{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1700 <br>KARAR NO: 2023/1192<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/03/2020<br>NUMARASI: 2017/629 Esas - 2020/221  Karar<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Bomonti/Şişli'deki işyerindeki kilitli kasasından müşterilerinden mal karşılığı tevdi almış olduğu ve Keşidecisi/Broçlusu ... olan ... Ticari Şubesi (...) Hesap no'lu ... çek nolu, 30/06/2017 keşide tarihli 50.000-TL'lik çek ile birlikte müşterilerinden almış olduğu birçok çek, şirkete ait boş çek koçanları, şirket sahibi ... ile ailesine ait pasaportlar vs. çalındığını, müvekkilinin şirket tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/91693 soruşturma nolu dosya ile şikayet talebinde bulunulmuş olduğunu, çalınan çeklerin iptali amacı ile taraflarınca İstanbul 10. Asliye Tİcaret Mahkemesinin 2016/815 Esas sayılı çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı verildiğini, dava konusu çek, keşide tarihi olan 30/06/2017 tarihinde davalı ... tarafından bankaya ibraz edilmiş olduğunu ve çek arkasına Mahkemece verilmiş bulunan ödeme yasağına ilişkin şerh koyulduğunu, Savcılık kararına rağmen çek kendisine iade olunduğunu, davalı tarafından çek İst. ... İcra Müdr. ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine koyulduğunu, dava konusu çek ve arkasındaki cirolar incelendiğinde çekin keşideci ... San. A.Ş. Tarafından ... San. Tic. A.Ş. lehine düzenlendiğini, çek arkasına ... şirketi tarafından kaşe vurularak müvekkilinin ... şirketine ciro edildiğini, müvekkilinin şirket kasasından çalınan dava konusu çek arkasına müvekkilinin şirketin sahte kaşesi vurulduğunu ve müvekkilinin şirket yetkilisi ... imzası da sahte olarak atıldığını, bu hususta taraflarınca İst. 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/500 E. Sayılı dosyası ile imza itirazında bulunulduğunu, davalı ... yetkili hamil olmadığını, yetkili hamil müvekkili olduğunu, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, istirdat davalarının kabulü ile dava konusu çekin müvekkilinin meşru hamil olmaması nedeni ile haksız ve mesnetsiz olarak açılmış bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptalini, taraflarından dava konusu çekin iptali hususunda açılmış bulunan İst. 10. ATM'nin 2016/815 E. Sayılı dosyası ile keşideci ... şirketi tarafından dava konusu 30/06/2017 tarihli 50.000-TL'lik çek yönünden ödeme yeri tayini kararı alınarak, 50.000-TL çek bedelinin Mahkeme veznesine depo edilmiş olması, mezkur çek bedelinin haksız ve mesnetsiz olarak, meşru hamil olmayan davalı-alacaklı tarafından tahsil edilmek üzere olması nedeniyle ve çek bedelinin 30/06/2017 tarihinde, yani 03/07/2017 tarihinde açılan icra takibinden önce mahkeme veznesine depo edildiği hususu da göz önüne alınarak mezkur paranın üzerine alacaklıya ödenmemesi amacı ile ihtiyati tedbir koyulmasını, ihtiyati tedbir kararının İstanbul 10. ATM'nin 2016/815 E. Sayılı dosyası ile İst. ... İcra Müdr. ... E: sayılı icra dosyasına gönderilmesini, çek bedelinin 30/06/2017 tarihinde, yani 03/07/2017 tarihinde açılan icra takibinden önce mahkeme veznesine depo edildiği göz önüne alınarak çek istirdatı davalarında verilecek çek istirdatı kararının, çekte yer alan tüm keşideci, hamil ve cirantaları da kapsayıcı nitelikte olması nedeni ile tüm takip borçluları yönünden icranın durdurulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava konusu icra takibine konu ... -Şişli Ticaret şubesine ait ... seri nolu 50.000-TL'lik 30/06/2017 keşide tarihli çekin tahsili amacıyla İst. 10. ATM 2017/711 D.İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı alındığını, akabinde İst. ... İcra Müdr. ... E. Sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davacının istirdat davası açmasında hukuki bir yararının olmadığını, davanın dava şartının eksik olduğunu, müvekkili dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, davacının ileri sürdüğü def'iler çeki ciro ve teslim yoluyla teslim alan  müvekkile karşı ileri sürülemez olduğunu, davacı taraf, çekin rızası hilafına elden çıktığına ilişkin iddia da bulunmuş olsa da bu durum alacaklının alacağının temin etmesine de engel bir durum olmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde belirttiği taraf olmadıklarını, İst. 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu ödemeden men yasağı başvuru hakkına engel olmadığını, davacı müvekkilinin çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu bir şekilde iktisap ettiğini kesin delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, huzurdaki davada ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddini, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasını, amir yasa hükümleri ve yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre, ilgili çekin hukuka uygun ve yetkili bir şekilde elinde bulunduran müvekkile karşı davacı tarafın iddialarının reddi gerekmekte olduğunu, davacının istirdat davası ile icra takibinin iptalini istemeyeceği bu hususun icra mahkemesi görev alanına girdiğini ve bunla ilgili bir dava da açılmadığı nazara alındığında davacının bu taleplerinin reddi gerektiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davaya konu çekin, davalı tarafça icra takibine konu edilmesi de nazara alınarak ilgili çek aslındaki ciro işlemindeki imzanın, davacı tarafça imzalanıp imzalanmadığı yolunda bilirkişi incelemesi yapılması için çek aslı, ilgili icra dairesinden müzekkere ile istenilmiş, icra müdürlüğünün yazı cevabına göre çek aslının icra dosyasındaki alacaklı, bu dosyada da davalı tarafa teslim edildiği bilgilisinin verilmesi sebebiyle, 15.10.2019 tarihli celse sonunda verilen ara karar ile çek aslının, Mahkememize ibraz edilmesine yönelik ara karar gereklerinin, davalı tarafça yerine getirilmemesi sebebiyle çek üzerinde, davacı tarafça yapıldığı iddia olunan ciro işlemi üzerinde imza incelemesi yaptırılamamıştır. Bu davada ispatlanacak olan vaka çeki zayi ettiğini iddia eden tarafın elinden rıza dışı çıktığını ve sonuçta hamilin eline geçmekle beraber davacının hamile nazaran üstün hakkı olduğunu  ispatlamasına bağlıdır. Davacı bunu ispatladığı takdirde çekin son meşru hamili olacağından, doğal olarak çekin kendisine iadesi gerekecektir. Somut olayımızda ise davalı taraf, davaya konu çeki, Mahkememize ibraz etmemesinden kaynaklı olarak çek üzerinde davacı tarafça yapıldığı iddia olunan ciro işlemi üzerinde imzaya yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılamadığından, yine çek sebebiyle davacı tarafça, savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulduğundan, son olarak da  İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/815 Esas sayılı dosyasıyla çekin iptali davası açılıp ödeme yasağı alınıp ifa yeri tayininin yapılması hususları bir arada değerlendirildiğinde, davaya konu çekin davacının elinden, rızası hilafına çıktığı sonucuna varılarak, davacının davasının kabulüyle davacı hakkında bu çeke dayalı olarak yapılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin, davacı yönünden iptaline, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; imza örnekleri alınmış olsa dahi dava konusu çekin dava dosyası içerine girmemesi sebebi ile gerekli inceleme yapılarak bir bilirkişi raporu alınmadığını,  davalının davaya konu çekte iyi niyetli hamil durumunda olup, veriliş koşullarını ve verilme sebebini araştırmak durumunda olmadığı gibi bunu bilebilecek durumda da olmadığını, dava, çalındığı ileri sürülen çekin istirdadı istemine ilişkin olup bu tür davalarda, davacının öncelikle yetkili hamil olduğunu, sonra da bu çeklerin rızası dışında elinden çıktığını ve yeni hamilin kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini, dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, çek ister hamiline, ister emre yazılı olsun, çek hamili onu kötü niyetle ya da ağır bir kusuru bulunarak iktisap etmiş olmadıkça, önceki hamilin elinden ne suretle çıkmış olursa olsun, onu geri vermeye mecbur olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, yetkili hamilin rızası hilafına elden çıkan çekin istirdatı, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının çekin yetkili hamili olup olmadığı noktasındadır.Dava konusu çek, dava dışı ... San. A.Ş. tarafından 30/06/2017 tarihinde dava dışı ...San. Ve Tic. A.Ş. 50.000,00 TL bedelli olarak ..., Şişli Ticari Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar, davacı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.,  ... Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... tarafından ciro edilmiştir. Çek, ... Bankası tarafından 30/06/2017 tarihinde takasa sunulmuş, çek iptaline ilişkin İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/815 Esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir. Davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin davalı tarafından İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/815 Esas sayılı çek iptali dosyasına çekin ibraz edildiğinin bildirdiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını  790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini  ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Bununla birlikte, İstanbul 12. Bölge Adliye Mahkemesinin 08/07/2021 Tarih ve 2020/1236 E.- 2021/1120 K. Sayılı kararında, \"Dairemizde ve diğer dairelerde yapılan istinaf  incelemeleri sırasında, ciro zincirinde bulunan bazı şirketlerin pek çok dosyada davalı sıfatını haiz olduğu ve istirdat davalarının davalısı oldukları tesbit edildiğinden ,davalı da sorgulandığında pek çok soruşturma ( 19 sayfa Savcılık ,İst.BAM Dairelerinde 3 sayfa kadar dava dosyası listesi eklenmiştir.) ve benzer dava dosyaları bulunduğu tesbit edilmiştir.\" hususu belirtilmiştir. Bu durumda kaybolan tüm çeklerin aynı ciro zinciriyle davalıya geçmesi ve benzer olaylar nedeniyle pek çok dava ve soruşturmaya muhatap olunması karşısında davalının, dava konusu çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 26.05.2021 tarih, 2020/5570 E. - 2021/4450 K. sayılı kararı). Bu durumda eldeki davada çekin istirdadına ilişkin şartlar oluşmuş olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 853,88‬ TL harcın, alınması gerekli olan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.561,62‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.08/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fef5c52cf34350ff","SID":"00963e3fcd1f1233"}}