{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1633 <br>KARAR NO\t: 2023/1412<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/124 E.  -  2021/245 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2021 tarih ve 2020/124 Esas - 2021/245 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2018/100415 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markaların benzer olmadıklarını, aralarında iltibas doğmayacağını, müvekkili başvurusunun, davalı markalarının serisi olarak algılanmayacağını, markaların tüm unsurları ile birlikte oluşturduğu bütünsel izlenime göre benzerlik değerlendirilmesinin yapılması gerektiğini, itiraz edenin markasının düz yazı karakterlerine sahip iken müvekkili markasının kendine özgü renkler ve logo ile bir bütünlük sağladığını, ortalama tüketici tarafından taraf markalarının karıştırılmayacağını, taraf markalarının ortak olarak “...” ibarelerini içerdiğini ancak müvekkilinin ... ibaresini içeren birçok markasının olduğunu, yine TÜRKPATENT kayıtlarında da \"...\" ibaresi ile başlayan birçok markanın bulunduğunu, \"...\" ibaresinin müvekkili tarafından yıllardır kullanıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-2093 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, taraf markalarının bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olduğunu, tüketici nezdinde her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğması ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br> \tDavalı Şirket vekili, müvekkili markaları ile davalı başvurusunun görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, marka kapsamlarının da örtüştüğünü, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu, davacının önceki markalarının tescil kapsamlarının, dava konusu başvurunun kapsamındaki mal ve hizmetlerden farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin, davalı yana ait önceki tarihli markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer bulunduğu, ayrıca taraf markalarını oluşturan ibareler arasında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilgili tüketici nezdinde bıraktıkları bütünsel algı itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olduğu, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu, davacının başvuru üzerinde 93/009298 ve 91/010976 sayılı \"...\" ibareli markalarından kaynaklanan  bir hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.         <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece taraf markalarında \"...\" ibaresinin ortak olarak yer alması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin kabul edildiğini, oysa taraf markalarının bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, markaların  hece ve kelimelere ayrılarak değerlendirilme yapılamayacağını, buna göre müvekkili başvurunun redde mesnet markalarla karıştırılmayacağını, \"...\" ibaresi ve logosunun 1991 ve 1993 yılından beri müvekkilinin tescilli markası olduğunu, dolayısıyla dava konusu başvuru üzerinde müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu, mahkemece marka kapsamları arasında benzerlik görülmüş olması halinde  benzerlik görülen sınıflar yönünden davanın reddi gerekirken davanın tümden reddinin yerinde olmadığını, davalı tarafın, müvekkili başvurusu kapsamındaki sınıflarda mal ve hizmetinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"... ...+şekil\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira gerek dava konusu başvurunun, gerekse de redde mesnet markaların asli unsurlarının \"...\" ibaresinde oluştuğu ve başvuruda yer verilen ayırt ediciliği bulunmayan \"...\" ibaresi ile ayırt edicilikte geri planda kalan şekil unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediliği sağlamadığı, öte yandan dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği, ilk derece mahkemesince davacının adına tescilli 91/010976 ve 93/009298  sayılı markalar nedeniyle başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunmadığının kabul edildiği, gerçekten de davacının marka başvuru dosyası kapsamındaki delillerle müktesep hakkının koşullarının oluştuğunu ispat edemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/11/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/11/2023<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2c698d640e3e045","SID":"cdae25321fdcdf0b"}}