{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/274 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1970<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/10/2019<br>NUMARASI\t\t: 2016/1001 Esas - 2019/1117 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 01/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01/11/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait taşınmazın sağ tarafındaki 37/A  ve sol tarafındaki 37/C  nolu fabrika binalarının maliki olduğunu ve aynı zamanda bu binalarda ticari faaliyet gösterdiğini, müvekkile ait iki fabrika binasının arasında bulunan 37/B  nolu fabrikanın malikinin davalı olduğunu, fabrikalar yanyana bulunduğundan gece ve gündüz korunması konusunda iki tarafın mutabık kalması üzerine davacı ile dava dışı ... Özel Güvenlik eğitim arasında özel güvenlik sözleşmesi aktedildiğini, davalı ile varılan sözlü mutabakat uyarınca alınan güvenlik hizmeti karşılığı ödenecek bedelin 1/3'nün davalı tarafından ödenmesinin kabul edildiği halde bu payın ödenmediğini, bu sebeple müvekkil firma tarafından alınan güvenlik hizmeti borcunun tamamının güvenlik şirketine ödendiği hesaba esas dönem 31.08.2012 -29,05,2013 arası ila 29.01.2016-31,03,2016 arası aylara ait olup davalı tarafça toplam 42.350,90 TL ödeme yapıldığından davalı payına düşen 1/3 sorumluluğunun14.116,97 TL bulunduğunu, davalının fabrikasında çalışan ... isimli işçinin davalının rızası dahilinde davacı firma personelini taşıyan servis araçları ile taşındığı halde personel taşıma ücretlerini ödemediğini, davalının personeli için taşıma ücreti olarak servis ücretine 3.780,00 TL ödendiği ayrıca davalıya ait fabrika binası da dahil olmak üzere tüm ada etrafı duvar ile çevrilerek duvar üstü demir işleri yaptırıldığını, davalıya ait fabrikanın ön ve arka üstü duvarlarının demirlerinin imalatı da yapıldığından davalının bu işlemlerden dolayı 1.200 TL borcu bulunduğunu, müvekkilinin toplamda 19.096,67 TL tutarındaki müvekkili alacağını tahsil etmek amacıyla davalıya noter kanalı ile ihtarname keşide ettiğini, davalının ise borcunu kabul etmeyerek redettiğini, bu nedenle 19.096,97 TL si tutarındaki müvekkili alacağının ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 31/05/2016  tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya ait olan fabrika binasının 15.06.2013 tarihli kira sözleşmesine istinaden 5 yıllığına ve yıllık 54.000 TL'ye kiralandığını, davacının kiralanandan çıktığı tarihinde aylık kiranın 5.000 TL olup bu bedeli bankaya yatırdığını, davacı şirket kendi şirketi üzerinden tüm fabrikanın gece ve gündüz korunması üzere anlaştıklarını  ancak 31.08.2012 -29.03.2013, 29.06.2016-31.03.2016 döneminde davacı şirketin davalı tarafın kiracısı olmadığını bu fabrika binasının boş olduğunu, davalının güvenlik şirket ile anlaşma yapılması yolunda yazılı veya sözlü bir anlaşmanın olmadığını, aksine binanın ... sigortaya her yıl sigorta ettirildiğini, 2011 yılından beri sigorta yaptırıldığını, bu tarihinde kontrat tarihinden önceki döneme ait bulunduğunu, davalının bu sigorta nedeniyle özel güvenliğe gereksinim duymadığını, davacı kiracısına da bu konuda muvafakat vermediği ve kira kontratında da bu konuda hüküm bulunmadığını, 2015 yılı sonunda kira parası fazla olduğu öne sürülerek taşınmazdan çıkan davacının 2016 yılı ocak ayına kadar taşınmazı teslim etmediğini, bu sebeple davalının 20 günlük kira alacağı bulunduğunu, davacı tarafın 1.200 TL lik alacağı ile ilgili olarak fatura ihtar ve ihtarat çok sonra 08.06.2016 tarihinde kesilmiş olup bu bedelin ödenmesi davanın açılması nedeni ile geçildiği ancak bu bedelin ödeneceğini, davacı şirket tarafından gönderilen 06.04.2016 tarihli mutabakat yazısında davalının 3.009,00 TL borcu olduğunun belirtilmiş olup davalının daha fazla borcu olsa idi mutabakat yazısında bu borçlarında yazılması gerektiğini, yazılmamasının da iddiaların doğru olmadığını gösterdiğini, davalıya ait personelin hatıra binaen servis güzergahının uygun olması nedeni ile yapıldığını, ayrıca borcun hesaplama şeklinde belirtilmediğini, davalı tarafında davacı şirketin bir çok kontroksiyon işini bedelsiz yaptığı ayrıca söz konusu serviste davalının kuzeni olan ...'in de taşındığını, davacı tarafın bir alacağı var ise kira bedelinden bu alacağının mahsup edilebileceğini, davacı tarafın kiracılık ilişkisini bitmesinin getirdiği hırs ile bu davayı açtığı, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.   <br> MAHKEMECE: <br>\"...Dava, alacak davasıdır.<br>Davacı tarafça dava dışı güvenlik şirketine ödenen 42.350,90TL'den davalının 1/3 payına düşen 14.116,97 TL, davalının personelinin davacının servis anlaşması yaptığı servis ile taşınması nedeniyle servis şirketine ödenen 3.780,00TL taşıma ücreti ile yaptırılan duvar ve demir imalatından dolayı davalının payına düşen 1.200,00TL olmak üzere toplam davalıdan 19.096,97 TL alacağından bahisle davalı hakkında eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde davaya konu olan 1.200,00TL'yi ödeyeceklerini, davalının taşınmazın tümü için güvenlik şirketi ile anlaşılması yoluyla yazılı yada sözlü bir onayının olmadığı, bu nedenle güvenlik hizmet bedelinden sorumlu olmadıklarını ayrıca davalıya ait fabrikada çalışan işçinin taşıma işinin hatıra binaen ve servis güzergahının uygun olması nedeniyle yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunduğu görülmüştür.  <br>Yargılama sırasında davalı tarafça davaya konu 1.200,00TL'lik miktar 03/11/2016 tarihinde ödenerek dekont sureti dosyaya sunulmuştur.<br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları, tanık beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın içerisinde 37/A, 37/B ve 37/C nolu fabrika binalarının olduğu, bu binalardan 37/B nolu fabrikanın davalıya, 37/A ve 37/C nolu fabrika binalarının ise davacıya ait olduğu, davacı ile dava dışı ...  Şirketi arasında Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesinin imzalandığı, binaların bulundukları yer itibariyle her üç binanın özel güvenlik hizmetinden faydalandığı kanaatine varıldığı, kaldı ki dosyaya ibraz edilen davalı ile kiracısı arasında imzalanan 21/03/2016 tarihli, 37/B nolu fabrika binasına ait kira sözleşmesinde kiracının ortak giderlere katılmak zorunda olduğunun ve özel güvenlik hizmet bedelinin kendisine düşen  payını ödemek zorunda olduğunun imza altına alındığı, tarafların dava dışı davalı işçisi ...'nın davacı firma personelini taşıyan servis araçları ile taşındığı hususlarında ihtilaf olmadığı, davalının taşıma işinin hatıra binaen yapıldığı hususunu ispat edemediği, bu kapsamda denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacının ödemiş olduğu güvenlik hizmet bedelinin davalının 1/3 payına düşen 14.116,97TL ve davalının personelinin davacı tarafça taşınmasına yönelik 3.780,00TL taşıma ücretini davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile, 17.896,97 TL'nin 31/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 1.200,00TL yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile;<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere<br>1-Davacının davasının kabulü ile, 17.896,97 TL'nin 31/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 1.200,00TL yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına,...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin kendisine ait olan ... ... Yolu No:... adresinde bulunan fabrika binasını davacı şirkete 15.06.2013 tarihli kira sözleşmesine istinaden 5 yıllığına ve yıllık 54.000,00 TL ye kiraladığını, müvekkili ile kiracısı arasında imzalanan kira sözleşmesinde kiracının ortak giderlere katılmak zorunda olduğu ve özel güvenlik hizmet bedelinin kendisine düşen payını ödemek zorunda olduğunun imza altına alındığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verildiğini ve bu gerekçenin tamamen yanlış ve yanılgılı olduğunu, davacı şirketin, kendi şirketi üzerinden tüm fabrikanın gece ve gündüz korunması için ...  Şirketi ile anlaştığını, 2011 yılından itibaren yani kontrat tarihinden çok öncesinden bu şekilde bir koruma sağlandığını, bu nedenle davalı müvekkilinin Özel bir güvenlik Şirketine hiçbir gereksinim de duymadığını ve bu konuda davacı kiracısına da muvafakat vermediğini, bu nedenle davacı şirket tarafından ...‘e ödenen 42.350,90 TL lik bedelin 1/3 ü olan 14.116,97 TL sinden davalı müvekkilinin sorumlu olmadığını, ayrıca davacı şirket ile müvekkili arasında imzalanan kira kontratında bu konuda bir hükmün de bulunmadığını, yerel mahkemenin yanılgılı olarak davalı ... ile yeni kiracısı ... arasında yapılan kontratı dikkate alarak karar verdiğini, talep edilen güvenlik bedeli döneminin yeni kiracı ile yapılan kontrat döneminden önce olduğunu, davalı kiralayan ile kiracı arasında imzalanan sözleşmenin herzaman değiştirilebilecek bir sözleşme olduğunu, aksine bu sözleşme ile  kiracının sorumlu olacağının hüküm altına aldığını, delil hükmünün olmadığını, incelenen defterlerde de bu konuda bir ödemeye rastlanılmadığını, diğer yandan davalıya ait fabrikada çalışan ... isimli işçinin, davacı şirkete ait servis aracıyla taşınması  nedeniyle 3.780,00 TL servis ücreti bedeli altında davalıya borç çıkarılmasının da kabul edilemeyeceğini, ayrıca bir alacağı var ise kira bedelinden bu alacağını mahsup edebileceğini, davacı tarafın kiracılık ilişkisinin bitmesinin getirdiği hırs ile davayı açtığını ve hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı halde davasının kabul edildiğini beyanla ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; alacak davasıdır.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davalının 29/07/2023 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, davalı vekilinin davalıya ait veraset ilamı ve mirasçılardan aldığı vekaletnameyi sunduğu görülmekle istinaf aşamasında  taraf teşkilinin sağlandığı görülmüştür. <br>Davacı tarafça, davalıdan özel güvenlik ücreti bedeli, bir işçinin taşınması nedeniyle  servis ücreti,  tüm fabrika binasının duvar üstü demir işlerini bedelini talep etmiştir. <br>Davalı tarafça; özel güvenlik için davacı ile aralarında anlaşma olmadığı, işçisinin davacının servis aracı ile hatır için taşındığı belirtilerek davanın reddini talep etmiş, ayrıca duvar üstü demir işlerine ilişkin davacı tarafça talep edilen 1.200 TL yi de yargılama sırasında davacı tarafa ödediği anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında başka bir şirketten  özel güvenlik hizmeti alma hususunda anlaşma olup olmadığı, var ise davalının bu ücretin 1/3 ünden sorumlu olup olmadığı, davalı işçisinin davacı servis aracı ile taşınması nedeni ile davacının ücret talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. <br>İlk derece mahkemesince mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, alınan rapora ve davacı tarafından sunulan, davalının kiracısı ile aralarında yapılan kira sözleşmesine göre davalının özel güvenlik hizmeti ücretinden sorumlu olduğu kanaatine varılmış, davalının, işçisinin taşınma işinin hatır için yapıldığını ispatlayamaması nedeni ile de servis taşıma ücretinden de sorumlu olduğu kabul edilmiştir. <br>Davalı işçisinin, davacının servis aracı ile taşındığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf yoktur. Ancak davalı, işçinin hatır için taşındığını ileri sürmüş olup, bu iddiasını da ispatlayamamıştır. Dolayısıyla davacı, davalı işçisinin taşınması nedeniyle ilk derece mahkemesince aldırılan denetime elverişli ve açık olan  13/02/2018 tarihli bilirkişi  raporuna göre 3.780 TL servis taşıma ücreti talep edebileceğinden davalının bu yöndeki istinafı yerinde bulunmamıştır.<br>Davalının özel güvenlik ücreti yönünden istinaf talebine gelince; davacı taraf davalı ile aralarında sözlü olarak sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre davalının, davacının anlaşacağı özel güvenlik şirketi ücretinin 1/3 ünü ödemekle yükümlü olduğunu  ileri sürmüş olup, davalı da davacı ile aralarında böyle bir sözleşme olmadığını ve güvenlik hizmetinden yararlanmadığını savunmuştur. Dolayısıyla burada taraflar arasında sözleşme olduğu ve davalının güvenlik hizmetinden yararlandığı hususunda ispat yükü davacı taraftadır. Davacının taraflar arasında kararlaştırıldığını iddia ettiği sözleşme ücretine göre davacının iddiasını yazılı bir delille veya kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı bu hususta yazılı bir delil sunmamış, yemin deliline de dayanmamıştır. Mahkemece inşaaat mühendisi bilirkişiden aldırılan raporda da davalının özel güvenlik hizmetinden yararlandığı açıkça ortaya konulmamıştır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince davacının, dosyaya sunduğu, davalının kiracısı ile yaptığı kira sözleşmesindeki özel güvenlik bedelinin ödenmesine ilişkin düzenlemeye dayanarak özel güvenlik ücretine ilişkin talebin kabulüne karar verilmiş ise de; salt dava dışı bir kişi ile davalı arasında yapılan kira sözleşmesine dayanarak davalının özel güvenlik hizmeti aldığının kanıtlandığının kabulü doğru olmamıştır. Sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği yapılan sözleşmeler sadece sözleşmenin taraflarını bağlar. <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.<br> Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>1-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 326,15 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,<br>2-Davalı vekilinin yatırdığı 121,30 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>3-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri olmadığından bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>B-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli, 2016/1001 Esas, 2019/1117 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br> KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE  GEÇMEK ÜZERE;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 3.780,00 TL'nin 31/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, özel güvenlik ücretine ilişkin fazla istemin reddine, 1.200,00 TL yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Karar ve ilam harcı olan 340,18 TL'den peşin alınan 326,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 14,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı vekili için kabul edilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 4.980,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>4-Davalı vekili için reddedilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 14.116,97 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 326,13 TL peşin harç ve 29,20 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davacı tarafından yapılan 2.541,50 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesap edilen 662,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>7-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davanın red oranına göre hesap edilen 36,96 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>8-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>9-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/11/2023  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4127526355c76ecd","SID":"384ca4782c653749"}}