{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1181 <br>KARAR NO: 2023/3317<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/10/2022<br>NUMARASI: 2021/314 E - 2022/679 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 07/11/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin işyerinde bulunan elektrik saatlerinin birisinin arızalandığını, elektrik idaresine haber verildiğini, elektrik idaresi tarafından saatin sökülerek götürüldüğünü, yerine müvekkili tarafından bir saat alınarak takıldığını, bir hafta sonra  saatin mühürsüz olduğu, mühür kulaklarının koparıldığı gerekçesiyle Bayrampaşada bulunan iş yerinin ... tesisat nolu elektrik sayacına ... nolu evrakla 21.107,10 TL kaçak elektrik faturası tanzim edildiğini, bu faturaya kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığı gerekçesi ile itiraz edildiği ve faturanın 12.486,27 TL'ye indirildiğini, müvekkilinin bu miktarı 05/05/2005 tarihinde ödediğini, müvekkiline kaçak elektrik hırsızlığı nedeniyle Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2008/389 E., 2009/2075 K. İle bilirkişi incelemesi yaptırılıp 2004 yılı ve öncesi elektrik tüketim miktarları tutarları incelemesinde elektrik sarfiyatının normal olduğunu ve müvekkilinin beraat ettiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, haksız olarak alınan 12.486,25 TL.'nın 05/05/2005 tarihinden itibaren banka  avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini  talep ile dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket tarafından tahakkuk ettirilen meblağların usul ve yasa çerçevesinde uygulandığını, tahakkuk ve hesaplamaların EPDK ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olarak yapıldığını, davacının kaçak elektrik borcunu öderken herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından   reddini  talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda, \"Davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiş,davalı vekilinin istinafı üzerine .Dairemizin  2019/1202 E., 2021/1108 K., 13/04/2021 tarihli ilamı ile \" davalı tarafça bildirilen ve mükerrer kaçak tüketim iddiasına ilişkin  tutanağın davalı şirketten celbi ile ,bilirkişi kurulundan itirazları karşılar şekilde ek rapor alınarak ,sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden,davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına\" karar verilmiştir.Mahkemece yeniden  yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen KABULÜ ile, 8.731,85-TL nin ödeme tarihi olan 05/05/2005 tarihinden itibaren kademeli olarak işleyecek merkez bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü yıllık avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  hükme esas alınan raporda eksik hesaplama yapıldığı, müvekkili şirketin yaptığı 474 günlük hesaba rağmen yalnızca 57 gün kaçak elektrik kullanılmış gibi hesaplama yapılmış olduğu, dolayısıyla da müvekkili şirketin hak kaybına neden olmasının söz konusu olduğu, davacı şirketin , ... no.lu tesisatta abone iken 24.08.2004 tarihinde ... seri no ile \"Bakanlık Mühürlerine Müdahale\" etmekten dolayı hakkında kaçak zaptı tutulduğu, hesaplanan 33.970kWh- 14.486,25-TL, 05.05.2005 tarihinde ödendiği, davacı firma hakkında sözleşme yapana kadar 2 adet kaçak zaptı tutulduğu, davacı firmanın ilk iki faturasından sonra belirgin bir düşüş görülldüğü, eğer ilk iki tüketimi dikkate alınsa idi günlük tüketiminin 383,8kWh/gün olduğu; dolayısıyla bu değer kullanılsa daha fazla kaçak değeri çıkacağının açık olduğu,  EPDK mevzuatına aykırı olduğu, 622 Sayılı Kurul Kararının, Kaçak Ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul Ve Esaslar başlıklı bölümün 1.maddesinin B bendinin 1/a paragrafında hesaplamada alınacak sürenin  açıkça belirlendiği, buna göre \"Kullanım yerine ait bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesi yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme ve son endeks okuma işlemlerinden en son yapılanın işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Bu sürenin dışında müşterinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak yukarıdaki paragraf çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. Bu süre 12 ayı geçemez. \" şeklinde düzenleme bulunduğu, görüldüğü üzere kaçak kullanıma ait bir  hesap yapılacak ise 622 sayılı kurul kararı 1. madde b bendi 1-a paragrafına istinaden kaçak kullanım süresi, son okuma tarihi öncesi dönemi de kapsadığından  1 yıllık eksik tüketim hesabı yapılması gerektiği,dosya kapsamında alınan bilirkişi kurul raporunda kaçak kullanım öncesi olarak adlandırılan süreçte de kullanılan elektrik miktarında şüpheli dalgalanmalar olduğunun  görüldüğü, bu nedenle davacının kaçak kullanımın yalnızca tutanaklar arasından kalan 57 gün üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğu,  Mahkeme ve Bilirkişi heyetinin  kaçak kullanımın yapıldığı gün fark edildiğini ve tutanak altına alındığını söyleyerek buna göre hesaplama yaptığını,oysa ki; yapılacak olan hesaplamanın  622 Sayılı Kurul Kararı Kaçak Ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul Ve Esaslar başlıklı bölümün 1.maddesinin B bendine göre 1 yıllık eksik tüketimi kapsayacak şekilde,  aksi kanaatte ise en azından 90 günlük eksik tüketim hesabı yapılması gerektiği,   kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;  dava ,kaçak elektrik kulanıldığı iddiası ile yapılan tahakkuklarla ilgili ödemelerin haksız olduğu iddiası ile iadesi talebine ilişkindir.Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemee 26.10.2004 tarihli Kaçak Kayıt Dökümü’nde; ... numaralı tutanak celp edilmiş, ek rapor alınmıştır. Ek bilirkişi raporunda; tutanak öncesi dönemde ilgili sayacın  en son 29/06/2004 tarihinde okunduğu. bu tarihte sayaca herhangi bir müdahaleden bahsedilmeyeceği,  kaçak kullanım miktarı hesaplanırken, EPDK'nun 29/12/2005 tarihli kurul kararı gereği, son okuma tarihi olan 29/06/2004 tarihi ile tutanak tarihi olan 24/08/2004 tarihleri arasındaki 57 gün baz alındığı,  hesaplamaların 21 kWh sözleşme gücü üzerinden yapıldığı ve günlük çalışma saatinin 8,33 saat/gün olarak alındığı,  dava konusu alacağın 24/08/2004 tarihinde tutulan ... nolu tutanağa istinaden belirlendiğini, ... nolu tutanak nedeniyle mükerrer durum oluştuğu için ceza katsayısının 2 alınarak hesaplama yapıldığını, kök rapor'da yapılan hesaplamanın bu rapor için de geçerli olduğunu ve davacı şirketin davalı şirkete 05/05/2005 tarihinde 12.486,27 TL ödemiş olduğu dikkate alındığında  12.486,27 - 3.754,42 = 8.731,85 TL fazla ödeme yapıldığı görüşü  belirtmiştir. Dairemiz kaldırma kararında belirtilen eksik tutanak celp edilerek alınan Ek bilirkişi raporunun, dosya kapsamına ve mevzuata uygun olduğu ,hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı,davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ,böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,   davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 596,45 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50 TL'nin 416,55 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c22f8f3fedd34182","SID":"a14981d38b6c6892"}}