{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/363 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1679<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29.09.2020<br>NUMARASI\t\t: 2016/1202 E. - 2020/432 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 23.11.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23.11.2023<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.09.2020 tarih 2016/1202 E. - 2020/432 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak iş gücü kaybına uğradığını, kusurun davalı tarafından sigortalı karşı araç sürücüsünde bulunduğunu, davalının zararı karşılamakla yükümü olduğunu, belirterek; belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalıya usulüne uyğun başvuru yapılmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kazaya karışan  aracın  davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile  sınırlı olduğunu,  kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamı dışında kaldığını, dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olayda davacı sürücü % 25 oranında tali, sigortalı karşı araç sürücüsünü ise % 75 oranında asli kusurlu olduğu, olay nedei ile davacının  %10.1 oranında sürekli 6 (altı) ay süre ile geçici maluliyetin oluştuğu, davacının bu mevcut yaralanması nedeniyle talep edebileceği 58.099,88-TL sürekli, 5.916,30-TL geçici  sürekli iş göremezlik tazminatına hak kazandığı, belirtilerek; davanın kabulüne, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili,  davanın zamanaşımına uğradığını, davalıya usulüne uyğun başvuru yapılmadığını, kusur tespitini kabul etmediklerini, rapora yönelik itirazların dikkte alınmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, geçici iş görmezlik tazminatı davalının sorumlu olmadığı, rapora yönelik itirazların karşılanmadığı, dava tarihinden faiz talep edilebileceğini belirterek; kararın kalrılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile davacının tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne,  karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının oluşan maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)<br>\t3. Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Dava konusu olaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/87685 sayılı soruşturma dosyası kapsamında; kaza tespit tutanağında asli ve tam kusurlu olduğu belirtilenen davacı ...'in bilirkişi raporuyla da kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlunun tepil etilmiş olması karşsısında kusuru bulunmadığından bahsiyle atılı suçtan hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\t4. Kaza tespit tutanağı ile ceza soruşturması sırasında düzenlen rapora asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilen davacının, yargılama sırasında yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda % 25 oranında tali,  sigortalı karşı araç sürücüsünün ise % 75 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. İtiraz üzerine dosyaya kazandırılan ATK trafik ihtisas kurullu bilirkişi raporunda ise iki alternatifli bir kusur tespiti yapılması üzerine ve İDM tarafından davacının motosikleti park ettiği sırada kazanın meydana gelmiş olduğu benimsenerek ikinci alternatife üstünlük sağlamak sureti ile davacının % 25 oranında tali,  sigortalı karşı araç sürücüsünün ise % 75 oranında asli kusurlu kusurlu olduğunun tespiti cihetine gildirmiştir. Ancak, soruşturma dosyasının içeriğine göre raporlar arasında çelişki bulunmaktadır. Nitekim ATK raporunun birinci alternatifinde soruşturma aşamasındaki kusur tespitine benzer şekilde davacının % 90 oranında asli davalının ise % 10 oranında tali olduğu belirtilmiş olup, kusurun tespiti hususunda yapılan değerlendirme yetersizdir. Kusur dağılımına ilişkin çelişkinin giderilmesi zorunlu olduğundan kusurun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.<br>\t5. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. 2022/9109 K.) Dosyaya kazandırılan 28.06.2017 tarihli tek hekim tarafından düzenleen maluliyet raporunda kaza tarihi (24.07.2016 ) itibariyle yürürlükte bulunan anılan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet değerlendirmesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. <br>\t6. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, trafik kazasından kaynaklı  geçici işgöremezlik tazminatı  ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. ( Yargıtay 4. HD'nin 10.03.2022 tarih ve 2021/12001 E. - 2022/4532 K. ve 24.03.2022 tarih ve 2021/22793 E. - 2022/5790 K.)<br>\t7. Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın  03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. ( Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. )<br>\t8. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından soruşturma dosyası ve olaya ilişkin maddi olgular dikkate alınmak sureti ile  İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinde görevli alanında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kuruludan tarafların iddia savunmaları çerçevesinde, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde olayın sürücülerin kusurları gösterir kusur bilirkişi raporu alınmak suretiyle ile tarafların kusur durumu tespit edildikten sonra, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri hükümlerine göre, davacının mevcut yaralanması nedeni ile iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi konusunda E.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp ADB Başkanlığı'ndan kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli maluliyet raporu dosyaya kazandırılıp, dosyanın yeniden aktüer bilirkişiye tevdi ile talep edilen tazminatına yönelik anılan ilk ve esaslara uygun düşecek şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin esas alınmak suretiyle davacının hak kazanacağı tamzinatı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi kurul raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti belirtilerek tazminat talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tH Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.09.2020 tarih 2016/1202 E. - 2020/432 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db23dfaece15bae3","SID":"2f0a2656ab13ce58"}}