{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1612 <br>KARAR NO: 2023/3482<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/01/2021<br>NUMARASI: 2014/492 E - 2021/52 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 21/11/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 04.08.2008 tarihinde dava dışı ...San.ve Tic.Ltd.Şti'den 83.262,22 TL bedelle satın aldığı 2009 Model ... marka ... plakalı otomobilinin şehirlerarası yolda seyir halindeyken 2011 Haziran ayında yola çıkan köpeğe çarpmamak için yoldan çıkıp bankete düşerek altının yere çarptığı ve araçta birtakım arıcalar meydana geldiğini, tamir edilmek üzere Antalya'da bulunan davalılardan ...AŞ'ye teslim edildiğini, burada 10 gün kaldığı ve gerekli onarımların yapıldığı bildirilerek aracın teslim alındığını ve tüm onarım masraflarının o tarihte ticari kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ... AŞ tarafından karşılandığını,  birkaç gün sonra aynı şikayetler ve yağ akıtma nedeniyle aynı servise tekrar teslim edildiği ve sorunun giderildiği bilgisi ile teslim alındığını, kısa bir süre sonra aynı arızalar, su eksiltme ve tavandan su alma şikayetleriyle aracın 15.08.2011'de İstanbul'da bulunan davalılardan ....Ltd.Şti'ne teslim edildiğini, 3-4 gün sonra tüm arızaların giderildiği bilgisi verilerek aracın teslim edildiği ve 150,00 TL onarım masrafının müvekkilince karşılandığını, kısa bir süre sonra yine aynı şikayetler devam ettiğinden araç yolda kalınca tekrar ... arandığı, onun ise yol yardımına yönlendirdiğini, yol yardımın ise aracın su eklenerek İstanbul'a getirilmesi gerektiğini bildirmesi üzerine  aracı kullanan müvekkili şirket yetkilisinin şehirlerarası yolda biraz gidip durarak su eksildikçe tamamlayarak İstanbul'a dönmek zorunda kaldığını, tekrar ...'a teslim edildiğini, tüm arızaların giderildiği bilgisi verilerek aracın teslim edildiği ve 350,00 TL onarım masrafının ödendiğini, araç teslim alındıktan sonra İstanbul'dan Şanlıurfa'ya yola çıktığı, kısa süre sonra yine su eksilttiğini, müvekkili şirket yetkilisinin şehirlerarası yolda biraz gidip durarak ve su eksilttikçe tamamlayarak Şanlıurfa'ya gitmek zorunda kaldığını, aracın bu sefer 03.09.2011'de Gaziantep'te bulunan davalılardan ....AŞ'ne teslim edildiğini, serviste 2,5 ay kaldığını ve 12.645,99 TL onarım masrafı ödenerek tüm arızaların giderildiği bilgisi ile teslim edildiğini, bu masrafın da kasko şirketince kabul edilmediğini, arızalar yine devam ettiğinden 19.11.2011'de Antalya'da bulunan ... 3.kez teslim edildiğini, yaklaşık 1 hafta kaldığı ve onarım yapılıp arızanın giderildiği bilgisiyle 1.941,02 TL masraf ödenerek aracın teslim edildiğini, tüm bunlara rağmen arızalar giderilemeyerek son olarak 22.03.2012'de Adana'da bulunan dava dışı ... Ltd.Şti'ne teslim edildiğini, 2 gün kaldığı ve tüm arızanın giderildiği bilgisiyle ve 6.320,00 TL ödenerek aracın teslim edildiğini, davalı kasko şirketine her onarımda arızanan ilk kaza-arızayla ilgili olduğu gerekçesiyle kasko sigortasından ödenmesi için başvurulsa da taleplerinin kabul edilmediğini, her gidilen serviste bir önceki onarımı yapan servisin hatalı olduğu ve arızayı gidermediğinin beyan edilmesine rağmen kendilerinin de arızaları gideremediğini ve neredeyse 1 yıllık süreçte devam ettiğini, davalı servis işlemlerinin ayıplı hizmet olduğu ve her birinin olayda sorumluluğu bulunduğunu; ayrıca Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin \"İmalatçı-Üretici ve İthalatçının Sorumluluğu\" başlıklı 16. Maddesi gereğince \"servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişilği olsa dahi imalatçı-üretici ve/veya ithalatçılar  satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden servis istasyonları ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar\" hükmü gereği davalılardan ...Tic.AŞ'nin ... grubu Türkiye distribütörü olduğundan aynı grupta yer alan ... marka araçta sorumluluğu bulunduğunu, diğer davalıların onun yetkili servisleri olduğunu, aracın ilk onarım masraflarını ödeyen kasko sigorta şirketinin ise devam eden ve bir türlü giderilemeyen arızalara ilişkin onarım giderlerini ödememesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; ... plakalı aracın ayıplı hizmetler neticesinde ayıplı hale geldiğinin tespiti ile ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aksi takdirde araç satış bedeli olan  83.262,22- TL'nin iadesi ile servislere ödenen toplam 21.407,01-TL olmak üzere genel toplamda 104.669,23-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, bu talepleri de kabul edilmediği takdirde araç için yapılan onarım işlemlerinin kasko sigortası kapsamında kaldığının kabulü ile yapılan tüm onarım giderlerinin, aracın servislerde kaldığı sürelere ilişkin uğranılan araç serviste kalma zararının, araca uygulanan hatalı işlemler sebebiyle araçta oluşan değer kaybının bilirkişi aracılığıyla tespiti ile bu bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. Davacı vekilince sunulan 08/04/2014 tarihli beyan dilekçesinde, davadaki taleplerin bir asli iki fer'i terditli talepler olduğu beyan edilmiş, ayrıca 22/01/2021 tarihli talep açıklama dilekçesinde, birinci sıradaki asli talebin tümü (ayıpsız misliyle değişim), ikinci sıradaki terditli talebin satış bedelinin iadesi talebine yönelik kısmı, üçüncü sıradaki terditli talebin tümü yönünden davalı ... AŞ'den davada bir talepte bulunulmadığı, bu taleplerin sadece diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edildiği, davada ... 'dan sadece \"21.407,01 TL onarım bedelinin yani ikinci sıradaki terditli talebin bir kısmının\" talep edildiği açıklanmış, ayrıca üçüncü sırada yer alan terditli talepleri yönünden  dava değerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  kazanç kaybı (ikame araç bedeli) için şimdilik 3.250,00 TL olduğu, değer kaybı talebinin  şimdilik 5.000,00 TL olduğu açıklanmıştır. Davalılardan ... Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu aracı üreten şirketin Türkiye temsilcisi olduğunu, fakat söz konusu aracın müvekkili şirket tarafından satılmadığını, aracın ... olarak adlandırılan paralel ithalatçılar  tarafından Türkiye'ye getirilerek  satışının yapıldığını, hal böyle iken müvekkili şirketin  aracın satış zinciri içerisinde yer almadığından davada her hangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını belirterek, davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ...Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla yetkili mahkemenin müvekkilinin adresi olan Antalya Ticaret Mahkemeleri olduğunu, sözde ayıp iddiaları süresinde ileri sürülmediğinden hak düşürücü süre/zamanaşımı itirazları olduğunu, davanın esasa girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi  gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacının iş bu davada taraf ehliyeti (husumeti) bulunmadığını, davacının tamamen kendi kusurundan kazanç elde etme gayesi güttüğünü, dava konusu aracın müvekkiline 2011 yılı Haziran ayında hasarlı olarak çekici vasıtasıyla getirildiğini, tamir ve bakımlarından ardından davacıya teslim edildiğini, davacının bir kaç gün sonra aynı şikayetlerle yeniden servise girdiğini iddia etse de 1 ayı aşkın süre sonra ve farklı şikayetlerle aracın servise getirildiğini, bir an için aynı şikayetle geldiği kabul edilse dahi davacının yeni duruma kendisinin sebebiyet vermediğini ispat etmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete bir sonraki ziyaretinin 10.000  km  sonra olduğunu, bu ziyarette bildirilen sorunun bir önceki ile ilgisi bulunmadığını, araçta daha sonra ortaya çıkan sorunların ilk hasarla illiyet bağı içinde olduğu iddiasını kabul etmediklerini  belirterek, davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Tic.A.Ş.'nin yetkili bayisi ve teknik servisi olduğunu, araç satışının kendileri tarafından yapılmadığını, ... Plakalı aracın 15.08.2011 tarihinde 99.982 Km.de iken, aracın su eksilmesi,  sol ön koltuktaki bel ayarı yapılmaması, tavanın sağ tarafından su girişi olması ve 130-150 KM hızda araçta titreme oluşması sebepleri ile servise bırakıldığını, dava konusu araca Airbag tesisat onarımı ve depo kapağı onarımı yapıldığını, su tahliye hortumları ve tesisat kontrolü ve lastik balans kontrolünün ise ücretsiz yapıldığını, ayrıca aracın 15.08.2011 tarihi saat 11:31 de gelip ve 16.08.2011 tarihi saat 13:51'de teslim edildiğini, davacının iddia ettiği gibi 3-4 gün serviste kalmadığını, 22.08.2011'de 102.113 km'de ise yüksek hızda su eksiltme şikayetiyle başvurup soğutma sisteminin bir hortumunun değiştirildiğini, zamana bağlı olarak yaşlanma nedeniyle çıkan sorunun giderildiğini, aracın noksansız ve hatasız onarıldığını belirterek,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan  ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli ve yetkili mahkemelerin müvekkilinin adresi olan Gaziantep Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin davacıya ait aracı tam ve sağlam olarak tamir ve bakım işlerini yaptıktan sonra  davacıya teslim ettiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusur sorumluluğu olmaması nedeniyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin servis hizmetlerinin kalitesinin en üst düzeyde olduğunu, dava dilekçesinde çelişkili talepler bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ... normlarına uygun ve orijinal parçalar kullanılarak onarımların yapıldığı, müvekkili firmanın herhangi bir kusur sorumluluğu olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalılardan ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait dava konusu aracın 03.08.2010 - 03.08.2011 tarihleri arasında Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandırıldığını, araçta 22.06.2011 günü meydana gelen kaza nedeniyle yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkili şirket nezdinde ... no’lu hasar dosyası açıldığını, ekspertiz raporuyla tespit edilen  ve mutabık kalınan hasar bedelinin onarımın yapıldığı yetkili servis ... San. Tic. A.Ş'ye ... ve ... no’lu faturalar karşılığı ödendiğini, davacı sigortalıdan hasarın onarıldığı, aracı onarılmış olarak sağlam şekilde teslim aldığı, olaydan dolayı müvekkili şirketin sorumlu bulunduğu her türlü borç, yükümlülük, faiz ve taahhütlerinden dolayı ibra edildiğine ve davaya konu olaydan kaynaklanan her türlü haklarından feragat ettiğine dair herhangi bir ihtirazi kayıt içermeyen ibraname alındığını, dava dilekçesinde aracın her arızasından sonra masrafın ödenmesi için müvekkili şirkete başvurulduğu belirtilse de   davacı tarafından aracın ilk onarımı sonrasından dava tarihine kadar geçen süreçte müvekkili şirkete bu yönde hiçbir ihbar ve tazmin talebinde bulunulmadığını, dava dilekçesinde tarihleri belirtilen arızalardan 15.08.2011, 03.09.2011, 19.11.2011 ve 22.03.2012 tarihli arızaların tarih açısından müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçenin kapsama tarihi olan 03.08.2010 -03.08.2011 tarihleri dışında olduğundan  poliçeden karşılanmasının mümkün olmadığını  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; \"1-Birinci sıradaki asli talebin (misliyle değişim) tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE,2-İkinci sıradaki terditli talebin satış bedelinin iadesi kısmının tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE;Onarım giderlerine yönelik talebin davalı ... A.Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden KISMEN KABULÜ ile, 15.087,01-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 3-İkinci sıradaki terditli talep hakkında hüküm kurulmuş olduğundan, üçüncü sıradaki terditli talep hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA\" şeklinde hüküm kurulmuştur. karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalılar  vekilleri istinaf etmiştir.1- Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  Gerek dava dilekçesinden gerekse 21.01.2021 tarihli talep açıklama dilekçesinden de anlaşılacağı üzere dava konusu taleplerinin  sırasıyla; a) “...” plakalı aracın ayıplı hizmetler neticesinde ayıplı hale geldiğinin tespiti ile öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesi, b) Aksi takdirde satış bedeli olan 83.262,22-TL. ile servislere ödenen toplam 21.407,01–TL. olmak üzere genel toplamda 104.669,23–TL.’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, c) Bu talebin  de kabul edilmediği takdirde araç için yapılan onarım işlemlerinin kasko sigortası kapsamında kaldığının kabulü ile yapılan tüm onarım giderlerinin, aracın servislerde kaldığı sürelere ilişkin uğranılan araç serviste kalma zararının ve araca uygulanan hatalı işlemler nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili şeklinde olduğu, ilk derece mahkemesinde 1. sıradaki talebin reddedilmiş, 2. sıradaki talebin kısmen kabul edilmiş, kısmen reddedilmiş, 2. sıradaki talebin kısmen kabul edildiğinden 3. sıradaki taleplerinin esasına girilmeden bu taleple  ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olduğu, ancak ilk derece mahkemesince 3. sıradaki talepleriyle  ilgili hüküm kurulması gerekirken bunun aksi yöndeki karar ile yanılgıya düşüldüğü, nitekim dava konusu taleplerinden 2. sıradaki incelendiğinde bu talebin hem aracın satış bedelinin hem de servislere ödenen onarım bedelinin olmak üzere kül halinde toplam bir bedelin tahsilini içerdiği, aracın satış bedeli ayrı, onarım bedeli ayrı olarak herhangi bir talebimizin olmadığı, dolayısıyla bu külli talebin ayrılarak bunun ile ilgili kısmen kabul kısmen ret kararı verilemeyeceği, bu külli talep aslında reddedilmiş olduğundan 3. sıradaki talepleri yönünden hüküm kurulması gerektiği, müvekkili davacı şirket, dava konusu aracı paralel ithalatçı olan dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden satın aldığını,  davalılardan ... Otomotiv'in  dava konusu aracın ithalatçısı olmadığı,  davalı ...’in müteselsil sorumluluğu aracın ithalatçısı sıfatıyla değil, yetkili servisleri belirleyen ana firma sıfatıyla olduğu, olayda yetkili servislerin iş ve eylemlerinden dolayı davalı ... Otomotiv‘in sorumluluğu bulunduğu , öncelikle dosyada mevcut bilgi, belge ve tespitlere göre aracın ayıplı olduğunun kabulüyle buna göre ayıpsız misli ile değiştirilmesine veya satış bedeli olan 83.262,22-TL. ile servislere ödenen toplam 21.407,01–TL. olmak üzere genel toplamda 104.669,23–TL.’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... Sigorta dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki kararın  hatalı olduğu,  yapılan yargılama neticesinde, kaza sonrası tamirin eksik yapılmış olduğu ve teknik servislerin hataları nedeniyle arızaların giderilemediğinin  hiç kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edildiği, nitekim araç ...’dan yapılan servis işlemlerinden sonra da yine aynı arızaları vermiş ve arızalar en son ... adlı serviste giderildiği, bu durumda aracın 22.06.2011 tarihinde 96.244 km.de geçirdiği kazadan itibaren 22.03.2012 tarihinde 117.704 km.de ... adlı serviste yapılan işlemler dahil servislere ödenen tüm giderlerin, aracın servislerde kaldığı sürelere ilişkin uğranılan araç serviste kalma zararının (günlük araç kiralama hesabına göre), araçta oluşan değer kaybının hüküm altına alınması gerektiği,  diğer yandan ,sigorta eksperinin  aracı yerinde görüp hasarı ve hasarın nasıl giderileceğini tespit etmekle yükümlü olup yetkili servislerinin hatasına hasarı tam tespit etmeyen ve hasarın tamamen giderilmemesinde kusuru bulunan ...’nın eksperi ve dolayısıyla da işbu sigorta şirketinin  de ortak olduğu ve ortaya çıkan onarım gideri zararlarından davalı sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunduğu, bu nedenlerle araç için yapılan tüm onarım giderlerinin (21.407,01–TL.) kasko sigortası kapsamında olduğunun kabulü ile müvekkil şirketçe ödenen onarım bedellerinin işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken buna aykırı hüküm tesisinin  hukuka aykırı olduğu,aracın davalı ...’da kalması ile ilgili olarak hesaplamanın 70 gün esas alınarak yapılması gerektiği,   ... şirketi yetkilileri ve olayın sorumluları hakkında Gaziantep C.Başsavcılığı’nın 2016/84110 sayılı soruşturma dosyasından şikayette bulunulmuş olup işbu soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerekirken bundan vazgeçilerek hüküm tesisinin  isabetsiz olduğu,ayrıca  ilk derece mahkemesinin redde ilişkin kararında ret sebebi ortak olduğundan tüm davalılar yönünden tek bir maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken buna aykırı olarak her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin  hukuka aykırı  ileri sürülmüştür.2-Davalı ... Tic.A.Ş.  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; kararın onarım giderlerine yönelik talebin kısmen kabul kısmının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ve davanın müvekkili şirket yönünden esastan reddine  karar  verilmesi gerektiği,  Şöyle ki;dava konusu aracın  Müvekkili Şirket tarafından satılmamış olup, dava konusu aracın  ''...'' olarak adlandırılan paralel ithalatçılar tarafından Türkiye'ye getirilmiş ve satışı yapılmışt olduğu, bu nedenle davanın esasına girmeden husumet yokluğu nedeniyle tüm talepler yönünden davanın reddi gerektiği, davacının taleplerini terditli olarak belirtmesinin  usul ve yasaya aykırı olduğu,  müvekkil şirketin onarım giderlerinden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün  olmadığı, araca uygulanan servis işlemlerinin detaylı şekilde ifade edildiği üzere bilirkişi raporlarına beyan dilekçelerinde  de yer aldığı üzere; araçtaki arızayı ortadan kaldıran onarıma servis veya imalat hatası neden olmamış bizzat davacının maruz kaldığı kaza sebebiyle akabinde tamiratlar yapılmış ve davacının kullanımı ile hasarın geliştiği anlaşılmış olduğu,  bu andan itibaren onarım giderlerine yönelik müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu. Ayrıca davacının diğer tüm talepleri gibi faiz talebinin de hukuki dayanağı bulunmadığı, olayda  tüketicinin seçimlik haklarını kullanma koşullarının gerçekleşmediği,  gerek Tüketici Yasası ve gerekse Garanti Yönetmeliği esasları uyarınca aranan şartların gerçekleşmediğinin  ayrıca anlaşıldığı, sira Servis kayıtlarının incelenmesinde, bir arıza tekrarı veya araçtan faydalanamama durumu söz konusu olmadığı gibi araçta meydana gelen hasara davacının maruz kaldığı kazanın sebep olduğunun  anlaşılacağı,   araçta tekrarlayan / giderilemeyen ve araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran bir kusur / ayıp / gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığı bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.3-Davalı  ... A.Ş.  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/492 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı olarak dava konusu aracın onarım giderlerine ilişkin talebin kısmen kabulü ile 15.087,01 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline  karar verildiği, yargılama aşamasında bilirkişi raporlarına yönelik olarak verdikleri  itiraz dilekçeleri, savunmaya yönelik diğer beyanları ve farklı bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınması yönündeki taleplerinin  gerekçesi belirtilmeksizin değerlendirmeye alınmadığı,  ve bu şekilde hüküm kurulduğu, Yerel mahkemenin onarım giderlerine yönelik talebinin müvekkili şirket açısından kabulüne dair kararı usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerektiği,zira  dosyada mevcut bulunan 15.07.2013 tarihli İTÜ Makine Fakültesi Otomotiv Anabilim Dalı Öğretim Görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda; aracın geçirdiği kazanın etkisinin alt kısmı ile sınırlı kaldığı, motor bölgesine geçmediği, zaten bu tür bir çarpma sonucu hortumların zarar görmesinin beklenilemeyeceği, su eksiltme ve aşırı ısınma arızalarının ilk kazayla bir ilişkisinin olmadığı, soğutma suyu kaybetme arızasının ilk kazadan sonra yapılan ve ayıplı olduğu iddia edilen onarıma bağlanamayacağı, eğer hortum arızaları bu kazanın etkisiyle başlamış olsaydı 3000 km sonra değil onarımdan hemen sonra ortaya çıkmasının gerektiği , davacının aracının motorunda meydana gelen arızanın bir bakın ve onarım ayıbından kaynaklanmadığı, kullanın hatasından kaynaklandığı hususlarının  ifade edildiği, 14.11.2013 tarihli Yıldız Teknik Üniversitesi Otomotiv Anabilim Dalı Öğretim Görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda; servis hizmetlerinde su eksiltme sorununu gidermeyen davalı ... Ltd.Şti ile araçtaki hararet uyarısına rağmen soğutma suyunu tamamlamada geciken sürücünün ortak sorumluluğunun olduğu ifade edildiği,  20.03.2014 tarihli olarak Boğaziçi ve Marmara Üniversitesi öğretim görevlilerin düzenlenen raporda; ... Türkiye temsilcisi, teknik servisler, sigorta şirketi ve davacı şirketin sorumlu olduklarının ifade edildiği,  müvekkilinin  de diğer servisle birlikte onarım giderlerinden sorumlu olduğuna hükmedilmesinin hatalı olduğu, müvekkiline sorumluluk atfetmeyen 14.11.2013 tarihli rapordaki  görüşün, aksinin kabul edilmesi gerektiği yönünde somut bir veriye de dayanılmadığı, dosya münderecatından da görüleceği üzere  ilk hasar sonrası vekil edence sigorta eksperi tarafından onaylanan/ tespit edilen hasar giderilmiş ve araç davacıya teslim edilmiş olduğu, diğer yandan yapılan tüm onarım ve tespitlerin  aracın ikinci el satış fiyatına etki etmediği gibi, raporlarda fahiş bir şekilde belirlenenin aksine, araçta herhangi bir değer kaybı da yaratmadığı, aleyhe bir kabul anlamına gelmemekle birlikte, yapılan onarım ve tespitlerde yetkili servis hatası bulunmadığından, sorumluluğun müvekkili  şirkete de yükletilmesinin tamamıyla isabetsiz bulunduğu, ayrıca  davacının diğer tüm talepleri gibi faiz talebinin de hukuki dayanağı bulunmadığı,  dava tarihinden itibaren onarım bedeline faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi , mahkemece avans faizine hükmedilmiş olmasının  da hatalı olduğu, dava konusu araçta ayıp / gizli ayıp / üretim hatası söz konusu olmamakla birlikte, kesinlikle bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aracın teknik durumu itibariyle araç değişimini/onarımını gerektirir bir hususun da  mevcut olmadığı, davacının seçimlik haklarını kullanma koşullarının  gerçekleşmediği, araçta daha sonra ortaya çıkan sorunlar ile ilk sorunlar arasında illiyet bağı bulunmadığı, hal böyle iken sonradan ortaya çıkan sorunlardan dolayı müvekkiline  atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı ,kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülmüştür.4-Davalı ... A.Ş. vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle,davada mahkeme tarafından en az 5-6 kez bilirkişi incelemesi yapmış ve bilirkişilerin hazırladıkları raporlarda müvekkili şirketin bir kusurunun  olmadığının gerekçeli olarak düzenlenen  raporlardan anlaşıldığı, davacının aracının arızalanmasında müvekkili  şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığı, bu nedenle mahkemenin müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar vermesi gerektiği, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacının aracının motorunda meydana gelen arıza ve bu arıza nedeniyle müvekkili şirketin bir kusur ve hatasından kaynaklanmadığı yönünde rapor tanzim etmdiği, davacının aracındaki hasarların müvekkili  şirketin kusurundan kaynaklanmadığının  sabit olduğu, bu sebeplerle mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle ortadan kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın Reddine karar verilmesi  talep edilmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , ayıplı mal/ayıplı hizmet iddiasına dayalı alacak  talebine ilişkindir. Davacı vekilince sunulan 08/04/2014 tarihli beyan dilekçesinde, davadaki taleplerin bir asli iki fer'i terditli talepler olduğu beyan edilmiş, ayrıca 22/01/2021 tarihli talep açıklama dilekçesinde, birinci sıradaki asli talebin tümü (ayıpsız misliyle değişim), ikinci sıradaki terditli talebin satış bedelinin iadesi talebine yönelik kısmı, üçüncü sıradaki terditli talebin tümü yönünden davalı ... Sigorta AŞ'den davada bir talepte bulunulmadığı, bu taleplerin sadece diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edildiği, davada ... Sig'dan sadece \"21.407,01 TL onarım bedelinin yani ikinci sıradaki terditli talebin bir kısmının\" talep edildiği açıklanmış, ayrıca üçüncü sırada yer alan terditli talepleri yönünden  dava değerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  kazanç kaybı (ikame araç bedeli) için şimdilik 3.250,00 TL olduğu, değer kaybı talebinin  şimdilik 5.000,00 TL olduğu açıklanmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; dava konusu araç ile ilgili olarak ,58.420 km'de-motor silindir kapağı değişimi, 22.06.2011 - 96.244 km’de - 19.06.2011'de geçirdiği kaza nedeniyle araç ön ve alt kısmında hasar meydana geldiğinden ... AŞ'de diğer parça değişim ve onarımları yanında  yapılan motor su radyatörü ve klima radyatörü onarımı -10 gün- (onarım bedelini davalı kasko sigorta şirketi tamamen ödemiştir, 30.07.2011 - 96.687 km'de - yağ eksiltme nedeniyle ... AŞ'de onarım gördüğü, 15.08.2011 - 99.982 km'de -  hararet ikazı, su eksiltme, tavandan su alma nedeniyle ...  onarım (2 gün) -150,00 TL, 22.08.2011 - 102.113 km'de - yüksek hızda su eksiltme-titreme nedeniyle ... onarım (2 gün)- 350,00 TL, 03.09.2011 - 104.011 km'de - hararet ikazı  nedeniyle ...'da motor elemanları ve silindir kapağı tamiri - 12.645,99 TL ,19.11.2011 - 105.756 km'de - sürekli stop etme ve su eksiltme nedeniyle ... onarım (6 gün) -1.941,02 TL ,2.03.2012 - 117.704 km'de - dava dışı ....Ltd.Şti'de öncekilerle ilgisi olmayan bazı parça değişimleri ve periyodik bakımlar (2 gün) - 6.320,00 TL    onarımları gördüğü anlaşılmaktadır.Mahkemece yargılamada  bilirkişi  heyetleri raporları alınmıştır. Hükme esas alınan 08.10.2020 tarihli dördüncü kök bilirkişi kurulu raporunda : aracın tekrarlayan ve motor revizesine kadar giden soğutma sistemi arızalarının araçtaki imalat hatasından değil, aracın geçirdiği kaza sonrası onarımın ... ve ... servislerinde gerektiği gibi yapılmamasından kaynaklandığı, araçtaki imalat hatasından kaynaklanmadığı ve aracı ayıplı hale getirmesinin sözkonusu olmadığı, ancak değer kaybı oluştuğu, aracı bu şekilde kullanmaya devam eden davacının %25 kusurlu olduğu,  davalılardan ..., ... ve ...  da %25'er sorumlu olduğu, ... ise motoru revize ederek sorunu giderdiği, bu nedenle kusursuz olduğu, her ne kadar ... tamirinden sonra (7 gün-1.641 km sonra) yine su kaçağı oluşmuş ve ... tamir edilmişse de bunların aracın aksamındaki doğal yıpranma kaynaklı olabileceği görüşü belirtilmiştir. Bilirkişi kurulunca ; dosyada alınan ilk kök rapordaki sonuç görüşe itibar edilemeyeceği,zira bu raporda aracın geçirdiği trafik kazası sonrası soğutma sisteminde hasar olmadığı ve herhangi bir tamir yapılmadığı belirtilmişse de, dosyaya celbedilen ve kaza sonrası kasko poliçesi kapsamında (davacıdan ücret almadan) onarım yapan davalı ...'ın servis fişlerinde motor radyatörü ve klima radyatörünün (değişim yapılmadan) onarımının yapıldığı, boruların değiştiğinin  açıkça yazılı olduğu , sonraki kök raporlarda bu hususun  tespit edildiği belirtilmiştir.Dava konusu aracın tekrarlayan ve motor revizesine kadar giden soğutma sistemi arızalarının araçtaki imalat hatasından değil, aracın geçirdiği kaza sonrası onarımın  servislerde gerektiği gibi yapılmamasından kaynaklandığı, araçtaki imalat hatasından kaynaklanmadığı ve aracı ayıplı hale getirmesinin sözkonusu olmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından,davacı tarafın  aracın  ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya aracın satış bedelinin iadesi  şeklindeki talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından,davacı tarafın bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı ... kaza tarihindeki hasar onarım giderini kasko poliçesinden karşılamış olduğu, her ne kadar sonraki arızalar bu kaza neticesinde onarımın gerektiği gibi yapılmamasından kaynaklıysa da arızaların çıktığı ve onarıldığı tarihlerin kasko poliçesinin geçerlilik süresinin sona erdiği tarihten sonraya (03.08.2011 sonrası) rastladığı gibi kasko sigortası genel şartları gereği \"trafik kazası hasarı\"olarak nitelendirilemeyeceği ve kasko teminatında olduğundan sözedilemeyeceğinden, ayrıca kaza sonrası serviste yapılması gereken onarımın ne şekilde yapılması gerektiğini belirlemekle yükümlü olan esasen sigorta eksperi değil yetkili servis olduğundan, son alınan bilirkişi kurulu raporundaki görüşe itibar edilmemesini gerektiren bir husus tespit edilememekle, son-dördüncü kök rapordaki görüş de dikkate alınarak, davalı ...  kasko poliçesi kapsamında davadaki \"onarım gideri\" talebinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacının diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle; davacının davadaki talepleri; a) ... LTD ŞTİ” plakalı aracın ayıplı hizmetler neticesinde ayıplı hale geldiğinin tespiti ile öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesi, b) Aksi takdirde satış bedeli olan 83.262,22-TL. ile servislere ödenen toplam 21.407,01–TL. olmak üzere genel toplamda 104.669,23–TL.’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, c) Bu talebin  de kabul edilmediği takdirde araç için yapılan onarım işlemlerinin kasko sigortası kapsamında kaldığının kabulü ile yapılan tüm onarım giderlerinin, aracın servislerde kaldığı sürelere ilişkin uğranılan araç serviste kalma zararının ve araca uygulanan hatalı işlemler nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.Mahkemece kurulan hükme bakıldığında, \"Onarım giderlerine yönelik talebin davalı ... A.Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden KISMEN KABULÜ ile, 15.087,01-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, İkinci sıradaki terditli talep hakkında hüküm kurulmuş olduğundan, üçüncü sıradaki terditli talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına\" şeklinde hüküm kurulmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 111. maddesi gereğince, terditli davada, davacı aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan birden fazla talebini, aralarında aslilik veya fer'ilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Taleplerden biri asli talep olup, davacı öncelikle asıl talep hakkında karar verilmesini ister; yardımcı talebini ise, asıl talebin reddedilmesi ihtimali için yapar. Mahkeme de, davacının davacının asıl talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer'i talebini inceleyemez ve karara bağlayamaz. Somut olayda ,davacı dava dilekçesinde ve beyan dilekçesinde  davayı terditli taleple açtığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple, ilk talepleri yönünden toplanan deliller değerlendirilerek, evvel emirde bu konuda bir karar verilmesi gereklidir.Davacı tarafça bir asli talep, 2 tane  fer'i talep bulunduğu şeklindeki açıklamaya göre ,bu şekilde terditli talep ileri sürülmesi mümkün değildir. Çünkü ,bir sonraki feri talebin incelenebilmesi ,bir önceki talebin reddedilmesi halinde mümkün olabilecektir. Bu sebeple  Mahkemece ,davacının 2. sıradaki terditli talebi olan (araç için ödemen bedelin iadesi şartları bulunmadığından) , servislere ödenen ücret şeklinde istenen 21.407,01 TL yönünden inceleme yapılarak hüküm kurulduğu, 2. sıradaki bu iki talebin bütün olduğu şeklindeki davacı istinaf sebebinin yerinde olmadığı, 3 sıradaki talep yönünden artık bunun terditli  bir talep olması sebebiyle inceleme yapamayacağından ,son talep yönünden mahkemece esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. davacı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı tarafın  ilk derece mahkemesinin redde ilişkin kararında ret sebebi ortak olduğundan tüm davalılar yönünden tek bir maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken buna aykırı olarak her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin  hukuka aykırı  ileri sürülmüştür.Mahkemece ;\" red sebebi ayrı olan davalı ... yönünden reddedilen tutar (21.407,01 TL) üzerinden yürürlükteki AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 4.080,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle bu davalıya verilmesine; red sebebi ortak olan diğer davalılar yönünden (husumetten red nedeniyle) 4.080,00 TL maktu ve (reddedilen onarım gideri talebi üzerinden)  4.080,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle diğer davalılar ... şirketlerine verilmesine\" şeklinde hüküm kurulmuştur.Ancak ,terditli taleplerde ,davalı ...  yönünden ayrı talep ileri sürülmekle,red sebebinin farklı olduğu anlaşıldığından,vekalet ücretine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Davalıların istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; Davalı ....AŞ'nin ... marka araçların satış sonrası servis hizmetlerini yürüten distribütör firma olması nedeniyle yetkili servisleri belirleyen, eğitimleri veren, denetlemekle ve eğitmekle yükümlü olan firma olduğundan, yetkili servislerin eylemlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla ,davalı tarafın husumete ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelere,bilirki kurulu raporuna göre: davaya konu aracın  96244 km'de iken 22.06.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrasında ilk olarak başvurduğu ...'da onarımın gerektiği gibi yapılmaması, değiştirilmesi gereken parçaların değiştirilmeyip onarımla yetinilmesinden kaynaklandığı, sonrasında üstüste yağ ve su eksiltme arızalarının ve buna bağlı diğer arızaların, motorun zarar görmesine neden olan soğutma sistemi-aşırı asınma arızalarının doğduğu, bu durumun motorun revize edilmesine kadar gittiği, hatta ...'daki motor revizyonu sonrasında tekrar su kaçağı oluşup tekrar ... tamir görmüş olduğu, bu son tamirden sonra arızanın tamamen giderilebilmiş olduğu, bu durumun kaza sonrası davalılar ...'da yapılan onarımların gerektiği gibi yapılmamasından kaynaklandığı, her ne kadar davacının da aracı bu şekilde kullanmaya devam etmesi nedeniyle raporlarda kusurlu olduğu belirtilmişse de, şehirlerarası yollarda ticari faaliyette yoğun olarak kullanılan ve haftalık ortalama 2.000 km yol yaptığı tespit edilen araç malikinin üstüste servis başvuruları bulunduğu, her servis başvurusu sonucunda arızanın giderildiği belirtilerek kendisine teslim edilen aracı buna güvenerek kullanan malikin, tekrarlayan aynı arızalarda kusuru olduğundan-sorumluluğundan sözedilemeyeceği, maliki aracını bu şekilde kullanmaya zorlayan hususun davalıların yeterli ve gerekli onarım hizmeti edimlerini gereği gibi yerine getirmeyip davacıyı yanıltmasından kaynaklandığı, bu nedenle alınan raporlardaki davacı malikin müterafik kusurlu olduğu görüşlerine itibar edilemeyeceği; ayrıca alınan dördüncü - son kök raporda davalılardan ... motor revizesi yaparak sorunu giderdiği ve davacının zararından sorumlu tutulamayacağı belirtilse de, ... kapsamlı motor revizesine rağmen aracın su kaçırmaya devam ettiği ve ...'da tekrar (bir hafta sonra-19.11.2011'de) soğutma sistemi tamiri yapıldığı, aracın motor soğutma sistemindeki sorunun ancak bu son tamirden sonra giderilebilmiş olduğu,  tekrarlayan ve motor revizesine kadar giden aynı arızalar motor revizesine rağmen ... tarafından giderilemediğine ve bir hafta sonra tekrar oluştuğuna göre ... da 12.11.2011'de teslim ettiği aracın motor soğutma sistemiyle ilgili yeterli ve gerekli onarımı yapmamış olduğu, bu nedenle davacının yaptığı onarım giderlerinin ücretsiz yapılmasını isteme ve ödediği onarım bedellerini davalı ... ile yetkili servislerden müteselsilen tahsil talep etmekte haklı olduğuna ilişkin  kabul ve takdirinde hata bulunmadığı anlaşılmakla bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davacı tarafın ve davalıların istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL'nin  alınarak hazineye irat kaydına,Davalı ... A.Ş. 'den alınması gereken 1.030,59 TL karar ve ilam harcından davalı tarafça yatırılan 258,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 772,59 TL 'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı  ... TİC.A.Ş 'den alınması gereken 1.030,59 TL karar ve ilam harcından davalı tarafça yatırılan 257,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 772,94 TL 'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davalı ....SAN.VE TİC. A.Ş'den alınması gereken 1.030,59 TL karar ve ilam harcından davalı tarafça yatırılan 258,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 772,59 TL 'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf masrafının istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be48376249594903","SID":"a6b5f0e0313e487e"}}