{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/425 <br>KARAR NO: 2023/1104<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/06/2020<br>NUMARASI: 2018/796 Esas, 2020/317 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 21/11/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ... Koleji Çamlıca, ..., ... Koleji Dragos, ... projelerinde 2014-2015 yıllarında asansör yapım işlerini üstlendiğini ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, asansörleri çalışır vaziyette tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, montajını yaptığını ve 2016 yılı sonu itibariyle gerekli sertifikaları alıp ve tescillerini sağladığını, bu işlemler için faturalar kesildiğini davalının  ödemelerini çek ile yaptığını, ancak müvekkili tarafından 05/11/2015 tarihli faturası ile teslim edilen 4 adet asansör sonrasında müvekkilinin 31/12/2015 tarihli cari hesap ekstresinde davalı/borçlu şirketin 23.609,96 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ödeme için defalarca iletişime geçildiğini ve uzun süreler bakiye bedelin ödeneceği vaadiyle ödeme yapılmasının beklendiğini, müvekkilinin iyiniyetinin kötüye kullanılması nedeniyle  son çare olarak davalı aleyhine Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirkete karşı taahhüt ettiği asansör imalatlarını uluslararası ve yerel standartlara aykırı bir biçimde ifa ettiğini ve iddiasının aksine söz konusu uygunluk raporlarını müvekkili şirkete teslim etmediğini, davacının öncelikle asli taahhüdünün bir parçası olan uygunluk sertifikalarını ve asansör ruhsatlarını müvekkili şirkete teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının söz konusu uygunluk sertifikalarını ve asansör ruhsatlarını müvekkili şirkete teslim etmeden bir başka söylemle kendi üzerine düşen yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa etmeden müvekkili şirketten edimini ifa etmesini isteyemeyeceğini  belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan yargılama sonucu (18/09/2019 tarihli kök ve 29/01/2020 tarihli ek rapor doğrultusunda); davacının takip tarihi itibariyle davalıdan tahsili gereken dava konusu asıl alacağının  23.609,96  TL olduğu, takip konusu alacak miktarında fazlalık ve hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının bu  miktardaki likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı/borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen  dava ve takip konusu 23.609,96 TL lik borca vaki itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip konusu asıl alacağa - davacının talebi aşılmamak üzere- takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4489 Sayılı Kanun ile değişik 2.md gereğince  TC Merkez Bankası tarafından  kısa vadeli  avans kredilerine  uygulanan faiz oranları  dikkate alınarak yıllık % 9,75 ve değişen oranlarda basit usulde (3095 S.K. Md 3.) temerrüt faizi uygulanmasına,  Likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı/borçlunun hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, Yerel Mahkeme’ce, müvekkili Şirket’in Bilirkişi Raporları ile de sabit olduğu üzere eksik ifaya bağlı takas-mahsup hakları tartışılmaksızın hüküm kurulduğunu, dosya içeriğine göre davacının sözleşme kapsamındaki asli yükümlülüğü olan asansör ruhsatlarınının almadığının gerek Bilirkişi Heyeti Raporu gerekse de davacının ilgili Belediyeden almış olduğu yazı ile sübuta erdiğini, bu çerçevede, ihtilaf konusu alacak ile ilgili olarak öncellikle davacının özen yükümlülüğünü ve Sözleşme'de yazılı garanti taahhüdünü yerine getirip getirmediğinin de incelenmesi ve müvekkili şirketin ilgili asansör ruhsatlarını almak ile ilgili katlanacağı zarar ve ziyanın Bilirkişi kanalıyla tespitinin yapılarak davacı alacağından takas-mahsubu yapılması gerektiğini, Yerel Mahkemece, davacının edimini eksik ifa etmesine rağmen sözleşmede kararlaştırılan bedelin tamamının ödenmesine hükmetmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca, davacı alacağının yukarıdaki açıklama çerçevesinde yargılamayı gerektirmesi nedeniyle müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak, yeniden yargılama yapılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava, taraflar arasındaki \"asansör yapımına\" ilişkin 14.04.2015 tarihli sözleşme kapsamında bakiye 23.609,96 TL iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı vekilince, işin ayıplı yapıldığı, sözleşmeye uygun ifanın olmadığı, bu nedenle davacının bakiye alacağını talep edemeyeceği belirtilerek davanın reddi istenmiştir. Taraflar arasında imzalanan 14/04/2015 tarihli sözleşmeyle; \"... Mah. ... Sk. ... mevki Kartal/İstanbul \" adresindeki taşınmaz üzerine davalı iş sahibi tarafından yapılmakta olan \"...\" kapsamındaki mimari projeye uygun şekilde, projelendirme ve montajı yapılıp çalışır durumda iş sahibine teslim edilmek suretiyle, 4 blok için 4 adet hidrolik insan asansörü yapılması işleri KDV dahil 165.000,00 TL iş bedeli karşılığında davacı yüklenici tarafından üstlenilmiş olup, işin başlangıcından tamamlanmasına kadar her türlü malzeme ve zayiat, işçilik, araç ve gereç giderlerinin yüklenici tarafından sarf olunacağı, iş süresinin 75 gün olduğu, iş bitimi itibariyle yüklenicinin yaptığı işin taraflarca yapılacak inceleme neticesinde bir kabul tutanağına bağlanacağı, her istihkak tanzimini takiben ödeme yapılabilmesi için  yüklenicinin  yaptığı iş miktarı kadar faturayı  işverene vermek zorunda olduğu kararlaştırılmış, ayrıca sözleşmenin \"Özel Hususlar\" başlıklı 16. Maddesinde; elektrik panosu, aydınlatmalar, harçlar ve asansör ruhsatının da yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Taraflar arasında imzalanan 14/04/2015 tarihli sözleşmenin \"Özel Hususlar\" başlıklı 16. Maddesindeki; “...elektrik panosu, aydınlatmalar, harçlar ve asansör ruhsatı yükleniciye aittir...” ifadesine göre sözleşmeye konu asansörlerin Kartal Belediyesi'nden ruhsatlarını alma ödevinin davacı yüklenici tarafından yerine getirilmesi gerektiği, Kartal Belediyesi'nin protokol yaptığı A tipi yetkili muayene kuruluşu alan Makina Mühendisleri Odası tarafından dava konusu 4 adet insan asansörüne yeşil etiket verilmiş olmakla asansörler asansör ruhsatı almaya hazır hale getirilmiş olmakla birlikte, Kartal Belediyesinin ... Sayılı ve Bayındırlık İmar İş ve İşlemleri konulu yazısında; \"... ada ... parsele ait asansör tescil evraklarının ... Asansör-... firması tarafından idaremize sunulduğu ve 20.10.2016 - ..., 20.10.2016- ..., 20.10.2016- ... nolu başvuru dilekçeleri ile kayda alındığı görülmüştür. Onaylı ruhsat eki projeleri uyumsuzluğu sebebiyle asansör tescil belgeleri düzenlenmemiştir.\" şeklinde belirtildiği üzere, sözleşme ile asansörlerin ruhsatını alma işlemini üstlenen davacı yüklenicinin bu ödevini yerine getirmediği, Mahkemece, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında belirtilen \"yüklenicinin asansörlere ruhsat alma yükümünü yerine getirmemesinin iş bedeli talebinde bulunmasına engel teşkil etmediği, yüklenicinin bu konuda kusurunun olmadığının düşünüldüğü\" görüşüne dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, bu değerlendirmenin eksik incelemeye dayalı olduğu, dosyada mevcut raporların davaya konu ihtilafı tam olarak çözüme kavuşturacak mahiyette değerlendirmeler içermedikleri, eser sözleşmesine dair kanuni düzenlemeleri, yüklenici ve iş sahibinin sorumluluklarını, davacı yüklenicinin TBK'nın 471/1-2 maddesi gereğince özen yükümlülüğü kapsamında iş sahibini aydınlatma ödevini yerine getirip getirmediğini usulünce değerlendirilmedikleri görülmüştür. Buna göre, mahkemece, davaya konu (projelendirme, montaj ve ruhsat alma dahil) asansör yapımı işinin uzmanı ve yüklenicisi davacı olduğundan, bu kapsamda özen borcundan doğan sorumluluğu kapsamında, benzer alanlardaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranma ve iş sahibinin zarar uğramasından kaçınma yükümlülüğü gereğince, işinin ehli olarak, yapılacak olan asansörlerin onaylı ruhsat eki projelere uygun olup olmadığını sözleşmenin akdedilmesi sırasında ve işe başlamadan önce araştırarak, söz konusu proje uyumsuzluğu nedeniyle asansörlere ruhsat almakta sorun yaşanılacağı hususunda davalı iş sahibini uyarması gerektiği, davacı yüklenicinin buna dair uyarı yükümlülüğünü  yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiği gözetilerek, dosya kapsamına sunulan taraf delilleri değerlendirilmek suretiyle davacı yüklenici tarafından bu uyarı yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin usulünce değerlendirilmesi, ayrıca asansörlere ruhsat almada oluşan bina projesi-asansör uyumsuzluğu sorununun giderilip giderilemeyeceği de Belediye'den sorulmak ve bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle açıklığa kavuşturulup, eğer giderilebilecek ise davacıya bu giderimi yerine getirmesi ve asansörlerin ruhsatını alması için uygun bir süre verilerek sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, kaldırma sebebine göre sair istinaf itirazları bu aşamada yarıca değerlendirilmemiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2020 tarih, 2018/796 Esas, 2020/317 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı  tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f66bbaec9bde31c4","SID":"d7ade785ec9b7f73"}}