{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2157 <br>KARAR NO: 2023/1893<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/05/2023<br>NUMARASI: 2023/188 Esas - 2023/412 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; Bozüyük 1 Asliye Hukuk  Mahkemesi'nde davalı şirket ile aralarında görülmekte olan 2023/39 esas sayılı dosyada müvekkilinin maluliyet oranının tesbitine ilişkin dava bulunduğunu, anılan dosyada şirketin iflas tasfiyesi sonunda sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını, davalı şirketin ihyasına ilişkin dava açılmak üzere taraflarına süre verildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı şirketin iflasının kapatılmasına dair karar verildiği ve  tasfiye sonu ticaret sicilden terkin olunduğunun belirlendiğini, bir şirketin, ticaret sicilden terkin edilmesi ile tüzel kişiliği son bulacağını, aynı nedenle davada taraf ehliyeti de kalmayacağını, HMK'nın 114/1.d maddesi uyarınca, taraf ehliyetinin bulunması dava şartı olup, resen gözetilmesi gerektiği, TTK.nun 547/1 maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.\" düzenlemesi getirildiğini, dava dilekçesinde açıklanan sebeplerle davalı şirketin anılan hükümler gereğince ihyası mümkün olduğunu, davanın yalnızca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile iflas tasfiyesini yürüten iflas idare memurlarına (veya tasfiyenin mahiyetine göre icra müdürülüğüne) husumet yöneltilerek açılması gerektiğini, terkine ilişkin olarak yukarıda yapılan tespitler ve açıklanan yasal hükümler çerçevesinde taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirket hakkında davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; Şirketin ihyası davasında davalı yanın Ticaret Sicili Müdürlüğü olması dolayısıyla Ticaret Sicili Müdürlüğünü davaya dahil etmek için süre verilmeden davanın reddedilmiş olması tamamlanabilir dava şartının niteliğine aykırı olduğunu, ihya davasında husumetin davalıya yöneltilmiş olması sebebiyle davanın reddedilmiş olup tamamlanabilir nitelikteki dava şartlarının eksik olduğu durumlarda taraflara süre verilmesi gerektiğini, daha önce açtığı ihya davalarında tarafına tensip zaptında Ticaret Sicili Müdürlüğünü davaya dahil etmek için süre verildiğini, (örneğin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/370 Esas). Bunun aksi hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil ettiğini, süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; iflas tasfiyesi tamamlanmak suretiyle ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek yapılmıştır.İhyası istenen şirketin sicil özetinin incelenmesinde; İstanbul Anadolu ...İflas Dairesinin ... esas sayılı dosyasında iflas kapatılmakla sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir. İİK'nın 221 vd..maddeleri  uyarınca müflisin temsilcisi iflas idare memurları veya iflas dairesidir.Dava dilekçesinde müflis şirketin unvanı yazılıdır.Her ne kadar sicilden terkin ile taraf ehliyeti kalmaz ise de \"davada davalı sıfatını haiz olan müflisin temsilcileridir. Dava dilekçesinde müflisin temsilcisinin yazılmaması temsilcinin eksik gösterilmesi olup, bu eksiklik usulü bir karara gerek olmadan her zaman düzeltilebilir. İlk derece mahkemesince, dava dilekçesinden belirlenebilen bu eksikliğin giderilmesi yerine davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Olağan tasfiye halinde tasfiye memurunun görev ve yetkileri, iflas durumunda iflas idare memurları veya iflas müdürlüğünce yerine getirilmektedir. Bu itibarla; mahkemece, eldeki davada İflas Müdürlüğünden müflisi temsile yetkili iflas idare memurlarının sorularak temsilcideki eksikliğin gidermek, ayrıca yasal hasım durumundaki  Ticaret Sicil Memurluğuna karşı da dava açılmak üzere süre verilmesi, dava açılması halinde işbu dosyası ile birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle HMK'nun 353(1)a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının taraf teşkili sağlanmak üzere kaldırılmasına, dava  dosyasının taraf teşkili sağlanmak ve yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/188 Esas - 2023/412 Karar sayılı 11/05/2023 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE\"Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6ccd5c69c38e567","SID":"0b0ec6e55f5dca44"}}