{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2020/1957 <br>KARAR NO: 2023/1248<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2020<br>NUMARASI: 2017/717 Esas, 2020/574 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali<br>KARAR TARİHİ: 09/11/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin bankalar ve kurumlar ile kuruluşlara ''Çek Otomasyonu, otomatik ödeme ve tahsilat sistemleri\" konularında, yüksek değerle yazılım ve donanım hizmetleri vermekte olduğunu, davalı banka ile müvekkili arasında 18/05/2012 tarihli ''Çek Tarayıcı'' sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme gereğince bankanın Türkiye çapındaki şubelerine şirketin kadrolu, uzman teknik ekiplerince, bankanın İstanbul içinde ve İstanbul dışındaki şubelerinin kendi yerlerinde, periyodik bakım hizmetleri ve cihazlarda kullanılması zaruri olan, orjinal temizleme kitlerinin bedellerinin ödenmesi müvekkili şirket tarafından istenildiğinde davalı bankanın haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ederek ödeme yapmadığını, müvekkilinin davalı bankaya sözleşmede bildirilen hizmetleri eksiksiz olarak verdiğini, ancak müvekkili şirketin toplam 01/01/2014 ve sonrası döneme ilişkin hizmet bedeli 79.057,32 TL'nin ödenmediğini, yapılan ihtarlara rağmen ödenmeyen alacağa ilişkin müvekkilinin icra takibine geçtiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takibe davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa ilişkin KDV'nin de hüküm altına alınmasına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı banka, muaccel ve nakit alacaklarına itiraz etmiş olması sebebiyle, alacaklarının en az %20'sinden az olmamak kaydıyla, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konusunun ilgili ürünlerin firmadan tedarik edilmesi ve bir yıl süre ile firma tarafından bakım, onarım ve destek hizmetlerinin alınması olduğunu, davacı şirketin yapmış olduğunu iddia ettiği periyodik bakım hizmetlerinin, garanti süresi içerisinde olduğu şirketin icra takibine dayanak yaptığı hesap tablolarında da görülmekte olup bankalarının söz konusu hizmeti almak adına taleplerinin olduğunu da davacı şirketin ispat etmesinin gerektiğini, davacı tarafça iddia olunan sözleşmenin ve firma teklifinin hiçbir bölümünde orjinal temizleme kiti kullanılmasının zorunluğu olduğu ve teslimatının yapılacağı da belirtilmediğini, müvekkilinin  davacı firmanın iddia ettiği hizmeti talep etmediğini, davacı firma hangi gerekçe ile her ay periyodik bakım yapılmasının teknik zorunluluk olduğunu açıklaması ve ispat etmesinin gerektiğini belirterek, davasının reddine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davaya konu sözleşmenin 2. maddesinde çek tarayıcı makinalarının tedariki ile birlikte ürünlerin bakım-onarım ve destek hizmetlerinin 1 yıl süre ile yüklenici tarafından yapılacağı, iş sahibi bankanın dilediği takdirde garanti sonrası yıllık bakım -onarım destek hizmetlerini de davacı yükleniciden talep edilebileceğinin kabul edildiği, sözleşmenin garanti ve bakım-onarım koşulları başlıklı 7/1.maddenin alt bendinde bu sözleşme kapsamına giren ürünlerin bütün bileşenlerinin garanti süresinin yedek parça ve işçilik dahil 2 yıl olduğu, garanti süresinin banka tarafından ürünlerin kesin kabulünün yapıldığı tarihte başlayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 4/2. maddesinde garanti süresi sonrası 1 yıllık bakım onarım destek hizmetinin ücretine tabi olacağının kabul edildiği, sözleşmenin tüm bu maddeleri, davaya konu faturalardaki talep edilen kalem ve talep edildikleri dönemler birlikte değerlendirildiğinde davacı yüklenicinin 2 yıllık garanti süresi içinde bakım ve onarım için ayrıca ücret talep edebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, sözleşmeye konu makinelerin teslim edildiği anlaşılan Haziran 2012 tarihi itibariyle sözleşmenin 7/1 maddesinde düzenlenen 2 yıllık garanti  süresinin de dolmadığı, davacının garanti süresi içerisinde gerçekleşen bakım-onarım hizmeti nedeniyle sözleşmeye dayanarak ücret talep edebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, mahkemenin sözleşmedeki iş ve edimleri birbirine karıştırdığını, dava konusu alacağın bakım ve destek hizmetinden kaynaklı olduğunu, sistemlere, teknik prosedür gereği şart olarak verilen periyodik bakım, onarım ve destek hizmetlerinin  sistemin süreklilik arz etmesi ve banka tarafından kullandığı süreler içerisinde, mecburen yapılması gerekli olan ve kesin olarak ayrı bir ücretlendirmeye tabi olduğunu, ağır ve meşakkatli hizmetlerin ücretsiz olmasının mümkün olmadığını Türkiye çapındaki tüm banka şubelerine, bir yılda 320 kez giderek sistem bakım hizmetini veren şirketin, bu hizmetlerini ücretsiz olacağını düşünmenin mantık dışı olduğunu, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bakım onarım işinin garanti kapsamında olmadığını, 18/05/2012 tarihli “Çek Tarayıcı” sözleşmesine göre, bakım, onarım ve destek hizmetleri kesinlikle garanti kapsamında ve ücretsiz olarak verilecek bir hizmet olmayıp, sözleşmenin hiçbir yerinde de böylesi bir ifade bulunmadığını, sözleşmenin md.2, md.4.2, md.5.8, md.7.1, md.7.2 ve md.7.4 hükümleri birlikte okunduğunda “2 yıllık garanti süresi içinde, sadece sözleşme konusu ürünlerde (tarayıcılarda) meydana gelecek arızaların onarımına ilişkin hizmetin ücretiz olarak verileceği, buna karşılık ürünlerin gerekli bakım hizmetlerinin ücret karşılığında verileceği” anlamının tereddütte mahal vermeksizin açıkça ve net bir şekilde ortada olduğunu belirterek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki  sözleşme ile davalı bankanın şubelerinde kullanılmak üzere ek-1'de belirtilen ürünlerin davacı firmadan alınması ve bunların 1 yıl süreyle bakım, onarım, destek hizmetlerinin davacı firmadan alınması kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 7. Maddesine göre 2 yıl garanti süresi öngörülmüştür. Sözleşmenin 4.2. maddesi gereğince garanti süresi sonrası 1 yıllık bakım onarım destek hizmetinin ücrete tabi olacağı kararlaştırılmıştır. Bu haliyle tarafların 2 yıllık garanti süresindeki bakım onarımın ücrete tabi olmadığı anlaşılmaktadır. Davaya konu malzemeye dair  22/06/2012 tarihinde kesin kabulün yapıldığı, bu süreden sonra 2 yıl garanti süresinin işlemeye başlayacağı, davaya konu hizmetlerin garanti süresi içinde ve kapsamında olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2020 tarih ve 2017/717 Esas, 2020/574 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"191a5070cd3c8f9c","SID":"75fb242aa1931996"}}