{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/949 <br>KARAR NO: 2023/969<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/04/2019<br>NUMARASI: 2014/1384 Esas - 2019/365  Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve davalı vekilince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde 17/11/1197 tarihinde 17/11/2022 tarihine kadar geçerli 25 yıllık intifa hakkı tesis edildiğini, 16/09/2010 tarihinde yapılan tapu işlemi ile intifa süresinin 18/09/2015 tarihine kısaltıldığını, taraflar ve dava dışı ... LTD. ŞTİ. arasında yapılan üçlü protokol gereğince, davacının intifa hakkı bulunduğu ve davacının da maliki olduğu taşınmaz üzerinde dava dışı ...ŞTİ. tarafından akaryakıt istasyonu kurulması yönünde 18/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, bayilik sözleşmesi ve protokol hükümlerine aykırılık nedeniyle Üsküdar ... Noterliğinin 21/03/2014 tarih ve ... sayılı ihtarname ile davacı tarafından sözleşme ve protokül feshedildiğini, söz konusu ihtarname ile dava dışı bayi 07/01/2013 tarihinden ihtarnameni keşide tarihine kadar akaryakıt almadığından bahisle protokolün 4/B hükümlerine aykırı davrandığını, bu sebeple protokolün 6. madde hükümlerine göre ödenmiş olan intifa, yatırım ve işletme yardım bedelleriniin iadesinin gerektiğini, söz konusu alacaklar davalıya 17/03/2014 tarihli 985.721,41-TL tutarında fatura tanzim edilerek talep edilmesine bu güne kadar davacıya ödeme yapılmadığını, davalının ileri sürdüğü ve halen geçerli olduğunu iddia ettiği sözleşmenin filine hiç uygulanmadığını, netice itibariyle intifa bedeli ve yatırım tutarın için şimdilik 985.721,41 TL nin davalıya ödeme tarihinden itibaren TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uygulandığı faiz oranında faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davacıya iadesi ile mahkeme masrafları, faiz ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların arasındaki ilişkinin başka yönlerinin de bulunduğunu, dava dışı şirket ... ile yapılan sözleşme kapsamındaki istasyon bayiliğinin ruhsat işlerinin uzamış olduğunu, bu uzamanın davacının da bilgisi dâhilinde olduğunu, dava dışı şirketin istasyonu terk ettiğinden feshedilen sözleşmenin yerine davalıların maliki olduğu aynı adresteki dava dışı ... LTD. ŞTİ. ile 29.04.2013 tarihli yeni bir bayilik sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin başlangıç tarihinin ilk akaryakıt alım tarihine bağlı olarak uzayacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafından göndenilen protokol gereğince iş bu dava konuş bedelinin ... firması ile imzalanan bayilik sözleşmesine ilişkin olduğunu, netice olarak davacının halen yürüklükte olan ve taraflar arasında uygulanan bir sözleşmenin intifa bedelini temerrüt - muaccel şartları oluşmadan talep etmesinin hukuka aykırı olduğundan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E:2016/18300, K:2018/3458 sayılı emsal kararı : \"Davacı, akdin erken feshi ve Rekabet Kurulu kararı gereğince intifanın kendiliğinden sona erdiğini ileri sürerek, sona erme tarihinden itibaren karşılıksız kalan intifa ödemesinin iadesini istemiştir... Öncelikle davacının bu konuda talepte bulunabilmesi için intifa hakkının terkin edilerek bu davanın açılmış olması gerekir. İntifa terkini için 3. bir kişiye vekalet verilmiş olması intifanın terkini anlamına gelmez. Bu durumda taşınmazın tapu kaydı getirtilerek intifanın terkin edilip edilmediği belirlenerek şayet davanın açıldığı tarihte intifa ihtirazi kayıtla terkin edilmemişse bu konudaki istemin reddine\" şeklindedir.Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Esas No:2014/8269 Karar No:2014/11768  sayılı emsal kararı : \"Öte yandan, intifa hakkının kullanımı sırasında davacı tarafından yapılan sabit yatırımın (bina, duvar v.s.) taşınmaza artı bir değer katması halinde, intifanın terkini ve taşınmazın kullanımının sona ermesi durumunda, davacı taşınmaza fayda sağlayan bedeli talep edebilir. Bu yönden taşınmaz üzerinde keşif yapılarak, bu talebin yerinde olup olmadığının saptanması gerekir.\" şeklindedir.Yargıtay 19.Hukuk Dairesi E:2014/1354 K:2014/4887  sayılı emsal kararı : \"Davacı lehine taşınmazda tesis edilmiş olan intifa hakkının intifa sözleşmesinde belirlenen süreden önce ve yine dava tarihinden önce fek edilmiş olduğu dosya içeriği ile sabittir. Bu durumda mahkemece, davacının talebi gözetilerek davacının bedelini ödeyerek yaptırılmış bulunan sabit yatırımların taşınmaz değerine bir artırım, fayda sağlayıp sağlamadığı bu sabit yatırımlar kullanılmak suretiyle davalının ticari faaliyetini sürdürüp sürdürmediği, sabit yatırımların ticari faaliyetine katkısı hususları üzerinde de yeterince durulup, yerinde keşif yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken...\" şeklindedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E:2016/9736, K:2017/7777  sayılı emsal kararı : \"sabit yatırımların intifa hakkının terkin edilmesi sonucu taşınmaz maliki ile bayilik sözleşmesinin tarafı olan davalı ...'ten sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak geri alınıp alınamayacağına ilişkindir. Taşınmaz üzerinde taşınmaza değer katan ve halen kullanılmaya devam edilmesi halinde yapılan yatırımların geri istenebileceği Yargıtayımızın istikrar kazanan kararları ile ....\" şeklindedir.  Dava, peşin ödenen intifa bedeli ile istasyon yatırım tutarının iadesine dayanmakta olup emsal kararlarda da açıklandığı üzere bu bu bedellerin talep edilebilmesi şartının öncelikle intifa hakkının tapudan terkini ile mümkün hale gelebileceği, ancak davamızda terkinin dava tarihinden sonra 18.09.2018 tarihinde yerine getirildiği anlaşıldığından davanın reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 15/09/2010 tarihli protokol ve 18/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesine göre kararlaştırılan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, 07/01/2013 tarihinden sözleşmenin feshedildiği 21/03/2014 tarihine kadar müvekkili şirketten yakıt alımı yapmadığını, bayilik faaliyetinin gereklerini yerine getirmediğini, taşınmaz üzerinde bulunan intifa hakkının taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden ayrı düşünülemeyeceğini, bayilik sözleşmesi feshi olunduktan sonra taşınmaz kaydı üzerine yer alan intifa kaydının fiiliyatta bir anlam ifade etmediğini, davalı şirkete yapılan ödemelerin taraflar arasında imzalanmış olan 15/09/2010 tarihli protokolün gereği olduğunu, 15/09/2010 tarihli protokol kapsamında yapılan ödemelerin intifanın terkin edilmiş olma şartına bağlı tutulmasının yerinde olmadığını, tacir olan tarafların açıkça dava konusu ödemelerin protokol hükümlerine uyulmaması halinde geri iade olacağını kararlaştırdıklarını, davalı şirketin protokol ve bayilik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği ve bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin açık olduğunu, bu durumda mahkemece öncelikle davalı şirketin protokol ve bayilik sözleşmesi hükümlerine aykırı hareket edip etmediğinin tespitinin gerektiğini, bu hususun tespiti halinde de 15/09/2010 tarihli protokolün 6. maddesi gereği davalı şirkete ödenmiş olan dava konusu tutarların davacı şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca kabule göre dava konusu taleplerinin tamamının intifa bedeline ilişkin olmadığını, intifa bedeline ilişkin olmayan talepleri yönünden intifa terkin şartının aranmasının da açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin kararlaştırılan süre devam edeceği inancıyla yapılan yatırım bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından davalı müvekkili şirket lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın konusunun para alacağı olduğunu, yasal mevzuat uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, maktu ücret görülmekte olan davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülmediği durumlarda verilen ücret olduğunu, davacının dava dilekçesi ile talep etmiş olduğu miktar dikkate alınarak nispi vekalet ücreti üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme maktu vekalet ücretine hükmedilen kararının kaldırılmasını, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Dava; davalı malik adına kayıtlı Konya İli, Selçuklu İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis  olunan intifa hakkının; dava dışı bayinin sözleşme şartlarına uymaması nedeniyle bayilik sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle bakiye süreye tekabül eden intifa bedelinin ve istasyona yapılan sabit yatırım tutarının tahsili  istemine ilişkindir. İlk derece  mahkemesince  davanın reddine karar verilmiş, karara karşı  davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İntifa hakkının kalan süreye yönelik bedelinin istenebilmesi için dava tarihinden önce intifa hakkının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden terkininin yapılması gereklidir. İntifa hakkının bedelsiz terkin edilmesi halinde artık bakiye intifa bedelinin istenemeyecektir. (Y19.HD.nin 25.03.2016 tarih veE: 2015/12031-K2016/5462 ). Mahallinde yapılacak  keşif yapılarak dava konusu taşınmazda davacı tarafça yapılan ve halen kullanılmakta olan sabit yatırımlar saptanarak davalı tarafın bu yatırımlardan yararlandığının ve bu sabit yatırımların taşınmaza değer kattığının tespiti halinde  sabit yatırım bedeli talep edilebilecektir.  İntifanın terkin edilmemiş olması sözleşme ilişkisinden kaynaklanan sabit yatırım bedeli  talebinin  incelenmesine engel değildir. (Y.19.H.D'nin  17/10/2019  tarih ve E: 2018/2253 -K: 2019/4818 )  Dosyaya toplanan delillerden ve tapu kayıtlarında intifa hakkının dava tarihinden sonra  18/09/2018 tarihinde sözleşmede belirlenen  intifa süresinin dolması nedeniyle hak sahibi ...'nin talebi ile terkin edildiği,anlaşılmıştır. Mahkemece intifa bedeli ve istasyon yatırım tutarının istenebilmesi için öncelikle intifa hakkının tapudan terkini ile mümkün hale gelebileceği, terkinin yargılama aşamasında 18/09/2018 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de  davacının sabit yatırım gideri talebi  yönünden intifa hakkının tapudan terkin edilmesinin şart bulunmamaktadır. Buna göre mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek  işin esasına girilip gerekli inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekillinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davalı istinafının bu aşamada incelenmeksizin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,4-İstinaf başvurusu bu aşamada incelenmediğinden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde kendisine iadesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1e7187267ed64df","SID":"e3bbd53e40c910fc"}}