{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1572 <br>KARAR NO: 2023/1069<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/09/2019<br>NUMARASI: 2015/1172 Esas - 2019/711  Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dalılardan ... A.Ş nin imalatçısı, diğer davalı ... Tic Ve San. A.Ş nîn satıcısı olduğu ... şasi numaralı, ... plaka sayılı ve ... şasi numaralı, ... plaka sayılı araçlar, müvekkil şirket tarafından akaryakıt dolum ve transferinde kullanılmak üzere satın alındığını,ancak müvekkile satış ve teslimi yapılan bu araçların, belirtilen teknik özellikleri ihtiva etmediği gibi teknik belgesi ile de uygunluk arz etmediği, Türk Standartlan Enstitüsü tarafından verilen ADR uygunluk belgesine sahip olmadığı tespit edildiği, bu hali ile dolum terminallerine kabul edilmeyen işbu araçların ayıplı olduğu her iki davalı şirket müteaddit kereler bildirildiği, son olarak davalılara Bakırköy ... Noterliğinden 24.03.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edildiği,tüm bu şifahi ve yazılı İhtarlardan sonra üretici firma tarafından eksiklerin giderilmesi için işlemler başlatıldığı ve neticeten araçlar yönetmeliğe uygun bale getirildiği,ancak müvekkil şirketin ticari faaliyetinde kullanılmak üzere satın aldığı bu araçlar, uygunluk şartlarının sağlanması sürecinde kullanılamadığı müvekkil şirket nezdinde bu süre içinde iş kaybı ile birlikte kazanç kaybı meydana geldiği 25,02,2015 tarihi itibari ile trafiğe çıkmaya hazır olan bu araçlar, .ADR uygunluk belgesinin olmamasından ötürü dolum terminallerine alınamadığı ve bir sure iş yapamadığı,davalı üretici firma tarafından araçlar, ilgili uluslararası ADR sözleşmesine uygun hale getirilerek sertifika alındığı ve müvekkil şirkete işbu uygunluk belgeleri 07,04.2015 tarihinde ulaştırıldığı, bu bağlamda yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkil şirketin satın aldığı bu araçların çalıştırılmadığı dönemdeki iş potansiyeli ile araçların uygunluk belgesi alınmasından sonra müvekkil şirketin iş potansiyeli arasındaki farkın belirlenebilmesi bakımından akaryakıt alımı yaptığı ... A.Ş. den aldığı akaryakıt miktarları sorulduğunda müvekkil şirketin uğradığı zarar miktarının tespitini fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak üzere alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilir meşinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL müvekkil şirketin yoksun kaldığı kazanç bedelinin ihtarname tarihi olan 25.03.2015 tarihinden İtibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, gider ile ücreti vekaletin davalılara tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ...  A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... A,Ş aleyhine davacı  tarafın açmış olduğu dava ile satın almış olduğu iki adet aracın ADR belgesi olmaması sebebi ile dolum yapılamadığından bahisle tazminat talebinde bulunduğu,müvekkil şirketin söz konusu araçların üretici firması olduğu ve bu araçların ADR’ li tanker olarak üretilmekte ve satılmakta olduğu, ADR tehlikeli madde taşıyan araçlarla ilgili uluslararası normlara uygun üretildiklerini gösteren bir belge olduğunu, müvekkilinin yükümlülüğü bu normlara uygun vasıfta aracın üretilmesi olup araçlar normlara uygun üretilmekte ve tüm araçlar ADR belgesi alabildiğini,taraflar arasında satış sözleşmesi incelendiğinde uygunluk belgesinin müvekkiline teslim edileceği hususunda bir hüküm olmadığını,ancak buna rağmen söz konusu belgenin temini bakımından üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini belgenin geç teslim edilmesi durumu mevcutsa bunda müvekkilinin bir sorumluluğu olmadığı,belge verme görevi Türk Standartlar Enstitüsüne (TSE) verilmiş bir görev olduğunu  ve araçlar üzerinde gerekli tetkik ve testleri TSE yürütmekte ve nihai olarak belgeyi tanzim edildiğini, dava konusu araçlardan birini imal tarihi 17.122014 diğerinin ise 18.12 2014 olup TSE tarafından uygunluk belgesi verilmesi için muayene başvuru tarihi 30.12,2014 ve 29.12.2014 dür bu başvurulardan sonra prosedür tamamen TSE yetkililerinin sorumluluğunda olup başvuru tarihinden sonra TSE tarafından tetkik ve test işlemleri en fazla 1 ay içinde tamamlanabilecek iken tarafımızdan bilinmeyen vc tasarrufumuzda olmayan sebeplerle geciktiği müvekkilimize yüklenebilecek bir kusur olmadığı,müvekkilimiz ADR normlarına uygun vasıfla araç üretme yükümlülüğünde olup bu vasıflara uygun aracı üretmiş ve teslim ettiğini,nitekim neticede alınmış olan ADR uygunluk belgesi de bunu gösterdiğini,müvekkilimizden kaynaklanan bir kusur olmadığı hususu da davacıya Gaziosmanpaşa ... Noterliğinden keşide ettiğimiz 09,04,2015 tarih ve ... yevmiyeli ihtarname ile bildirilmiş ve ayrıca şirket yetkilileri şifahen de belgelendirildiğini,davacı taraf 25.02.2015 ile 07 04.2015 tarihleri arasında ADR belgesi olmadığı için dolum tesislerine alınmadığı iddiasında bulunduğunu,dolum tesisine alınmama veya dolum yapılamamasının birçok sebebi olması muhtemel olup sadece ADR belgesi kaynaklı sebepten dolum yapılamadığının davacı tarafça belgelenmesi gerektini vurgulandığını,ayrıca yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının bu süre zarfında kaç kez dolum tesisine başvuruda bulunarak reddedildiğinin de ispatı gerektiğini,bu sebeple davacı öncelikle zararım İspatla yükümlü olduğunu davanın reddini talep etmiştir.Davalı ....Tic ve San A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkilden satın almış olduğu ... ve ... plaka sayılı araçların ADR belgesi olmaması nedeni ile  dolum yapamadığını ve zarara uğradığından bahisle eldeki dava ikame ettiğini, ancak açılan işbu tazminat davası usul ve yasaya aykırı olup müvekkil şirket yönünden reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını Bu nedenle de İstanbul Anadolu  Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisine itiraz ettiklerini yetkili i Asliye Hukuk Mahkemeleri Gaziantep Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu , davanın husumet yönünden reddi gerektiğini,davacı tarafından ikame edilen işbu dava nizaya konu araçların ayıplı olup olmadığı hususu ile ilgili olmayıp araçta ADR belgesinin olmamasından kaynaklı olarak uğranılan maddi kaybın tazminine ilişkin olduğunu,satın alınan araçlar üretici firma tarafından ADR'li tanker olarak üretilmekte ve müvekkil tarafından ise sadece satım işi gerçekleştiğini,müvekkile izafe edilecek herhangi bir kusur  bulunmadığını,ADR tehlikeli madde taşıyan araçlarla ilgili uluslararası normlara uygun üretildikleri gösteren bir belge olduğunu. Üretici firmanın yükümlülüğü bu normlara uygun vasıfta aracın üretilmesi olup araçlar normlara uygun üretilmekte ve tüm araçlar ADR belgesi alabilmekte olduğunu, Üretici ADR normlarına uygun vasıfta araç üretme yükümlülüğünde olup bu vasıflara uygun aracı üretmiş ve teslim ettiğini, ADR uygunluk belgesi de bunun delili olduğunu,müvekkil firma aracın üretici firması olmayıp satıcısı olması nedeniyle de müvekkile izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığını  ve söz konusu belgenin alınmasına ilişkin herhangi bir yükümlülüğü de bulunmamakta olduğunu Üretici firma , standart  ve teknik düzenlere riayet ederek araç imal etmiş ve müvekkil tarafından ise davacıya davaya konu araçlar satımı gerçekleştirdiğini.Bu nedenle de müvekkil aleyhine açılan tazminat davasının şartları oluşmamış olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı faize  ihtarname tarihinden itibaren hükmedilmesini talep ettiğini, müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir ihtarname bulunmadığını,dava konusu ile ihtarname konusunun  aynı olmadığını.İhtarnamede kazanç kaybı talep edilmediğini,bu nedenle davacının talep ettiği faizin başlangıç tarihine da itiraz ettiklerini davanın reddine talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davalı ...'ın imalatçısı diğer davalının satıcısı olduğu ... plakalı ve ... plakalı araçlar davacı tarafından akaryakıt dolum ve transferinde kullanılmak üzere satın alınmıştır. Davacı yoksun kalınan kazanç bedelini davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davacı araçların belirtilen teknik özellileri ihtiva etmediğini, araçların ADR uygunluk belgesine sahip olmadığını, bu hali ile araçların dolum terminallerine kabul edilmediğini eksikliklerin giderilmesi için ihtarname çekildiğini, 25/02/2015 tarihinde trafiğe çıkmaya hazır olan araçların uygunluk belgeleri 07/04/2015 tarihinde giderildiğini, araçların uygunluk şartlarının sağlanması sürecinde kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı meydana geldiğini ileri sürmüştür.Davalı ... araçların imal tarihinin 17/12/2014 ve 18/12/2014 olduğunu, başvurudan sonra TSE tarafından araçların muayenesi için gecikildiğini, kusurlarının olmadığını, davacının zararını ispatlaması gerektiğini savunmuştur.Davalı... husumet itirazı ile birlikte, kusuru bulunmadığını, kazanç kaybına ilişkin soyut deliller ibraz edildiğini savunmuştur.Mahkememizce dosya konusunda uzman kimya mühendisi teknik bilirkişiye verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 01/08/2017 tarihli raporda özetle ADR özellikli üretilen araçların hizmete alınmadan önce TSE tarafından muayeneye tutulması ve belgelendirmesi gerektiğini, satış tarihine göre TSE muayene onay belgeleri alınmadan satışın gerçekleştiği tespit edilmiştir. Uyuşmazlık  yoksun kalınan kazanç bedelinin tespitine ilişkindir. Ayrıntısı bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, araçların hangi mesafelerde taşıma yapacakları kaç dolum yapabilecekleri, kaç km yol gidebilecekleri gibi bilgilerin dosyaya sunulmadığı davacı şirketin tehlikeli madde taşıma araç filo kapasitesi ve bu tarihler arasında gerçek anlamda belge eksikliğinden dolayı iş kaybı olup olmadığının bilinmediği, bu hususun belge ile kanıtlanamadığı, her iki araç için kaç dolum yapılacağı ve kaç sefer taşıma yapabileceklerinin belgelendirilmediği, ne kadar mesafe araçların tehlikeli madde taşıyacağı kaç gün sonra tekrar dolum sırası alacağının belgelendirilmediği görülmekle davacıya araç satımından itibaren belgelerin ulaşmasının 41 gün sürdüğü, davacının bu süre zarfında kazanç kaybını ispata yarar denetime elverişli belgelerle kanıtlayamadığı mali müşavir tarafından alınan raporun soyut nitelikte olduğu kabul edilmekle ispatlanamayan davanın reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın müvekkili şirketin ticari faaliyetinde kullanmak üzere (akaryakıt dolum ve transferi) satın aldığı iki adet tankerin olması gereken teknik özelliklerde bulunmaması ve yönetmelik hükümlerine uygun olmaması nedeni ile araçların satın alındığı tarih ile mevzuatına uygun hale getirildiği tarih aralığında kullanılamamasından ötürü yoksun kaldığı kazanç kaybına ilişkin olduğunu, dosyada mübrez 01/08/2017 tarihli bilirkişi raporu ile akaryakıt dolum ve transferinde kullanılmak üzere alınan araçların TU9 kodu tank özel hükmüne tabi olduklarını ve tip onayı gerektiren  tanklar oldukları belirtildikten sonra bu onay ve sertifikaların üreticinin sorumluluğunda olduğunun tespitinin yapıldığını, bu tespit ortaya konulduktan sonra dava konusu araçların müvekkili tarafından ticari faaliyetinde kullanmak üzere satın alındığını, ne var ki satın alınan araçların belirtilen teknik özellikleri taşımadığını, bu eksikliklerin tamamlanması tarihine dek geçen sürede müvekkilinin bu araçları kullanamadığının da ihtilafsız olduğunu, Yargıtay'ın mahrum kalınan kazanç ile ilgili verdiği kararlarda davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması gerektiğinin istikrarlı olarak belirtildiğini, bu bağlamda ilk derece mahkemesince de yoksun kalınan kazancın talep edildiği dönemlere ilişkin olarak 2015 yılı ve bir önceki yılı gösteren 2014 yılı ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, yine aynı dönemlere ilişkin olarak Vergi Dairesi kayıtlarının getirtildiğini, dava konusu araçların müvekkili tarafından satın alındığı tarih ile gereken teknik özellikleri sağladığı tarihin yazılı belgelerle tam olarak ortaya konduğunu, bu süre zarfındaki iş günü üzerinden müvekkilinin mahrum kaldığı kazanç tutarının ortaya konduğunu, hal böyle iken ilk derece mahkemesince davanın ispatlanamadığından ötürü verdiği kararın son derece hatalı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı .... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine açılan işbu dava ile davacı tarafın müvekkilinin üretimi araçların ADR uygunluk belgesi olmadığı ve bu süreçte araçları kullanamadığından bahisle kazanç kaybı talebi ile tazminat isteminde bulunduğunu, yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi sonrası yerel mahkemece davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkemenin kararının usül ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın öncelikle kendisine satılan araçların teknik açıdan yeterli olmadıklarını iddia ettiğini ve bu aşamada geçen sürede kazanç kaybı olduğunu ileri sürdüğünü, dava konusu araçların tehlikeli madde taşıma amacına yönelik olarak üretilen araçlar olduğunu, buna ilişkin teknik şartları taşıdıkları hususunun da ADR belgesi adı verilen ve bu araçların tehlikeli madde taşımaya uluslararası normlara göre uygun vasıfta üretildiklerini gösteren bir belge ile tescillendiğini, söz konusu belgenin ise TSE tarafından verilen bir belge olduğunu, dava konusu araçların bu normlara uygun üretildiğini, bu hususun 01/08/2017 tarihli bilirkişi raporu ile de belirlendiğini, yine raporda belirtildiği üzere tacir olan ve tehlikeli madde taşımacılığı yapan davacı tarafın aracı satın alırken belgeleri incelemesi ve kontrol etmesi gerektiğini, belirtilen sebepler neticesinde davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı ...Tic ve San A.Ş. tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.<br>GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan 2 adet araç nedeniyle uğranılan kazanç kaybı zararının tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; sözleşmeye konu ürünün ayıplı olup olmadığı, ayıptan kaynaklanan kar kaybı bulunup bulunmadığı ve davalının sorumluluğu noktasındadır.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir.Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin 2. fıkrasında da alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Davacının davalıdan talebi; ayıp nedeniyle TBK 227 /1 maddesinde düzenlenen seçimlik hakların kullanılması olmayıp aynı maddenin 2. fıkrası gereği  genel hükümlere göre kar kaybına ilişkin olup  tazminat istenilmesi için ayıbın ihbarına gerek yoktur.  Dosyaya toplanan deliller ile dava konusu araçların üreticisinin davalı ..., satıcının davalı ... A.Ş. olduğu, araçların akaryakıt naklinde kullanılmak üzere imal edildiği ve 25/02/2015 tarihinde satın alındığı, araçlardan bir adedinin imal tarihinin 17/12/2014, diğerinin 18/12/2014 olup davalı üretici tarafından ADR belgesi düzenlenmesi için başvurunun davalı üretici tarafından 29/12/2014 ve 30/12/2014 tarihinde TSE'ne başvurulduğu, satış tarihinde araçların akaryakıt naklinde kullanılması için zorunlu olan ADR belgesinin henüz TSE tarafından düzenlenmemiş olduğu, ADR belgesi olmayan araçların akaryakıt taşımasının yasal olarak mümkün olmadığı, bahsi geçen belgelerin TSE tarafından 26/03/2015 ve 27/03/2015 tarihide düzenlendiği, bahsi geçen ADR  belgelerin düzenlenmesi işlemlerinin işin niteliği ve  TSE tarafından yapılan testler ile satışa konu araçların üretim ve kullanma amacı gözetildiğinde üretici firma sorumluluğunda olduğu, bahsi geçen belgelerin davacı tarafa 07/04/2015 tarihinde ulaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacının ise akaryakıt perakende satış piyasasında uzun yıllardır faaliyet gösteriği, bu kapsamda akaryakıt nakil işiyle  fiilen iştigal ettiği, ADR belgesi olmayan araçların akaryakıt naklinde kullanılamayacağını bilecek durumda olduğu en azından bilmesi gerektiği, araçların satışı esnasında araçların kullanma amacı da gözetildiğinde ADR belgesinin olup olmadığını muayene ve kontrol yükümlülüğü kapsamında sorgulaması gerekirdi. Bu yükümlülüğü  ihmal eden davacının herhangi bir itirazi kayıt koymadan araçları teslim alması karşısında araçlar bu haliyle kabul ettiği varsayılır. Davacının araçları ADR belgesi olmadan mevcut haliyle kabul ettiği anlaşılmakla ADR belgelerinin bilahare düzenlenip kendisine verilmesi sürecinde uğradığı kar mahrumiyetine ilişkin zararını talep edemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde sonucu itibarıyla isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 269,85 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 215,45‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24bc8460175dbc14","SID":"fe65b85cc50a05f2"}}