{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                   (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N<br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t            \t\t             (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N<br>\t\t\t      E S A S T A N    R E D D İ)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                                                     (İ S T İ N A F   D İ L E K Ç E S İ N İ N <br>\t\t\t  R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2019/1264 <br>KARAR NO\t: 2023/1775<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...                 ...<br>ÜYE \t: ...\t                        ...<br>ÜYE \t: ...      ...<br>KATİP \t: ...                                      ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  27/03/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2016/411E., 2019/322K.<br>DAVACI/ MÜTEVEFFA\t\t: <br>MİRASÇILAR\t\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br><br>\t<br>\tBirleşen davada davacı kooperatif vekili ile asıl davada davacı/ birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tAsıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, üyelik edimlerini yerine getirip borçlarını ödediğini, müvekkilinin üyeliği nedeniyle ... numaralı bağımsız bölümün tahsis edildiğini, davacının bu daireye kombi taktırıp, kapı, pencere değiştirip, çeşitli iyileştirmeler yaparak 6 yıldır kiraya vermek suretiyle kullandığını, davalı kooperatifin daire karşılığı anlaştığı arsa sahipleri üzerinden inşaatlarını yürüttüğünü, üyelerine daire tapularını da arsa sahipleri üzerinden doğrudan devrettiğini, davalı arsa sahibinin de dairelerin tapusunu vermeyi taahhüt ettiğini, davalı ...'un  arsa sahiplerinden birisi olduğunu, müvekkiline isabet eden dairenin ve davalı kooperatife ait  diğer tüm dairelerin arsa sahibi adına kayıtlı olduğunu, ancak davalı ...'un  müvekkiline devredilmesi gereken dairenin tapusunun devrine kötüniyetli olarak yanaşmadığını beyan ederek, taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Asıl davada davalı kooperatifi vekili, müvekkilinin taraf sıfatının olmadığını, talep konusunun zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Asıl davada davalı ... vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin tapuda kayıtlı malik olduğunu, davalı ile davacı arasında hiçbir sözleşme yahut taahhüt niteliğinde bir belge olmadığını, davalı Kooperatif ile ... ve diğer arsa sahileri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, kooperatif tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Birleşen davada davacı kooperatifi vekili, kooperatifin kıymet taktir ve kesin hesap komisyonu raporuna göre davalının borcunun bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında takip başlatıldığını, borçlunun takibe ve borca itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen davada davalı vekili, asıl dava konusu bağımsız bölümün  tapusu devredildiğinde davalının bedeli ödeyeceğini, muaccel olmayan alacak talebinde bulunulduğunu savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Dosya kapsamı, yapılan itirazlar, davalı kooperatifin sunulan ticari defter ve kayıtları da nazara alınarak, bilirkişi kurulun ek rapor alınmış, bilirkişiler 05/03/2019 tarihli ek raporlarında; davacı ...'ün davalı kooperatifin 30/04/2011 tarihinde yapılan genel kurul hazirun cetveli ve belgelere göre kooperatifin 6 nolu üyesi olduğunu, davacı\t...'ün normal aidat ödeyen ortak statüsünde kabul edilmiş olduğunu, dava tarihi itibari ile Kayseri 5. Noterliği'nin 12/05/2008 tarih ve 9997 yevmiye nolu ile onaylanarak kooperatif yönetimine teslim edilen kesin maliyet hesabına göre davacının yarım inşaat, arsa borcu, m2 farkı, SSK, vergi ve diğer borçlardan dolayı 13.500,00 TL borçlu olarak gösterilmiş olup, davacının borçlu olduğunu gösterir başka, bir bilgi ve bulguya rastlanmadığını, davalı kooperatifin üzerine bina yapmak üzere anlaştığı arsa sahibi ...'a karşı edimlerine yerine getirmiş olduğunu, kooperatif inşaatlarının çok önceden bitirilip kooperatif üyelerine ve arsa sahiplerine dairelerin tesliminin yapıldığını, dairelerde uzun yıllardan beri oturulmakta olduğundan arsa sahibi ...'un davacıya isabet eden zemin kat 2 nolu daireyi elinde tutmakta ve tapusunun devrini yapmaktan kaçınmakta haklı olmadığını, dava tarihi itibari ile kooperatif ortağı olan davacının dava konusu zemin kat 2 nolu dairenin tapusunun iptalini ve adına tescilini talep etmekte haklı olduğunu, sonradan kooperatif yönetimi tarafından dosyaya sunulan evrakların ve noter tasdiksiz cari hesap defterinin incelenmesinde; üyeler arasında eşit işlem  yapılmadığı belirlendiğini, buna göre üyelerden ...'ın toplam ödediği miktarın 9.020,00 TL olduğunu, üyelerden ...'in toplam ödediği miktarın 9.225,00 TL olduğunu, davacı ... ...'in toplam ödediği miktarın 34.973,00 DM (Mark) + 2.000,00 Euro olduğunu, davacı vekilinin müvekkilinin diğer örnek üyelerden daha fazla ödediği halde müvekkili ile diğer iki üyeye aynı miktarda olan 13.500,00 TL borç çıkarılmasının doğru olmadığına dair itirazlarının incelenmesinde ise davalı kooperatifçe komisyon tarafından yapılan 10/05/2008 tarihli Kayseri 5. Noterliği'nden onaylı  09997 yevmiye nolu kesin hesap konut maliyet bedellerine ana sözleşmenin 61. maddesi gereğince süresi içerisinde itiraz mümkün iken itiraz edildiğine dair bir bulguya rastlanılmadığından, kesin hesap maliyet bedelinin kesinleşmiş olduğunun sayılması gerektiğini,  buna göre davacının itiraz ettiğine dair de bir bulguya rastlanmadığından davacının 13.500,00 TL borcu olduğuna dair kanaatlerinde bir değişiklik olmadığını, davacı ...'ün davalı ... Kooperatif tarafından yapılan icra takip tarihi itibariyle kooperatife 13.500,00 TL kesin hesap maliyetinden bakiye borcu olduğunu sonuç ve kanaatine varıldığını belirlemişlerdir. <br> Davacının kooperatif ortaklığı olduğu ve ortaklık ilişkisi devam ettiği sürece ortak ile kooperatif arasında zaman aşımı süresi işlemez. Buna göre davalıların zaman aşımı def'i haklı değildir. Kural olarak, arsa malikleri ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, davacı ortak taraf olmadığından ve arsa maliklerince davacı ortağa karşı bağımsız bir taahhüt altına girilmediğinden, davacının arsa sahiplerine karşı doğrudan dava açması mümkün değildir. Yine yüklenici konumunda olan kooperatifin, arsa sahiplerinden tapu talep edebilmesi sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına bağlıdır. Ortakların da kendilerine tahsis edilen konutun mülkiyetini isteyebilmeleri, genel kurullarda kararlaştırılan ve geçerliliğini koruyan parasal yükümlülüklerini yerine getirmiş olmaları halinde mümkündür. Öte yandan, yukarıda belirtildiği üzere, ilke olarak kooperatif ortağının arsa sahiplerine doğrudan dava açma hakları bulunmasa da tüm dairelerin arsa sahipleri adına tescilinin ardından, kooperatifin edimlerini yerine getiren ortakları için arsa sahiplerinden tapu devrini istemesi şeklinde bir uygulama benimsenmiş ise arsa sahiplerine husumet yöneltilebileceği kabul edilmelidir. Asıl dosyada dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup celp edilen tapu kayıtlarında malik olarak davalı ... görünmektedir. Davacı aralarındaki üyelik ilişkisi nedeniyle davanın niteliği icabı davalı kooperatif  yasal hasım olup, diğer davalı ise tapu kayıt malikidir. Davacının iddiaları dikkate alındığında üyelik ilişkisi nedeniyle kooperatife ve kooperatifle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan tapu kayıt maliki olan davalı ...'a husumet yöneltmiş olması nedeniyle davalıların husumet itirazları yerinde görülmemiştir.<br> Kooperatif ortağının adına tahsis edilen konutun tapu kaydının tescili isteminde  bulunabilmesi için bu hisseye yönelik kooperatife tüm ödemeleri yapmış olduğunu, hiç bir edimi kalmadığını, daire sahibi olan diğer üyelerle eşit durumda bulunduğunu ispatlaması gerekmektedir. Kooperatife borcu olan ortak, tahsis edilen dairenin adına tescilini isteyemez. Ortağın kooperatife borcu olması durumunda, konutun tahsis edildiğinin tespitine ilişkin karara dayanarak borcunu ödemesi halinde  tapu iptali ve tescil isteyebileceği tabiîdir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 11/06/2015 günlü 2015/421 Esas 2015/4509 Karar sayılı emsal kararı).<br>Mahkememizce benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporunda  davacının davalı kooperatife 13.500,00 TL borcu  olduğu saptanmıştır. Esasen asıl dosyada davacı, birleşen dosyada davalı olan ... tarafından da birleşen dosya dava dilekçesinde ve Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3432 Esas sayılı takip dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde borcun davacıya tapu verilmesi ile muaccel olacağı yönündeki beyanlarıyla kooperatife borcu olduğu kabul edilmekte olduğu görülmektedir. Kooperatifle ortağı arasındaki ilişki, yasa, ana sözleşme ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre davacının kooperatif alacağının muaccel olmadığı, tahsisli dairenin tapusunun kendisine verilmesi durumunda muaccel olacağı iddiaları yerinde değildir. Bu durumda dava tarihi itibariyle davalı kooperatife borcu bulunduğu anlaşılan davacının tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği gerekçesiyle asıl dosyada davacının davasının reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Birleşen 2016/1263 Esas sayılı dava dosyasında; toplanan tüm deliller dosya kapsamı, dosya kapsamına uygun düzenlenen rapor ve ek rapor içeriğine göre, <br>davacı ...'ün davalı kooperatifin kooperatifin ortağı  ve normal aidat ödeyen ortak statüsünde olduğu, Kayseri 5. Noterliği'nin 12/05/2008 tarih ve 9997 yevmiye nolu ile onaylanarak kooperatif yönetimine teslim edilen kesin maliyet hesabına göre,  davacının yarım inşaat, arsa borcu, m2 farkı, SSK, vergi ve diğer borçlardan dolayı 13.500,00 TL borçlu bulunduğu, davalı kooperatifçe komisyon tarafından yapılan 10/05/2008 tarihli Kayseri 5. Noterliği'nden onaylı 09997 yevmiye nolu kesin hesap konut maliyet bedellerine ana sözleşmenin 61. maddesi gereğince süresi içerisinde itiraz mümkün iken itiraz edildiğine dair bir iddia ve delil bulunmadığından ... yönünden kesin hesap maliyet bedelinin kesinleşmiş olduğunun sayılması gerektiği,  buna göre birleşen dosya davalısı ...'ün, davacı kooperatife 13.500,00 TL borçlu olduğu birleşen dosya yönünden davacı kooperatifin açtığı itirazın iptali davasının 13.500,00 TL üzerinden kabulü ile, Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3432 Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının  13.500,00-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra takibinin devamına, davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin ispatlanamadığından reddine,  13.500,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında temerrüt faizi işletilmesine, itirazın iptaline karar verilen 13.500,00-TL'nin kayıtlara dayalı likit bir alacak olması nedeni ile, takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının bu dosya davalısı olan ...'den alınarak davacısı kooperatife ödenmesine, koşulları oluşmadığından ve davacı kooperatifin takipte kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tAsıl davada davacı/ birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: asıl davadaki talep açıklamalarını tekrar ederek, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada davacının muhatap olabileceği bir kooperatifin kalmadığını, kooperatifin uzun yıllardan beri genel kurul toplantısı yapmadığı gibi müvekkilinin davada bahsedilen bedeli ödeyebileceği bir yer veya hesabın bulunmadığını,kooperatifçe davacıya diğer üyelere olduğu gibi eşit davranılmadığını,başka tapusunu almayanın kalmadığını, kesin hesap/ şerefiye bedellerinin müvekkiline tebliğ edilmediğini ve müvekkilinin itiraz haklarının kısıtlandığını, alacağın gerçek bir alacak olmadığını, müvekkilinin yerel mahkemece davalı kooperatife 13.500-TL borcu olduğu kabul edilse bile bu borçla ilgili  ödeme yapmak üzere süre verilmesi gerektiğini, ödeme yapması ile tapu iptal tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğini, aynı anda ifa gereği borcun yatırılması şartıyla tapusunun verilmesi kararı daha adil ve hakkaniyetli olacakken aksine hükmün bozmayı gerektirdiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tBirleşen davada davalı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalı tarafından kesin hesap maliyet raporuna itiraz edilmediğini, borcun kesinleşip muaccel olduğunu,  takip öncesi işlemiş faizin  reddinin hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Asıl dava, kooperatif üyeliğine bağlı olarak tapu iptali ve tescil; birleşen dava ise, kooperatif üyeliğine bağlı parasal edimin ifasına yönelik olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t1- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesine göre; \"İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre; ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.\"<br>Aynı Kanun'un 90. maddesinde, sürelerin kanunda belirtildiği veya hakim tarafından tespit edileceği, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hakimin kanundaki süreleri artıramayacağı veya eksiltemeyeceği; 92/2. maddesinde ise sürenin hafta, ay veya yıl olarak belirlendiği hallerde başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biteceği belirtilmiştir. <br>Somut olayda, mahkemenin gerekçeli kararı davalıya 06.04.2019 tarihinde tebliğ edilmiş, istinaf başvuru dilekçesi ise 07.05.2019 tarihinde verilmiştir. Yasal iki haftalık sürenin son günü 22.04.2019 akşamı dolmuş olup resmi tatil günü de değildir. Dolayısıyla istinaf başvuru dilekçesi iki haftalık istinaf süresi geçtikten sonra verilmiştir. Süresinden sonra yapılan istinaf istemleri hakkında, HMK'nin 346/(1). maddesi gereğince mahkemece bir karar verileceği gibi, aynı Kanun'un 352/(1)-c madde hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince de karar verilebileceğinden birleşen davada davacı kooperatif vekilinin süresinden sonra sunduğu istinaf dilekçesinin reddi gerekmiştir.<br>\t2- Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;  asıl davada davacı/ birleşen davada davalı ... vekilinin vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden aşağıdaki bent dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>3-Birleşen davada;<br> \t   Davacı kooperatifçe inşaatların tümü tamamlanmamış (dosya kapsamından %70 seviyede olduğu anlaşılmaktadır) olmasına karşın inşaatı tamamlanan bir kısım konutların teslimi aşamasında  ve takip dayanağı Kesin Maliyet ve Kıymet Takdiri Hesap Raporunun düzenlendiği tarihlerinde, \"kesin hesap\" olarak adlandırılan işlemler yapılmış, kooperatif ortaklarına borç çıkarılmıştır. <br> \t   Ana sözleşmenin 61. maddesine göre kesin maliyet hesabı tüm inşaatların tamamlanmasından sonra yapılır. Takip dayanağı Kesin Hesap Raporunun düzenlendiği tarihte kooperatifin tüm inşaatlarının tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından, tapu devri öncesinde yapılan \"kesin hesap\" olarak adlandırılan işlemlerin ana sözleşmenin 61. maddesindeki kesin hesap niteliğinde olduğu söylenemez.<br>    \t\t   Davacı kooperatifçe ortaklarının ihtiyaç durumuna göre yapılacak inşaatı planlanması, genel kurula sunulan bilanço gelir gider cetvelleriyle belirlenen giderlere göre Kooperatifler Kanununun 21. maddesindeki ödemeleri (aidat) ortaklarından tahsil edilmesi, ana sözleşmenin 59/2. maddesi uyarınca tamamlanan bazı konutların ortaklara teslimi ve tapu devrinin söz konusu olması halinde, tapu teslim tarihi itibariyle varsa tapusunu devralacak ortağın Kanunun 21. maddesindeki ödemelere yönelik borcu olup olmadığının belirlenmesi, bu borcunu ödeyen ortaklarına tapu devrinin yapılması, tapusunu devralan ortaklarla devralmayan ortaklar arasındaki nispi eşitliği tapusunu devralan ortaklardan fazla miktarda aidat tahsil edilmesi suretiyle sağlanabileceğinin gözetilmesi, tapusunu devralan ve devralmayan tüm ortaklardan (peşin bedelli ortaklar hariç) inşaat finansman gideri tahsil edilmeye devam edilmesi, tüm inşaatların tamamlanması halinde ana sözleşmenin 61 ve devamı maddelerinde düzenlenen kesin hesap prosedürünü tamamlanması, inşaatların tamamlanması sebebiyle tasfiyenin sonuçlanıp sicilden terkin tarihine kadar tüm ortaklarından genel gider, alt yapı gideri ve tasfiye gideri tahsil etmeye devam edilmesi gerekirdi. <br>\t\tBu durumda İlk derece Mahkemesince, takip dayanağı Kesin Maliyet ve Kıymet Takdiri (Şerefiye) Hesap Raporunun, inşaatların tümü tamamlanmamış olduğundan ana sözleşmenin 61. maddesine uygun olmadığı, henüz tamamlanmamış olan inşaatlarla ilgili varsayıma dayalı hesaplamalar içerdiği, bu rapora dayalı olarak ortaklardan ödeme talep edilemeyeceği, kooperatifin ortaklarından genel kurula sunulan gelir gider cetvelleriyle belirlenen giderlere göre Kooperatifler Kanununun 21. maddesine dayalı olarak ödeme talep edebileceği, itirazın iptali davasının icra takibinin dayanağı ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\t\tBu durumda Dairemizce, birleşen davada davalı ... istinaf isteminin kabulü ile 353/(1)-b.2. maddeleri uyarınca, ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: <br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı kooperatif vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE.<br>\t2- Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı ... vekilinin sair hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine. <br>\t3-Yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı ... vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1,b,2 gereğince, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/411E., 2019/322K. sayılı dava dosyasında verdiği 27/03/2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>          \"A) 2016/411 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA;<br> 1- Davacının davasının REDDİNE,<br>     2- Alınması gereken 44,40-TL karar harcının peşin alınan 853,86- TL harçtan mahsubu ile artan 909,46- TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya ödenmesine, <br> 3- Davacının yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davacının yatırdığı gider avansından artan olması durumunda karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,<br>4- Davalı ... tarafından yapılan tebligat ve posta giderinden oluşan 8.50 TL'den oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...' verilmesine, bu davalının yatırdığı gider avansından artan olması durumunda karar kesinleştiğinde ve talebi halinde bu davalıya iadesine, <br>5-Davalı Tasfiye Halinde ... tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,  bu davalının yatırdığı gider avansından artan olması durumunda karar kesinleştiğinde ve talebi halinde bu davalıya iadesine, <br>6- Davalılar kendilerini birer vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 5.850,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Tasfiye Halinde ... ve ...'a verilmesine, <br>B) BİRLEŞEN 2016/1263 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2- Kötüniyet tazminatı isteminin reddine,<br> 3- Alınması gereken 269,85 TL karar harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye harcın davacıya iadesine,<br>8- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>      Davalı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden  A.A.Ü.T. Gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı kooperatiften alınarak davalıya ödenmesine,<br>  <br>\t4- Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının iadesine,<br>\t5-Birleşen davada davacı kooperatif tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t6-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t08/11/2023  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\t<br>\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  08/11/2023<br>\t\t\t\t<br>       Başkan ...                      Üye ...                 Üye ...                 Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af6a569a01d41ec9","SID":"094a49517cb2eefb"}}