{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/1857 Esas 2023/1621  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/1857<br>KARAR NO\t\t: 2023/1621<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/863 Esas 2020/556 Karar<br>DAVACI<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 28/11/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 15/11/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 15/11/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmenin müteselsil kefili olduklarını, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2018/10266 ve Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2018/10091 Esas sayılı dosyalarından ilamsız takipler yapıldığını, davalıların takiplere karşı haksız itirazları üzerine takiplerin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalıların haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili  cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, İcra Müdürlüğünce müvekkillerine gönderilen ilamsız takipteki ödeme emrini ve içeriğindeki hiç bir iddia ve talebi kabul etmedikleri, gerek icra dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinde gerekse dava dilekçesi ekinde; iddia edilen alacağa dayanak hiç bir belge gönderilmediğini, öncelikle davacı tarafından iddia edilen sözleşmenin; usul ve yasaya uygun olmadığı, müvekkillerine borç yükleyecek şekli şartlan içinde barındırmadığından, müvekkillerinin kefil ve borçlu sıfatı bulunmadığını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ödeme emriyle talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı, alacaklıya karşı zamanaşımı definde bulundukları, ayrıca borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; huzurdaki davanın hak düşürücü sürede açılmadığı, müvekkillerinin takip konusu edilen borçlarının bulunmadığı, iddia edilen alacakların likit olmadığı ve iddia edilen asıl alacak ile tüm ferilerinin de haksız, mesnetsiz ve fahiş olduğu, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ödeme emri ile iddia ve talep edilen alacakların muaccel hale gelmediği, muacelliyet kesbetmeyen alacakların takibe konu edilmesinin hatalı olduğu ve takibin iptalinin gerektiği, davacı tarafça yapıldığı iddia edilen hesap kat işleminin de haksız ve mesnetsiz olduğu, Müvekkillerinin temerrüde düşmediği, bu nedenle talep edilen temerrüt faizleri ve akdi faizlerin hukuka aykırı olduğu, ayrıca faiz oranlan fahiş olduğu gibi faiz başlangıç tarihlerinin de mevzuata ve sözleşmelere aylan olduğu, davacı Bankanın müvekkillerinin yapmış ödemeleri dikkate almadığı, hatalı hesaplamalar yapıldığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  davalı şirket ile davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden davacı banka tarafından davalı şirkete nakdi kredi ile gayri nakdi kredi kapsamında teminat mektubu verdiği, teminat mektubunun halen meri olduğu, hem yukarıda belirlenen nakdi kredi borcundan hem de meri teminat mektubunun deposundan ve ayrıca da halen bankaya ibraz edilmeyen çeklerle ilgili davalı bankanın ödemek zorunda kalacağı tutarın deposundan davalı şirketin, yukarıda belirlenen nakdi kredi borcundan ise davalı kefillerin sorumlu olduğu, sözleşmede hüküm olmaması nedeniyle davalı kefillerin meri teminat mektubu tutarı ile bankanın çek sorumluluk tutarının deposundan sorumlu olmadığı, nakdi kredi yönünden belirlenen alacağın likit, itirazın da haksız olması nedeniyle inkar tazminatının davalılardan tahsili gerektiğinden, bu nedenlerle Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/10266 esas sayılı dosyasında davalıların 88.718,69 TL asıl alacak, 2.903,22 TL işlemiş akdi faiz, 1.816,47 TL işlemiş temerrüt faizi, 34,65 TL BSMV, 203,58 TL masraf olmak üzere toplam 93.676,61 TL'ye yapmış oldukları itirazların iptallerine, kabul edilen asıl alacağa yıllık %28,08 temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağa göre belirlenecek %20 inkar tazminatı olarak hesaplanan 17.743,74 TL'nin davalılardan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,  Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/10091 esas sayılı dosyasında; 0131da00000018418 nolu krediden kaynaklanan 597,87 TL asıl alacak, 38,56 TL işlemiş temerrüt faizi, 2,11 TL BSMV, 203,58 TL masraf olmak üzere toplam 842,12 TL'ye davalıların yapmış olduğu itirazların iptallerine,  asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48,50 oranında faiz uygulanmasına, asıl alacağa göre belirlenecek %20 inkar tazminatı olarak hesaplanan 119,57 TL'nin davalılardan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,  9543688 nolu kredili mevduat hesabından kaynaklanan 50.710,81 TL asıl alacak, 2.311,54 TL işlemiş akdi faiz, 851,90 TL işlemiş temerrüt faizi, 63,55 TL BSMV olmak üzere toplam 53.937,80 TL'ye davalıların yapmış olduğu itirazların iptallerine, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağa göre belirlenecek %20 inkar tazminatı olarak hesaplanan 10.142,16 TL'nin davalılardan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5478000197722525 nolu kredi kartından kaynaklanan 9.624,58 TL asıl alacak, 674,39 TL işlemiş akdi faiz, 188,58 TL işlemiş temerrüt faizi, 10,45 TL BSMV 4,2 TL masraf olmak üzere toplam 10.502,20 TL 'ye davalı asıl borçlu ... Şirketi'nin yapmış olduğu itirazın iptaline, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, davalı kefiller ... ve ...'ın ise aynı kredi kartından kaynaklanan 9.624,58 TL asıl alacak, 674,39 TL işlemiş akdi faiz, 55,14 TL işlemiş temerrüt faizi, 10,45 TL BSMV, 4,2 TL masraf olmak üzere toplam 10.364,76 TL'ye yapmış oldukları itirazların iptallerine,  belirtilen kredi kartından kaynaklanan asıl alacağa göre belirlenecek %20 inkar tazminatı olarak hesaplanan 1.924,17 TL'nin tüm davalılardan alınmasına,  tüm davalılar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, Meri teminat mektubu tutarı olan 120.000 TL ile bankanın ödemek zorunda kalacağı çek teminat tutarı olan 8.000 TL'nin davalı borçlu  ... Şirketi'nden tahsili ile faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, davalı bankanın meri teminat mektubu ve çek sorumluluk tutarının diğer davalı kefillerden tahsili ile depo talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret  kararında mer'i teminat mektubu tutarı olan 120.000,00 TL ile çek teminat tutarı olan 8.000,00 TL yönünden davalı kefillerin sorumlu bulunmadığından bahisle verilen kararın taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine aykırı olduğundan usul ve yasaya aykırı olduğunu, 27/05/2015 tarihli genel sözleşmenin müteselsil kefalet başlıklı 32/1.maddesi gereğince davalı olan kefillerin de depo borcundan sorumlu olduklarını, bu nedenle mahkemece davalı şirket lehine 3.kişi kurumlara garanti edilen 121.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden ve 8.000,00 TL çek teminat tutarı yönünden davalı kefillerin de sorumlu tutulması gerekirken bu davalılar yönünden ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalılar istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10266 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş., borçlularının ..., ... Ve  ... Şti. olup,  Asıl Alacak 88.718,69 TL, Kat Tarihine Kadar İşlemiş Akdi Faiz 2.903,22 TL, İşlemiş Temerrüt Faizi 3.296,03 TL, BSMV 164,81 TL, Masraf 203,58 TL olmak üzere toplam 95.286,33 TL'nin asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek % 28,08 oranında temerrüt faizi uygulanmasının talep ettiği, davalılar vekilinin itirazları üzerine takibin durdurulduğu, <br>Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2018/10091 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde;  alacaklısının ... A.Ş., borçlularının ..., ... Ve  ... Şti. olup,  28.08.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde 01311DA00000018418 Nolu Kredi Alacağı (Temerrüt Faizi % 56) Asıl Alacak 597,87 TL, İşlemiş Temerrüt Faizi 52,27 TL, BSMV 2,61 TL, Masraf 203,58 TL olmak üzere toplam  856,33 TL'nin, 9543688 Nolu Kredi Alacağı(Temerrüt Faizi % 30,24) için  Asıl Alacak 50.710,81 TL, Kat Tarihine Kadar İşlemiş Akdi Faiz 2.311,54 TL, İşlemiş Temerrüt Faizi 1.273,28 TL, BSMV 63,55 TL olmak üzere toplam 54.359,18 TL'nin 5478 0001 9772 2525 Nolıı Kredi (Temerrüt Faizi % 30,24) Asıl Alacak 9.624,58 TL, Kat Tarihine Kadar İşlemiş Akdi Faiz 674,39 TL, İşlemiş Temerrüt Faizi 252,10 TL, BSMV 10,45 TL, Masraf 4,20 TL olmak üzere toplam 10.565,72 TL'nin işleyecek faizi ile birlikte ve ayrıcada bankaya iade edilmeyen çek yaprakları için toplam 9.600,00 TL ve mer’i teminat mektupları için 164.400,00 TL depo edilmesi talep edilmiş, davalıların takibe itirazları üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.<br>\tBilirkişiden alınan rapor ve ek raporda özetle; davacı banka ile davalı şirket arasında 27/05/2015 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmenin aynı limitle müteselsil kefili olduklarını, sözleşmenin 32.maddesinde müteselsil kefalete ilişkin düzenleme yapıldığını, sözleşmenin 48.maddesinde kredi kartına ilişkin düzenleme yer aldığını, banka tarafından kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, davacı bankayla davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi dışında çek sözleşmesi de imzalandığını, davalı kefillerin bu sözleşmede imzalarının bulunmadığını, banka tarafından Beşiktaş 1. Noterliğinden 09/08/2018 tarihli 51990, 51991 yevmiye no'lu iki ayrı ihtar çekildiğini, her iki ihtarın 16/08/2018 tarihinde davalılara tebliğ edildiğini, 1 gün içinde borcun ödenmesi istenildiğinden davalıların 18/08/2018 tarihinde temerrüte düştüklerini, davalı kefillerin imzalamış oldukları genel kredi sözleşmesinde teminat mektubu bedelinin deposu ve çek teminat deposuna ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, takip tarihi itibariyle Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/10266 esas sayılı dosyasında davalıların 88.718,69 TL asıl alacak, 2.903,22 TL işlemiş akdi faiz, 1.816,47 TL işlemiş temerrüt faizi, 34,65 TL BSMV, 203,58 TL masraf olmak üzere toplam 93.676,61 TL, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/10091 esas sayılı dosyasında; 0131da00000018418 nolu krediden kaynaklanan 597,87 TL asıl alacak, 38,56 TL işlemiş temerrüt faizi, 2,11 TL BSMV, 203,58 TL masraf olmak üzere toplam 842,12 TL, 9543688 nolu kredili mevduat hesabından kaynaklanan 50.710,81 TL asıl alacak, 2.311,54 TL işlemiş akdi faiz, 851,90 TL işlemiş temerrüt faizi, 63,55 TL BSMV olmak üzere toplam 53.937,80 TL, 5478000197722525 nolu kredi kartından kaynaklanan 9.624,58 TL asıl alacak, 674,39 TL işlemiş akdi faiz, 188,58 TL işlemiş temerrüt faizi, 10,45 TL BSMV 4,2 TL masraf olmak üzere toplam 10.502,20 TL, davalı kefiller ... ve ...'ın ise aynı kredi kartından kaynaklanan 9.624,58 TL asıl alacak, 674,39 TL işlemiş akdi faiz, 55,14 TL işlemiş temerrüt faizi, 10,45 TL BSMV, 4,2 TL masraf olmak üzere toplam 10.364,76 TL sorumlulukları olduğu belirlenmiş olup, Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10266 esas sayılı dosyasında asıl alacağa yıllık %28,08, Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10091 esas sayılı dosyasında 0131DA... krediden kaynaklı asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48,50, 54780..nolu kredi kartından, 9543688 nolu kredili mevduat hesabından kaynaklanan borçlara takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, mer'i teminat mektubu tutarı 120.000 TL ile bankanın ödemek zorunda kalacağı çek teminat tutarı 8.000 TL olup, sözleşmenin hükümlerine göre davacı meri teminat mektubu tutarı ile bankanın ödemek zorunda kalacağı çek teminat tutarının deposunu sözleşmeye göre  davalı borçlu şirketten talep edebileceğini, sözleşmede hüküm olmadığından kefil olan diğer davalılardan isteyemeyeceği belirtilmiştir. <br>\tSomut olaya gelince;  davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve  kredi kullandırıldığı, davalı diğer borçluların aynı limitle sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen  borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkında Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2018/10266 ve Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2018/10091 Esas sayılı sayılı dosyasından iki ayrı icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itirazı üzerine takiplerin durdurulduğu, bankacı bilirkişiden alınan gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi rapor ve ek raporunda da belirtildiği üzere davalı asıl borçlu şirketin kullanmış olduğu nakdi kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan <br>\tAnkara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/10266 esas sayılı dosyasında 88.718,69 TL asıl alacak, 2.903,22 TL işlemiş akdi faiz, 1.816,47 TL işlemiş temerrüt faizi, 34,65 TL BSMV, 203,58 TL masraf olmak üzere toplam 93.676,61 TL,  <br>Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/10091 esas sayılı dosyasında ise 0131da00000018418 no'lu krediden kaynaklanan 597,87 TL asıl alacak, 38,56 TL işlemiş temerrüt faizi, 2,11 TL BSMV, 203,58 TL masraf olmak üzere toplam 842,12 TL <br>\t9543688 nolu kredili mevduat hesabından kaynaklanan 50.710,81 TL asıl alacak, 2.311,54 TL işlemiş akdi faiz, 851,90 TL işlemiş temerrüt faizi, 63,55 TL BSMV olmak üzere toplam 53.937,80 TL,<br>\t 5478000197722525 nolu kredi kartından kaynaklanan 9.624,58 TL asıl alacak, 674,39 TL işlemiş akdi faiz, 188,58 TL işlemiş temerrüt faizi, 10,45 TL BSMV 4,2 TL masraf olmak üzere toplam 10.502,20 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince nakdi alacağa yönelik verilen karar usul ve yasaya uygundur. <br>\tÖte yandan, davacı yanın teminat mektubu deposu ile çek teminat riskinden kaynaklı depo istemine yönelik istinaf başvurusuna gelince, <br>\tHukuk Genel Kurulu'nun 06/11/2018 tarih, 2018/19-689 Esas, 2018/1624 Karar sayılı emsal içtihatında \".......5411 sayılı Bankalar Kanunu’nda “gayri nakdi kredi” kavramı tanımlanmamıştır. Ancak, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca; muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmak; çekin karşılığının kısmen bulunması durumunda ise, kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır. Bu ödeme külfeti, sözü edilen Kanun gereğince bankalara yükletilmiş olduğundan, borçlunun bankadaki mevduatının bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur. Banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisi, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermez (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 27.12.2017 tarih, 2016/1 E., 2017/6 K. sayılı kararı). Tüm bu açıklamalardan ve yasal düzenlemelerden ortaya çıkan sonuç, kefaletin verildiği anda borcun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiği, kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi uyarınca kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının arandığı, kefilin yalnızca kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile bağlı olduğu, Çek Kanununun ödeme yükümlülüğü maddesi uyarınca, hesap sahibi ile banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayrinakdî kredi sözleşmesi hükmünde bulunduğu, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceği, belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağı, bu nedenle çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu ancak kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerektiğidir. Eldeki kredi sözleşmesinde ise depo talebinin müteselsil kefilleri de kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmamaktadır....\" denilmiştir. <br>                        Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatı ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı bankaca takip tarihi itibariyle 121.000,00 TL  meri teminat mektubu riski ve 8.000,00 TL çek teminat riski bulunduğundan bahisle ilk derece mahkemesince gayrinakdi alacağın depo edilmesine yönelik talebin reddi kararının hatalı olduğundan kaldırılması talep edilmiş ise de taraflar arasında imzalanan 27/05/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin 32.maddesinde müteselsil kefaletin, 41.maddesinde teminat mektuplarına ilişkin, 48.maddesinde kredi kartına ilişkin düzenlemeler yapıldığı, yapılan düzenlemeler de teminat mektuplarının deposu veya çek teminat riskinden kaynaklı depoya yönelik olarak davalı kefillere ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı, davacı bankayla davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan çek sözleşmesinde davalı kefilleri herhangi bir imzalarının bulunmadığı, imzalanan genel kredi sözleşmesinde kefillerin gayri nakdi kredilere yönelik (teminat mektubu bedelinden ve çek teminat riskinden) depo sorumluluğuna ilişkin herhangi bir özel bir düzenleme bulunmadığı gibi takipten sonra da söz konusu risk gerçekleşmiş ise yine imzalanan sözleşmede davalı kefiller yönünden özel bir düzenleme bulunmadığından davalı kefillerin sorumluluğu söz konusu olamayacağından gayri nakdi alacağın deposuna ilişkin talep yönünden açılan davanın davalı kefiller yönünden reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2018 tarih ve 2016/16494 esas sayılı ile 2018/1375 karar sayılı emsal içtihatları).<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 15/11/2023<br><br><br><br>Başkan-            Üye                    Üye\t                     Zabıt Katibi <br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15eca25f8ebd4afd","SID":"99a54bbe6b4907f7"}}