{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1596 <br>KARAR NO: 2023/1047<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2020<br>NUMARASI: 2018/875 Esas - 2020/11  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalıya satmış olduğu mallar karşılığında faturalar düzenlediğini, bu faturaların bir kısmının ödenmiş olduğunu, ödenmeyen kısım için 5.992,64- TL davalının müvekkiline borçlu olduğunu, ödenmeyen borç için 12.09.2018 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibin durdurulduğunu belirterek, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olan davalının takip miktarının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı şirket yetkilisi ... cevap dilekçesinde özetle; ... unvanındaki firmanın sahibi olarak ... ve ... kendilerini lanse ettiklerini, bu nedenle ödemeleri kendilerine yaptıklarını, karşılarına firma sahibi olarak davacının çıktığını beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, takip dosyası, irsaliyeli faturalar, davalının sunduğu ödeme iddiasına ilişkin belgeler, davacının TSM ve vergi dairesi kayıtları incelenmiş, davalının defterlerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle davacı taraf ticari defter ve belgeleri mali bilirkişi vasıtasıyla incelenerek bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda özet olarak; davacının defter ve belge kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, tasdik onaylarının süresinde yaptırıldığı ve kendi lehine delil vasfı taşıdığı, dava dilekçesinde sözü edilen faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı yana yapılan mal teslimi konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında bir adet KDV dahil 17.992,64 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı tarafından 12.000,00 TL kısmi ödemenin yapıldığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan cari (açık) hesap bakiyesi olarak 5.992,64 TL alacağının bulunduğu tespit edilerek bildirilmiştir. Davalı şirket yetkilisi tarafından beyan dilekçesi ekinde sunulan ve başlık bulunmamakla niteliği anlaşılamayan tarihsiz belgede dava dışı ... isimli kişilere parça parça ödemeler yapıldığına dair hesap tablosu yer almakta ise de herhangi bir imza içermemekte, davacı tarafın ödemeyi aldığına dair davacı taraftan sadır bir isim-imza bulunmamaktadır.Ödeme iddiasının davacı taraftan sadır imzalı belgeyle veya finans kuruluşu vasıtasıyla ödendiğine dair havale/EFT dekontu vb ile  ispatı zorunludur. Davalı şirket yetkilisince verilen cevap dilekçesinde yemin deliline  dayanılmadığı,   ön inceleme celsesinde HMK md 140/5'e göre verilen süre içinde davalı vekilince sunulan delil dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı, süresinde yemin deliline dayanılmadığından  mahkemece yemin delili davalıya hatırlatılmamışsa da, davalı vekilince 18/10/2019 günlü celsede yemin teklif etmek istedikleri beyan edilmiş, duruşmaya katılan davacı asil tarafından davalının yemin deliline dayanmasına muvafakat ettiği açıkça beyan edilmiştir. Davalı vekilince yemin teklifi kapsamını bildirmek üzere süre talep edilerek, verilen kesin süre içinde sunulan yemin metni davacıya tebliğ edilmek suretiyle, son celsede yemin merasimi HMK'ya uygun şekilde eda edilmiş, davacı asil bakiye fatura alacağının kendi şahsi firması adına ... vasıtasıyla tahsil edilmediği, alacağının devam ettiği hususunda yemin etmiştir. Davacının mal teslimi-fatura teslimi tarafların kabulünde ve sahibi lehine delil teşkil eder mahiyetteki ticari defter kayıtlarıyla da bakiye fatura alacağı tespitli olmakla, davalı tarafından fatura bedelinin takip konusu bakiye kısmının davacıya ödendiği ispatlanamadığından, ticari ilişki nedeniyle takip sonrası avans faizi istenmesinin de doğru olduğu tespitiyle davanın kabulüne ve davalının takibe itirazının iptaline, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de %20 oran üzerinden kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığını, işbu takibe süresinde itiraz edildiğini, davacı tarafça İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/875 Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını, işbu haksız davanın mahkemece kabulüne karar verildiğini, yerel mahkemece verilen kararın 5 nolu hükmünün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın yukarıda esas numarası yazılı bulunan dosyanın hiçbir aşamasında vekil ile temsil edilmediğini, dosyaya karar verilene dek vekaletin sunulmadığını, duruşmalara davacı asilin yalnız olarak katıldığını, yine tüm tebligatların davacı asile yapıldığını, incelendiğinde görüleceği üzere dosyaya karar verilene dek davacı tarafça sunulan herhangi bir vekalet bulunmadığı halde yerel mahkemece davacı lehine vekalet ücretine hükmolunduğunu, söz konusu hususun hukuka aykırı olduğunu, kendilerince kabulünün mümkün olamayacağını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.          <br>GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller esas alınarak davanın kabulüne ve davacı yararına vekalet ücretine karar verilmiştir. Davacı yararına verilen vekalet ücretine yönelik  davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacı yararına verilen hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığıdır. Dava davacı asil tarafından bizzat açılıp yürütüldüğü, ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 10/01/2020 tarihi itibarıyla davacı adına dosyaya sunulmuş bir vekaletname bulunmadığı, ilk derece mahkemesince hüküm kısmının 5. Maddesi ile davacının kendisini vekille temsil ettirdiğinden bahisle davacı yararına 3.400,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, davacının bu hususa ilişkin tavzih talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince 20/03/2020 tarihli tavzih talebinin HMK 305/2 maddesi gereğince reddine karar verildiği, bu aşamada davacı vekili olduğunu söyleyen Av. ... tarafından 06/02/2020 tarihli dilekçe ekinde vekaletname sunarak tebligatın kendisine yapılmasının talep edildiği bilahare davalı tarafça kararın istinaf edildiği görülmektedir. 6100 sayılı HMK 323/1-ğ maddesine göre \"vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti\" yargılama  giderlerinden sayılmış, 326. maddesinde ise yargılama  giderlerinden sorumluluğu düzenlemiştir.Somut uyuşmazlıkta davanın açılışından ilk derece mahkemesince kararın verilmesine kadar davanın vekil ile takip edilmediği, davacının bu kapsamda bir yargılama gideri yapılmadığı anlaşılmakla davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; mahkemece davacı yararını vekalet ücreti takdirine karar verilmesi  isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜ ile,Davalının İstanbul ... İcra Dairesi ... esas takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 5.992,64-TL asıl alacak yönünden aynı koşullarda devamına, Alacağın %20'si oranında 1.198,52 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gereken harç 409,35 TL olup, peşin alınan 102,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 307,01 TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan ilk dava açma gideri 138,24 TL, posta ve tebligat masrafı 113,10 TL, bilirkişi ücreti 600,00 TL olmak üzere toplam 851,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı yargılama sırasında  kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 148,60 TL istinaf başvuru harcı ve dosya masrafı toplamı 23,50‬ TL olmak üzere toplam 172,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c-Davalı tarafın istinaf istemi kabul edilmekle birlikte davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4688d662d44c4df","SID":"aee262f3f35ee5c1"}}