{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/142 - 2023/1060<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/142 <br>KARAR NO\t: 2023/1060<br>KARAR TARİHİ\t: 17/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/12/2019<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av... <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                  : 17/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ    : 17/11/2023<br><br>Mersin 2.Asliye  Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ...  karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                    :<br>Davacı vekili,  davacı ile davalı arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin imzalandığını, kredi hesabı açıldığını, davalı tarafından sözleşmede geçen yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı hakkında İstanbul 17. Anadolu İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve akabinde borçlunun yetki itirazı üzerine  icra takip dosyasının yetkisizlikle Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün ...  esas sayılı dosyasına taşındığını, davalının bu takibe de süresinde itiraz ettiğini ve  takibin durduğunu ancak itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20  icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                :<br>Davalı vekili, davacının dava dilekçesini ve içeriğini kabul etmediğini, davacı banka tarafından dava konusu takipte asıl alacağa yıllık % 94,5 temerrüt faizi ve ayrıca BK.88. maddesine aykırı olarak hesaplanan %5 faizin gider vergisi düzenlendiğini, alacaklı banka tarafından düzenlenen kendisinden talep edilen temerrüt faizi oranlarının BK.88 maddesinde düzenleme bulan kurallara açıkça aykırı olduğunu, davacı banka tarafından hakkında başlatılan takipte temerrüt faiz oranlarının fahiş olduğunu, kredi borcunun çoğunu ödediğini belirterek davanın reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                     :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile;  \"alacaklı bankanın takip tarihi itibari ile borçludan talep edebileceği asıl alacak tutarının 3.967,73.TL, işlemiş faiz miktarının 13.467,91.TL, BSMV alacağının 673,25.TL ve masraf miktarının 111,60.TL  olduğu bu hali ile alacaklının talep edebileceği toplam alacak miktarının 18.217,49.TL olduğu ancak  takipte bu miktarı aşar şekilde toplam 21.887,05.TL alacak talep edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporunda belirtilen değerler üzerinden davanın kısmen kabulüne\" şeklinde karar verilmiştir. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t       \t \t:<br>Davacı  vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davalının itirazının mesnetsiz ve delilsiz olduğunu, davalı tarafından takip konusu alacağın tamamına yapılan itiraz altında imzalarının bulunduğu kredi sözleşmesinin ilgili maddeleri karşısında geçersiz olduğunu, kabul edilen yıllık faiz oranının gecikme faizi olduğunu, borçluya gönderilen ödeme emrinde de sözleşme ve kanuna uygun olarak yıllık akdi faiz talep edildiğini, sözleşme ve kredi şartlarında da açık ve aleni bir şekilde kabul edildiğini, davalının vaki itirazlarında bu durumu kabul etmemesinin herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, borçlu ihtarnameye ve hesap özetine süresi içinde itiraz etmediğinden hesabın kat edildiğini, borçlu tarafından hiç ödeme olmadığından maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle temerrüde düştüğünü, davalı borçlu olmadığını herhangi bir belge ile ispat edemediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını  beyan etmiştir. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t        \t\t:<br>Davalı  vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkiline kredi kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğini, davacı banka tarafından müvekkiline kat ihtarnamesi gönderildiği iddia edilmiş ise de bu durum gerçeği yansıtmadığını, müvekkiline açılan itirazın iptali davası hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkilinin davacı bankaya borcunun bulunmadığını, bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hatalı hesaplamalarla düzenlendiğinden hükme esas olunamayacağını, alacak likit niteliğinde olduğunu, alacak miktarının belirlenmesi ancak bilirkişi raporu ile tespit edilebileceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, kullanılan kredinin ticari bir kredi olmadığını, müvekkilinin tacir olmadığını, ticari iş niteliği de olmadığından hesaplanan % 94,5 ticari temerrüt faizin fahiş nitelikte olduğunu belirterek,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını  beyan etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t           :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu,  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t          :<br>Dava, kredi sözleşmesi ve kefalete dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, karara karşı davacı banka vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi HMK'nin 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br> Davacı ile davalı arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin imzalandığını, kredi hesabı açıldığını, davalı tarafından sözleşmede geçen yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden iş bu takibin başlatıldığı, uyuşmazlık takibe konu krediden dolayı davalının borçlu olup olmadığı ve alacaklı banka tarafından davalıdan talep edilen temerrüt faizi oranlarının BK.88 maddesinde düzenleme bulan kurallara uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Davalı yan; dava dilekçesi ve içeriği kabul etmemiş,  asıl alacağa yıllık % 94,5 temerrüt faizi ve ayrıca BK.88. maddesine aykırı olarak hesaplanan %5 faizin gider vergisi düzenlemesinin hatalı olduğunu savunmuştur. <br>Davacı Banka vekili tarafından davanın kısmen reddine dair karar, davalı vekilince de davanın kısmen kabulüne dair karar ayrı ayrı istinaf aşamasına getirilmiştir. <br>Dava mahiyet olarak itirazın iptali davasıdır.<br>İtirazın iptali davası İİK 67.maddesi kapsamında takip talebine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içerisinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispatlamak koşuluyla açabileceği bir davadır. İİK 67'nin 1.fıkrası kapsamında itirazın iptalinin süresini geçiren alacaklının genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır. İtirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz bırakılarak, itiraz ile duran ilamsız takibe konu alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini sağlamak amacıyla açılır. (... ..., itirazın iptali davaları Seçkin 2014) <br>İtirazın iptali davası bir çok farklı görüşe göre nitelik konusunda fikir birliğinin olmadığı bir dava türüdür. Doktrinde de bazı yazarlara göre itirazın iptali davası bir eda davasıdır. (Baki Kuru, İİK el kitabı 2004) Bazı yazarlara göre de itirazın iptali davası eda davası olmadığı gibi dava sonunda da verilecek ilam tahsil ilamı değildir. (Özkan, İcra İflas Hukukunda İtirazın İptali Davası)<br>İtirazın iptali davası hem tespit hem de eda davası niteliğindedir. Zira davacı Mahkemeden takibe konu alacağına yapılan itirazın yersiz olduğunun tespitini, inkar tazminatının ve yargılama giderlerine hükmedilmesini talep etmekte, Mahkeme de kararında itirazın iptali ile beraber takibin devamına, aynı zamanda yargılama giderlerinin borçludan alınarak alacaklıya verilmesine karar vermektedir. Ayrıca Mahkemenin temel kararı da eda hükmü gibi değerlendirilerek hakkında işlem yapılmaktadır.<br>Takibin konusu ise, genel kredi sözleşmesidir ve davalı borçlu itiraz dilekçesinde alacağın yargılamayı gerektirdiğini, kendisinin temerrüde düşürülmeden takip yapıldığını ve takip talebinde istenen temerrüt faizi oranının yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.<br>Kredi, bankacılığın en temel ve en önemli işleri olmakla beraber, en riskli de faliyetidir. Bu nedenle, bankacılık Kanununda kredinin tanımı ve kullandırma kapsamı ve sınırlamaları düzenlenmiştir. Krediyi tanımlayan Bankacılık Kanununun 48.maddesine göre, bankalarca verilen nakti krediler ile teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayri nakdi krediler ve bu niteliğe haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler, varlıkların vadeli satışlarından doğan alacaklar, vadesi geçmiş krediler, taahhuk edilmek ile beraber tahsil edilmemiş faizler, gayri nakdi kredilerin nakde tavhil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeleri nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık payları ve kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler, gizledikleri hesaba bakılmaksızın bu kanunun uygulanmasında kredi sayılır. Diğer taraftan Yargıtay'ın uygulamalarından karşılıksız çekin bedelinin bilerek veya bilmeyerek çek lehtarına ödenmesi veya havale lehtarına yapılan mükerrer ödemenin iade edilinceye kadar geçen süre için banka tarafından açığa kullandırılmış kredi olduğu kabul edilmektedir. Bankacılık Kanunun 51.maddesine göre kredi açılmakla beraber usul ve esaslar kredi komitesine veya Genel Müdürlüğe devredilebilir. Kredinin ödenmesi haricinde ödenmemesi haricindeki durumlarda yapılacak en önemli şey borçlu hakkında takiptir.<br>Vadeli krediler yönünden yapılacak takipte kredi kullandırma şekline göre takip yolu belirlenir. Vadesiz krediler için durum daha değişiktir. İİK 68/B maddesinde belirlenen koşullara uygun çıkartılmış ve kesinleşmiş hesap özetlerinin mevcut olup olmadığına göre İİK 68/1 maddesindeki belgelere dayalı veya kredi sözleşmesi, banka defter veya kayıtlarına dayalı olarak alacak ilamsız takip şeklinde yapılacaktır. Ayrıca kredi alacağının teminat altına alınması durumunda öncelikle rehin ve ipotek var ise bu açıdan takip yapılacak, İİK 45.maddesi gereği rehin ile temin edilmiş alacaklar hakkında yapılacak takibattaki sınırlama saptanacak ve öncelikle rehin veya ipoteğe gidilecektir. Borca verilen teminatın borçlu veya üçüncü şahıslar tarafından verilmiş olması yönünden bir ayrım gerektirir ifadeden kaçınılmış, sadece ipotek veya rehin limitini aşan borç miktarı kadar sınırlandırılma yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanmış sözleşme kapsamında bankacılık işinin ticari iş niteliğine haiz bulunmasından ötürü TBK md. 88 ve 120'de yer alan sınırlamaların ticari kredilerde uygulanamayacağı, 6102 sayılı TTK mad. 8'e göre ticari kredi işlemlerinde temerrüt faiz oranının serbestçe belirlenebileceği, sözleşmeye ilaveten gerekli rehinli teminatın alınmasını müteakip davalı tarafın esnek ticari hesap kredisi kullanılmış olduğu, Kredi hesabının 02.07.2012 tarihinde kat'edilmesini müteakip ortaya çıkan 25.126,77.TL'lik toplam banka alacağının bu tarihten itibaren işleyecek faiz, fon, gider vergileri ve noter masrafları ile birlikte 24 saat içerişinde bankalarına ödenmesi hususunda noter kanalı ile ihtarname keşide edildiği, yapılan hesaplamalar sonucu davacı bankanın Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün dosyası kapsamında 3.967,73.TL'sı asıl alacak, 13.464,91.TL'sı işlemiş faiz, 673,25.TL'sı işlemiş faizin % 5 BSMV'si olmak üzere 11.06.2013 icra takip tarihi itibariyle talep edebilecek toplam alacak miktarının 18.105,89.TL'den ibaret olduğu, mahkemece karar vermeye ehil olan rapor uyarınca takipte bu miktarı aşar şekilde toplam 21.887,05.TL alacak talep edildiğinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, davalı vekilince kısmen kabul kararına karşı ileri sürülen esasa ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gibi tebliği hususundaki itirazlarını yargılamanın bu aşamasında ileri süremeyeceği, davacı vekilinin miktar itibarıyla kesin olan karara karşı ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin de usulen dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kısmen kabul kısmen red kararının usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t          :<br>1)-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2)-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>3)-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.244,43.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 311,10.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 933,33.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>b)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 54,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,<br>4)-3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>7)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin  238.730,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere  karar verildi.<br>17/11/2023<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>¸e-imzalıdır <br><br>Üye<br><br> ¸e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br>¸e-imzalıdır <br><br>Katip<br><br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>            <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b190af5f688fa3ac","SID":"4ea1fb740d862224"}}