{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1931 <br>KARAR NO: 2023/1571<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2015/1106 Esas<br>KARAR NO: 2019/1030<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2019<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/11/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin, davalı şirkete sunduğu sosyal medya hizmetleri kapsamında davalı şirketin ..., ... gibi sosyal medya platformlarındaki hesaplarının içeriklerinin yönetimi, bu platformlardaki hesaplarının takibi ve davalı şirketin reklamlarının yapılması, ... vb. arama motorlarında davalı şirket ve/veya markalarının üst sıralarda çıkması gibi konularda hizmetler sunduğunu, davalı şirketle akdedilen sözleşme ve yazılı mutabakatlar kapsamında tarafların anlaştığı hususlarda üzerine düşen tüm yükümlülüklerini ifa ettiğini, sunulan hizmetlere karşılık olarak ise toplam 40.996,56 TL tutarında fatura keşide ettiğini ancak söz konusu fatura tutarlarının müvekkili şirkete ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının icra takibine, borcun tamamına tüm faiz ve ferileri ile birlikte 01/10/2015 tarihinde kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla davanın kabulü ile davalı şirketin haksız itirazlarının iptali ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibin devamına, davalı şirket aleyhine asgari %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davacı arasında 20/03/2013 tarihinde Sosyal Medya Aktivasyon Sözleşmesinin imzalandığını, işbu sözleşme ile tarafların, müvekkili şirketin sosyal meyda hizmetleri kapsamında, davacı şirket tarafından ifa edilecek içerik yönetimi, ölçüm ve raporlama, sosyal medya takibi hizmetleri hususunda anlaşmış olduklarını, müvekkili şirketin her zaman, gerek sözleşmesel sorumluluğuna gerekse Ticaret Kanunu'nun emrettiği basiretli tacir olma yükümlülüğünün gereğine uyduğunu, buna rağmen davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri kötü niyetli olarak tam ve gereği gibi ifa etmemesine rağmen haksız olarak fatura düzenleyerek müvekkilinden tahsil etmek istediğini, davacının müvekkili şirketin davaya konu faturalara herhangi bir itirazda bulunmamasına rağmen ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasının hukuken mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin davacı ile yapılan iyi niyetli müzakere sürecine güvenerek faturalara sözlü olarak itiraz ettiğini beyanla davanın reddine, ve davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... esas no ile açılan takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak işbu davaya konu takipte bulunan davacı aleyhine talep edilen alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa  yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \" ...taraflar arasında 23/02/2015 tarihli sosyal medya  aktivasyon sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme ile davacının davalıya sosyal medya hizmetleri kapsamından içerik yönetimi, ölçüm ve raporlama, sosyal medya  takibi hizmetleri vermeyi üstlendiği, hizmetin içeriğinin sözleşmenin 2. maddesinde detaylandırıldığı, sözleşmenin yürürlük tarihinin 01/03/2015 ve süresinin yürürlülük tarihinden itibaren 1 yıl olduğu, hizmet bedeli ve ödeme şeklinin  sözleşmenin 7. maddesinde belirlendiği, davacı tarafından söz konusu sözleşme ile üstlendiği hizmetlerin karşılığı olduğu iddiası ile faturalar düzenlendiği ve ticari defterlerine kaydedildiği, söz konusu faturalardan dördünün her iki tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,  HMK nın 222. maddesi uyarınca karşılıklı olarak usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerdeki kayıtların davacı lehine kesin delil teşkil ettiği, bu nedenle söz konusu 4 fatura yönünden uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilmeyen faturalardan kaynaklandığı, medya bilirkişisi tarafından düzenlenen denetime açık raporda SEO hizmet bedelinin davacı tarafından davalıya verildiğinin tespit edildiği, sunulan mail yazışmalarında tarafların bu hizmetin bedeli hususunda da anlaşmaya vardıkları, bu nedenle SEO hizmet bedeli adı altında düzenlenen faturalara konu alacağın da ispatlandığı ve böylece davacının takibe konu edilen tutar kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından haksız itirazın iptaline, takibin talep edildiği şekilde devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalının, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından cevap dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.  İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 6 adet faturaya istinaden 40.996,56 TL asıl  alacağın  tahsili için  takip başlattığı, davalının  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda; davacının, davalıya sosyal medya hizmetleri kapsamından içerik yönetimi, ölçüm ve raporlama, sosyal medya  takibi hizmetleri vermesi konusunda taraflar arasında arasında 23/02/2015 tarihli sosyal medya  aktivasyon sözleşmesinin imzalandığı, davacının, verdiği iddia ettiği hizmetler karşılığında davalı adına kesmiş olduğu,  31.05.2015 tarihli ... no'lu “... Hizmet Bedeli”,  31.05.2015 tarihli ... no'lu “Sosyal Medya Bedeli”, 31.05.2015 tarihli ... no'lu “67861 adet www....com bedeli\",  31.07.2015 tarihli ... ve ... no'lu vile 31 28.2015 tarihli ... no'lu “SEO Hizmet Bedeli” açıklamalı toplam 40.996,56 TL faturalara istinaden takip başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup takibe dayanak yapılan faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarında ise söz konusu faturalardan 31.05.2015 tarihli 3 adet toplam 25.302,56 TL tutarlı faturaların kayıtlı olduğu, davacı ile davalı kayıtları arasında uyuşmayan kayıtların ise  31.07.2015 tarihli ... ve ... no'lu vile 31 28.2015 tarihli ... no'lu “SEO Hizmet Bedeli” açıklamalı toplam 15.694,00 TL faturalar olduğu, söz konusu 3 adet faturanın davalının BA bildirim formlarında ilgili dönemlerde yer almadığı tespit edilmiştir.Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, sosyal medya hizmetleri kapsamında, içerik yönetimi, ölçüm ve raporlama ile sosyal medya takibine ilişkin olup davalının ticari defterlerinde yer almayan 3 adet faturanın SEO (Search Engine Optimization- Arama Motoru Optimizasyonu) hizmetine ilişkin ise de sözleşmenin 2.9 maddesinde davalı tarafından talep edilebilecek  ..., ..., ... ve ... platformlarında verilecek hizmetlerin dışında kalan hizmetlerin bedelleri karşılığı verilebileceği kararlaştırılmıştır.Mahkemece, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalara konu hizmetin verilip verilmediğinin tespiti konusunda medya uzmanı bilirkişisi ...'dan alınan 16/08/2019 tarihli raporda özetle \" Dosya içeriğinden ve yapılan araştırmalar neticesinde,  davacının 20.03.2013 tarihli sözleşmede kararlaştırılan sosyal medya içerik yönetimi, ölçüm, aylık raporlama, sosyal medya platformları için aktivasyon hizmetleri ve sosyal medya takip hizmetlerinden aylık raporlama hariç diğer hizmetleri davalıya vermiş olduğu, sadece aylık raporlama hizmetinin verildiğine dair bir belgenin ve/veya yazışmanın dosyada yer almaması gerekçesiyle işbu hizmetin ispata muhtaç olduğu, dosya kapsamından, davalının almadığını ve/veya eksik aldığını iddia ettiği hizmetlere yönelik davacı tarafa her hangi bir şikayet mektubu, ihtarname, ihbarname, ayıp ihbarı gibi resmi bir evrak göndermediği anlaşıldığı, davalının hizmetlerin eksik verilmesi dışında geç verildiği iddialarında da bulunduğu, ancak sözleşmede bu yönde bir kısıtlamanın olmadığı, taraflar arasındaki yazışmalarda da böyle bir beyanın ve/veya şikayetin yer almadığı, Sektörel açıdan SEO hizmeti ile ilgili olarak; bu hizmete yönelik delil olarak sunulmuş 3 adet faturanın açıklama bölümünde “SEO Hizmet Bedeli” yazdığı, öncelikle davacı tarafından bu hizmetin verilip verilmediğinin anlaşılabilmesi için, bu hizmetin ne olduğunun izah edilmesi gerektiği,  “SEO\" (Search Engine Optimization); Türkçe de arama motoru optimizasyonu anlamına gelmekte olup, SEO işlemleri ile web sitelerinin arama motorlarında daha kolay bir şekilde ve üst sıralarda bulunması için yapılan teknik kriter düzenleme olduğu, bir başka deyişle, bir web sitesi hakkında arama motorları için yapılan tüm iyileştirme çalışmaları olarak tanımlanabileceği,  buradaki amaç, web sitesinin değerini artırarak arama motorunda daha üst sıralara çıkması ve dolayısı ile site ziyaretçi sayısının artırılması olduğu, bu bağlamda dosya incelendiğinde  o dönemde davacının davalıya verdiği SEO hizmetine yönelik herhangi bir ekran görüntüsü dosyada yer almadığını, ancak taraflar arasındaki 20 Nisan 2015 tarihli e-postada; SEO hizmetinin içeriğinin ve bu hizmete ait faturaların hizmet faturası olarak kesileceğinin açıklandığı, 17 Haziran 2015 tarihli e-postada ise; davalı firma genel müdürü ...'nin, SEO hizmeti için anlaşılan rakamın yıllık 62.000,00 TL olduğunu, bunun aylık 5.166 TL'ye tekabül ettiğini fade ettiği görüldüğü, buna ek olarak, bugün halen arama yapıldığında arama motorunun en üst sıralarında davalı firma hakkında linklerin, davalının sosyal medyada yer almış tanıtımlarının, davalının sosyal medya hesaplarının yer aldığı da tespit edildiği, buradan yola çıkarak, davacının davalıya vaat ettiği SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) hizmeti ve davalı firmanın sosyal medya hesaplarındaki tanıtımlarını yayınlatarak İş bu hizmetleri de verdiği kanaati oluştuğu, zira yukarıda da değinildiği gibi, davacının davalı firmanın onayı ile anlaştıkları bedel (SEO hizmeti için aylık 5.166-TL) üzerinden hizmet vermiş olduğu taraflar arasında gönderilmiş olan 17 Haziran 2015 tarihli e-postadan açıkça anlaşıldığı, bu bağlamda davalı firmaya söz konusu hizmetin de verilmiş olduğu Sektör normlarına göre piyasada belli başlı bir ücret tarifesinin olmadığı, bu bedelin hizmet içeriğine, sayısına ve hizmet verilen firmanın büyüklüğüne, tanınmışlığına göre - değiştiği, bu bağlamda hizmet bedellerinin sözleşme imzalanırken genellikle taraflarca görüşülüp belirlendiği, dolayısıyla da dosyada telaffuz edilen bedellerin piyasa rayici dâhilinde olduğu \" görüş ve tespitine yer verilmiştir.Somut olayda, davalı vekili, davacı şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşün yükümlülüklerini tam olarak ve zamanın da yerine getirmediğini savunmuş ise de sözleşmenin konusunu da oluşturan takibe dayanak yapılan üç adet fatura ile birlikte toplam dört faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması hizmetin verildiğine karine oluşturmakta olup aksi davalı tarafça ispatlanması gerekmektedir.  (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. Sayılı benzer mahiyette ilamları) Bu nedenle kayıtlı faturalar yönünden aksi davalı tarafça ispatlanmadığı, öte yandan, sözleşmenin 2.9 maddesinde davalı tarafından talep edilebilecek  ... platformlarında verilecek hizmetlerin dışında kalan hizmetlerin bedelleri karşılığı verilebileceği kararlaştırılmış olmakla davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan  31.07.2015 tarihli ... ve ... no'lu vile 31.8.2015 tarihli ... no'lu “SEO Hizmet Bedeli” açıklamalı toplam 15.694,00 TL tutarlı 3 adet faturaya konu söz konusu hizmetin verildiği, ibraz edilen mail yazışmaları ile denetime açık hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile saptandığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İİK 67/2.maddesinde \"...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" hükmü yer almaktadır. Takibe dayanak yapılan faturaların bir kısmının  davalının ticari defterlerine kayıtlı olması ve bir kısmının da hizmet bedelinin mail yazışmaları ile kararlaştırılmış olması nedeniyle alacak likit/belirlenebilir olduğundan davacı yararına  icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-HMK' nın  353/1.b.1 Maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf nispi karar harcının, davalı tarafından yatırılan 700,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 430,27 TL' nin istemi halinde davalı tarafa iadesine,4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b5dc064927d6442","SID":"a74d9d66c192455e"}}