{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/467 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1898<br>KARAR TARİHİ\t: 25/10/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/773 Esas  2019/808 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/10/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya fason üretim yaptırdığını, müvekkilinin iş yaptığı firmalarla olan anlaşması gereği davalının çalışanlarının SGK primlerini 01.02.2018 tarihinde 17.213,58-TL olarak ödediğini, ödemesinin müvekkilinin kayıtları ile SGK ve banka kayıtlarında sabit olduğunu,  müvekkilinin bu nedenle doğan cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine girişilen Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü’nün 2018/1488  E.s. icra takibinin, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 oranından aşağı olmamak üzere  icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı Vekili cevap dilekçesinde; Dava dilekçesi davalıya 11.01.2019  tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 25.01.2019 tarihli cevap dilekçesi ile; taraflar arasında, fason üretimin söz konusu olduğunu, davacının iş yaptığı firmalarla olan anlaşması gereği, müvekkilinin çalıştırdığı işçilerin SGK primlerinin davacı tarafından ödendiğini,  müvekkilinin  fason alarak çalıştığı şirketini 01.02.2018 tarihinden 1,5 ay önce kapattığını  ve davacı ile olan fason üretim ilişkisine son verdiğini, davacının 01.02.2018 tarihinde SGK primlerini ödediğini iddia ettiği işçiler, müvekkilinin işçisi olarak çalışmış olsalar da, müvekkili ile davacı şirket arasındaki sözleşmenin 01.02.2018 tarihinden yaklaşık 1,5 ay önce sonlanmasını müteakip, işçilerin davacı şirketin kendi bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, müvekkili ile bir bağı kalmadığından davacının kendi işçilerinin SGK primlerini ödemesini müvekkiline rücu etmesinin herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine müvekkili lehine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına  karar verilmesini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE:<br>\"...Davacı şirket tarafından sunulan internet bankacılığı e-dekont (ödeme) belgesinden, davalı ...’in işyeri çalışanlarına ilişkin olduğu saptanan prim borçlarının SGK.’na, ... ... Şubesi hesabından, davalı abone ...  adına 2.1330.0101.1569680.035 SGK sicil-abone no’lu işyerine ait “Geçmiş 4/A prim tahsilatı” açıklamasıyla 01.02.2018 tarihinde 17.213.62-TL tutarın davacı şirket tarafından ödendiği saptanmıştır. Çalışma hayatında gerek asıl işveren alt işveren ilişkilerinde gerekse taşeron, yüklenici, fason üretici gibi isimlerle kurulan iş ilişkilerinde, alt yükleniciye/fasoncuya işi veren şirket kimi zaman hukuki yükümlülükleri gereği, alt işverenlikte 4857/2. md. gereği müteselsil sorumluluktan kaynaklı, kimi zaman da kendi pazar organizasyonunda tedarikçisi olduğu firmayla yaptığı anlaşma gereği, yahut bir takım uluslararası standartlara ilişkin sahibi olduğu belgeler gereği, işi yaptıracağı yüklenici/fasoncuların prim borçlarının olmaması, 18 yaşından küçük işçi çalıştırılmaması, izinsiz yabancı uyruklu çalıştırılmaması, işçilerin geçmişte ödenmeyen ücret alacaklarının bulunmaması gibi yükümlülük altındadırlar. Bu durum sonucu uygulama yüklenici yahut fasoncu yaptığı iş karşılığında bir hakediş kazanır. Yükleniciye/fasoncuya işi veren şirket onun sigorta prim borçlarını hatta kimi zaman işçilik alacaklarını yüklenici/fasoncu adına öder ve ödediği tutarı fasoncunun hakedişinden mahsup eder. Davacı ve davalının mevcut ilişkisinde 2017/Mart ayından bu yana davalı ...’a ait SGK prim borçları, davacı şirket tarafından, davalı ... adına SGK.’na ödenmiştir. Dava konusu 17.213,58-TL tutarında ve davalı ...’e ait olduğu tespit edilen prim borçlarının davacı tarafından ödendiği, davalının aleyhine girişilen icra takibine haksız ve kötü niyetle itirazda bulunduğu anlaşılmış, temerrüt koşullarının oluşmaması nedeni ile davacının itirazın iptali davasının asıl alacak bedeli üzerinden kabulüne karar verilmesi uygun görülmüş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur..\"gerekçesi ile;<br>HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;<br>Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü’nün 2018/1488 E.s. icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 17.213,58-TL asıl alacak bedeli üzerinden, 07.02.2018 takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile devamına,..\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı yan arasında fason üretime ilişkin bir durumun söz konusu olduğunu, davacı yanın iş yaptığı firmalarla olan anlaşmasının gereği olarak müvekkilinin çalıştırdığı işçilerin SGK primlerini davacı yanın ödediğini, ancak müvekkilinin 01.02.2018 tarihinden 1,5 ay önce kendi fason olarak çalıştığı şirketini kapattığını ve davacı ile olan fason üretim ilişkisine son verdiğini, davacı yanın müvekkili ile olan ticari ilişkisini sonlandırmasına rağmen hiç üretim yapmayan, işçi çalıştırmayan müvekkilinin sorumluluğu olduğunun iddia edildiğini, müvekkilinin o dönem hiç iş yapmaması sebebiyle SGK primlerini ödemekle yükümlü olduğu herhangi birinin olmadığını, bilirkişilerin dosyaya ibraz ettikleri raporlarında tarafların ticari defter ve kayıtlarını incelediğinin belirtildiğini ve raporunun 13. sayfasının son paragrafında çok net ve açık bir şekilde davacı tarafından sunulan 25.01.2016-04.12.2017 tarihleri arası 4 sayfadan ibaret ...-... cari hesap listesi incelendiğinde; 4. sayfanın son satırında 04.12.2017 tarihi itibari ile davacının davalıya 54.703,68 TL tutarında borçlu olduğuna dair mutabakata vardıkları, tarafların kaşe ve imzalarının olduğu görülmüştür.'' tespitinin bulunduğunu, müvekkilinin işyerini kapattığı döneme ilişkin davacının kendi bünyesinde çalışan işçilerin SGK primlerini müvekkilden talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, hem cevap dilekçelerinde hem bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde müvekkilinin işyerini kapattıktan sonra kendi bünyesinde çalışan işçilerin davacı bünyesinde çalışmaya başladığını belirtmelerine rağmen buna ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, eksik inceleme ve hatalarla dolu bilirkişi raporunun esas alınarak kurulan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;    taraflar arasında fason üretim konusunda anlaşma olmasına, davacının davalı iş yerinde çalışan işçilerin  SGK primlerini ödemiş olmasına, takibe konu 01/02/2018 tarihli ödemenin davacı tarafça  2017 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olmasına, yani davalı iş yeri kapanmadan önceki aylara ilişkin olmasına,  dosyaya sunulan bilirkişi asıl ve ek raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, hükme esas alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/12/2019 tarih, 2018/773 Esas ve 2019/808 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.175,85 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 293,97 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 881,88 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 25/10/2023  <br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa532c5c22743a11","SID":"4fa6485e07cca17e"}}