandığı, davacının araçta hatır içinin taşındığı anacak alkollü sürücünün aracına bilerek bindiğine dair delil bulunmadığından, tazminattan %20 hatır indirimi yapılması gerektiği anlaşıldığından, yapılan ıslah da dikkate alınarak;  \"davanın KISMEN KABULÜ ile; 500,00-TL geçici işgücü kaybı, 300,00-TL geçici bakıcı gideri ve 235.462,45-TL kalıcı işgücü kaybı zararı olmak üzere toplam 236.262,45-TL'nin temerrüt tarihi olan 17/03/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazla istemin reddine\" karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, 15.11.2021 tarihli hesap ve kusur bilirkişi raporunda müvekkilin kalıcı işgücü kaybı zararının 392.437,42 TL olduğunun tespit edildiğini, kararda tazminatta %20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapılacağı ve müterafik kusur indirimi yapılmadığını, bu durumda bilirkişi raporunda hesaplanan toplam iş gücü kaybı miktarından (392.437,42 TL) sadece %20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapılınca müvekkilin hak edeceği kalıcı iş gücü kaybı miktarının 313.949,936 TL olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının hatalı olduğunu, hatır indirimi nedeniyle reddedilen miktara göre ret vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini, hükmedilen tazminatlara kaza tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı yan ile araç sürücüsü ve diğer yolcuların beraber alkol alıp sigortalı araçta seyahat etmeye başladıklarını, davacı yanın alkollü sürücünün aracına alkollü olduğunu bilerek ve isteyerek bindiğinin açık olmasından dolayı müterafik kusurlu olup, mahkemece indirim yapılması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1,8 teknik faiz yöntemiyle hesaplama yapılması gerekirken 1/Kn tablosu (progressif rant) iskonto formülüyle hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, maluliyet raporunda illiyet bağının yeterince araştırılmadığını, kalçada yer alan protezin dava konusu kaza nedeniyle çıktığına dair bilgi ve belge bulunmadığını, geçici iş göremezlik hali ve geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını, kaldı ki hükme esas maluliyet raporunda davacı yanın 9 ay süreyle geçici iş göremez halde kalacağı tespit edildiğini ve aktüer bilirkişi raporunda 9 ay üzerinden hesaplama yapıldığını ancak SGK kayıtlarında yapılan incelemeler neticesinde davacı yanın 6 ay sonunda işe başlamış olduğunun tespit edildiğini, bu durumda, geçici iş göremezlik tazminatının 6 ay olarak hesaplanması gerektiğini belirterek istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda;  “Hasta ile yapılan görüşmede; kaza öncesinde sağ kalçasında protez olduğunu, kazada protezin yerinden çıktığını, tekrar opere edildiğini, vücudunda kırıklar için 3 kez opere olduğunu, sağ ayak bileğinde ağrı ve şişlik olduğunu, sağ ayak bileğinde düşüklük olduğunu, sağ kalçasında ağrı olduğunu….. ifade etti.”  şeklinde tespitte bulunulduğu görülmüş olup, “kaza öncesinde sağ kalçasında protez olduğunu, kazada protezim yerinden çıktığını, tekrar opere edildiğini” şeklindeki beyan nedeniyle, bu durumun da davacının maluliyetine etkisi olup olmadığı, gerçekten böyle bir kaza nedeniyle böyle bir sonucun ortaya çıkmasının mümkün olup olmadığının raporda yeterince irdelenmediği anlaşılmıştır.<br>Davacının gerçek zararının belirlenmesinde maluliyetin ve kaza ile illiyetinin tam olarak ortaya konulması önemlidir.<br>Bu durumda, mahkemece davacının tüm tedavi evrakları ile kaza öncesi kalça protezi takılmasına ilişkin tüm tedavi evrakları getirtilerek, davacının gerçekten kaza nedeniyle kalça protezinin çıkıp çıkmadığı, bu durumun kaza nedeniyle maluliyete etkisi bulunup bulunmadığını de açıklayan kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek ayrıntılı ve denetime elverişli maluliyet raporu alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Öte yandan kabul şekli itibariyle, dosya arasındaki hazırlık evrakı içeriğindeki beyanlardan davacının alkollü sürücünün aracına bilerek binmesine göre müterafık kusurunun bulunduğu anlaşılmasına rağmen mahkemece bu durumun ispatlamadığına karar verilmesi, mahkemece hatır taşıması nedeniyle yapılan takdiri indirimin toplam tazminat miktarı yerine sigortanın sorumlu olduğu miktardan indirilmesi doğru olmadığı gibi mahkemenin takdiri gereğince maddi tazminattan yapılan hatır indirimi nedeniyle indirilen miktara isabet eden bölüm yönünden ret vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaza nedeniyle davacının kalça protezinin çıkıp çıkmadığı, bu durumun kaza nedeniyle maluliyete etkisi bulunup bulunmadığı mevcut protez nedeniyle kazadan önce maluliyeti mevcut ise kaza ile oluşan yaralanması neticesinde bu maluliyetinde artış olup olmayacağı, ne oranda artacağı araştırılarak, müterafık kusur indirimi de değerlendirilerek, takdiri indirimlerin sırasıyla toplam tazminattan indirileceği gözetilerek,  sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;\t<br>1-Davacı vekili ile davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Ankara 8. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 24/12/2021 tarih, 2020/154 Esas - 2021/851 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>Kararın kaldırılma nedenine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına<br>2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde davalılara iadesine,<br>3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6fbe6b252c6385f","SID":"e1059b7296e6c897"}}