{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1609 <br>KARAR NO: 2023/1175<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/10/2019<br>NUMARASI: 2015/872 Esas - 2019/1227  Karar<br>DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  tarafların 12.09.2011 tarihinde 1 yıl süreli olarak imza altına aldıkları Kurumsal Satış Ortaklığı Sözleşmesi ile iş ilişkisi kurduklarını, sözleşmede, bir yıllık yeni sürelerle kendiliğinden yenileneceği kararlaştırıldığından 2. yıl sözleşmenin “belirsiz süreli sözleşme\" haline döndüğünü, sözleşme dönemi içinde ve 01.09.2012 tarihinden itibaren 1 yıl geçerli olmak üzere taraflarca imzalanan Ek Protokol ile sözleşmeye ek yapıldığını, ayrıca “Kurumsal Satış Ortaklığı” sözleşmesinin eki niteliğinde olan Kurumsal Kazanç Sistemi (KKS) duyuruları yoluyla ilgili zaman dilimi için prim ve hakların elde edilmesine yönelik kuralların bildirildiğini, davalının Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı, 13.09.2013 günlü ihbarnamesi ile “bayiliği” gerekçesiz, haksız ve sebepsiz tek taraflı olarak feshettiğini (sözleşmeye aykırılık vb bir gerekçe gösterilmediği gibi müvekkili şirketin edimlerinde herhangi bir eksiklik belirtilmediğini  mücerret ve tek taraflı fesih söz konusu olduğunu  bildirildiğini, 17.09.2013 olan davacı şirkete tebliğ tarihini müteakip 24.09.2013 günü itibariyle sözleşmenin nihayete erdiğini, davacı şirkete yeterli fesih süresi verilmediğini, davalı şirketin  davacı şirket ile aralarındaki sözleşmeyi haksız ve sebepsiz yere tek taraflı olarak feshetmiş olmasından, alacak miktarı bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğinden ötürü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak ve zararlardan dolayı maddi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen feshin olağan fesih olması hasebiyle feshe haksız olarak yaklaşılamayacağını, zira fesih yetkisinin tarafların ortak ve serbest irade beyanları ile akdedilen sözleşmeden ileri geldiğini, bu sebeple haksız fesih iddiasıyla menfi ve müspet zararların talep edilemeyeceğini, ayrıca sözleşme kapsamında da davacı şirketin zarar/tazminat vs. talep etme hakkının bulunmadığını  ayrıca talep edilen alacak kalemlerine ilişkin olarak, tüm bunların cari hesaba yansıtılması suretiyle bayinin ceza kesintilerinden mahsubu sağlanmış olduğundan, davacının işbu taleplerinin de reddine,  huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \".. taraflar arasında imzalanan  sözleşmenin feshini düzenleyen hükümler bir arada değerlendirildiğinde, mahkememizde de, sözleşmenin, 29/c maddesi gereğince, davalının, bayii hakkında sebep göstermeden dahi sözleşmeyi fesh etmesinin mümkün bulunduğu, davalı tarafından, sözleşme hükümleri kapsamında haklı ve usulüne uygun olarak sözleşmenin fesih edildiği, sözleşmenin genel hatlarıyla yukarıda belirtilen hükümleri karşısında incelenen, davalı ticari defter ve belgeleri sonucunda, teknik bilirkişi heyetince verilen, denetlenen ve benimsenen kök ve ek raporlar ile, davacı tarafından talep edilen prim ve destek hak ediş ödemelerinin, ... projesi primlerinin davalının cari hesap ekstresine işlendiği ancak, davalının davacıdan 54.954,14 TL alacaklı olduğu, bu alacak nedeniyle, 30/09/2014 tarihinde teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğü ve alacağın tahsil edildiği, davalının, 01/01/2013 ve 31/12/2013 tarihleri arasında cari hesap bakiyesi olarak davacıdan 73.482,70 TL. alacaklı olduğu ve davalı tarafından davacıya, düzenlenen 48 adet  fatura ile 172.721,10 TL. kesinti cezalarının uygulandığı, davalının, tahakkuk etmiş fakat henüz ödenmemiş ve/veya tahakku. edecek primlerden her türlü kesintiyi yapma hakkına sahip olduğu, yapılan bu kesintiler nedeniyle, davacının davalıdan, prim destek hak ediş, cari hesap, teminat mektubundan kaynaklanan alacağının bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında, davacı şirket, davalı şirketin mobil elektronik haberleşme hizmetini verebilmesi için,gerekli olan sim kart satışına aracılık etmeyi, diğer ürün ve hizmetleri davalı şirket nam ve hesabına satılmasını, abonelik sözleşmesi ile aboneliğin tesis edilmesi için gerekli olan evrakların davalı şirket nam ve hesabına alınmasını üstelendiği,  tüm bu hizmetleri gereği gibi yapması için gerekli personel, bilgi giriş sitemi, dekorasyon, araç kiralama, kira  yükümlülüklerinin davacıya ait olduğu anlaşıldığından buna yönelik taleplerinin de yerinde olmadığı kanaati oluştuğundan ...\" davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 13.09.2013 tarihli fesih ihbarnamesinden sonra 17.09.2013-19.12.2013 tarihleri arasında 21 adet ceza faturası kesmesinin hukuki olup olmadığının değerlendirilmediğini, davalının 17.01.2013-19.12.2013 tarihleri arasında kestiği 58 adet ceza faturasına ilişkin (toplam tutarı 172.721,10 TL) kestiği her bir ceza faturasına ait dayanak belgelerinin davalıdan istenmesine rağmen dosyaya sunmadığının mahkemece değerlendirilmediğini, davalı taraftan getirtilecek delillerin talep edildiğini, talep içeriği tüm prim, hakediş ve ceza faturalarını kapsayacak ve bilirkişinin daha kolay değerlendireceği şekilde düzenlenerek 16.03.2017 ve 03.05.2017 tarihli belgeler ile davalıya gönderildiğini, davalı tarafın talep edilen şekilde delilleri ve dayanak belgelerini göndermek yerine CD ile sonuç bilgilerini gönderdiğini, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin olup olmadığının bilirkişi raporlarında yer almadığını, usul ve yasaya aykırı kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, sözleşmenin haksız feshi iddiasına dayalı zarar ile sözleşme uyarınca haksız yapıldığı iddia olunan kesinti - ceza bedeli ve prim-destek hakedişleri alacağının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı  vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı tarafından 13.09.2013 tarihli ve ... yevmiyo nolu Beyoğlu .... Noterliğinden gönderilen ihtarname ile taraflar arasında 12.09.2011 tarihinde imzalanan Kurumsal Satış Ortaklığı Sözleşmesinin 29-c maddesine atıf yapılarak bu madde kapsamında sözleşmenin feshi yoluna gidildiği, bahsi geçen ihtarnamede söz konusu fesih işleminin ihtarnamenin karşı tarafa tebliğ tarihinden itibaren 7. günün sonunda hüküm ifade edeceği belirtilmekle taraflar arasındaki satış ortaklığı ilişkisinin davalı tarafça 24.09.2013 tarihinde sona erdirildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki 12.09.2011 tarihli kurumsal satış ortaklığı sözleşmesinin 2. maddesinde sözleşmenin konusunun ...'nın kullanıma sunduğu Mobil Elektronik Haberleşme Hizmeti'ni verebilmesi için gerekli olan SİM Kart'ların satışında aracılık hizmeti verilmesi ve sözleşme kapsamındaki küçük ve orta büyüklükteki işletmelere yönelik hazırlanmış diğer ürün ve hizmetlerin kurumsal satış ortağı ve istihdam edeceği doğrudan satış ekibi tarafından ... adına ve hesabına satılması ve yine sözleşme kapsamındaki iş ve işlemlerin ... adına ve hesabına yapılması, Mobil Elektronik Haberleşme abonelik sözleşmesinin ve ... tarafından imzalatılması talep edilen ... tarafından onaylı başka tür sözleşmelerin ve taahhütnamelerin ... adına ve hesabına akdedilmesi, bu ürün ve hizmetlerin satımında ve iş ve işlemlerin yapılmasında ...'ya aracılık hizmetinin verilmesi, bu hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için abone bilgi giriş sisteminin kurulması, bu sistemin kurumsal satış ortağı personeli tarafından kullanılabilmesi için eğitilmesi, bu sistemin bakımının ve onarımının yapılması, dekorasyon desteğinin sağlanması, ileride ... tarafından bildirilecek diğer ürün ve hizmetlerin satılması ve diğer iş ve işlemlerin yapılması faaliyetinin sözleşmede belirlenen koşullara uygun olarak münhasır yetkili olmaksızın kurumsal satış ortağı tarafından icra olunması olduğu, 'Süre başlığı' altında düzenlenen 4.maddesinde sözleşmenin yürürlüğe gireceği  tarihten itibaren 1 yıl süre ile yürürlükte kalacağı, taraflardan herhangi birisi tarafından sözleşme süresinin bitiminden en geç otuz gün önce gönderilecek bir fesih bildirimi ile sözleşme feshedilmedikçe, sürenin sona ermesinden itibaren birbirini takip eden 1  yıllık yeni sürelerle sözleşmenin kendiliğinden yenileneceği, 'Kurumsal satış ortağının yetkisi' başlığı altında düzenlenen 5.maddesinde kurumsal satış ortağının, sözleşme konusu faaliyetleri ve ileride ... tarafından bildirilecek kurumlara yönelik diğer ürün ve hizmetlerin satılması ve diğer iş ve işlemlerin yapılması faaliyetlerini ... adına ve hesabına icra edecek ve bu ürün ve hizmetlerde, iş ve işlemlerde ve SİM Kart'ların satışında ...'ya aracılık hizmeti vereceği,  belirlenen konu dışında kurumsal satış ortağının ... adına ve hesabına veya kendi adına ... hesabına hiç bir işlem yapamayacağı, abonelik sözleşmesi ve ... tarafından imzalatılması talep edilen ...  tarafından onaylı başka tür sözleşmelerin ve taahhütnamelerin dışında herhangi bir sözleşme akdedemeyeceği,  ...'yı her ne nam altında olursa olsun borç altına sokamayacağı, ...'ya  herhangi bir mükellefiyet yükleyemeyeceği veya 43.maddede öngörülen şekilde ... tarafından yetki yerilmedikçe sözleşme konusu faaliyetlerle ilgili olarak hiç bir suretle vaatlerde bulunmayacağı  veya garanti vermeyeceği, 'Prosedürlere ve standartlara uygunluk' başlığı altında düzenlenen 7.b maddesinde  davacının  sözleşme faaliyetlerinde davalı tebliğlerine, talimatlarına, duyurularına emirlerine, standart ve yönetmeliklerine aynen riayet edeceği ve herhangi bir sebeple bunlara aykırı hareket etmeyeceği; e bendinde davacının davalının bildirmiş olduğu tebliğler, talimatlar, duyurular, emirler, standart ve yönetmeliklere uygun olarak, abonelik alan bir abonenin hattının açılabilmesi için davalının uygun gördüğü evrakları tam ve eksiksiz olarak almak evrakların doğruluğunu kontrol etmek ve aboneye verilecek diğer hizmetleri de vermek zorunda olduğu,'Dekorasyon başlığı' altında düzenlenen 8.maddesinde bu maddenin sözleşme süresi içerisinde herhangi bir zamanda ...'nın kurumsal satış ortağına bildirimde bulunması halinde yürürlüğe gireceği, kurumsal satış ortağının sözleşme kapsamında onaylanan işyeri için gerekli olan dekorasyon tanıtım,  teçhizatları ve  malzemeleri ... veya yetkili kıldığı firma tarafından tespit edilecek olup, dekorasyon amacıyla temin edilecek bu malzeme için ...'nın kısmen veya tamamen mali destek sağlayabileceği, ...'nin dekorasyon desteği sağlaması durumunda ... tarafından belirlenen dekorasyon yetkili firma tarafından gerçekleştirildikten sonra kurumsal satış ortağının  bu dekorasyon üzerinde hiçbir değişiklik yapmayacağı, dekorasyonu olduğu gibi  hiçbir ekleme ya da çıkarma yapmadan muhafaza edeceği,'Maddi destekler ve karlılık' başlığı altında düzenlenen 26.maddesinde ...'nın, kurumsal satış ortağına, kurallara ve duyunulara uygun olarak yaptığı ve ... tarafından kabul edilen sözleşme konusu faaliyetleri için bildireceği kriterler ve oranlar çerçevesinde ve dönemsel olarak prim verip vermemekte serbest olduğu, aynı şekilde ...'nın kurumsal satış ortağının sözleşme konusu faaliyetleri nedeniyle yaptığı bazı harcamalara karsılık olarak destek primi verip vermemekte serbest olduğu,'Sözleşmenin sona ermesi' başlığı altında düzenlenen 29.c maddesinde ...'nın 7 (yedi) gün önceden noter kanalı  ile kurumsal satış ortağına ihbarda bulunmak koşulu ile işbu sözleşmeyi her zaman tazminat ödeme yükümlülüğü altına girmeksizin sona erdirebileceği, \"Sözleşmenin prim kesintisi cezai şart ve para cezası\" başlığı altında düzenlenen 30. maddesi 30.1.1. bölümünde davacının işbu sözleşme ile ekleri kapsamındaki yükümlülüklere aykırı hareket etmesi, yükümlülüklerini hiç yada gereği gibi yerine getirmemesi halinde davalının davacıya tahakkuk etmiş fakat henüz ödenmemiş ve veya tahakkuk edecek primlerinden her türlü kesinti yapma hakkına sahip olduğu, 30.3.1 bölümünde davalının davacı işyerinde yaptığı, yaptırdığı denetimlerde vaya müşteri şikayetleri sonucunda davacının davalı tarafından bildirilen prosedüre (abonelik, müşteri hizmetleri, bayi, kurumsam satış ortağı yönetim, fraud vb.) aykırı davrandığının aktivasyon veya tahsilat yetkisini kötüye kullandığının ya da iş hacmine göre yeterli miktarda SIM kart paketi, kontör yükleme kartı ve diğer davalı ürünlerini bulundurmadığının tespit edilmesi halinde davalı tarafından fatura edilen miktarda para cezasını davalının bildirdiği süreç içerisinde ödeyeceği , davalının  uygun göreceği cezayı davacının priminden mahsup edebileceği veya davacıdan ödeme yapmasını isteyebileceği,'Sözleşme ekleri' başlığı altında düzenlenen 40. maddesinde davalı tarafından uygulamalara ilişkin işlemlerin prosedürler ile ilgili zaman zaman bildirilecek hususlar ve değişiklikler sözleşmenin eki olarak kabul edileceği ve davacı tarafından aynen uygulanacağı,'Delil şartı' başlığı altında düzenlenen 44. maddesinde sözleşmeden dolayı taraflar arasında doğabilecek tüm uyuşmazlıklarda sadece ve sadece ...'nın defter kayıtları ile defterlerinin dayanağını teşkil eden evrak ve belgelerin delil olarak kullanılacağı hüküm altına alınmıştır.Taraflara arasında imzalanan ek protokol hükümlerine göre ek protokolün konusunun bayinin ... Federasyonu Projesi kapsamında ... üyelerine satılan hatlar üzerinden primlendirilmesi olduğu, ek protokol ile ...'nın 01.09.2012 tarihinde ... ve ... arasında akdedilen sözleşme kapsamında açılacak her bir hat için bayiye duyurularla belirtilmiş primlendirme sistemi uyarınca prim ödeyeceği, diğer kurumsal bayilerin ... projesi kapsamında açtığı hatlardan da bayiye ... no'lu duyuru ile bildirilen sarı tarifeler için 5,00 TL (KDV dahil), mavi tarifeler için 10,00 TL (KDV dahil) kırmızı tarifeler için 20,00 TL (KDV dahil) prim ödeyeceği, diğer kurumsal bayiler tarafından açılan hatların bayinin hedefine dahil edilmeyeceği, ek protokolün 01.09.2012 tarihinden itibaren 12 ay süre ile geçerli olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı, Kurumsal Satış Ortaklığı Sözleşmesi hükümlerinin TMK'nın 2. ve 23.maddeleri, TBK'nın 20 ve 27.maddeleri  gereğince geçersiz / hükümsüz sayılması gerektiğini, belirsiz süreli sözleşmede taraflardan her birinin herhangi bir şebebe dayanmadan olağan fesih ile sözleşmeyi sona erdirebilmesi için fesih bildirim sürelerine uyması gerektiğini ancak  fesih bildirimi süresine uyulmadan feshedilen davaya konu sözleşme nedeniyle genel işlem koşullarına ilişkin TBK'nın 25.maddesi çerçevesinde davalının, davacının durumunu dürüstlük kuralına aykırı olarak ağırlaştırdığını, sözleşme tarihi olan 12.09.2011 tarihinden sözleşmenin feshine kadar olan süreçteki prim alacaklarının hatalı hesaplandığını, davalı tarafından eksik ve geç ödeme yapıldığını, davacı şirket tarafından kendilerine proforma onayı bildirilmediğinden Ağustos-2013 ile Eylül-2013 aylarına ilişkin prim ve destek hak edişlerinin fatura edilemediğini, prim alacakları için belirlenen satış ve aktivasyon hedeflerinin gerçekleşebilir olup olmadığının bilinemediğini, işyerinin standart hale getirilmesi maksadıyla yapılan harcamaların davalı tarafından karşılanması gerektiğini, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle zararlarının olduğunu (işyeri kira ofis desteği, 3 aylık fesih süresinin verilmesi halinde sözleşmenin feshinden itibaren üç aylık hakediş bedeli, iş akitleri Eylül ve Ekim 2013 aylarında sona ererek feshedilen davacı çalışanlarına ödenen ücret ve kıdem tazminatları, araç kiralama şirketinden kiralanan araçların erken iade edilmesi nedeniyle icraya  konan erken iade ceza  bedeli, teminat mektubunun paraya çevrilmesi gerek olmayan miktarı)  bu zararların davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürmüş, davalı ise  feshin olağan fesih olması sebebiyle feshin haksız olmadığını, fesih yetkisinin tarafların ortak ve serbest irade beyanları ile akdedilen sözleşmeden ileri geldiğini, haksız fesih iddiasıyla menfi ve müspet zararların talep edilemeyeceğini, sözleşme kapsamında davacı şirketin zarar/tazminat vs. talep etme hakkının bulunmadığını, talep edilen alacak kalemlerinin ceza kesintilerinden mahsubunun sağlandığını, davacı şirkete sözleşmenin devamına ilişkin  güvenin verilmiş olduğuna ilişkin hiç bir somut delil ortaya koyamadığını, olağan fesih hakkını düzenleyen sözleşmenin 29.c. maddesi uyarınca fesih öneline ilişkin süreye uyulmak suretiyle feshedildiğini,  taraflar arasındaki sözleşmede davacı şirkete olağan fesih hakkının tanınmamasının Türk hukukunda egemen olan sözleşme serbestisi ilkesinin bir yansıması olup, bu durumun haksız şart olduğunun ileri sürülemeyeceğini,  davacı şirketin bakiye borcuna istinaden teminat mektubunun nakde çevrildiğini, iade edilen faturaların sözleşme ve sözleşmnin ekleri olarak kabul edilen duyurular uyarınca düzenlenerek gönderildiğini, Ağustos-2013 ile Eylül-2013 aylarına ilişkin prim ve destek hak edişlerine ilişkin ödemelerin cari hesaba işlenmek kaydıyla gerçekleştirildiğini, diğer kalemlere ilişkin borcun bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamına alınan bilirkişi heyeti raporunda ...'nın defter kayıtları ile defterlerinin dayanağını teşkil eden evrak ve belgelerin delil olarak kullanılabileceğinin sözleşme ile kararlaştırıldığı, bu noktada HMK md. 193/son hükmünün gözetilmesi  gerekeceği belirtilmiş ise de Yargıtay'ın yerleşik uygulaması ve HMK 193/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki münhasır delil sözleşmesine rağmen bu delilin aksi yine aynı kuvvetteki başka bir delille ispatlanabileceği gibi taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. Delil sözleşmesinin varlığı davacı tarafın yasal delillerini sunma olanağını ortadan kaldırmayacağı gibi ticarî defter ve kayıtlarının incelenmesine de engel teşkil etmeyecektir.Mahkemece davalı tarafından sunulan CD üzerinde yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı tarafından talep edilen prim ve destek hak ediş ödemelerinin, ... projesi primlerinin davalının cari hesap ekstresine işlendiği ancak davalının  davacıdan 54.954,14 TL alacaklı olduğu, bu alacak nedeniyle 30/09/2014 tarihinde  teminat mektubunun  nakde dönüştürüldüğü ve alacağın tahsil edildiği, davalının 01/01/2013 ve 31/12/2013 tarihleri arasında cari hesap bakiyesi olarak davacıdan 73.482,70 TL alacaklı olduğu ve davalı tarafından davacıya düzenlenen  48 adet  fatura ile 172.721,10 TL kesinti cezalarının uygulandığı, davalının tahakkuk etmiş fakat henüz ödenmemiş ve/veya tahakkuk edecek primlerden her türlü kesintiyi yapma hakkına sahip olduğu, yapılan bu kesintiler nedeniyle davacının davalıdan, prim destek hak ediş, cari hesap, teminat mektubundan kaynaklanan alacağının bulunmadığı , gerekli personel, bilgi giriş sitemi, dekorasyon, araç kiralama, kira  yükümlülüklerinin davacıya ait olduğu  gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmenin 29-c maddesi uyarınca davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle davacının fesih tarihi öncesine ilişkin alacak talebinin, işyerinin standart hale getirilmesi maksadıyla yapılan harcama bedelinin, fesih nedeniyle zarar talebinin haklı olup olmadığı, davalının ceza kesintileri nedeniyle yaptığı mahsubun haklı olup olmadığı  noktasındadır. Öncelikle davacı için belirlenen  satış ve aktivasyon hedefi, hat satışları ve satış geri dönüşleri ilgili listelerin, ortalama satış hedeflerinin ve müşteri memnuniyeti anketlerinin dosyaya sunulması; davalı tarafından davacıya 2011-2012-2013 yıllarında \"hatalı-eksik evrak kesintisi\", \"yasal takip cezası\" ,\"aktiflik ceza kesintisi\", \"aktivasyon prim kesintisi \", \"jet prim kesintisi\", \"menü kampanya cezası\", \"desaktivasyon kesintisi\", \"sessiz hat kesintisi\", \"kampanya farkı cezası\", \"sms data kampanya cezası\" adı altında kesilen ve hesaptan mahsup edilen 172.721,10 TL cezai yaptırım  kesintisinin dayanağı işlemler ve buna ilişkin belgeleri dosyaya sunulması  için  taraflara  sonuçları  da hatırlatılarak usulüne uygun kesin süre verilerek dayanak belgelerin  dosyaya celbinin sağlanması, cezai yaptırım kesintilerinin  haklı ve yerinde olup olmadığının tespiti için iletişim uzmanı bilirkişinin bilirkişi heyetine dahil edilmesi ; iade faturalarına ilişkin tarafların ticari defterlerinde kayıt bulunup bulunmadığı, tarafların sözleşmeye ilişkin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, teminat mektubunun paraya çevrilmesinin haklı olup olmadığı yönünden davacı şirket ticari defterleri ve gerek duyulduğunda davalı şirket merkezinde yapılacak inceleme neticesinde konusunda uzman bilirkişi heyetinden  taraf ve yargı denetimine elverişli rapor alınması; işyerinin standart hale getirilmesi maksadıyla yapıldığı ileri sürülen harcamalar ve sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle oluştuğu iddia edilen zarar kalemleri yönünden mahkemece değerlendirme yapılması gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucunda davanın reddine  karar verilmesi doğru bulunmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece hükme tesir edecek derecede deliller toplanıp değerlendirilmeden eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendilerine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"47329d620df200b5","SID":"31299f93651542fe"}}