{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/3491 <br>KARAR NO: 2023/3650<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/11/2023<br>NUMARASI: 2022/1156 Esas - 2023/982 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde; İşyerindeki asma kat mevcut iken davalının denetim yaptığını, mevcut hali ile işyerinin ruhsat almaya uygun olduğu yönünde denetim tutanağı tutulduğunu, şikayet üzerine tekrar yapılan denetimde asma katın kaldırılmasının istendiğini, kendilerine Yönetmeliğe uygun şekilde süre verilmediğini ve haksız ve usulsüz şekilde işyerlerinin mühürlendiğini, söz konusu işyerinin kirasını ödemeye devam ettiklerini fakat faaliyetlerinin durduğunu, şirketin bu sebeple telafisi imkansız zararlara uğrayacağını iddia ederek, faaliyetten men kararının uygulanmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince söz konusu hususta ihtiyati tedbir  kararı verilmiştir. Davalı tarafça ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz sonucunda;İlk Derece Mahkemesince; \"...Davalı söz konusu tedbir kararına itiraz etmiş olup, cevap dilekçesi ekinde sunulan belgeler çerçevesinde gerekli yasal bildirimlerin yapıldığı, sürelerin verildiği, tespitlerin fotoğraflanarak yapıldığı, asma katın sonradan inşa edilmiş olduğuna ilişkin deliller sunulduğu, bu delillerin davacı tarafça sunulan ve asma katın tespit tarihinde mevcut olduğu iddiası karşılaştırılarak değerlendirildiğinde davalının yerinde bulunan itirazı kapsamında tedbir kararının kaldırılmasına...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İhtiyati tedbir koşullarının oluştuğu gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava haksız yere faaliyetten men edilerek mühürlenen  iş yerinin mühürlenme kararının  İhtiyati Tedbir ile kaldırılarak, kararın iptal edilmesi istemine ilşkindir.4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir.  Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekir.Dairemizce daha önce aynı nitelikteki davalarda Asliye Ticaret Mahkemesinini görevli olduğuna karar verilmiş olsa da Yargıtay 11. Hukuk Daresi'nin  2022/4599 E.-2023/3797 K. Sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş olup bağlayıcı olan işbu içtihat gereğince Dairemizce görüş değişikliğine gidilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1).Hâl böyle olunca; Davanın, genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararının görev yönünden kaldırılması gerekmiş olup, davacı vekilinin istinaf talepleri bu sebeple hukuken incelenmemiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince HMK.'nın 355. maddesine göre resen yapılan istinaf incelemesi ile  ihtiyati tedbirle ilgili görevli mahkemesince karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince görevden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile,Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2023 tarih, 2022/1156 Esas 2023/982 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-a/3. ve 362/1/c maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa43e77d5d712adc","SID":"0d038826e22be60f"}}