{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1271 <br>KARAR NO: 2023/983<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/10/2019<br>NUMARASI: 2017/323 Esas - 2019/947  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve davalılar vekilince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın Dünya Ticaret Merkezi Şubesi ile davalı ... müşterisi; ... Lehine ...'ın müşterek, müteselsil kefaleti ile akdedilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalanmak suretiyle, adı geçen kredi müşterisi lehine ticari kredi, açılarak kullandırıldığını, ancak kullandırılan kredilerin geri dönüşünün gerçekleşmemesi nedeniyle, kredi hesaplarının  \"kat edilmek zorunda kalındığı\" ve kat tarihi itibariyle, kat edilen ticari kredilerden kaynaklanan kredi borcunun ödenmesi için kredi borçlusu ile davalı sözleşme kefili ...'a ihtarname keşide edildiğini, ancak kredi borcu ödenmediğinden açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın kabul edilmediği, Müvekkillerden ... kefil olarak gösterildiği, Davacının asıl alacaklı olduğu ... A.Ş hakkında alacaklı olduğunu kanıtlaması ve şirketten alacağını öncelikle tahsil etmesi gerektiği, tahsil edememesi halinde kefil hakkında yasal takip işlemi yapabileceği, doğrudan ... 'dan dava yoluyla talepte bulunamayacağı, davacı gayri nakit Kredi altında çek karnesi yapraklarına dayanarak talepte bulunduğu, Müvekkillerinin gayri nakit kredi borcu olmadığı. davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Uyuşmazlık, davacı banka tarafından davalı ... Şirketine yönelik kullandırılan ticari kredi kapsamında alacak - borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu ve bu alacak borç ilişkisinden kefil sıfatıyla davalı ...'ın sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Somut olayda, davalı asıl borçlu ...ile davacı banka arasında 15.11.2013 tarih 3.000.000.00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ve 11.09.2015 tarih 1.000.000.00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'ın da bu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığı, asıl borçlu ve kefilin kredi alacaklarını belirlenen ödeme vadelerinde ödememesi üzerine banka tarafından tüm kredi hesaplarının 30.09.2016 tarihinde kat edildiği, kefile ihtarnamenin 06.10.2016 tarihinde tebliğ edilerek 08.10.2016 tarihinde temerrüte düşürüldüğü, asıl borçluya yapılan tebligatın ise bila iade olduğu, ihtarnamenin asıl borçlunun sözleşmedeki yasal ikametgahına keşide edildiği, asıl borçlunun adresten taşınmış olması nedeniyle 04.03.2016 tarihinde iade edildiğinin tebliğ şerhinden anlaşıldığı taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 13/2-a maddesi gereğince hesap kat ihtarının asıl borçluya yapılan tebliğin geçerli tebliğ olduğu ve İhtarnamede verilen 24 saatlik mehil sonu 08.10.2016 tarihinde temerrüt oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Mahkememizce davacı alacağının tespiti açısından bilirkişi marifetiyle inceleme ve hesaplama yaptırılmış ve dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından 24.09.2019 tarihli heyet raporu içerik ve sonuç olarak bilimsel ve dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Buna göre asıl borçlu şirketten; 1.019.988.99 TL asıl alacak olmak üzere, ihtarname noter masrafı dahil, işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte toplamda 1.034.837.84 TL alacağının bulunduğu, ancak davacı banka tarafımızdan hesaplanandan daha az olmak üzere 1.033.888.36 TL alacak talebinde bulunduğundan taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı asıl borçlu şirketin ayrıca dava tarihi itibariyle bankaya iade edilmeyen 54 adet çekin bankaya iade edilmemesi nedeniyle 69.660.00 TL banka sorumluluk tutarının bankaya depo edilmesinden de sorumlu olduğu takdir ve sonucuna varılarak gayri nakti alacak talebinin kısmen kabulü ile 69.660,00 TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesapta depo edilmek kaydıyla takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.Davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ... yönünden ise takip tarihi itibariyle 1.000.000 TL asıl alacak ve işlemiş temerrüt faizi, %5 BSMV ile birlikte toplamda 1.010.484.95 TL borçtan alacaklı bankaya karşı tahsilde temerrür olmamak üzere sorumlu olduğu, davacı bankanın müteselsil kefilden işlemiş faiz ve feriler yönünden fazlaya ilişkin talebin yerinde olmadığı takdir ve sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmındaki talebi ile yerel mahkemesince kurulan hüküm arasında yalnızca kefil ... açısından 3.356,16 TL tutarında fark bulunduğunu, bu nedenle müvekkili banka tarafından ödenmesi hükmedilen 8.171,00 TL tutarındaki vekalet ücretinin sehven hesaplandığını, bu tutarın son derece yüksek ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın HMK 319. maddesine aykırı bir biçimde iddia ve beyanlarını genişlettiğini, davalı ...'ın kefaletinin geçersiz olduğuna yönelik olarak dilekçeler aşamasında hiçbir iddiası bulunmayan davalı tarafın istinaf başvuru aşamasında bu yönde yeni iddialarda bulunmasının HMK'ya aykırılık teşkil ettiğini, davacının işbu soyut iddialarını kabul edemeyeceklerini, davalı tarafın ...'ın kefaletinin geçersizliğine dair ileri sürdüğü iddialarının tamamının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kredi sözleşmesinin ilgili maddesinde kredinin müteselsil kefalet karşılığı kullandırılması ve müteselsil kefillerin sorumluluğunun hali hazırda düzenlenmiş bulunduğunu, davalı tarafın ... Mağazacılık firmasının müvekkili bankaya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, dosya muhteviyatına sunulan yazılı deliller ve alınan bilirkişi raporları kapsamında davalı tarafın bu yöndeki somut dayanaktan yoksun iddiasına itibar edilmemesi gerektiğini, davalıların borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalıların iddialarına karşılık olarak müvekkili banka tarafından sunulan ticari defter ve deliller ile bu kapsamda alınan bilirkişi raporlarında müvekkili bankanın alacağının sabit olduğundan davalıların tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme gerekçeli kararının 7 nolu bendinin ve davanın kısmen reddine dair verilen kısmi kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili ... hakkında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla dava açıldığını, müvekkilinin kefalet sözleşmesi nedeniyle borcunun olmadığını, müvekkili ... tarafından kefalet sözleşmelerinde aranan şartlardan olan kendi el yazısı ile yazılmış ve imzalanmış herhangi bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkili ... yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı bir karar olduğunu, yerel mahkeme kararının dayandığı bilirkişi raporunda da davalı olarak yaptıkları itirazlardan birisi olan ...'ın kefaletinin geçerli olup olmadığı yönünde yetersiz açıklamaların bulunduğunu, bu raporu dayanak alan kararın hatalı olduğunu, yine asıl borçlu taraf olan ...'nin de davacıya borcunun bulunmadığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan  ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş, davalı ... davacı vekili tarafından yasal süresi içinde yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının  takip miktarı kadar alacağı bulunup bulunmadığı, davalı yararına takdir edilen vekalet ücretinin AAÜT'ye uygun olup olmadığı, kefil ...'ın kefaletinin geçerli olup olmadığı noktasındadır. Davacı tarafça  Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, borçlular ... ve .... A.Ş.'ye yönelik 1.019.988,99 TL asıl alacağın tahsilinin talep edildiği, borçluların  süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Davalı asıl borçlu ... ile davacı banka arasında 15/11/2013 tarih 3.000.000.00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ve 11/09/2015 tarih 1.000.000.00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'ın 20 Temmuz 2016 ticaret sicili gazetesindeki ilana göre davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olup şirketi münferiden atacağı imza ile temsil ve ilzama yetkili kılındığı, ...'ın bahsi geçen sözleşmeye müteselsil kefil olarak katıldığı görülmektedir. Asıl borçlu ve kefilin kredi alacaklarını belirlenen ödeme vadelerinde ödememesi üzerine banka tarafından kredi hesaplarının 30/09/2016 tarihinde kat edildiği,  asıl borçluya çıkarılan kat ihtarının bila ikmal iade edildiği, ihtarnamenin asıl borçlunun sözleşmedeki yasal ikametgahına çıkarıldığı, tebliğ şerhinden  asıl borçlunun adresten taşınmış olması nedeniyle 04/03/2016 tarihinde tebligat iade edildiği, Taraflar arasında imzalanan  sözleşmenin 13/2-a maddesi  ve İİK 86/b maddesi gereğince hesap kat ihtarının asıl borçluya ulaştığı tarih itibarıyla tebliğ edilmiş sayılması gerektiği ve İhtarnamede verilen 24 saatlik mehil sonu 08/10/2016 tarihinde asıl borçlu yönünden temerrüt oluştuğu, kefile ise  ihtarnamenin 06/10/2016 tarihinde tebliğ edilerek 08/10/2016 tarihinde temerrüte düşürüldüğü anlaşılmıştır.Takip talebinde;  çek depo bedeli  82.920,00 TL'nin depo edilmesinin sadece asıl borçlu ... A.Ş.'den talep edildiği,  dava dilekçesinde ise 54 adet çek bedeli olan 71.110,00 TL alacağın deposunun talep edildiği, kefil ...'dan bu konuda herhangi bir talepte bulunulmadığı   görülmektedir.  Kefalet sözleşmesinin geçerliliği için  tamamının el yazısı ile yazılmasının gerekli değildir. Sözleşmemin; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu tutar ile kefalet tarihinin belirtilmiş olması, kefilin sorumlu olduğu tutar, müteselsil kefil ibaresi ve kefalet tarihinin ise kefilin kendi el yazısı ile yazılmış olması gerekli ve yeterlidir. Yine davalı kefil asıl borçlu şirketin yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle TBK 584. maddesi gereği eş rızası da gerekmemektedir. Davalı yargılama sırasında  açıkça  imza  inkarında bulunmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi dosyaya sunulan sözleşme kapsamında yürütülmüş olup, bu sözleşmeye göre talepte bulunulmasına göre   kefilin  ilk defa  istinaf aşamasında bu hususları ileri sürmesi  Türk Medeni Kanunun 2. maddesinde anlamını bulan dürüstlük kuralı ve bu kuralın usul hukukundaki görünümü olan 6100 sayılı  HMK'nın 29. maddesinde düzenlenen dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırı olduğu gibi  dinlenebilir  de değildir. (Emsal Yargıtay 7. HD. 2022/7455 E-. 2023/1911 K. Sayılı ilamı)İlk derece mahkemesince davacı alacağının tespiti yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi soncunda düzenlenen  24/09/2019 tarihli  denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacı banka  asıl borçlu şirketten; 1.019.988.99 TL asıl alacak olmak üzere, ihtarname noter masrafı dahil, işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte toplamda 1.034.837.84 TL alacağının bulunduğu, ancak davacı banka tarafından hesaplanandan daha az olmak üzere 1.033.888.36 TL alacak talebinde bulunduğundan taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Yine Davalı asıl borçlu şirketin ayrıca dava tarihi itibariyle bankaya iade edilmeyen 54 adet çekin bankaya iade edilmemesi nedeniyle 69.660.00 TL banka sorumluluk tutarının bankaya depo edilmesinden de sorumlu olduğu anlaşılmakla  69.660,00 TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesapta depo edilmek kaydıyla takibin devamına, davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ... yönünden ise takip tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş temerrüt faizi, %5 BSMV ile birlikte toplamda 1.010.484.95 TL borçtan alacaklı bankaya karşı tahsilde tekerrür olmamak üzere sorumlu olmak kaydıyla   davanın kısmen kabulüne karar  karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekilinin; ...'dan talep edilen 3.356,16 TL nakdi alacağın reddine ilişkin kısım ve takdir edilen vekalet ücretine ilişkin istinafı yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça  takip talebinde gayrinakdi kredi yönünden kefil ...'dan bir talepte bulunulmadığı, dava dilekçesinde toplam 1.013.704,75 TL nakdi alacak yönünden itirazın iptalinin istenildiği, mahkemece toplam 1.010,484,95 TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verildiği  3.356,16 TL yönünden ise davanın reddine karar verildiği görülmektedir.  Dosyaya alınan bilirkişi raporu ile faizin başlangıcı ve miktarı doğru hesaplanmış olmakla nakdi alacağın bu miktar yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır .Takdir edilen vekalet ücreti yönünden ise ilk derece mahkemesinin karar tarihinde  yürürlükte bulunan AAÜT gereği 2.725,00 TL  vekalet ücreti takdiri gerekirken mahkemece bu hususta hata edilerek  8.171.00 TLvekalete ücreti takdiri isabetli görülmemiş, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereği  3.356,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı  ...'a verilmesine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf taleplerinin reddine, davacı vekillinin nakdi alacağın reddedilen kısmına yönelik istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen  kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın Kısmen Kabulü İle; 2-Davalı asıl borçlu ... açısından; a-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.019.988,99 TL asıl alacak, 3.405,74 TL işlemiş akdi faiz, 9.536,19 TL işlemiş temerrüt faizi, 476,80 TL %5 BSMV (GV), 531,82 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.033.888,36-TL üzerinden  takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 26,25 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmasına, b- Davalı asıl borçlunun gayri nakdi alacağa yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 54 adet çekin yasal yükümlülük tutarı olan toplam 69.660,00 TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesapta depo edilmek kaydıyla takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davalı müteselsil kefil ... açısından; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.000.000,00 TL asıl alacak, 9.349,31 TL işlemiş temerrüt faizi, 467,46 TL % 5 BSMV (GV), 531,82 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.010.348,59 TL  üzerinden  takibin devamına, işlemiş akdi faiz talebi açısından fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 26,25 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmasına, 4-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,5-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 70.624,91-TL karar harcından başlangıçta yatırılan 12.475,53 TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 5.180,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 52.968,68-TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan 31,40-TL başvurma harcı ve 12.475,53-TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine 7-Davalılar  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden  reddedilen nakdi alacak yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesine göre  hesaplan  3.356,16 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a, reddedilen gayri nakdi kredi için hesaplanan 1.440,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalı  ....'ye verilmesine,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 54.966,64 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı ... davalılar tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 17.255,00 TL harcın, alınması gerekli olan 70.624,91 TL harçtan mahsubu ile bakiye 53.369,91‬ TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,c-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 22,00 TL olmak üzere toplam 170,6‬0 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,d-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,e-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf842c0c473cd3d2","SID":"2cd02f7b19e88ca0"}}