{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1407 - 2023/1440<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1407 <br>KARAR NO\t: 2023/1440<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/77 Esas - 2021/555 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/12/2023<br><br>\tMahalli mahkemesinden verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olup, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 21/07/2016 tarihinde davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki kamyonun ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların oğlu ...’ın hayatını kaybettiğini, davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki kamyonun ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, başvuru sonucu davalı sigorta şirketi tarafından davacılara 15/01/2019 tarihinde 111.352,00 TL tazminat ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 2.500 TL, davacı baba ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı baba ... için 1.000,00 TL cenaze giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 65.000,00 TL ve davacı ... için 65.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini davalı ... yönünden, davacı ... için 145.903,93 TL, davacı ... için 123.169,00 TL olarak, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davacı ... için 107.721,00 TL, davacı ... için 90.927,00 TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tYerel mahkemece yapılan yargılama neticesi, davanın kısmen kabulüne, davacıların destekten yoksun kalma tazminatının kısmen kabulü ile, davacı ... ... yönünden, 145.903,93 TL, davacı ... yönünden 106.946,30 TL olmak üzere toplam 252.850,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi yönünden -davacı ... ... için 107.721,00 TL, davacı ... için 90.927,00 TL olarak- poliçe limiti olan 198.648,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı ... yönünden 21/07/2016, davalı sigorta şirketi yönünden 04/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'ın cenaze gideri isteminin kısmen kabulü ile 550.00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 04/01/2019, diğer davalı yönünden 21/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... ... için 25.000 TL, davacı ... için 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta vekili  tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna müracaat edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda müteveffanın gelirinin hatalı hesaplandığını, mimar bir kimsenin aylık gelirinin 3.754,55 TL'den yüksek olması gerektiğini, müteveffanın ölümü ile emniyet kemerinin takılması arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığından mahkemece hesaplanan tazminattan müterafık kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacılara davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun son bulduğunu, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda PMF-1931 Ölüm Tablosu Ve Progresif Rant Tekniğine göre hesap yapılmasının yerinde olmadığını, raporda; müteveffanın öğrenci olduğu ve 24 yaşında üretici konumuna geçeceği belirlenerek 24 yaşından itibaren gelir olarak net asgari ücretin baz alındığını ve 2020 yılı emsal gelirinin net 3.574,66 TL olabileceğinin belirlendiğini, mütevefanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi taktirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, mahkemece verilen kararda her ne kadar bakiye poliçe limiti üzerinden değerlendirme yapılmışsa da cenaze ve defin giderlerine ilişkin tazminat tutarına hükmedilirken tükenmiş poliçe limitinin üstünde karar verildiğini, cenaze ve defin masrafları için somut belge ve deliller gerektiğini, mahkemece verilen kararda avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tSomut olayda; kaza tespit tutanağı uyarınca, 21.07.2016 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı yönde sağ şeritte seyreden sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’in kural ihlali olduğu, sürücü ...’in kural ihlali olmadığının belirlendiği, kaza sonucu sürücü ...’in aracında ön sağ koltukta yolcu olarak bulunan ...’ın yola düşmesi sonucu vefat ettiği, sürücü ...’in sevk ve idaresindeki kamyonun ZMM Sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsar şekilde 310.000,00 TL limitli olarak düzenlenmiş olduğu, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'in kusursuz olduğu, müteveffanın araç içinde emniyet kemeri takmamış olmasının ölümü ile illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği, Karayolları Fen Heyeti'nden oluşan 3 kusur uzmanı bilirkişiden alınan 04/09/2020 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü ...’in, %100 oranında, tamamen kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...’in kusursuz bulunduğu, müteveffa yolcu ...’ın, araç içinde emniyet kemeri takmamış olmasının, olayın fiziksel oluşumu ile illiyet bağı bulunmadığı ve olayda kusursuz olduğu, ancak, emniyet kemeri takılı olmamasının ölümü ile illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği, Gebze 2.ASCM’nin 2017/682 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada sanık ...’in taksirle bir kişiyi öldürme şeklinde sübut bulan eylemine uyan TCK’nın 85/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, ceza yargılamasında hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporu uyarınca, plakası ve sürücü tespit edilemeyen aracın sanık sürücü yönetimindeki aracı sıkıştırdığının kabulü halinde; sanık sürücü ...'in asli kusurlu, sürücü ...'in kusursuz, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücünün alt düzey tali derecede kusurlu, müteveffa yolcu ...'ın alt düzey tali derecede kusurlu olduğu; plakası ve sürücü tespit edilemeyen aracın sanık sürücü yönetimindeki aracı sıkıştırmadığının kabulü halinde; sanık sürücü ...'in asli derecede kusurlu, sürücü ...'in kusursuz, müteveffa yolcu ...'ın alt düzey tali derecede kusurlu olduğunun belirlendiği, ceza mahkemesince sanık sürücü ...'in asli kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm kurulduğu, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 09/09/2019 tarihli rapor uyarınca, davalı sürücü ...'in meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'in kusursuz olduğu, müteveffanın araç içinde emniyet kemeri takmamış olmasının ölümü ile illiyet bağı bulunduğu, davalının poliçe vefat teminatı 310.000 TL olup; sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde, anne için 34.576,08 TL, baba için 28.388,31 TL olmak üzere toplam 62.964,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığının belirlendiği, mahkemece (müteveffanın kaza tarihinde Selçuk Üniversitesi İç Mimarlık Fakültesi 1.sınıf  öğrencisi olması hasebiyle rapordaki gelir belirlemesine vaki itirazlar gözetilerek) TMMOB İç Mimarlar Odası Ankara şubesine müzekkere yazıldığı ve müteveffanın mezun olsa idi mezuniyetinden itibaren ne kadar süre de iş bulabileceği, emsal gelirin ne kadar olabileceği hususunda bilgi verilmesinin istendiği, akabinde dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği 07/05/2020 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunda özetle; davalı sürücü ...'in meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'in kusursuz olduğu, müteveffanın araç içinde emniyet kemeri takmamış olmasının ölümü ile illiyet bağı bulunduğu, davacının talebinin ZMMS poliçe teminatına dahil olup olmadığı, hesaplanan tazminata temerrüt tarihinden itibaren faizi ile hükmolunması, emniyet kemeri takılmaması sebebi ile tazminatta indirim yapılması Yüce Mahkeme'nin takdirinde olmakla birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumlu olabileceği tutar poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile, poliçe limiti 310.000 TL olup; davadan önce ödenen 111.352,00 TL tazminat düşüldüğünde bakiye limit 198.648,00 TL olduğu, davacı anne için 107.721,00 TL, davacı baba için 90.927,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı bildirilmiştir.<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde,<br>\ta-Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı, ceza mahkemesinde maddi vaka olarak kesinleşen kusur durumu ve olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına, aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, kaza tarihinde müteveffanın iç mimarlık fakültesinde okumakta olması nedeniyle mahkemece gerçek zararın belirlenmesi amacıyla TMMOB İç Mimarlar Odası’na yazılan müzekkere ve emsal ücret belirlemesi ile müteveffanın gelirinin 3.754,55 TL olarak tespit edilmesi ve aktüer bilirkişi raporunda bu belirleme üzerinden tazminat hesabı yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, müteveffanın kaza esnasında emniyet kemeri takmaması ve kaza neticesi araçtan fırladığının anlaşılması, yine mahkemece hükme esas alınan kusur raporu ile de emniyet kemeri takılı olmamasının müteveffanın ölümü ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmiş olması karşısında mahkemece hesaplanan tazminattan müterafık kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tb-Davacıların manevi tazminata yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde ise,<br>\tDavacıların manevi tazminat istemleri TBK'nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir.<br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nın 4. maddesinde, Kanun'un takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği öngörülmüştür.<br>\tBu kriterlere göre somut olay değerlendirildiğinde; davacıların oğlu ...’ın vefatına neden olan kazanın oluşunda; davalı sürücü ...’in, %100 oranında, tamamen kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...’in kusursuz bulunduğu, müteveffa yolcu ...’ın, araç içinde emniyet kemeri takmamış olmasının, olayın fiziksel oluşumu ile illiyet bağı bulunmadığı ve olayda kusursuz olduğu, ancak; emniyet kemeri takılı olmamasının ölümü ile illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Olayın oluş şekli, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu oluşu, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü manevi tazminatın belirlenmesinde en önemli etkenlerdir. Ancak, manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmış, kaza neticesi evlatlarını kaybeden davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatların yetersiz olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden her bir davacı için ayrı ayrı 40.000’er TL manevi tazminat ödenmesine dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.<br>\t2-Davalı ... sigorta vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde,<br>\ta-Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı, ceza mahkemesinde maddi vaka olarak kesinleşen kusur durumu ve olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına, aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, kaza tarihinde müteveffanın iç mimarlık fakültesinde okumakta olması nedeniyle mahkemece gerçek zararın belirlenmesi amacıyla TMMOB İç Mimarlar Odası’na yazılan müzekkere ve emsal ücret belirlemesi ile müteveffanın gelirinin 3.754,55 TL olarak tespit edilmesi ve aktüer bilirkişi raporunda bu belirleme üzerinden, davacılara davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğu belirlemesi ile ödenen tazminatın usulüne uygun şekilde güncellenerek hesaplanan tazminattan düşümünün sağlanması ile ve yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince TRH 2010 Yaşam Tablosu Ve Progresif Rant Yöntemi uygulanarak tazminat hesabı yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ve davacılar murisinin ölümü ile sonuçlanan kazaya karışan aracın ticari araç olması nedeniyle mahkemece hükmedilen tazminata avans faizi işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olduğundan hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde bulunmasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tb-Bununla birlikte davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe içeriğine göre poliçe limitinin kaza tarihi itibarıyla 310.000,00 TL olduğu, davanın açılmasından önce davacılara ödenen 111.352,00 TL tazminat düşüldüğünde bakiye limitin 198.648,00 TL olduğu, mahkemece de anılan bakiye poliçe limiti üzerinden davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, bu suretle davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin tükendiği, bu suretle mahkemece hükmedilen 550,00 TL'lik cenaze giderinden davalı Sigorta şirketinin sorumlu olmadığı anlaşıldığı halde mahkemece 550,00 TL'lik cenaze giderinden davalı sigorta şirketinin de sorumluluğu cihetine gidilerek karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf talebinin yukarıda 1/b nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2/b nolu bentte yazılı nedenlerle ayrı ayrı kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak üzere, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>\tI-Davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24.09.2021 tarihli, 2019/77 Esas - 2021/555 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, <br>\tBuna göre;<br>\tDavanın KISMEN KABULÜ İLE, <br>\t1-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatının kısmen kabulü ile, davacı ... ... yönünden, 145.903,93 TL, davacı ... yönünden 106.946,30 TL olmak üzere toplam 252.850,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi yönünden -davacı ... ... için 107.721,00 TL, davacı ... için 90.927,00 TL olarak- poliçe limiti olan 198.648,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı ... yönünden 21/07/2016, davalı sigorta şirketi yönünden 04/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ÖDENMESİNE, <br>\tFazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>\t2-Davacı ...'ın cenaze gideri isteminin kısmen kabulü ile; 550.00 TL'nin 21/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacı ...'a ÖDENMESİNE,<br>\t3-Davacı ... ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 40.000 TL'nin olay tarihi olan 21/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ÖDENMESİNE, <br>\tFazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>\t4-Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 40.000 TL'nin olay tarihi olan 21/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ÖDENMESİNE,<br>\tFazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>\t5-MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;<br>\ta) Alınması gereken 17.309,76 TL harcın, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.383,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 15.926,23 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına (davalı sigorta şirketi yönünden  poliçe limiti olan 198.648,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla),<br>\tb) Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.383,53 TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE (davalı sigorta şirketi yönünden  poliçe limiti olan 198.648,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla),<br>\tc)Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.810,87 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE (davalı sigorta şirketi yönünden  poliçe limiti olan 198.648,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla),<br>\td)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 14.162,14 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE (davalı sigorta şirketi yönünden  poliçe limiti olan 198.648,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla),<br>\te)Davacılar lehine hükmedilen tazminattan takdiri indirim yapılması nedeniyle davalı sigorta şirketi vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t6-MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN; <br>\ta)Alınması gereken 5.464,80 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tb)Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin  davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>\tc)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin  davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>\t7-Davacılar tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 4.451,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 3.377,49 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE (davalı sigorta şirketi yönünden  poliçe limiti olan 198.648,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla), bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>\t8-Davalı ... tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 50,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 12,06 TL'sinin tüm davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiyenin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>\t9-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. maddesine uygun şekilde İADESİNE,  <br>\t10-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanun'a göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin  26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin)   davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 1001,61 -TL'sinin DAVALILARDAN müştereken ve müteselsilen; geriye kalan 318,39 TL'sinin ise DAVACIDAN 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,<br> \tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; <br>\t1-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcı ve istinaf başvuru harcının  talep halinde yatırana  iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 80,00 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş.  tarafından yapılan 115,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>\t4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise  HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t4-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 08/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fd63f22058e1670","SID":"194c614137988744"}}