{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1625 <br>KARAR NO: 2023/1066<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2019<br>NUMARASI: 2017/1003 Esas - 2019/1534  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketle aralarındaki ticari ilişki sebebiyle oluşan ve ödenmeyen cari hesap bakiye alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan takibin borçlunun haksız itirazı üzerine durduğunu, takibe itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ticaret yaptığı tarihlerdeki ortakları ile bugünkü ortaklarının farklı kişiler olduğunu, davacı şirketin defterlere bakıp alacaklı gözüktüğü şirketlere bu şekilde icra takipleri ve davalar açmakta olduğunu, davacı şirketin bu taleplerinden önce müvekkili şirkete hiç ulaşıp borcun gerçekte var olup olmadığını dahi sormadığını, davalı müvekkili şirketin, davacı şirkete olan borcunu ödediğini,  müvekkili şirketin, davacı şirketin pazarlama elemanı olan müvekkili şirkete malı ve faturaları getiren ve ödemeleri de alan ... isimli kişiye ödemeleri yaptığını, sunulan ibranamede davacı şirketin bu işlerde yetkili olan elemanı tarafından imzalandığını, davacı şirketin tamamen kötü niyetli olduğunu, haksız kazanç sağlama niyetinde olduğunu belirterek davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalar ile SGK kayıtları ve dosya kapsamında bulunan delillere göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğu ve davacının alacağının para alacağı olduğu, davalı borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu Yetki itirazının İİK 50 yollaması ile TBK 89 maddesi gereğince kaldırılması gerektiği, davalının Mahkememizin Yetkisine yapmış olduğu ilk itirazında TBK 89 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.Tarafların tacir olması nedeni ile ve davacı tarafından ticari defterlere delil olarak dayanıldığı, ancak davacının belirlenen inceleme gününde ve bilirkişi tarafından talep edilmesine rağmen ticari defterlerin sunulmadığı, HMK 190 maddesi gereğince ispat yükü kendisinde olan davacının alacağın varlığını kanıtlar nitelikte delil sunmadığı davacının, davalıdan davaya konu takip ile istenilen alacağın tespit edilemediği, davacının iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamadığından Açılan itirazın iptali davasının reddine, davalının şartları bulunmayan tazminat talebinin reddine..\" karar verilmiştir. \t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmeden eksik ve hatalı şekilde karar verildiğini, davalı şirket müvekkiline olan cari hesap borcunu ödediğini iddia ettiğini  ve bu kapsamda ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davalının işbu iddiasını hiçbir şekilde ispat edemediğini, davalı \"...\" adlı kişiye dava konusu cari hesap borcunu ödediğini ve bu kapsamda mutabakat yapıldığını iddia etmişse de söz konusu şahsın, müvekkili şirket yetkilisi olmadığı gibi müvekkil şirketin çalışanı dahi olmadığını, taraflar arasında gerçekleştiği iddia edilen 01.05.2011 tarihli mutabakatın müvekkili şirket ile yapılmadığını, bu nedenle geçerliliğinin bulunmadığını, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılarak itirazın iptaline, davacı hakkında %20 den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE :Dava, cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 21.769,50 TL asıl alacak ve 15.038,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.808,35 TL alacağın tahsili istemiyle 25/08/2016 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı kendilerine  mal ve faturaları getiren kişiye ödeme yaptığını, bu kişiden davacı şirketin alacağı olmadığına ilişkin imzalı ibraname alındığını beyan ederek borcunun bulunmadığını savunmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, icra takibine konu cari hesap alacağından davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davacı, takip talebinde davalıyla olan cari hesap ekstresine dayanmış ancak taraflar usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamıştır. Davalı, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul etmiş ve dava konusu alacağı ödediğini savunarak ispat yükünü üzerine almıştır. Doktrinde davalının bu savunmasına “bağlantılı bileşik ikrar” denilmektedir. Bağlantılı bileşik ikrarda bulunan taraf, diğer tarafın ileri sürdüğü vakıayı ikrar eder fakat ikrarına bu vakıadan çıkan hukuki sonucu hükümden düşüren ve bu vakıanın doğumu ile ilgili bulunmayan başka bir vakıa ileri sürer. Bu durumda ikrarın bölünebileceği, dolayısıyla ispat yükünün davalıya düşeceği kabul edilmektedir. Davalı tarafından sunulan \"01.05.2011 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten alacağının kalmadığına\" dair dava dışı ... tarafından imzalanan belge, davacı şirketin ... isminde bir çalışanın olmaması, bu kişinin şirket yetkilisi de olmaması karşısında ödeme savunmasını ispata yarar bir belge değildir. Ödeme savunması yönünden ispat yükü üzerinde olan davalı,  ödeme savunmasını ispata yarayacak herhangi bir delil sunmamış, cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmamıştır. Bu durumda ödeme savunması ispatlanamadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda Mahkemece eldeki davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulü ile 21.769,50 TL alacak yönünden itirazın iptaline, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan takibe konu  alacak davalı tarafından önceden belirlenebilir, likit olduğundan davacı lehine  itirazın iptaline karar verilen alacağın % 20  si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2- DAVANIN KABULÜ ile davalı/takip borçlusunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 21.769,50 TL asıl alacak yönünden iptaline, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,  3-Kabulüne karar verilen asıl alacağın %20'si olan 4.353,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4- Alınması gereken 1.487,07 TL harçtan davanın başında alınan 371,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan  1.115,30 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına 5- Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan peşin harç 371,77 TL, başvurma harcı 31,40 TL,  posta ve tebligat gideri 165,00 TL, bilirkişi ücreti 1250,00 TL olmak üzere toplam  1.818,17 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesin olduğundan  HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-İstinaf karar harcı 54,40 TL'nin istem halinde davacıya iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan posta ve tebligat gideri 52,05 TL ile istinaf başvuru harcı 148,60 TL olmak üzere toplam 200,65 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362/(1)-a maddesi uyarıncı  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6672282a60d7dca3","SID":"5a4ff08989864078"}}