{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1097 <br>KARAR NO\t: 2023/1494<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/03/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2018/673 Esas,  2021/109 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/08/2010 günü sürücü ...'in yönetimindeki .... plakalı otomobil ile ...'nın yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ... plakalı araçta yolcu olan müvekkili olay anında yaşam boyu malul kalacak şekilde yaralandığını, müvekkilinin bu olayda yolcu olduğunu, bu nedenle kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza tarihinde uzun yol tır şoförü olarak görev yapmakta iken kazadan sonra çalışamaz iş göremez duruma geldiğini, gelirinin düştüğünü, maddi durumunun sarsıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hakların saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine müracaat tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya sebebiyet veren aracın, kaza tarihini kapsar trafik sigortası bulunduğundan husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, başvuru sahibi tarafından ... Sigorta A.Ş.’nin tasfiye olması nedeniyle maluliyet tazminatı talepli olarak müvekkil aleyhine huzurdaki yargılama dosyası ikame edilmiş ise de söz konusu aracın, ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olduğunu, yine söz konusu yargılama dosyasına ilişkin ön başvurunun da ... Sigorta A.Ş. ye yapılmış olduğunu, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan ve usulden reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazası tazminat istemi  zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açıldığını, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, davacının zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, davacının daha önceki başvurusu üzerine müvekkil şirket tarafından davacı ...’na 30.01.2012 tarihinde toplam 12.825,25 tl ödeme yapıldığını, davacı tarafından bakiye tazminat talebine ilişkin ise herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, davacıya usulüne uygun hesaplama yöntemleri neticesinde hesaplanan miktarda tazminat ödendiği için davacının müvekkili sigorta şirketi nezdinde herhangi bir alacağının bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili Şirket’in, davacı tarafa dava öncesi yapmış olduğu ödeme nedeniyle herhangi bir maddi tazminat sorumluluğu kalmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, adli tıp kurumu tarafından düzenlenen kusur raporu, maluliyet raporu ve hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen aktüerya raporu hükme esas alınarak tarafların kusur durumlarına göre değerlendirme yapılmış ve davanın kabulü ile; 60.175,72 TL ... Hesabından, 133.855,94 TL ... Sigorta A.Ş'den olmak üzere toplam 194.031,66 TL maddi tazminatın, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ... ... yönünden 28.04.2011 tarihinden, ... Sigorta A.ş yönünden 09.03.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davanın kabulüne\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar trafik sigortası bulunduğundan husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, başvurucu soruşturma aşamasında şikayet hakkını kullanmadığını, uzlaştıklarının tutanaklardan anlaşıldığını, hükme esas alınan maluliyet raporu erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmesi gerekirken çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre tanzim edildiğini, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiği nedenleri ile icra takibinin durdurulması için tehiri icra kararı talebinin kabulüne karar verilmesi, kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; ceza dosyasında tarafların uzlaşma sağladığını, davacının zararının giderildiği, davacının müvekkil şirketten soruşturma konusu eylem nedeni ile tazminat talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu nedenleri ile kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İstinaf başvurusunun duruşmalı incelenmesine yönelik davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilerek dosya üzerinden yapılan davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun incelenmesi sonucunda;<br>Davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu .... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasının, sürücü ...'in kullandığı .... plakalı otomobil ile ... caddesinde, ...Kavşağı yönüne seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşaktan düz seyirle geçişi sırasında, karşı yönden gelerek ... girmek üzere sola dönüşle kavşağa giren sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobile sağ yandan çarpması şeklinde meydana geldiği, kazada .... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olan davacının yaralandığı anlaşılmıştır.<br>Olay tarihinde (27.08.2010) yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde (6098 sayılı TBK'nın 49. md) haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de (TBK'nın değişik 72. md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nın 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir.<br>Buna karşılık 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa\" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60. ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir (TBK'nın 72. maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır).<br>Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 4. H.D. 2021/26766 Esas-2023/4933 Karar)  <br>Somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 27.08.2010  tarihinde meydana gelmiş, dava ise 31.12.2018 tarihinde açılmıştır. Davalılar vekilleri zamanaşımı def'inde bulunmuş, mahkemece gerekçeli kararda zamanaşımı def'i yönünden bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. <br>Davalı ... ... vekilinin zamanaşımı itirazını ileri sürerek yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde; Yukarıda açıklanan nedenlerle; KTK'nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde (27.08.2018'e kadar) davanın açılmadığı anlaşıldığından mahkemece zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın, davalı ... ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. <br>O halde mahkemece, davalı ... ... yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın  reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece  Mahkeme kararının kaldırılmasına,  yeniden hüküm kurularak davanın ... ... yönünden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin soruşturma aşamasında davacı ile şüphelilerin soruşturma aşamasında uzlaştıklarını ileri sürerek yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253/17. maddesinde; \"Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.\" ve CMK'nın 253/19. maddesinde de \"... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi,  09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.\" hükümleri yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre; taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekmektedir. <br>Dosya kapsamından; davalı ... Sigorta A.Ş vekilince davaya konu kazayla ilgili olarak taraflar arasında uzlaşma sağlandığı gerekçesi ile davanın reddi talep edilmiştir.  Dairemizce  dava konusu kaza nedeniyle bir uzlaşma faaliyeti yürütülüp yürütülmediği ve uzlaşma raporu olup olmadığı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının kaza nedeniyle açılan 2010/.... soruşturma sayılı dosyasından istenilmiş, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı 06.10.2023 tarihli cevabında özetle; soruşturma dosyası içerisinde herhangi bir uzlaştırma raporu düzenlenmediğini bildirmiştir. Bu itibarla  tarafların uzlaştığına ilişkin onaylı uzlaşma raporunun düzenlenmediği,  uzlaşma ile ilgili prosedürün tamamlanmadığı anlaşıldığından soruşturma aşamasında tarafların uzlaştıkları kabul edilemeyeceği gözetilerek davalı ... Sigorta A.Ş'nin istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve reddine karar verilmiştir.<br>İstinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince  esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ... ... vekilinin zamanaşımı itirazını ileri sürerek yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>I-Davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10/03/2021 tarihli, 2018/673 Esas ve 2021/109 Karar sayılı kararın  yalnızca davalı ... ... yönünden HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-Davanın davalı ... ... yönünden zamanaşmı nedeniyle REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Karar tarihinde geçerli AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak davalı ... ... verilmesine,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,\" şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-Davalı ... ... alınan istinaf karar peşin harcının davalıya iadesine,<br>IV-Davalı ... ... tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10-TL başvuru harcı ve 238,25-TL posta gideri olmak üzere toplam 400,35-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>III-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin soruşturma aşamasında davacı ile şüphelilerin soruşturma aşamasında uzlaştıklarını ileri sürerek yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>2-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... Sigorta A.Ş  vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>3-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 13.254,30-TL harçtan başlangıçta alınan 3.313,58-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.940,72-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı ... Sigorta A.Ş. tarafınca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ...... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30c19a936f63f233","SID":"fba2ae5f6a454d49"}}