{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1538 - 2023/1451<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1538 <br>KARAR NO\t: 2023/1451<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/309 E.  -  2021/222 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali ve Marka Tescili<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/06/2021 tarih ve 2018/309 E. - 2021/222 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından beri Türkiye’de gıdaların hızlı servisi sektöründe faaliyette bulunduğunu, 2013 yılında sektördeki 20 yıllık deneyimini aktardığı “...” markasını yarattığını, müvekkilinin 2016/91162 sayılı ve “... ... ...” ibareli marka başvurusunun davalıların \"...\" esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine tanınmışlık gerekçesiyle davalı Kurum Markalar Dairesi Başkanlığınca 29, 35 ve 43. sınıflara giren bir takım mal ve hizmetler yönünden kısmen reddedildiği, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markasında geçen “...” ibaresinin markanın esas unsuru olmadığını, markadaki esas unsurun davacının çatı markası olan “...” ibaresi olduğunu, somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi hükmünde aranan “haksız yarar elde etme”, “itibarına zarar verme”, “ayırt edici niteliğini zedeleyici sonuç doğurma” şartlarından hiçbirinin de gerçekleşmediğini, zaten davalıların “...” ibareli tanınmış markasının sadece 43. sınıfa giren hizmetler için tescilli olduğunu, davalı Kurum kayıtlarına göre dava dışı üçüncü kişi ve kuruluşların da “...” ibaresini taşıyan tescilli markalarının mevcut olduğunu, her ne kadar “...” , davalının yarattığı bir sunum/yemek tarzı ise de bu ibarenin bir yemek ismi olarak artık kamuya mal olduğunu, nitekim ülke genelinde “...”in bir yemek ismi olduğu konusunda ortak bir kanı ve kabul mevcut olduğunu, somut olayda da davacının bu yemek isminin önüne ek unsurlar getirerek ayrışık bir marka yarattığını ileri sürerek, YİDK’nın 2018-M-4204 sayılı kararının iptaline ve müvekkilinin 2018/91162 sayılı markasının, davalı tarafın itirazı üzerine tescil başvurusu kapsamından çıkartılan emtialar açısından da tesciline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, başvurunun müvekkilinin markalarına ayniyet derecesinde benzediğini, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu, \"...\" markasının tanınmış marka olduğunu, davacının emsal gösterdiği \"... ...\" ibareli marka aleyhine hükümsüzlük talebiyle dava açtıklarını,  \"...\" ibaresinin marka niteliğini de haiz olduğunu savunmuştur. <br>\tBir kısım davalılar vekili, \"...\" markasının bir yemek ismi/jenerik isim olmadığını, bu hususun ve dahi davalı şahısların sahibi olduğu “...” markasının “tanınmış marka” niteliğinde olduğunun Yargıtay’ın emsal kararlarında da tespit edilmiş olduğunu1, nitekim “...” ibaresinin jenerik/yaygın ad haline geldiğine dair kesinleşmiş bir mahkeme kararının da bulunmadığını, bu tanıtma vasıtasının ilk olarak davalı şahısların büyük dedesi ... ... tarafından 1867 tarihinde tescilsiz olarak, pideli döner kebaplarda ve lokantacılık hizmetlerinde fiilen ihdas ve istismal edilerek meşhur ve maruf hale getirildiğini, davalıların bu markasının günümüzde onlarca ülkede de tescilli olduğunu, davalıların bu markanın jenerik isim haline gelmemesi için yazılı ve görsel baskın aracılığı ile son derece yoğun tanıtım, reklam röportaj faaliyetleri içinde olduğunu, davacının dava konusu markayı kötüniyetli olarak tescil ettirmeye çalıştığını, ... ... A.Ş. hakkında da dava açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>\tDiğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının \"... ... ...\" ibareli marka başvurusu ile davalıya ait \"... ...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bununla birlikte davalı firmanın gıda ürünlerinde ... döneri diye bilinen sektörde \"... ...\" markasının yüksek tanınmışlığının bulunduğu, bu konuda markasının  (T/01025) sayı ile tescil de edildiği, bilirkişi raporunda da bu hususun tevsik edildiği, bu nedenle  davacının başvuru markasının kapsamında yer alan ''SINIF 29: ..., balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ..., balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler prakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) SINIF43: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.'' bakımından davacıya ait tanınmış \"... ...\" markası dolayısıyla \"haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği\" koşulu oluştuğundan bu mallar/hizmetlerde başvurunun nihai reddi yönündeki YİDK kararı doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararın 4. sayfasında gösterilenlerin davalıların markası olmadığını, 3. şahsa ait markalar olduğunu, iptalini istedikleri YİDK kararının dayandığı markanın T/01025 sayılı ve \"...\" ibareli marka olduğunu, hükmün dayandığı rapora yaptıkları itirazın ele alınmadığını, \"...\" ibaresinin yemek ismi olduğunu ve önüne getirilen ek unsurlarla yeni bir marka yaratıldığını, müvekkili markasında ayırt edici unsurun \"...\" ibaresi değil \"...\" ibaresi olduğunu, markaların ürün ve hizmet sınıfları yönünden inceleme yapılmadığını, müvekkilinin marka başvurusu ile davalıların itiraza mesnet markalarının benzer olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ile marka tescili istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere, davacı taraf, \"... ... ...\" ibareli marka başvurusunun davalı şahısların \"...\" ibareli markaları mesnet alınarak reddine ilişkin YİDK kararının iptalini talep etmiştir.  Mahkemece ise davaya konu marka,  davalıların markaları yerine sehven üçüncü şahsa ait \"... ...\" ibareli marka ile karşılaştırılmak suretiyle taraf markaları arasında iltibas bulunduğu sonucuna varılarak hüküm kurulmuştur. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde hükmün kapsamında bulunması gereken hususlar sayılmış olup, maddenin ilk fıkrasının (c) bendine göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetine, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlara, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillere, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesine ve sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplere yer verilmesi gerekmektedir. Mahkemece davaya konu davacı markası ile davalı tarafça itiraz aşamasında dayanak olarak gösterilen markalar yerine, üçüncü kişiye ait \"... ...\" ibareli markaların karşılaştırılması suretiyle, bu maddeye aykırı olarak hüküm kurulmuştur. Ayrıca bu şekilde davacıya ait başvuru markası, davalıların itiraza dayanak markaları ile karşılaştırılmak yerine, dava konusu olmayan başka markalarla karşılaştırılmak suretiyle, sonuç itibariyle uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde etkili deliller mahkemece değerlendirilmemiş olmaktadır. <br>\tBu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin  yukarıdaki hususa ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 28/06/2021 gün ve 2018/309 E. - 2021/222 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/11/2023 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/12/2023\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9aa25b65bcf4c64c","SID":"ee06fc45b8ed4b12"}}