{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/491 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1966<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2019/8 Esas  2019/826 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 01/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01/11/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... aleyhine başlatılan İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4460 E. sayılı icra takibinde, davalının 24/04/2012  tarihinde dosyaya sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesinin borçlunun tebligat adresi olan İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri olduğunun savunulduğunu, ancak ... ve davalı ...’nün, ... San. Ve Tic. A.Ş.’nin kefili sıfatı ile ... Bankası ... ... Şubesi ile imzalamış oldukları “Gayri Nakdi Çek Kredi Sözleşmesi” 15. maddesinde uyuşmazlıklarda yetkili mercii başlığı altında “müşteri sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıkta sözleşmeyi imzalayan Banka Şubesinin ikamet yerinin Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkisini kabul eder” denildiğini, sözleşmeyi imzalayan banka şubesinin ... ... Şubesi olması nedeni ile davalı vekilinin yetki yönünden itirazlarının yerinde olmadığını, ayrıca HMK’nın 14/1. maddesine göre bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de  olduğunu, açıklanan sebeplerle icra takibinin alacaklısına, yetkili icra dairesini seçme hakkı tanınmış olduğundan icra takibine yetkili dairenin İzmir İcra Müdürlükleri olduğunu,  işbu sebeple davalının yetki itirazı yerinde olmayıp reddi gerektiğini, davalı borçlunun takibe itirazında uygulanabilecek faizin fahiş olduğunu ve yasal faiz ödenmesi gerektiğini ancak davacı banka ve borçlu arasında imzalanan sözleşme gereği ve alacaklı tarafın tacir olmasından kaynaklı senelik temerrüt faiz oranının %22.10 olarak belirlendiğini, dolayısı ile ortada yasal faizi gerektiren ve fahiş olan bir faiz istemi bulunmadığını, davalının itirazının haksız olduğunun her türlü şüpheden uzak olduğunu bu nedenle 2004 sayılı İİK. m. 67/2 uyarınca davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini belirterek davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, kesin hükme kadar geçerli olmak üzere davalı adına kayıtlı araçlara ve taşınmazlara ihtiyati tedbir konulmasına, haksız olarak borca itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile dava dışı ... Sanayi ve Ticaret AŞ. şirketi arasında imzalanan gayrinakdi çek kredisi sözleşmesi nedeniyle davalının kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, bu hususun tek başına davanın kabul edilmesi için yeterli kabul edilemeyeceği; davacı her ne kadar davalıdan asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplamda 5.041,05 TL alacak için icra takibine başlanmış ise de, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının talep ettiği 6 adet karşılıksız çıktığı iddia edilen çeklerle ilgili çeklerin karşılıksız çıktığı yada karşılıksız çıkmış olsa bile söz konusu çekler nedeniyle bankanın ödemiş olduğu banka sorumluluk miktarına ilişkin ödemeyi ve ödenen miktarları belgeleyecek herhangi bir belgenin de sunulamadığı, davacının karşılıksız çekler nedeniyle yaptığı ödemelere ilişkin ödeme miktarlarını belirterek yapılan ödemelerin davalıdan ödenmesi istemini içeren ihtarın davalıya tebliğ edildiği veya  takip talebinde talep edilen işlemiş faizin talep edilebilmesi için davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin de ibraz edilemediği, takip dosyasındaki  asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden davacının davasının haklılığını ispata yarayacak herhangi bir bilgi ve belgenin de dosya içerisinde bulunmadığı, bilirkişi tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde bu hususların ayrıca tespit edildiği ve bilirkişinin  raporunda somut belgeler yerine dava dışı ... Sanayi ve Ticaret AŞ. şirketine yapılan ihtarlar ile aradaki sözleşme metnine göre soyut olarak hesaplama yapılmaya çalıştığı ve bu hususu raporunda belirttiği, ancak bu durumda dahi hesaplanan asıl alacak miktarının davacı tarafından  takip dosyasında talep edilen asıl alacak miktarından az olduğu; davacı vekilinin de duruşmada  bilirkişi raporunda belirtilen hususları doğrular mahiyette aradan 10 yıl geçmiş olması nedeniyle sadece dava dışı kredi lehdarı ... şirketine ait ihtarları sunabildiklerini, davalı müteselsil kefile ihtar çekildiğine dair herhangi bir belge sunamadıklarını yine, çek sorumluluk bedellerini ödediklerine dair ödediğini gösteren belgeyi bilirkişiye sunamadıklarını bu belgelerin müvekkilinde bulunmadığını  beyan etmiş olması ve davacının davasının kabul edilebilmesi için asıl alacağı ile buna ilişkin olarak talep edilen faiz miktarını tereddüte mahal vermeyecek şekilde ispatlaması gerektiği, ancak yukarıdaki gerekçeye göre davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından davanın reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davacının davasını ispat edememesi nedeni ile davanın esastan reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının davasını ispat edememesi nedeni ile davanın esastan  reddine şeklinde hüküm kurulduğunu, bu durumun kabul edilemeyeceğini, yerel mahkeme tarafından yargılama sürecinde aldırılan 16.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda dahi davacı şirketin 06.04.2012 takip tarihi itibariyle davalı kefilden alacağının 2.420,00 TL olması gerektiği kanısına varıldığını, hal böyleyken yerel mahkeme tarafından davanın ispat edilememesi nedeni ile usulden reddine dair hüküm tesis edilmesi dayanaktan yoksun ve kabul edilmesinin mümkün olmadığını, itirazlarının değerlendirilerek ek rapor alınması gerekmekte iken usulden reddi kararının hukuka uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2019 gün 2019/8 Esas ve 2019/826 Karar  sayılı kararın ortadan kaldırılmasını, ek bilirkişi rapor aldırılmasını veya yeni bir bilirkişi görevlendirip yeni bir rapor aldırılmasını, aksine hüküm kurulduğu takdirde mevcut bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karara çıkarılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücreti masrafların karşı tarafa yüklenmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİk 67. maddesi kapsamında açılmış olan itirazın iptali davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili, dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davacı banka arasında imzalanan Gayri Nakdi Çek Kredi Sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile  imzaladığı, sözleşme kapsamında asıl borçluya kullandırılan krediler kapsamında verilen çekler nedeni ile bankaca ödenmek zorunda kalınan çek zorunlu tutarlarından kaynaklı alacağın ödenmediğinden bahisle bu alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde, öncelikle davalının adresi itibariyle İstanbul İcra Daireleri'nin yetkili olduğu, takibe konu çek hesabıyla davalının bir ilgisinin bulunmadığı, çeklerden dolayı banka sorumluluk tutarı nedeniyle davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek takibe konu asıl alacak, faiz ve fer'ilerine itiraz edildiği bildirilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının davasını ispat edememesi nedeni ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.  <br>İlk Derece Mahkemesince verilen işbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2012/4460 Esas sayılı icra takip dosasının incelenmesinden, davacı banka tarafından 06/04/2012 tarihinde dava dışı asıl borçlu ... San. Tic. A.Ş,  dava dışı ... ve  davalı ... hakkında \"05/04/2012 faiz başlangıç tarihli, 5.038,00 TL tutarındaki (3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre banka sorumluluk tutarları) dayanak gösterilmek suretiyle 5.038,00 TL asıl alacak, 3.05 TL (%22,01) işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.041,05 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatılmış olduğu ve davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısında, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 16/09/2019 tarihli raporda, dava dosya içerisindeki belgeler ve yazışmalar incelendiğinde asıl alacak rakamının 3.460,00 TL olduğunun belirlendiği, dosya içerisine 64157, 64861, 64863, 64865, 64867 numaralı çeklerle ilgili ihtarların ibraz edildiği, ancak 3.460,00 TL asıl alacağı teyit eden ödenen çeklerle ilgili banka kayıtlarının talep edilmesine rağmen ibraz edilmediği, takibe konu çeklere ilişkin ihtarlarda sadece 64871 çek numaralı çeke ilişkin olarak yapılan ihtarda  ödenen sorumluluk miktarının 410,00 TL olarak belirtildiği, diğer ihtarlarda ödenen sorumluluk miktarı ile ilgili hususun belirtilmediği, takibe esas çekler nedeniyle yapılan ihtarların sadece dava dışı kredi lehdarı ... şirketine çekildiği, davalı kefile ihtar çekildiğine dair belge ibraz edilmediği, davalı kefilin takiple temmerrüde düştüğü, dava dışı ... şirketinin 15/10/2006 - 16/02/2007 tarihleri arasında 6 adet çekin karşılıksız yazıldığı, dava dışı ... şirketine karşılıksız yazılan 6 adet çek ile ilgili ayrı ayrı ihtar çekildiği, ödenen banka sorumluluk miktarları ve bunların bankaya ödenmesi ile ilgili davalıya yapılan ihtarların ibraz edilmediği, çek sorumluluk ödeme tarihleri (sorumluluk bedelinin ödendiği tarih ile ihtar/takip arası akdi faiz hesabı yapılabilmesi için) ilgili banka kaydının ibraz edilemediği bildirilmiştir.<br>Dosyada bir sureti bulunan ve davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu Gayri Nakdi Çek Kredi Sözleşmesinin incelenmesinden, kefillerinin sorumluluğuna ilişkin 17. maddesi incelendiğinde, kefillerin gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğuna dair açık ve net bir hükmün bulunmadığı görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı belgeler ve yine bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın takibe konu ettiği alacağına dayanak olarak davalının kefil olarak imzaladığı Gayri Nakdi Çek Kredi Sözleşme kapsamında asıl borçlu şirkete verilen ve 3167 Sayılı Kanun hükümlerine göre banka sorumluluk tutarının davacı banka tarafından ödendiği iddia olunan çeklerden kaynaklı olarak 5.038,00 TL asıl alacak ve fer'ileri üzerinden talepte bulunulduğu anlaşılmıştır. Ancak  takibe konu alacağın dayanağı çeklerin banka sorumluluk tutarlarının davacı banka tarafından ödendiğine dair banka kayıtları ve dayanak belgelerin davacı banka tarafından dosyaya ibraz edilemediği görülmüştür. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunun 4. Sayfasında tablo halinde gösterilen  64157, 64861, 64863, 64865, 64867 ve 64871 numaralı çeklerle ilgili olarak banka sorumluluk tutarının davacı banka tarafından ödendiğine dair bir belgenin davacı delilleri arasında yer almadığı gibi mahkemece yapılan yargılama sırasında da İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süreye rağmen ilgili banka kayıtlarının sunulmadığı, yine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 09/12/2019 tarihli duruşmada dava konusu çek sorumluluk bedellerinin ödendiğine dair ödeme belgelerinin aradan 10 yıl gibi bir sürenin geçmiş olması nedeni ile davacı bankada bulunmadığı bildirildiğinden İlk Derece Mahkemesince ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen davanın ıspatlanamadığından reddine ilişkin karara karşı ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;    göre davacı  vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2019 tarih, 2019/8 Esas ve 2019/826 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 269,85 TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 01/11/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f3961611fec86ef","SID":"252f5cc89e235d90"}}