{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1795 <br>KARAR NO: 2023/1950<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/06/2023<br>NUMARASI: 2023/242  E. - 2023/510 K.<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirket aleyhine 02.07.2020 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyanda takip başlatıldığını, borçlunun haksız itirazının iptali için İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyasında dava açıldıktan sonra şirketin terkin edildiğini, bu mahkemenin 25.11.2021 tarihli ara kararı sonrasında taraf teşkilinin sağlanması için İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/417 Esas sayılı dosyasında ihya davası açıldığını ve mahkemece verilen ihya kararının Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/4745 Esas ve 2022/5505 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2022/512 Esas 2022/584 Karar sayılı incelemesinde de ek tasfiye koşullarının oluştuğunun belirlendiğini, ihya davasının kesinleşmesinden sonra İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyasında 22.03.2023 tarihli duruşmasında \"Davalı şirketin (Tasfiye Halinde ... Dış Ticaret A.Ş.) dava tarihinden önce tasfiyesinin sona erdiği ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin son bulduğu, bu nedenle davacı vekiline (... Ticaret Ltd. Şti.) mahkememizce ihya davası açılması hususunda 25/11/2021 tarihli ara kararla süre verilmiş ve davacı vekilince İst. And. 1 ATM'nin 2021/417 Esas sayılı dosyası ile ihya davası açıldığı belirtilmiş ise de İst. And. 1 ATM'nin kesinleşen 2021/417 Esas , 2021/1009 Karar sayılı ilamında ihya hükmünün İst. And. ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile sınırlı olarak verildiği, mahkememizdeki iş bu itirazın iptali davasının takipten bağımsız bir dava olduğu dikkate alınarak davacı vekiline mahkememiz dosyasının devamı ve taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya davası açmak üzere yeniden ve son kez 2 haftalık kesin süre verilmesine\" karar verildiğini, bu nedenle açılan bu davada İstanbul Anadolu 12.asliye Ticaret Mahkemesi 2021/456 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ve İstanbul Anadolu ...icra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra dosyası ile sınırlı olmayacak şekilde ihya kararı verilmesi gerektiğini, borçlu şirketin 02.07.2020 icra takibi tarihi itibariyle tasfiye sürecinde olduğunu, arabuluculuktan sonuç alınmayınca dava açıldığını, şirketin 31.12.2020 tarihinde ilan edilen 29.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile terkin edildiğini, ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerektiğini, tasfiyenin eksik bırakılması halinde ihya kararı verilebileceğini, tasfiye memurunun takip aşamasında şirketi terkin etmesi nedeniyle ihyanın gerekli olduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşması için şirketin faaliyetine devam etmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile sınırlı olmayacak şekilde süresiz olarak şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Odası vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirerek karara bağladığını, yasal şartları oluşan tescillerin yapıldığını, yetkili organların kararı ile terkin edilmiş bir şirketin ancak mahkeme kararı ile yeniden tescil edilebileceğini, tasfiye memurunun kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal etmesi halinde sorumlu olacağını, müvekkilinin davaya neden olmadığından yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamayacağını savunarak, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekilini, savunmasında özetle; müvekkili şirketin 29.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile TTK'ya uygun olarak terkin edildiğini, tüzel kişiliği bulunmayan şirket aleyhine 01.07.2021 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin borcu bulunmaması nedeniyle takibe itiraz edildiğini, bu davada tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini gerektiği gibi tamamlamadığı ve alacaklıların menfaatini ağır şekilde ihlal ettiğinin iddia edildiğini, ancak davacının iddia ve taleplerin, gerçeklikten uzak olduğunu, ek tasfiye kararının geçici bir tedbir olarak yeni bir hukuki durum meydana getirmediğini, eksik tasfiye işlemlerinin yapılmasından sonra şirketin faaliyetinin sona ereceğini, müvekkili şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle ihya davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 31.12.2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, şirketin tasfiyesinden sonra aleyhinde İstanbul Anadolu 12. Asliye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/456 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı, dava terkinden sonra açılmış olsada hakkın terkinden evvel doğduğu davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. H.M.K.'nın 326-maddesi uyarınca; kanunda yazılı haller dışında, yargı giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Davacı taraf, İstanbul Anadolu 12. Asliye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/456 Esas sayılı dosyasında 202/10419 Esas sayılı icra takibine dayanak alacağa dayanmaktadır. Davalı tasfiye memuru derdest icra takibi varken tasfiyeyi sonlandırdığından HMK 326 maddesi gereğince yargılama giderinden sorumludur. Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü ise yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından\" gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Dış Ticaret Anonim Şirketinin TTK'nın 547.maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın infazı ile sınırlı olarak ihyasına, önceki tasfiye memuru davalı ...'nun yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe yönelik itiraz üzerine İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/456 Esas sayılı dosyasında  itirazın iptali davası açıldığını, mahkemenin 25.11.2021 tarihli ara karar ile şirketin ihyası için süre verildiğini ve davacı tarafından İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/417 Esas sayılı dosyasında ihya davası açıldığını, mahkemece İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihya kararı verildiğini ve kararın kanun yallarından geçerek kesinleştiğini, ancak İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyasının 22.03.2023 tarihli celsesinde, ihya davası açılarak hüküm kurulmasına rağmen kesinleşen ihya hükmünün İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile sınırlı olması ve itirazın iptali davasının icra takibinden bağımsız bir dava olması sebebi ile ihya davası açmak üzere davacı vekiline yeniden süre verilmesi nedeniyle bu davanın açıldığını, mahkemece yargılama yapılarak şirketin ihyasına karar verilmesine rağmen bu kararın hatalı olduğunu; Müvekkili şirketin 29.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile TTK'da belirlenen ilkelere uygun şekilde terkin edildiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmayarak şirket alacaklıların menfaatinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın yerinde olmadığını, geçici bir tedbir olan ek tasfiyenin yeni bir hukuki durum meydana getirmediğini, bununla alınması ihmal edilmiş tedbirlerin alınmaya çalışıldığını, ihmal edilen tasfiye işlemlerinin yapılmasını takiben, şirketin faaliyetinin yine sona erdirileceğini, tüzel kişiliği bulunmayan şirkete karşı başlatılan takibin yersiz olduğunu, şirketin borcunun bulunmaması nedeniyle takibe itiraz edildiğini, terkinin usulüne uygun yapılması nedeniyle ihya kararı verilemeyeceğini Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi gereğince, tasfiyesine karar verilmiş bulunan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için sicil kaydının ihyası talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Tasfiye ile terkin olunan Tasfiye Halinde ... Ticaret Anonim Şirketi aleyhinde davacı şirket tarafından İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 02.07.2020 tarihinde ilamsız takip başlatılmış ve borçlu şirketin itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı şirket vekilince itirazın iptali amacıyla İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyasında dava açılmıştır. Mahkemenin, 25.11.2021 tarihli ara kararı ile ihya davası açılması için davacıya süre verilmiş ve davacı İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/417 Esas sayılı dosyasında ihya davası açılmıştır. Anılan mahkemece şirketin \"İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere ihyasına,\" karar verildiği ve kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/4745 Esas, 2022/5505 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. İhyadaki bu sınırlamanın mahkeme dosyasını kapsamadığına ilişkin tespit üzerine İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyasında  verilen 22.03.2023 tarihli ara karar ile takipten ayrı bir dosya olan itirazın iptali davası yönünden de ihya talep edilmesi için davacı vekiline sürü verilmesi üzerine, itirazın iptali davası ve bu dava ile bağlantılı takipler yönünden tekrar ihya talep edilmiştir. UYAP ortamında incelenen İstanbul 1.Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/417 Esas sayılı dosyasındaki kararı, kararın incelenmesine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2022/512-584 E.K.sayılı kararının incelenmesinde, şirketin sadece takip dosyası ile sınırlı olarak ihya edildiği, ihyanın itirazın iptali davasını kapsamadığına ilişkin taraflarda ve mahkemede tereddüt oluştuğu, bu nedenle buna ilişkin hususların istinaf başvuru nedenleri yapılmayarak, kararın esasının istinafa konu edildiği anlaşılmakla, şirketin dava dosyası ve kararın infazı ile sınırlı olarak ihyasında davacının hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiştir. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 31.122020 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\" düzenlemesini getirmiştir. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. İhya davasının somut olayda olduğu gibi TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Dosya kapsamına göre, davacı tarafından İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyası ile ihyası istene şirkete karşı itirazın iptali davası açıldığı, yargılama sırasında şirketin terkin edildiğinin anlaşıldığı, ihya için süre verildiği ve İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/417 Esas sayılı dosyasında takip dosyası ile sınırlı olarak ihya kararı verildiği, bu kararın itirazın iptali dosyasını kapsamaması nedeniyle tekrar ihya için süre verildiği ve mahkemece ek tasfiye gerektiği belirtilerek ihya kararı verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafından tasfiye halindeki şirket aleyhine açıldığı anlaşılan itirazın iptali talepli davanın derdest olduğu, derdest olan bu davada taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılmasının sağlanması bakımından, tasfiye halindeki şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararı  bulunduğu gibi yasada aranan ihya şartlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan  şirketin ihyasına karar verilmiş olmasında ve anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru   olduğu anlaşılan birleşen davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak  atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Diğer yandan, davacının alacaklı olup olmadığının ihya davasında tartışılamayacağı ve tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü borcun varlığına ilişkin itiraz sebeplerinin itirazın iptali davasında tartışılması gerekir. Davalı vekili tasfiye memurunun yanı sıra şirket adına da başvuruda bulunmuş ise de tüzel kişiliği bulunmayan şirketin ihya davasında taraf olmaması nedeniyle başvurunun sadece davalı tasfiye memuru adına yapıldığı kabul edilmiş ve davalı tasfiye memuru vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında  usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 89,95 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.30.11.2023<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"035764edf6914e0c","SID":"1ddb227e9582431c"}}