{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO 2020/1307 <br>KARAR NO: 2023/1198<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/01/2020<br>NUMARASI: 2018/223 Esas, 2020/49 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ: 01/11/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı yanın \"... Mah. ... Sok. No:... - Halkalı - Küçükçekmece/İstanbul\" adresinde bulunan binanın ... Bulvarı ve ... Sokak'a bakan cephelerinin \"Vitrin camekanları ve dış cephe kompozit kaplama\" işlerinin yapılması hususunda yazılı olarak anlaşmış olduklarını, müvekkili şirket ile davalı yan arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkilinin yüklendiği edimlerin tümünü eksiksiz ve tam olarak ifa ettiğini ve işi tamamladığını, ancak karşı yanın yapılan anlaşma gereği ödemesi gereken bedelleri ödemediğini, müvekkilinin davalı yana işin yapıldığını, teslim alınmasını ve bedelinin ödenmesi gerektiğini bildiren ihtarname gönderdiğini, ihtarname ekinde 2 adet fatura aslını da tebliğ ettiğini, davalı yanın ihtarname gereğini yerine getirmediğini ve kötü niyetli olarak tebliğ edilen faturaları müvekkiline iade ettiğini, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 20.000,00 TL alacak üzerinden takibe geçtiklerini, davalı tarafın aralarında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, sözleşmeyi müvekkili şirket adına, akdedilen taşeron sözleşmesi gereğince dava dışı ... müvekkili şirketin alt taşeronu olarak davalı ile anılan sözleşmeyi akdetmiş olduğunu, Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/14 D.İş sayılı dosyasından yaptırılan delil tespiti sonucunda alınan bilirkişi raporunda \"Üstlenilen 4 kalem iş ile sözleşme harici yaptırıldığı kanaatine varılan 4 kalem iş de dahil olmak üzere toplam 8 kalem işin tamamlandığı, binanın kullanıma hazır olduğu, işlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, gerek sözleşmede taahhüt altına alınan işler, gerekse diğer işlerde eksik ve binanın kullanımına engel olacak bir hususun bulunmadığının bildirildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın 1 yılılk dava açma süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, 20.03.2015 tarihli sözleşmenin müvekkili ile davacı arasında akdedilmediğini, bu sözleşmenin müvekkili ile ... isimli şahıs arasında imzalandığını ve yaptırılan işlerin bedelinin de bu şahsa ödendiğini,  davacının taraf sıfatı olmadığını, sözleşmede davacı şirketin yetkilisinin imzası olmadığı gibi, kaşesinin de olmadığını, davacının öncelikle müvekkiliyle sözleşme yaptığını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafça müvekkiline noter aracılığıyla gönderilen ihtarname ekindeki 2 adet faturanın yine noter aracılığıyla cevabi ihtarname ile taraflar arasında herhangi bir akit olmadığından iade edildiğini, davacı taraf her ne kadar sözleşmeyi akdeden ...'in şirket temsilcisi olduğunu iddia etmekte ise de, bu hususun doğru olmadığını, doğru olsa bile, sözleşmenin 6.maddesinde, işin taşerona verilmesinin, müvekkili işverenin onayına bağlı olduğunu, müvekkilinin de böyle bir onayı bulunmadığını, davacı tarafça Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden yaptırılan tespit raporuna göre işlerin tamamlandığı, binanın kullanıma hazır olduğu kanaati oluşmuş ise de, işlerin bir kısmının sözleşmenin diğer tarafı ... tarafından değil; müvekkili tarafından başka kişilere yaptırılmak suretiyle tamamlanmış olduğunu, buna ilişkin vitrin camlarının 06.07.2015 tarih ve  ... irsaliye nolu ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait fatura ile küpeşte ve korkuluklara ait 15.07.2015 tarihli sipariş fişinin delil listesinin ekinde olduğunu, tespit dosyasında davacı tarafça sunulmuş olan ve tespit raporunun 4.ve 5. sayfasında irdelenen fatura ve irsaliyelerin hiçbirinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bu fatura ve irsaliyelerde belirtilen malzemelerin hiçbirinin müvekkiline teslim edilmediği gibi, davacının müvekkiliyle arasında hukuki bağ kurabilmek için sonradan evrak oluşturma çabası içine girmiş olduğunu, işin teslim tarihinin 23.04.2015 olmasına rağmen, irsaliye ve fatura tarihlerinin bu tarihten çok sonra düzenlenmiş olduğunu, tamamının gerçek dışı olduğunu, yazılı sözleşmede açıkça ifade edildiği üzere, herhangi bir işin kısmen veya tamamen başka bir taşerona yaptırılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin toplamda 6.964,12 TLlik işi, sözleşmenin tarafı ... yapmaması üzerine kendisinin yapmış olduğunu, sözleşmenin tarafı olan ...  yapmış olduğu işler karşılığında ödemeler yapılmış olduğunu, bu hususta ödeme belgelerinin delilleri olduğunu, müvekkilinin davacı tarafla hiçbir hukuki ve filii bağı olmadığını, bu sebeple de kendisine hiçbir borcu da bulunmadığını belirterek, davacının taraf sıfatı olmadığından davanın esastan reddine, dava hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın usulden reddine, %20 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın, taraflar arasında ve dava dışı kişi ile yapıldığı iddia edilen eser sözleşmesi uyarınca, davacının sözleşmeyle üstlenmiş olduğu iş bedeli ile sözleşme harici yaptığını iddia ettiği iş bedelinden bakiye kalan alacak tutarı olan fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine  ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı arasında yapılmış bir sözleşme olmadığı, davacı ... Tic.Ltd.Şti ile dava dışı ... arasında 18/03/2015 tarihli alt taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, dava dışı ... ile davalı arasında ise 20/03/2015 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı,  alt taşeronluk sözleşmesi uyarınca davacının  üstlenmiş olduğu işi tam olarak yapıp yapmadığının ispat yükünün davacı tarafta olduğu, buna göre yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının tüm hizmetleri eksiksiz yaptığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, işin tesliminin fatura içeriklerine uygunluğunun bu nedenle bilirkişiler tarafından denetlenemediği, denetlenebilse dahi dava dışı ...'e yapılan ödemelerin olduğu, davalının, yapılan işe istinaden dava dışı kişiye ve sözleşme tarafına yapmış olduğu ödemeler nedeniyle, ücret ödeme edimini yerine getirdiği, bu nedenle davalı ile dava dışı ... arasında yapılan sözleşmenin davacı adına yapılmış olduğu kabul edilse dahi, davacının alacağını ancak ...'den talep edebileceği, davacının fatura içeriklerine ilişkin işin sözleşmeye uygun yapıldığına dair ispat yükü davacıda olup, davacının yemin deliline dayanmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı, edimlerin yerine getirildiği ispatlanamadığı gerekçesiyle, açılan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, davalının, davacı şirket adına ... sözleşme imzaladığını kabul ettiğini, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesi ile bu hususu kabul ettiğini, davacının antetli kağıdı ile sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede taraf olarak davacının yer aldığını, tanıklarının mahkemece dinlenmediğini, davacının alacağının ticari defterlerle ispat edildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Dosya kapsamına göre, davacı yüklenici ile dava dışı ... arasında düzenlenen 18/03/2015 tarihli sözleşme ile davacının davalı ile davanın konusu olan işin yapımına ilişkin olarak imzalayacağı sözleşmenin temsilci/taşeron sıfatıyla ... tarafından yerine getirileceği ve davalıdan alınacak ödemelerin 5 gün içerisinde yüklenici şirkete ... tarafından ödeneceği kararlaştırılmış olup, davalı iş sahibi ile davacı yükleniciye ait başlık içeren antetli kağıt üzerine yazılan ve davalı ile davacı şirketin sözleşmenin tarafları olarak gösterildiği 20/03/2015 tarihli ... tarafından davalı ile sözleşme imzalandığı anlaşıldığından bu sözleşmenin davacının temsilcisi sıfatıyla ... tarafından imzalandığını, ...'in davacı adına hareket ettiği anlaşılmakla  davalının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü zorunludur. Bu kapsamda, iş sahibi ile imzalanan 20/03/2015 tarihli sözleşmenin 3.maddesinde, yapılacak işler kullanılacak malzemeler belirlenmiş, 7.maddesinde ise 3.1 ve 3.2 maddelerinde tanıma ve uygulama alanları belirtilen iş kalemlerine ait fiyat tablosu ve ödeme tablosunun sözleşme ekinde olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafça davalı adına düzenlenen 2 adet faturada bakiye 20.000,00 TL'nin tahsili için icra takibi yapılmış olup, itiraz üzerine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istenmektedir. Davalı tarafça bir kısım ödemelerin yapıldığı bir kısım işlerin eksik bırakılması üzerine kendisi tarafından tamamlattırıldığı savunulmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin eki olan fiyat tablosu ve ödeme tablosunda belirtilen fiyat ve ödemelerin dikkate alınmadığı, dosya kapsamında bulunmadığı, defter ve belgelerden yola çıkılarak rapor hazırlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusu fiyat ve ödeme tablosu taraflardan temin edilerek, fatura kapsamında talep edilen işlerin her birinin mahallinde yapılıp yapılmadığı bilirkişi aracılığı ile belirlenip, fiyat tablosundaki fiyatlarla iş bedelinin belirlenmesi, fazla yapılan sözleşme dışı işler varsa bu işlerin yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayicine göre bedelinin tespiti ile ispatlanan davalı ödemelerinin toplam iş bedelinden mahsubu ile varsa bakiye alacağa hükmedilmesi; bu kapsamda, dava dışı ... yapılan ödemelerin davacıya yapılmış ödemeler olarak kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Davalı taraf, bir kısım işleri kendisinin yaptığını ileri sürmüş ise de buna ilişkin yasal ve yeterli delil sunamamıştır.Belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.  Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2020 tarih, 2018/223 Esas, 2020/49 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32afa3830bfb3ec6","SID":"5e1aed7121b6b83e"}}