{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1233 <br>KARAR NO\t: 2023/853<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/84 Esas 2021/120 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 09/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/11/2023<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.09.2019 tarihinde, davalı ...’in idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının idaresindeki araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, davacının Avusturya’da yaşadığını, izni bittiği için tamir ettiremeden döndüğünü, hasar tespitinin Avusturya’da yapıldığını, araçta 5.292,32 Euro tutarında hasar ve değer kaybı belirlendiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yalnızca 4.292,82 TL karşılığı 675,77 Euro ödeme yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla araç hasar onarım bedeli olan 1.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile hasar bedeli talebini 2.324,23 Euro’ya  yükseltmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın davacı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davacı tarafın hasarının karşılandığını, kaza nedeniyle 4.292,82 TL ödendiğini, ödemenin kaza tarihindeki Euro kuru üzerinden 675.77 Euro olduğunu, davacı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde 27.656,50 TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kaza nedeniyle talep ettiği tutarın sigorta şirketi tarafından karşılandığını, talep edilen tutarın oldukça fahiş olduğunu, davacı tarafın kendi aracına arkadan çarptığını, davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde kavşakta hatalı şekilde sola dönüş manevrası yapan davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, aracın hasar bedeli dikkate alındığında tamirinin ekonomik olmadığı, pert kabul edilerek gerçek zararın hesaplandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin mahsup edildiği gerekçesi ile  davanın kabulüne, 2.324,23 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere) alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davacının değer kaybı talebi olmadığı halde buna göre zarar hesabı yapıldığını, keşif yapılmadığını, kusur  raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının yurt dışından alınmış  gerçekten kaza sonucu meydana gelip gelmediği tespiti dahi yapılamayacak rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\tDairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDava,  trafik kazasından kaynaklanan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalı ...’in idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının idaresindeki araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu belirterek hasar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, tarafların anlaşmalı şekilde kaza tespit tutanağı hazırladıkları ve imzaladıkları görülmüş, mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının ve hasar bedelinin belirlenmesi için makine mühendisi Prof.Dr. ...’ndan rapor alındığı, kaza tespit tutanağı, kaza sonrası çekilmiş fotoğraflar, aracın hasar bedelinin belirlenmesine ilişkin tercüme edilmiş hasar tespit raporu incelenerek kazanın meydana gelmesinde, kontrolsüz şekilde sola manevra yapan davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği, aracın tamir bedelinin 5.292,32 Euro olduğu, ne var ki, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerinin 4.500 Euro olduğunun anlaşılması karşısında aracın tamirinin ekonomik olmadığının anlaşıldığı, aracın sovtaj bedelinin 1.500 Euro olduğunun tespit edilmesi ile davacının gerçek zararının 3.000 Euro olduğu sonucuna ulaşıldığının mütalaa edildiği, mahkemece, bu raporun hükme esas alındığı, davalı sigorta şirketi tarafından  davacı tarafa yapılan 675,77 Euro gerçek zarardan tenzil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tDavalı sigorta şirketi, davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumludur. <br>\tBu nedenle aracın hasarına rağmen aracın Türkiye’den yurt dışına gitmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi, her ne kadar davacı aracını Türkiye’de onarılmaya zorlanamaz ise de aracın hasarına göre Türkiye’de onarılması ile yurt dışında onarılması ve piyasa değeri karşılaştırıldığında eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebileceğinin gözetilmesi gerekir. Mahkemece  öncelikle aracın Avusturya’da ve Türkiye’de tamir edilmesi halinde meydana gelen hasar bedelinin ayrı ayrı belirlenmesi, aracın hasarına göre Türkiye’de onarılması ile yurt dışında onarılması ve piyasa değeri karşılaştırıldığında eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki ikinci el rayiç değerini davalıdan isteyebileceği, olay tarihi itibariyle aracın Türkiye'deki tamir bedeli ile Avusturya ülkesindeki tamir bedeli ve olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değeri karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerektiğinden bu hususta İTÜ Otomotiv Kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinden gerekçeli, ayrıntılı ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir (Yargıtay 4 Hukuk Dairesi 2021/16437 Esas- 2021/5287 Karar, 2021/14751 Esas- 2022/7974 Karar. Sayılı ilamı).\t<br>\tKabule göre de; 6098 sayılı TMK'nin 99(BK m. 83).maddesinde; \"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.\"<br>\tDavacı, aracını yurt dışında tamir ettirdiğini belirterek onarım bedelini Euro para cinsinden talep etmiştir.  Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/8597 2022/11345 Karar sayılı ilamı). Bu durumda mahkemece, hüküm altına alınan onarım bedeli 2.324,23 Euro’nun fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsiline ve bu alacağa fiil ödeme tarihine kadar  3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken hüküm altına alınan onarım bedeli 2.324,23 Euro’nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>\t4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t5-Kullanılmayan istinaf gider avansının davalıya iadesine,<br>\t6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere  09/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"60de11761e83213e","SID":"aa04c44297dcb601"}}