{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>                      <br>ESAS NO\t: 2023/956 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/913 Karar<br><br>DAVA\t: İstihkak Davası<br>DAVA TARİHİ\t: 20/04/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 11/10/2023<br><br>Davacı tarafından mahkememizde açılan İstihkak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; 27/05/2016 tarihinde fiziken müvekkiline teslim edilmiş olan, halen müvekkilinin kullanımında bulunan, aynı zamanda Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı ve 26/11/2020 tarihli kararı ile tapu kaydındaki tüm takyidatlardan arındırılmış olarak müvkekkil adına tapuya tesciline karar verilen \"... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı, ... blok ... nolu bağımsız bölüm \"ün mülkiyeti davacı müvekkiline ait olduğunu, bu sebeple söz konusu taşınmaz üzerindeki istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini, taşınmazın müflis şirketin iflas masasından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin , hali hazırda Bakırköy ... Tüketici mahkemesi ...  esas sayılı  dosyasında görülmekte olduğundan derdestlik itirazlarının olduğunu, her iki dava incelendiğinde bunların tamamen aynı olduğunu, bu sebeple öncelikle derdestlik itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep ettikleri, ileri sürülen taleplerin inceleme yerinin Tüketici mahkemeleri olduğunu, iş bu davanın iflasta istihkak davası niteliğinde olduğunu, iflasta istihkak iddialarına karşın iflas hukukuna özgü bir istihkak prosedürü öngörüldüğünü, davacının 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde istihkak iddiasını bildirmediğini bu nedenle davasının reddinin gerektiğini, sözleşmelerin taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmayacağını, bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebileceğini, sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağını ilişkin olduğunu, bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan gayrimenkul için ödediği bedeli masaya alacak olarak yazdırabileceğini, ancak davacının yalnızca ipoteklerden ari olarak tapu tescil talebini ileri sürmekte olduğunu, iflas müdürlüğünün de icra hukuk mahkemesinin de böyle bir yetki ve görevinin olmadığını, iflas müdürlüğünce verilen kararın hukuka uygun olduğunu, sıra cetveline şikayet iflas idaresinin uymak zorunda olduğu kurallara uymaması ve kendiliğinden yapmak zorunda olduğu işleri yapmaması halinde hukuki yararı olmak kaydıyla, yapılan işlemin sonuçlarından etkilenen kişiler tarafından başvurulan bir hukuki yol olduğunu, davacının alacak kayıt talepleri, iflas müdürlüğünce verilen karar incelendiğinde  bu durumların herhangi birinin mevcut olmadığı, iflas müdürlüğünün hadiseye uygun olarak tüm hukuki düzenlemelere riayet edilerek oluşturulmuş açık ve anlaşılır olduğunu,bu sebeplerle davanın derdestlik nedeniyle reddini , görev yönünden reddini ,süre yönünden reddini ve esas yönünden de reddini talep etmiştir. <br>Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. - ... K. Sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek, dosya mahkememize gönderilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Dava ; İflasta istihkak istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy ... İcra iflas dairesinin ... iflas sayılı dosyasına konu ... İli, ... ilçesi, ... mah. ... ada, ... parselde kayıtlı, ... blok ... nolu bağımsız bölümün mülkiyetinin davacıya ait olduğu ididası ile taşınmaz üzerindeki istihkak iddiasının kabulü ile taşınmazın iflas masasından çıkarılmasına karar verilmesine yöneliktir. <br>Her ne kadar davacı taraf ... nolu bağımsız bölüm yönünden talepte bulunmuşsa da; dava dilekçesi ekine sunduğu konut satış sözleşmesinde bağımsız bölüm numarasının ... olduğu ve yine Bakırköy ...Tüketici Mahkemesinin eski esas ... - yeni esas ... dosyasındaki dava dilekçesinde de bağımsız bölüm olarak ... numaralı dairenin belirtildiği görülmüştür. Bu haliyle dava konusu taşınmazın bağımsız bölüm numarasının ... olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. <br>İflasın derdest davalara etkisi İcra ve İflas Kanunu'nun 194’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre:<br>“Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.”<br>Bu ilkeler ve yasal düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden ortaya çıkan sonuç şudur: Derdest bir alacak (veya itirazın iptali) davası bulunan alacaklı davalının iflası üzerine (alacağını masaya yazdırmak zorunda olmaksızın) davasına devam edebilir ve dilerse alacağının masaya kaydı için de başvurabilir. Davacının masaya başvurması başlı başına davayı konusuz bırakmaz; bu  alacağın ancak nizasız olarak masaya kaydıyla mümkündür. <br>Davacı davasına devam  etmek istiyorsa mahkeme yargılamayı ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar ertelemelidir. Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun 224’üncü maddesinde birinci alacaklılar toplanmasının görevleri arasında “muallak davalar” hakkında acele karar verilmesi de sayılmıştır. Esasen derdest davaların ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar duracağına dair yasal düzenleme ile (İİK.m.194/I) masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görülmeyen iddiaların ve bu arada müflisin davacısı olduğu derdest davaların takibinin, ikinci alacaklılar toplanmasında hakkı isteyen alacaklıya devrolunmasına dair düzenleme (İİK.m.245) birlikte değerlendirildiğinde, anılan davaların olduğu gibi devam edeceğinin yani sıra cetveline itiraza dönüşmeyeceği hususunun yasa koyucu tarafından da benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin maksadı şudur: İkinci alacaklılar toplanması derdest davanın haklı olduğunu ve daha fazla gidere sebebiyet verilmemesi için bunun cetvele kabulüne karar verebilir. Beklemenin amacı da bu iradenin ne şekilde oluştuğunun görülmesidir.  <br>Alacaklı eğer alacağını masaya yazdırmak için iflas idaresine başvurmuşsa iflas idaresi bu alacak hakkında red kararı vermeyip, bunu masaya “nizalı alacak” olarak kaydetmelidir zira ortada zaten derdest bir dava bulunmaktadır ve müflisin yerine iflas idaresince takip edilecek bu dava sonucunda verilecek karar doğrudan masaya etki edecektir. Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır. Bu çerçevede varılan sonuç iflas tarihinde derdest bulunan ve konusu masayı ilgilendiren bir mal ya da hak olan davaların aynen (=tür değiştirmeksizin) devam edeceğidir. <br>Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır. <br>Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken, dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir. <br>Ortada derdest bir alacak davası varken borçlu iflas ettiğinde alacaklı masaya başvurmuş ve iflas idaresi alacağı nizalı yazmak yerine reddetmişse bu noktada alacaklı yeni bir sıra cetveline itiraz davası açmak durumunda değildir. Zira iflas idaresi yeni bir hasım olmayıp, iflas masasının yasal temsilcisi olması sıfatıyla davacının karşısında konumlanmıştır. Geniş haklar bahşeden bir alacak davası varken, aynı hukuki sebebe ve aynı konuya dayalı açılacak ve aslında daha az hak bahşeden sıra cetveline itiraz davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi, 22/03/2023 tarih, 2023/604 Esas, 2023/546 Karar; Yargıtay 23.Hukuk Dairesi, 07/03/2019 tarih, 2016/3076 Esas, 2019/918 Karar) <br>Dava konusu taşınmaz yönünden, yine davalıya karşı tapu iptal ve tescil talepli Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... Eski Esas -... Yeni Esas dosyasında yargılama yürütüldüğü, istihkak iddiasını da kapsayacak şekilde tapunun iptali istemli devam eden dava dosyası mevcut iken, aynı taşınmaza dayalı istihkak iddiasının da bu kez de kayıt kabul davasına konu edilemeyeceği, davacı tarafın bu talebi yönünden hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının davasının HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN USÛLDEN REDDİNE, <br>2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,<br>3-Davacı tarafça yatırılan harç ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi  uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,<br>- Davalı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde davalıya iadesine,<br>7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 11/10/2023<br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c52993b7cbb2839b","SID":"63b144cb47e08d28"}}