{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t: 2019/2040 <br>KARAR NO\t: 2023/1774<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...                 ...<br>ÜYE \t: ...\t                        ...<br>ÜYE \t: ...      ...<br>KATİP \t: ...                                      ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  11/07/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2019/136E., 2019/799K.<br>DAVACI\t\t\t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>\tTaraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, davalı kooperatif tarafından yapılan inşaattaki F Blok 2 no.lu dairenin, 20.07.2000 tarihli protokolle peşin ödeme ile davacıya satıldığını, kooperatife protokolde belirtilen ödemeler haricinde de ödemeler yapıldığını, kooperatif tarafından yapılan ferdileşme işleminde taşınmaz tapusunun diğer davalı ...'ye devredildiğini, kooperatif yönetimi tarafından bu yanlışlığın en kısa zamanda düzeltileceğinin, düzeltilemez ise F-2 no.lu dairenin tapusu yerine F-20 no.lu dairenin tapusunun verileceğinin vaat edildiğini ancak, kooperatif tasfiye haline geçmesine karşın sorunun halen çözülemediğini, kooperatif üyeliği sebebi ile satışı yapılan dairenin F-2 no.lu daire olduğunu, ancak fiilen tahsis edilen dairenin F-20 numara takılan başka bir daire olduğunu, yapılan araştırmada F Blok 20 no.lu daire kendisine teslim edilmiş ise de, projede ve tapuda F-18'e kadar daire sayısı bulunduğunu, 20 no.lu dairenin tapuda kayıtlı olmadığını, fiilen sahip olunan dairenin apartman ortak alanı olduğunu, 20 no.lu dairenin verilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek,F Blok 2 No.lu bağımsız bölümün mevcut tapusunun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL bedelin,tahsilini dava ve talep etmiştir.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davalıların husumetinin bulunmadığını, davanın kesin hüküm nedeniyle her iki davalı yönünden de reddi gerektiğini zira aynı davanın daha önce de açıldığını ancak davadan feragat edildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının ortak alanı bilerek aldığını, yönetim kurulunun satış yetkisinin bulunmadığını, numaralandırmanın belediye tarafından yapıldığını, bedel talebinin de haksız olduğunu zira 2004 den beri dairenin davacı tarafından kullanıldığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince; \"...davacıya dava konusu taşınmazın yukarıda belirtilen protokol gereği satışının yapıldığı, kooperatif yönetim kurulu karar defterinde  F blok giriş katında bulunan dairenin davacıya satılması yönünde karar alındığı, kooperatifçe dosyaya sunulan ana sözleşme uyarınca genel kuruldan karar almak şartıyla kooperatifin taşınır ve taşınmaz mallarını satmak, rehine koymak veya mülkiyetini aktarmak işlemlerinin geçerli olduğu, protokol tarihinden sonra alınmış bir genel kurul kararı olsa da yapılan işleme genel kurulca karar verildiğinden davacı ile davalı kooperatif arasındaki protokolün geçerli kabul edilmesi gerektiği, keşif mahallinde bilirkişiler eşliğinde yapılan incelemeye göre söz konusu 2 nolu konutun binanın 1.  katında davacının hali hazırda ikamet ettiği yerin bir üst katında olduğu ve 2 +1 değil 3 +1 niteliğinde olduğu, taraflar arasında yapılan protokol ve kooperatif kura çekiminden sonra belediyece yapılan numaralandırmada F blok 2 nolu dairenin giriş kat üzerinde 1. Katta yer alan ve 3 +1 niteliğinde olan diğer davalı ... adına tapuda tescil edildiği, davacı yanın hali hazırda kullandığı dairenin ise F blok zemin kat ve 2 +1 şeklinde olan ve 20 no ile numaralandırılmış daire olduğu, dolayısıyla F blok 2 nolu daire olarak belirlenen davalıya ait olan ve davacıya satılan 2+1 olarak değil 3+1 olan bu dairenin davacı adına tescilinin mümkün olmadığı, davacının hali hazırda kullanmakta olduğu giriş kat 2+1 konumunda olan dairenin kooperatifin tasdikli mimari projesinde kooperatif ortak alanı olarak gözüktüğünden ve burada mülkiyet devri söz konusu olamayacağından protokole konu satış işleminin geçersiz sayılması gerektiği, dolayısıyla terditli olarak açılan davadaki tapu iptali ve tescil istemi yönündeki istemin dinlenilme şartlarının oluşmadığı sabittir.<br>\tDavacının alacak talebi yönündeki istemine gelindiğinde, mahkememizce hükme esas alınan denetime elverişli ve yargıtay içtihatlarına uygun bilirkişi raporu marifetiyle davacıya tahsis edilen konutun dava tarihi ile değeri tespit edilmiş (180.000,00-Tl), davalı kooperatife ödeme yapan davalı üye ...'nin yapmış olduğu ödeme miktarı dava tarihine göre güncellenerek tespit edilmiş (83.343,00-TL), bu miktar üzerinden kooperatife normal ödeme yapan üyenin bu ödemelerine karşı elde ettiği yararlanma tutarı tespit edilmiş (180,000,00-83.343,00=96.657,00-TL), davacının konut için yapmış olduğu ödemenin dava tarihine göre güncel değeri tespit edilmiş (62.765,00-TL), Yargıtay HGK nun 2002/11-633 esas, 2002/847 karar sayılı ve 23.10.2002 tarihli ilamında belirtilen ilkeler nazara alınarak davanın ödediği bedel ile diğer üyelerin ödediği bedel ve elde ettikleri menfaat kıyaslanarak yapılan hesaplama sonucu (62.765,00 X 96.657,00/83.343,00) davacının 72.792,00-TL kadar talep hakkı bulunmuş olup bu tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, terditli olarak açılan tapu iptal ve tescil davasında davalıların zorunlu dava arkadaşlığı bulunması, bu talebin yukarıda belirtilen nedenlerle dinlenilme koşullarının oluşmaması ve davalı kooperatife ödenen bedelin iadesi talebinin ise kabulünün gerekmesi karşısında yargılama harç ve giderlerinden davalı kooperatifin sorumlu olması gerektiği...\" gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin kabulü ile 72.792,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükmedilen miktarın hatalı olduğunu, zira 20.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin davalı kooperatife 8.500-TL ödeme yaptığının kabulü halinde müvekkilinin zararının 76.462-TL olduğunun rapor ve tespit edildiğini, mahkemece 72.792-TLye hükmedildiğini,ek rapora karşı yapılan itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, yerel mahkemece 28.12.2017 tarihli celse ara kararında diğer üyelerin ödediği bedel ve elde ettikleri menfaat ile kıyaslama hesabı yapmak üzere bilirkişilere üçüncü kez rapor tanzimi görevi vermiş iken, bilirkişilerin sadece davalı ...'nin ödemesi ile kıyaslama yaptıklarını, oysa davalı ...'nin 2010 yılında üye olduğunu, müvekkilinin ise 2000 yılında 10 yıl önce kooperatif üyesi olduğunu, kooperatif yöneticileri tarafından numaralandırmanın üst kattan başlatıldığını ve 1 numaranın en üst kattadaki daireden başlatılarak aşağıya doğru kapı numarasının çoğaldığını, müvekkilinin dairesine gelene kadar daire kalmadığını,Ankara ilinde daire numarasının en üst kattan başlayan başka bir bina bulunmadığını, ortada kaçak yapılan bir üst kat mevcut olduğunu, bu kaçak yapılan en üst katı kurtarmak için numaralandırmanın yukarıdan yapıldığını, oysaki kaçak son üst kat olmasaydı müvekkilinin de bir tapulu dairesinin olacağını, kooperatifin F Blok 2 nolu daireyi müvekkiline sattığını, söz konusu satışı genel kurulun onayladığını, ancak sonrasında F blok 2 nolu daire tapusunu veremediğinin sabit olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: davanın tapu iptal tescil talebine yönelik kısmının her iki müvekkili, bedele ilişkin kısmının ise ... yönünden usulden reddinin gerektiğini, kesin hüküm itirazlarının 14.03.2016 günlü ara kararla gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, davacı ...'in işbu huzurdaki istinafa konu dava ve netice-i talebi aynı olacak şekilde evvelce müvekkili kooperatif aleyhine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/205 E.sayılı dosyası üzerinden ikame ettiği davasından 23.11.2010 tarihinde feragat ettiğini, davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek sonuçlandırıldığını, feragat kesin hükmün sonuçlarını feragat anında doğurduğundan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının, davacının feragatinin/ kesin hükmün sonuçlarını değiştirmeyeceğinden davacı ...'in dava dilekçesinin talep sonucu bölümüne konu ettiği haktan 23.11.2010 tarihinde vazgeçmiş olduğunu ve işbu feragatten dönemeyeceğini, protokole konu satış işlemini geçersiz addeden yerel mahkemenin ihtilafı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözdüğünü, ancak zamanaşımı itirazlarını gözardı ettiğini, davacının taşınmazı/ ortak yeri 2004 yılından bu yana kullandığını, bedele de hükmedilemeyeceğini beyan ederek, yerel mahkeme kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, kooperatif üyeliğine bağlı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde daire bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>   1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;  davacı ve davalı ... vekillerin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t\t\t       2- Davacının ilk ve öncelikli talebi tapu iptali ve tescile ilişkin olup; davacının fiilen kullandığı daireye ya da emsal  daireye ilişkin istemde bulunabileceği açıktır. Davacı, F blok 2 nolu taşınmazın tapusunun iptalini, olmadığı takdirde dairenin bedelini talep etmiştir.<br>    Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 10.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ikamet ettiği yerin 2 nolu yer olmadığı, 2 nolu dairenin davacının oturduğu yerin 2+1 daire olduğu ve protokolde de bu şekilde belirtildiği, dava konusu edilen ve incelenen yerin ise davacının dairesinin üst katında bulunan 3+1 daire olduğu, davacının dairesinin 20 noyu aldığı belirtilmiştir. <br>Devam eden yargılama sürecinde davacının kooperatif üyesi olmadığı görüşü bildirildiği halde, sanki üyeymiş gibi çelişkili olarak Yargıtay kararları ile benimsenen altı aşamalı hesap yöntemi ile tazminat hesabına gidilmiştir.<br>Oysa davacının satın aldığı daire ve benzer dairelerle ilgili satış konusunda genel kurul kararı mevcut olup, dosyaya da sunulu üyelik kartı düzenlenmiştir.<br>Bu durumda; davacının oturduğu dairenin ortak alan olması nedeniyle adına tesciline karar verilemeyeceği, zaten \"dava konusu edilen 2 nolu dairenin\" de üst kattaki 3+1 daire olduğu, protokol gereği 3+1 daire isteminde bulunamayacağı gözetilerek, tapu iptali ve tescil ile buna bağlı olarak terditli tazminat taleplerinin de reddi gerekirken, hatalı değerlendirme ve davacının üye olmadığından bahisle yapılan hatalı ve çelişkili hesaplamalar sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı yanın 2+1 bir esmal daire değeri ile ilgili talepte bulunma hakkının saklı olduğu da tabi bulunmuştur.\t<br>\tBu durumda Dairemizce, davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi reddi gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: <br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/136E., 2019/799K. sayılı dava dosyasında verdiği 11/07/2019 tarihli kararına yönelik davacı ve davalı ... vekillerin İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE.\t<br>\t2- Davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1,b,2 gereğince, ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  2019/136E., 2019/799K. sayılı dava dosyasında verdiği 11/07/2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>      <br>          \"1-Davanın Reddine, <br>2-Alınması gereken  269,85 TL harcın davacı tarafından yatırılan harçtan mahsubu ile bakiyenin davacıya iadesine,<br>3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 28.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı kooperatif tarafından yapılan 121,30 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-HMK 333.maddesi gereğince yatıran gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,\"<br>  <br>\t3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL'den peşin olarak yatırılan 44,40 TL'nin düşümü ile kalan 225,45 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t    Davalıdan alınan istinaf karar harcının iadesine,<br>\t4-Davacı ve davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t5-\tHMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.\t<br>\t08/11/2023  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\t<br>\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  08/11/2023<br>\t\t\t\t<br>       Başkan ...                      Üye ...                 Üye ...                 Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a89807b0ecab831","SID":"b7764c86bfdd8822"}}