{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2020/1931 <br>KARAR NO: 2023/1216<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2020<br>NUMARASI: 2017/896 Esas, 2020/522 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ: 07/11/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 01/01/2011 tarihli sözleşme ile ... ili, ... ilçesi, Keserali Regülatörü ve HES Elektromekanik teçhizat imalat ve montaj işinin müvekkili tarafından yapıldığını, davalı yanca sözleşme bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacı ile Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının yetkiye itiraz etmesi üzerine taraflarınca yetki itirazının kabul edilerek dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğüne tevzi edildiğini, ... esas sırasına kaydedilen dosyada davalı borçlu tarafından icra takibine haksız ve mesnedsiz olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkemece, talimat yoluyla alınan 10.06.2020 tarihli  bilirkişi raporunda davacının 2011 yılı yevmiye defterlerinin kapanış onaylarının yapılmadığı, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin defterlerin incelenmesi sonucunda da davacının davalı tarafa 325.213,70 TL borçlu olduğu, davacının davalı taraftan bir alacağının gözükmediği tespit edildiği, davacının defterlerinden 2011 yılı yevmiye defterinin bu maddeye uygun şekilde tutulmadığı, davacının 2011 yılı yevmiye defterinin davacı lehine delil hükmünde olmadığından bu kayıtların hükme esas alınmadığı, ancak davacının diğer defterleri usulüne uygun şekilde tutulmuş olduğundan hükme esas alındığı,  6100 sayılı HMK m. 222/III'e göre uygun olarak tutulan davacı defterlerindeki kayıtların davacının iddialarının aksini ortaya koyduğu, davacının kendi defterlerine göre davalı tarafa 325.213,70 TL borçlu olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesi süresi içinde olmadığından davalı tarafın süresi içinde olmayan cevap dilekçesinde belirttiği davacı tarafından yapılan işlerin sözleşmeye uygun olmadığı itirazının incelemeye alınmadığı ve bu konuda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması yoluna gidilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı  vekili istinaf dilekçesiyle, mahkeme tarafından dava sürecinde dosyaya sunulan beyanlar, faturalar, ihtarnamelerin yeterince incelenmeyerek eksik inceleme yapıldığını, bilirkişinin sunduğu raporun sonuç kısmında ihtarnamelere ilişkin belirtilen tutar hakkında sadece ticari defterler yönünde değerlendirme yapıldığını, diğer hususların ise teknik konu olması nedeni ile değerlendirilmediğinin belirtildiğini, davalı tarafın borçlu olmadığına dair iddialarının gerçek dışı olduğunu, dava dosyası kapsamında olan gerek ... Ağustos 2015 tarihli hakediş raporunda gerekse davalı firmanın 11/03/2016 tarihli yazısında 301.000,00 USD hakediş yapıldığının beyan eden % 50'lik kısmı olan 150.000,00 USD ödemenin mücbir sebepler dolayısı ile geç kalınacağını beyan eden yazısının da haklılıklarını ispat ettiğini, ancak mahkemece bu hususlar nazara alınmadan davanın reddine karar verdiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 01/01/2011 tarihli  sözleşme akdedilmiştir.Davacı yüklenici taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacağına ilişkin icra takibi yapmış ve itiraz üzerine takip durmuştur. Mahkemece, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında  davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan rapor ile davacının kendi ticari defterlerine göre davalıya 325.213,70 TL borçlu olduğu görüldüğünden davacının alacağının varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmakta olup, davacı sözleşme konusu işi tamamladığını, ancak ödemelerin yapılmadığını ileri sürmektedir. Davalı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından davayı inkar etmiş sayılacaktır. Davacının iddiası kapsamında mahallinde keşif yapılarak, davacının sözleşme konusu işi yapıp yapmadığı, yapmış ise hakettiği iş bedelinin ne olduğu, buna karşın davalının ödeme yapıp yapmadığı hususundaki sunulan deliller ve hakediş raporları ile tüm bilgi ve belgeler değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sadece defter incelemesi ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2020 tarih, 2017/896 Esas, 2020/522 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-  Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccef059a415940e8","SID":"ecf9fa8e37b5c51b"}}