{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1542 <br>KARAR NO: 2023/3653<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/12/2021<br>NUMARASI: 2019/324 Esas - 2021/1282 Karar<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1215 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1239 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1334 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2019/359 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1508 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/32 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:<br>DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)  Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 2019/324 esas sayılı dosyada dava dilekçesinde; Davalı ...  ...Cadde No:... Yukarı Dudullu adresinde ... parsel numaralı adresin maliki olduğunu OSB Yönetim Kurulu'nun bölgenin bankalara olan borçlarının geri ödemelerinin görüşülmesi için üye katılımcılara 29.08.2018 tarih ve ... sayılı yazıyı göndererek Olağanüstü Genel Kurul'a davet ettiğini, davalı tarafın yapılan görüşmeler sonucunda “OSB Bünyesinde bir Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı kurulmasına, kooperatifler hariç 50 milyon TL ve faizinin firmalardan avans olarak alınmasına, alınma şartlarının belirlenmesi ve gelir iadesi için de yönetim kuruluna yetki verilmesine” yönünde karar alındığını, alınan karar üzerine yönetim kurulu tarafından 20.09.2018 tarih ve ... sayılı yazının gönderildiğini, kurulda alınan karar gereği ck katılım payı için parsel m2” sine göre 3 alternatifli ödeme şeklinin sunulduğunu, ödemelerden hangisinin kabul edildiyse 27.09.2018 tarihine kadar OSB hesabına aktarılmasının istendiğini, davalı OSB Yönetim Kurulu'nun müvekkilini yönetmeliğe uygun olarak davet etmediğini, gündemle alakalı bilgi ve belgeleri tebliğ etmediğini, müvekkilin 24.09.2018 de kurul ile ilgili kararları mail ile isteği üzerine 25,09.2018 tarihinde mailine cevap verildiğini, davalı tarafın, tebligatın 31.08.2018 tarihinde ... imzasına tebliğ edildiğini belirttiğini, fakat müvekkilin bu isimde bir çalışanının olmadığını. ... isminde yetkilisi ve temsilcisi olmadığını, davalı tarafın bankalara olan borcunun görüşülmesi hususunda toplanmasına rağmen konu dışı bir gayrimenkul yatırım ortaklığının kurulması yönünde karar alındığını, üyelerden de borç olarak değil de avans olarak para istenmesinin kanun ve yönetmeliğe uygun olmadığını, avans verme hakkı ve yetkisinin tamamen üyelerin inisiyatifinde olup zorlayıcı olmadığını ve genel kurulda olmayan bir yetkiyle karar alınmasının ve ek katılım payı istenmesinin usulsüz olduğunu, 18.09.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetveli incelendiğinde, davalı OSB'nin 92 katılımcısından toplantıya 48 katılımcının katıldığını, katıldığı belirtilen 48 katılımcıdan 26 katılımcının OSB Uygulama Yönetmeliğinin toplantıya katılım için gösterdiği emredici hükümlere aykırı olarak katıldıkları için gerçekte 22 katılımcının usule uygun yetki belgesi ile toplantıya katıldığını, toplantıya katılan katılımcılara ilişkin yetki belgeleri karşılaştırıldığında, toplantıda 48 katılımcının hazır olduğu tutanağa geçmiş olmasına rağmen bunlardan 5 kişinin yetki belgesi olmadan katıldığını, 18 kişinin ise müşterek imzalı yetkisi olanlardan birisinin yetkilendirildiğine ilişkin yetki belgesi olmadan katıldıklarım. 3 kişinin müşterek hisseli parseli temsil için içlerinden birisine yetki verdiklerine ilişkin belge olmadan katıldığını iddia etmek suretiyle, 18.09.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun tespiti, bu talebin kabul edilmemesi halinde 18.09.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 5. maddesi ile ilgili olarak alınan GYO kurulması kararı ile Kooperatifler hariç 50.000.000.00 TL ve faizinin firmalardan avans olarak alınması, alınma şartlarının belirlenmesi, geri iade için de yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi talep olunmuştur. Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 esas sayılı dosyasında davacı vekili; Davalı ... ...  Mevkii ... Pafta ... Parsel üzerinde bulunan taşınmazların 1/2 payının müvekkili ... 1/2 payının ise diğer müvekkil ... şirketine ait olduğunu, davalı OSB'nin 18.09.2018 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısına müvekkillerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, toplantının müvekkillerine bildirilmediği ve gündeme ait bilgi ve belgelerin müvekkillerine iletilmediğini, toplantı yeter sayısında kanuna aykırı toplantı yapıldığını, toplantı konusunun bölgenin bankalara olan borçlarının artan faizler doğrultusunda geri ödemelerinini nasıl olacağı olmasına rağmen, gündem dışına çıkılarak OSG bünyesinde bir Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı kurulmasına ve kooperatifler hariç 50 milyon TL ve faizinin firmalardan avans olarak alınmasına ve gelir iadesi için yönetim kuruluna yetki verilmesi kararının alındığını, fakat OSB bünyesinde bir Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı kurulmasının OSB kanununda yer almadığını, yönetimin müvekkillerine ait 6466 sayılı parsel için 3 farklı ödeme seçeneği sunduğunu, bunu da ek katılım payı olarak adlandırıp m2 ölçülerine göre fiyatlandırdığını, OSB kanununda ek katılım payı adı altında bir gelir olmadığını ek katılım payının OSB kanununa aykırı olduğunu, müvekkillerden istenen 390.342,00 TL gibi bir meblağın ülke ekonomisinin göz. önüne alındığında çok yüksek bir rakam olduğunu ve müvekkilleri ekonomik anlamda zora sokacağını, yönetimin katılımcılardan toplanacak paraların nerede ve nasıl kullanılacağının dahi belli olmadığını, ödemelerin bile nasıl gerçekleşeceğinin netlik kazanmadığını yıllık ödenen aidatların 10 katının ek katılım payı adı altında istenmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmek suretiyle,” 18.09.2018 tarihli Dudullu OSB Olağanüstü Genel Kurul kararının yürütmesinin dava sonuna kadar tedbiren geri bırakılmasını,” OSB Olağanüstü Genel Kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların iptalini karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1239 esas sayılı dosyasında davacı vekilince;  Müvekkilinin OSB sınırları içinde şirket sahibi olduğunu, ve OSB 'de alınan kararlara riayet ettiğini ve her zaman destek olduğunu, OSB'nin 18.09.2018'de gerçekleştirdiği Genel Kurul toplantısının yönetmeliğe, kanuna ve protokollere göre usulüne uygun, hukuken aykırı kararlar alındığını, müvekkiline usulüne uygun toplantı gün ve saatini bildirir tebliğ yapılmadığını, toplantıya katılımının engellendiğini. hazirun cetvelinin bilinmediğini, toplantıda OSB'nin bankalara olan 50 milyon TL ve faizinin ödenmesi için firmalardan avans olarak alınmasına ve geri ödemeler için de yönetim kuruluna yetki verildiğini ve gündem dışı kararlar alındığını, gündem maddesinin aşan ve hukuka aykırı avans kararının alındığını fakat farklı ad altında ek katılım payının talep edildiğini, bu maddenin gündem maddesinde ve çağrı ilanında art niyetli olarak gizlendiğini. ne ad altında olursa olsun istenilen miktarın OSB mevzuatında ve protokolünde ve hukuken karşılığının olmadığını, iddia etmek suretiyle 18/09/2018 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesi talep olunmuştur. Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1334 esas sayılı dosyasında davacı vekilince; Davayı açan her 3 davacı şirketin OSB'de katılımcı olarak yer aldığını, genel Kurul hazirun cetvelinde katılımcı olarak kayıtlı olduklarını, katılımcıların düzenli olarak OSB tarafından belirlenen aidatlarını ödediklerini, ödenen aidat dışında herhangi bir maddi sorumluluklarının bulunmadığını, 18.09.2018 de yapılacak olan Genel Kurul Toplantısının katılımcılara 10.09.2018 de bildirildiğini, çağrının genel kurul tarihinden 15 gün önce bildirilmesi gerekir şartının yerine getirilmediğini, kurula ilişkin gündemin de gereği gibi ilan edilmediğini, Bakanlık Temsilcisinin de toplantı tutanağında genel kurulun usulüne uygun ilan ve tebliğ edildiğini hukuka ve yasalara aykırı olarak belirttiğini, davalı OSB'nin bankalara olan 50 milyon TL üzerindeki borcun katılımcı üyelere yansılmaya çalıştığını, bu durumun iyi niyetten uzak, yasalara ve kurallara aykırı olduğunu, toplantının usulüne uygun toplanmadığını, gündemde olmayan konular hakkında kararlar alındığını, borç hakkında konuşulması gerekirken gündem dışı bir Gayrimenkul Yatırım Ortaklığının kurulması yönünde kararlar alındığını, müvekkil şirketler ve ... şirket yetkilisinin yönetimin üyelerden borç para almak istemesine karşı çıktığını, fakat tekliflerinin oya sunulmadığını, sadece Yönetim Kurulu Başkanı'nın teklifinin oya sunulduğunu, bu durumunda usul ve yasalara aykırı olduğunu, Genel Kurul Toplantısı'na yetkisiz kişilerin katıldığını ve oy kullandıklarını, OSB'nin 50 milyon TL üzeri olan borcun katılımcılara yüklenmesiyle ilgili gündemde olmayan bir konu yerine bir Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı kurulması hususunda çekimser kalıp el kaldırmayan katılımcıların da oylarının kabul yönünde sayıldığını ve gündem maddesi teklifin 8 red oya karşılık oy çokluğuyla kabul edildiğini. bu durumun hukuka usul ve yasalara aykırı olduğunu, toplantıda kaç kabul oyunun bulunduğunu, çekimser oylardan bahsedilmediğini, oylama sonuçlarının belirsiz olması sebebiyle Genel Kurul Toplantı tutanağına dayanan kararın iptal edilmesi gerektiğini iddia etmek suretiyle, OSB Olağanüstü genel kurul toplantısının da alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1508 esas sayılı dosyasında davacı vekilince; Müvekkil şirketin OSB içerisinde yer alan bir anonim şirket olduğunu , İstanbul Dudullu OSB'nin düzenlediği 18.09.2018 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nın, toplantıya hazırlık aşamasının ve toplantıda alınan kararların hukuka aykırı olarak yapıldığını, davacı süresinin de usulüne uygun yapılmadığını, davetname ve gündemin 2 haftalık süre gözetilmeksizin elden işletme bekçisine (yetkisiz kişi) toplantıya 9 gün kala bırakıldığını, 20.09.2018 tarihinde ek katılım payı konulu üst yazı ile şirket hissesine düşen bir meblağ istendiğini, müvekkil şirketin de toplantı tutanağı ve istenilen meblağın neye göre hesaplandığını görmek ve hazirun cetvelini incelemek ve kriz ortamının nasıl aşılacağı konusunda diğer alternatifleri düşünmek için davalı tarala Üsküdar ... Noterliği 24.09.2018 tarih ve ... yevmiye numarasıyla bir ihtarname gönderildiğini, fakat herhangi bir cevap alınamadığını, toplantı konusunun banka borçları faizler ve kredilerin nereye nasıl harcanacağı ile alakalı bir rapor veya belge sunulmadığını, katılımcıların alelade bilgilendirildiğini, toplantının usule ve kanuna uygun yapılmadığını, bakanlık temsilcisinin bulunduğu ortamda tüm usulsüzlüklerin sergilendiğini, toplantının üsüle uygun olmadığı ile alakalı yapılan itirazlarının dinlenilmediğini, tutanağa ne kadarının geçirildiğinin bilinmediğini,” OSB Olağanüstü Genel Kurul toplantısının da alınan kararların iptalini karar verilmesi talep etmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/32 esas sayılı dosyasında davacı vekilince; OSB'nin 54 milyon TL'lik  borcun ödenmesi için 18.09.2018 tarihinde genel kurulun toplandığını, fakat toplantının kuruluş amacına aykırı olduğunu, toplantıda geri ödemesinin ne zaman olacağı belli olmayan, metrekareye göre değişen fiyatlarla borç para niteliğinde aidat alınması yönünde karar çıktığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, iddia etmek suretiyle, 18.09.2018 Genel Kurul Kararının iptalini, karar verilmesi talep olunmuştur.Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/359 esas sayılı dosyasında davacı vekilince;  Davalının kurul toplantısı çağrısının toplanlı gününden en az 15 gün önce bildirilmesi gerektiği halde kanuna uygun şekilde toplantı gününü ve gündemini müvekkiline tebliğ etmediğini, toplantı konusunun OSB'nin bankalara olan borcunun artan faizler karşısında peri ödemelerinin nasıl yapılacağı hususunun görüşülmesi olduğu halde, katılımcılardan ek katılım payı ödemeleri hususunda karar çıktığını, bu durumun hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, toplantıda alınan kararların ve hazirun cetvel tutanağının müvekkile verilmediğini, alınan kararların ilk toplantıda alınıp sadece 11 kişinin katılımıyla alındığı duyumlarının olduğunu, alınan kararların kanuna ve yönetmeliğe aykırı olup iptalinin gerektiğini, OSB bünyesindeki maliklerin ve müvekkilinin aylık aidat ödediklerini, bu aidatlar ile OSB'nin alt yapı ve hizmetlerinin ödendiğini, ek katılım payının alınmasının OSB yönetmeliğine aykırı olduğunu, istenen meblağın bir katılım payı olmayıp alınan bir kredinin yükünden kaçmak amacıyla alınan bir karar olduğunu ve müvekkilden istenmesinin hukuka aykırı olup iptalinin gerektiğini, iddia etmek suretiyle, Genel Kurul Kararında alman tüm kararların iptalini, Genel Kurul Kararlarının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasını talep olunmuştur. Davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde; Müvekkili OSB'nin genel kurul kararlarının toplantının amacının ve aldığı kararların tamamen hukuka ve yasaya uygun olduğunu, Müvekkilin genel kurul toplantı çağrısının usulüne uygun yapıldığını ve tebligatın davacı tarafa 31.08.2018 tarihinde ... imzasına tebliğ edildiğini ve toplantının yapıldığı 18.09.2018 tarihinden 20 gün önce bildirim yapıldığının ispatı olduğunu, davetin usulüne uygun yapıldığı halde davacı tarafın keyfi olarak toplantıya iştirak etmediğini, süre içinde itiraz etmediğini ve huzurdaki davayı açmasında kötü niyetli olduğunu, toplantıda OSB'nin bankalara 54 milyon TL olan borcu ve faizlerin nasıl ödeneceği hususunda görüşme yapıldığını, katılımcılardan avans olarak ve daha sonra ödenmek koşuluyla destek istenildiğini, toplantıya 92 temsilcinin 48'inin iştirak ettiğini 8 red oyuna karşılık oy çokluğuyla teklifin kabul edildiğini, bakanlık temsilcisinin huzurunda yapılan toplantının OSB Üst Kuruluş Protokolüne uygun olarak yapıldığını, eksik olmadığını. kurul toplantısı için yeterli çoğunluğun sağlandığını, toplantıda alınan kararların usulüne uygun ilan edildiğini ve itiraz olmadan askıdan indirilerek kesinleşen kararın 04.10.2018 de bakanlığa üst yazı ile gönderildiğini, OSB'nin borçlarının tüm katılımcıları ilgilendirdiğini, şahsi bir borç olmayıp, katılımcılar tarafından ödendiğini, toplantının yapılış amacının da üyelerin menfaati için hareket etmek olduğunu, istenilen avansın ilerde ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi aidat olarak nitelendirilebilecek bir ek katılım payının. geri iadesi olmayan bir ödemenin talep edilmediğini, belirterek davanın reddini talep etmektedir.İlk Derece Mahkemesince; \"...Mahkememizce davaya konu genel kurul toplantı tutanağı ve anılan genel kurulun katılmcı listesi sureti tetkik edilmiştir.Bu çerçevede davacılardan ... (... esasta davacı), ... (... esasta davacı), ...Şirketi ve  ...'ün (... esasta davacılar), dava konusu genel kurulda hazır bulunmadıkları belirlenmiştir.Davacılardan ... A.Ş. (... esasta davacı), ...Şti (... esasta davacı), ... A.Ş.'nin (2019/359 esasta davacı) davaya konu genel kurul toplantısına katıldıkları belirlenmiştir.Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin, Genel kurul kararlarının iptali başlıklı 22. maddesinde;\"(1) Aşağıda belirtilen kişiler, kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve ana sözleşmede belirtilen hususlar ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantı tarihinden itibaren 3 ay içinde, OSB’nin bulunduğu yerdeki ilgili mahkemeye başvurabilir:a) Toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak durumu tutanağa geçirten, oyunu kullanmasına haksız olarak izin verilmeyen, toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veya gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini iddia eden katılımcılar,b) Yönetim kurulu,c) Kararların yerine getirilmesi yönetim veya denetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluklarını gerektirdiği takdirde, bunların her biri.(..)\" düzenlemesi getirilmiştir.Anılan düzenleme çerçevesinde, tüm davaların, ön görülen 3 aylık süre içinde ikame edildiği Mahkememizece belirlenmiştir.Aynı düzenleme ile, davaya konu toplantıya katılmış bulunan davacılar ... A.Ş. (... esasta davacı), ....Şti (... esasta davacı), ... A.Ş. (... esasta davacı) yönünden, \"Toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak durumu tutanağa geçirten\" şeklinde öngörülen koşulun da sağlanmış olması gerektiği Mahkememizce gözetilmiş, anılan davacıların 22. maddede öngörüldüğü suretle muhalefetlerini tutanağa geçirtmedikleri belirlenmiştir.İşbu dosyada uygulama alanı olmamakla birlikte TTK'nun 446. maddesinde aynı doğrultuda düzenleme  yapıldığı, orada \"Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten\" ibarelerine yer verildiği ve bu düzenlemenin uygulaması yönünden  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2018/1134 esas ve 2020/547 karar sayılı ilamında; \"Esasında  genel kurul kararlarına usulüne uygun muhalefet şerhinin bulunması HMK 114/2 maddesi gereğince  iptal davasına özgü özel dava şartıdır. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, taraflarca ileri sürülmeside  davanın her aşamasında re'sen araştırılır.Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarındadır (Y.11. HD, 08.12.2015 tarih, 2014/18887E- 2015/13122 .K , Y11.H.D, 01.03.2012 tarih 2010/3337 E-: 2012/2965 K ).Toplantıda hazır bulunan bir  ortağın şirket genel kurulunda alınan  kararın veya kararlarının iptalini talep edebilmesi için; Karara olumsuz oy vermesi ve muhalefet şerhini tutanağa geçirmesi şarttır.\" şeklindeki görüşüne Mahkememizce de iştirak olunmuştur.Bu kapsamda,  davaya konu genel kurul kararına katılmış oldukları halde, oylama ve karardan sonra karara ilişkin muhalefetlerini tutanağa geçirtmemiş olmaları sebebiyle davacılar  ... A.Ş. (... esasta davacı), ...Şti (... esasta davacı), ...  A.Ş. (... esasta davacı) yönünden davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.Davaya konu genel kurul toplantısına katılmamış olmaları itibariyle, muhalafete ilişkin şartın aranmayacağı davacılar ... (... esasta davacı), ... (... esasta davacı), ...Şirketi ve  .... -mirasçıları (... esasta davacılar) yönünden yapılan incelemede; davaya konu genel kurulun olağanüstü toplantısında, davalı OSB bünyesinde bir Gayrımenkul Yatırım  Ortaklığı kurulmasına, ayrıca davalının bankalara olan borcunun geri ödenmesi kapsamında 50 milyon TL ve faizinin katılımcı firmalardan avans olarak alınmasına, alınma şartlarının ve gelir iadesi için yönetim kuruluna yetki verilmesine dair karar verildiği belirlenmiştir. Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 17/4. maddesinde; Genel kurul gündemi başlığı altında \"Genel kurul toplantısı, gündemdeki konuların görüşülerek karara bağlanmasıyla sonuçlandırılır.\" düzenlemesi getirilmiş, aynı maddede 11. fıkrada ise \"Olağanüstü genel kurul toplantılarında gündeme madde ilave edilemez\" hükmü getirilmiştir.Davaya konu kararlardan, OSB bünyesinde bir Gayrımenkul Yatırım  Ortaklığı kurulması hususunun,  toplantı öncesi duyurulan gündemde yer almadığı, davaya konu genel kurulda da madde 3'te, gündeme ilave olmadığının tutanakta yer verildiği, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 17/11. maddesinde de, olağanüstü genel kurul toplantılarında gündeme madde ilave edilemeyeceği öngörüldüğü halde, davaya konu 5. maddede bu hususun oylamaya sunulduğu bu yönden alınan kararın, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 22. maddesinde belirtildiği üzere, yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, iptali gerektiği Mahkememizce değerlendirilmiştir.Davaya konu 5. maddede oylamaya sunulan 50 milyon TL ve faizinin katılımcı firmalardan avans olarak alınmasına, alınma şartlarının ve gelir iadesi için yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin karar yönünden ise, alınan kararın, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 22. maddesinde ifade edildiği üzere iyi niyet esaslarına aykırı olduğu Mahkememizce değerlendirilmiştir.Bu kapsamda, karar öncesi yönetim kurulu başkanınca yapılan açıklamada, davalı OSB'nin banka borçlarının bulunduğu, bundan başka alacaklarının olduğunun ancak alacağın tahsili ile ilgili sıkıntıların ifade edildiği, meydana gelen nakit  açığının bu sebeple katılımcılardan sağlanacak avanslarla karşılanıp tahsilatlardan sonra iadesi sürecinin gerçekleştirileceğinin, beklenen ödemelerin erken gelmesi halinde, katılımcılardan kalan tutarın alınmayacağının açıklandığı belirlenmiştir.Karar öncesi, yönetim kurulu başkanınca yapılan açıklamalar gözetildiğinde, nakit akışında meydana gelen aksamanın, OSB katılımcılarından avans temini ile giderilmesi yolunun tercih edilmesi ile, alacakların tahsili, borçların yapılandırılması, bu kapsamda tüm katılımcıların ortak menfaatinin gözetilerek kararlar alınması yükümlülüğü altında bulunan ve aksi halde sorumluluğu doğacak olan yönetim kurulunun, bu sorumluluğunun dolanılması mahiyetinde olduğu, bu sebeple alınan kararın da iyi niyet esaslarına aykırı olduğu kanaati Mahkememizde hasıl olmuş, davaya konu 5 numaralı kararın iptali gerektiği kanaatiyle davacılar ... (... esasta davacı), ...(... esasta davacı), ...Şirketi ve ...-mirasçıları (... esasta davacılar) tarafından açılan davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.Davacılardan ... vekilince 06/12/2020 tarihli dilekçe ile feragat beyanı sunulduğu, vekaletnamede feragate ilişkin özel yetki bulunduğu Mahkememizce gözetilmiş, birleşen 2018/32 esas sayılı dosya yönünden davanın feragat sebebiyle reddine dair karar vermek gerekmiştir.Birleşen 2018/1334 esas sayılı dosyanın davacılarından ... AŞ ve ... A.Ş.  yönünden Mahkememizin 04/03/2020 tarihli celsesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, 3 aylık süre içinde yenilenmediği belirlenmekle HMK'nun 150/5. maddesi gereğince bu davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair karar vermek gerekmiştir.... 1-Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/32 esas sayılı davasının feragat sebebiyle reddine,2- Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1334 esas sayılı davasının davacıları .... AŞ ve ... A.Ş.  yönünden davanın açılmamış  sayılmasına, 3- Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1508 esas sayılı davasının reddine, 4- Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1334 esas sayılı davasının  davacısı ...A.Ş. (....  A.Ş. ) yönünden reddine,5- Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/359 esas sayılı davasının  reddine 6- Mahkememizin 2019/324 esas sayılı ana davasının, Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1239  esas sayılı davasının, Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215  esas sayılı davasının Kabulü ile,Davalı İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesinin 18/09/2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın iptaline,...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı ... San.A.Ş. vekili, ... San. A.Ş. vekilleri  ve davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  Davacı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Toplantıda alınacak kararları, toplantının yapılmasını sakatlayan, talebine uygun iptal kararı verilebilinecekken, bu husus mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, İptali istenilen kararların gündemde olmadığını, muhalefetin toplantı tutanağına yazılıp yazılmadığının takip edilemediğini, yönetmeliğe aykırı olarak gündem dışı kararların alınarak toplantının bir oldu bittiye getirilmesi sebebiyle  kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı ... San. A.Ş. vekilleri istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin söz konusu toplantıya hiç katılmadığını ve oy kullanmamasına rağmen müvekkili şirket yetkilisinin sanki toplantıya katılıp olumsuz oy ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığı iddia edilerek onun yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket 18.09.2018 tarihinde alınan genel kurul karar tutanağını ve hazirun cetvelini müvekkiline tebliğ etmediğini ve mahkemeye ibraz etmediğini, davalı tarafında sunulan hazirun cetvelindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığından  bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması durumunda da söz konusu imzaların aynı olmadığının ortaya çıkacağını,  müvekkili şirket yetkilisinin toplantıya katılmadığı için yokluğunda alınan kararların iptali için olumsuz oy kullanmasına ve muhalefet şerhini tutanağa geçirmesinin gerekli olmadığını, toplantı günü ve gündeminin müvekkiline tebliğ edilmediğini,  alınan karar gündem maddesinde yer almadığını, alınan kararda kanunda aranan çoğunluğun sağlanmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu ve tüm açıklanan sebeplerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde; 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu 25. maddesi gereğince, toplantıda alınacak kararlara ilişkin 4562 sayılı Yasa ve Uygulama Yönetmeliğinde düzenlemeler bulunduğunu, Dudullu OSB'nin Genel Kurul toplantısı ile yönetim, yatırım, kredi ve borç yapılandırmasına ilişkin kararlar alabileceğini, dava konusu genel kurul kararının iptali şartlarının oluşmadığından kabul edilen davacılar yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Davalının genel kurulda aldığı kararların iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi ek raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2021 tarih, 2019/324 Esas 2021/1282 Karar sayılı kararına yönelik davacı ... San. A.Ş. vekili, davacı ... San. A.Ş. vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 539,7‬0 TL (269,85x2) maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 459‬,00 TL harcın davacı  ... San. A.Ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 539,7‬0 TL (269,85x2) maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 459‬,00 TL harcın davacı ... İmalat San. A.Ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı yönünden alınması gereken 1.888,95‬ TL (269,85x7) maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 242,1‬0 TL'nin mahsubuyla bakiye 1.646,85‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8- Karar tebliğinin Dairemizce yapılmasına, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7179c38a99ebed90","SID":"b4955f82569e3275"}}