{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/115 <br>KARAR NO: 2023/2119<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/10/2022<br>NUMARASI: 2019/956 Esas 2022/795 Karar<br>DAVA: Tazminat <br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH:06/12/2023 <br>YAZILDIĞI TARİH:06/12/2023 <br> Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/956 Esas 2022/795 Karar sayılı ilamı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 'in 04/09/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası neticesinde femur kırığı sonucu sakat kaldığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğradığını, ilgili hesaplamaların yapılarak gerekli ödemelerin yapılması için davalı sigortaya 19/09/2019 tarihinde başvurulduğunu, 03/10/2019 tarihli yazı cevabında olumlu dönüş alınamadığından 07/10/2019 tarihinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ancak olumsuz sonuçlandığını, 04/09/2019 tarihinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki motoruna çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davaya konu kazada ...'in tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, trafik kazası sonucu uğranılan maddi zarar sebebiyle kişinin işinden ve gücünden kaldığı süre içinde oluşan gelir kaybından zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlu olduğunu, sürücü ...'in haksız fiili nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlardan davalı sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu olduğunu, ... plakalı aracın ... numaralı poliçe ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 250,00 TL olmak üzere toplamda 500,00 TL maddi tazminatın davalı ....'den poliçe limitleri dahilinde alınarak müvekkiline verilmesine, olay tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebi ile taleplerin reddi gerektiğini, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna başvurmadan sigorta kuruluşu aleyhinde doğrudan doğruya dava yoluna gitme haklarının bulunmadığını, her halükarda maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMMS sigortası genel şartları A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, somut olayda malul kişinin müterafik kusuru bulunduğu ve ehliyeti olmadığı dikkate alınarak belirlenecek tazminat tutarının makul oranda indirim yapılması gerektiğini, başvuranın kusurlu olduğu kazada sürücü belgesine sahip olmadığı aracı kullandığını ve zararın doğmasını göze aldığını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz isteminin reddini talep ettiklerini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacının davasının kabulü ile, 8.113,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 284.654,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 292.768,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 19/12/2019 tarihinde yasal faiz uygulanmasına, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere,\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunmadığından müvekkili şirket bakımından dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, her halükarda “malulıyet tazminatına” ilişkin tazminat hesabının ZMMS Sigortası genel şartları a.5/c maddesı ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, somut olayda malul kişinin müterafik kusuru bulunduğu ve ehliyeti olmadığı dikkate alınarak belirlenecek tazminat tutarın makul oranda indirim yapılması gerektiğini, somut olayda ölümlü/yaralamalı trafik kazası tespit tutanağına göre başvuranın kaskının takılı olup olmadığının belirtilmediğini ancak başvuranın muayene evrakında görüldüğü üzere; sağ temporal bölgede 6 cm açılma, sol femur distal kırığı oluştuğunun tespit edildiğini, bu iki bölgenin biri kafa bölgesi, diğeri ise diz bölgesi olduğunu, başvuranın kafasında kask olması durumunda açılma olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının trafik poliçesi teminatı dışında kaldığını beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı.... vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği görülmüştür.<br>Yukarıda açıklaması yapılan 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davalı .... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;<br>Dava, haksız fiilden kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi  tazminat istemine ilişkindir.<br>Somut uyuşmazlıkta, 04/09/2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde davacının yaralandığı sabittir. Davalı...,   . ...plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketidir.<br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. <br>Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde davacının sigorta şirketine başvurduğunu, sigorta tarafından eksik birtakım belgelerin temin edilmesinin talep edilmesine rağmen eksik belgelerin sigorta şirketine gönderilmediğini, bu nedenle dava şartının sağlanamadığını ileri sürmekte olup davacının dava açılmadan önce 2918 sayılı KTK'nın 97.maddesi gereği başvuru ön şartının yerine getirildiği anlaşılmakla; davalı sigorta şirketi vekilinin başvuru şartının yerine getirilmeksizin dava açıldığı yönündeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Başvurunun eksik belge ile yapılması halinde bu husus temerrüt tarihinin belirlenmesinde önem taşımaktadır. Hemen burada belirtmek gerekir ki davalı sigorta şirketi dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabulüyle dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiği görülmekle davalı vekilinin sigorta şirketine eksik belge ile başvuru yapıldığına ilişkin istinaf başvuru sebepleri haklı görülmemiştir.<br>Dosya kapsamında  hükme esas alınan ... Üniversitesi Trafik Kürsüsü bilirkişileri tarafından hazırlanan raporun dosya kapsamında yer kaza tespit tutanağı ile Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporu arasındaki çelişkiyi giderdiği, kazanın oluşumda  ... plakalı araç sürücüsü... in, karşıdan gelen ve önünden geçiş yapmakta olan araca rağmen sola doğrultu değiştirip aracının sol ön tarafı ile motosiklete çarptığından olayda asli ve tam kusurlu belirlenmiştir.<br> Her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından koruyucu ekipman takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de davacının davaya konu kazadan kaynaklanan maluliyetinin femur kırığı nedeniyle sol alt ekstremitesinde mevcut  hareket kısıtlılığı olarak belirlendiği anlaşılmakta olup; kask takmama ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığı, kaldı ki kaza tespit tutanağında davacının kask takıp takmadığı hususunun belirsiz olduğunun kodlandığı görülmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/16924 Esas, 2023/1835 Karar Sayılı ilamı da aynı yöndedir)<br>Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6197 Esas, 2021/8738 Karar Sayılı ilamı)<br>Somut olayda, ilk derece mahkemesince, 04/09/2019 tarihli kaza nedeniyle oluşan geçici ve sürekli iş göremezliğin tespiti için Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda davacının, trafik kazasıyla illiyet bağı olan yaralanması nedeniyle maluliyet oranının belirlendiği açıklanmıştır.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup kazanç kaybı da tazmini gereken zararlardandır (aynı yönde düzenleme, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinde de benimsenmiştir). Anılan yasal düzenlemeyle, sadece çalışma gücündeki sürekli ve kalıcı kayıp halinde değil, belirli süreli kayıp halinde oluşan zararın da tazmininin gerektiği açıkça kabul edilmiştir.<br>Diğer yandan, davalı tarafın savunması haklı kabul edilerek, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik  zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan davalı sigorta şirketinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2511 Esas, 2021/2452 Karar Sayılı İlamı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6271 Esas, 2020/8104 Karar Sayılı İlamı) <br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6241 Esas, 2021/8658 Karar Sayılı ilamında \"Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli \"PMF\" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla \"TRH 2010\" adı verilen\"Ulusal Mortalite Tablosu\" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.\" demek suretiyle bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirleneceğini açıklamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/5068 Esas, 2021/3211 Karar Sayılı ilamında ve aynı Dairenin 2021/2781 Esas, 2021/2223 Karar sayılı ilamında ve  Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6352 Esas, 2020/8575 Karar Sayılı ilamında açıklandığı üzere % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması gerekmektedir. <br>Somut olayda TRH yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmış olup yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamada hatalı bir yön bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin de hesaplama verilerine ilişkin somut bir itirazının bulunmadığı görülmektedir. <br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu haliyle; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve yasaya, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından; davalı... . vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1-) Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi  gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 19.999,02-TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 4.999,76-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 14.999,26-TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-)İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>6-)Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7565b63709c80ad8","SID":"d2fc425112aca64a"}}