{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1259 <br>KARAR NO: 2023/1941<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 30/09/2020<br>NUMARASI: 2018/174 Esas - 2020/395 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... sevk ve idaresindeki  ... plakalı aracın 05.04.2017 tarihinde sebebiyet verdiği kaza sebebiyle yaya konumunda bulunan müvekkili ağır şekilde yaralanarak uzun süre tedavi gördüğünü ve sürekli malul duruma düştüğünü, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın 2017/13768 soruşturma sayılı dosyası kapsamında sürücü hakkında  2017/7477 K. sayılı ve 08.11.2017 tarihli karar ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, taraflarınca kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karara itiraz edildiği, yayaların ters yönden araç gelebileceğini öngörmeleri hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaza nedeniyle aylarca tedavi gören, ciddi bir şekilde yaralanan müvekkilinin mezkur kazada bir kusuru bulunmadığını, davanın tahsiline yönelik belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek  fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkili için daimi maluliyet (efor kaybı-sürekli iş gücü kaybı), geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri maddi zararlarının karşılığı olarak şimdilik 5.000,00 TL tazminatın davalı ... Sigorta'dan tahsiline,  hesaplanacak tazminatın tamamına kazanın davalı kuruma ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonra başlamak üzere ticari avans faizi işletilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu,  kaza ile ilgili olarak Batman Cumhuriyet Başsavcılığında 2017/13768 Soruşturma numaralı dosyadan soruşturma başlatıldığını, soruşturma kapsamında 16.01.2018 tarihli bilirkişi raporu tanzim edildiğini,  sigorta konusu aracın ticari araç olmadığı ve işleten veya sürücünün tacir olmadığı durumlarda tazminat nedeniyle oluşan temerrüt faizi yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin 5 adet bilirkişi raporu alınmış olduğunu, iş bu raporlar arasında çelişkiler mevcut olduğunu, dosyadaki kusur durumu netleştirilmeden, çelişkiler giderilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, işleten ve sürücüye açılan manevi tazminat davası dosyasında adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından sürücüye %50 kusur verildiğini, öncelikle belirtmek isteriz ki küçük müvekkil henüz ilköğretim çağındayken mezkur kaza sonucu ayak derisi tamamen soyulduğunu, ayak kısmındaki sinirler hasar görüldüğünü, deri nakilleri ile ayak kesilmekten kurtulsa da tamamen işlevsiz hale gelen bir ayakla hayatını idame ettirmek zorunda kaldığını, dosyada mübrez maluliyet raporundan görüleceği fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla küçük %36 gibi ciddi bir kalıcı sakatlığa uğradığını,  hal böyle iken yargılamanın çok daha titiz yapılması küçük bir çocuğun yeniden hayata tutunması için gerektiğini, Yargıtay kararları gereği uzman raporu (özel mütalaa) ile rapora itiraz edilmesi halinde bu raporun da irdelendiğini ve çelişkinin giderildiği yeni bir rapor almak gerektiğini, Mahkeme tarafından iş bu dosya ve kaza kapsamında iki adli bilirkişi tarafından tanzim edilen uzman mütalaası hiç değerlendirilmeden red kararı verildiğini,  kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren dava dışı araç sürücüsü müvekkil küçüğün yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana geldiği yer çocuk oyun parkının kenarı olup ters şeritten ilerleyen sürücü müvekkilin ayağını tekerin altına alarak ciddi şekilde ömür boyu sakat kalmasına sebebiyet verdiğini,  kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 05/04/2017 günü, saat 14.22 sıralarında, Batman, ... Mahallesinde, dava dışı sürücü ...  yönetimindeki ... plakalı davalıya  Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası poliçesi ile sigortalı otobüs, ... Dükkanı önünde, taşıt yolunda, belirtilen yöne göre, soldan sağa doğru koşan davacıların oğlu ...'a aracın sol yanı ile çarparak sol ön tekerleği çocuğun sol ayağı üstünden geçmesi ile yaya olan davacı çocuğun  yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi  tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.  Mahkemece tek bilirkişi ve İTÜ üyelerinden alınan kusur raporuna göre, yaya olan davacı ...  kazanın oluşumunda  %100 oranında kusurlu, ceza dosyasında Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/13768 Soruşturma sayılı kusur raporuna göre (kusuru olmadığından davalıya sigortalı araç sürücüsü hakkında  takipsizlik kararı verildiği) Yaya ...'ın, görgü tanıkları ve kendi beyanına göre, yol kenarında oynadıkları sırada kaçan topun peşine gittiği, yoldan geçen araçları kontrol etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye atarak kazaya sebebiyet verdiği, ayrıca incelenen CD görüntüsünde aracın hızının olmadığı, yayanın  dikkatsizce davranarak kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı 2918 sayılı KTK'nın 68. maddesinde yayaların uyacakları kurallar-yol içinde oynamak kusurunu ihlal ettiğinden kazada asli kusurlu olduğuna, dair görüş bildirilmiş, mahkemece aldırılan kusur bilirkişi raporunda ise yine, ... plakalı otobüs sürücüsü ..., mevcut koşullardaki bu kaza da ... sokağı takiben mahal şartlarına uygun hızda ve kendi şeridi üzerinde devam ettiği kaza noktasına geldiği sırada park halindeki aracın arkasından yola koşarak giriş yapmakta olan çocukları gördüğü anda araca fren uygulayarak kazanın oluşmaması için direksiyonu kırma yoluna müracaat ettiği, düşük hızından dolayı da aracın kazadan hemen sonra durmasına rağmen kazanın gerçekleştiği, park halindeki aracın arkasından aniden koşarak yola giren yayaya rağmen sürücünün kazanın oluşmaması için gerekli refleksleri gösterdiği,  fakat kazayı  önleyemediği, kazaya asıl etken durumun park halindeki aracın arkasından hiçbir trafik kuralına uymadan yola kontrolsüz ve dikkatsiz şekilde çıkan çocuklardan ... sebep olduğu, sürücü ...'ın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, yaya ...'ın, trafik kurallarını ihlal etmek suretiyle  aniden yola çıkması halinde bir aracın ona çarpabileceğini ya da çarpmamak için direksiyonu kırması nedeniyle trafik düzeninin bozulabileceğini bilmesi gerektiği ve bunun herkes için öngörülebilir bir durum olduğu, yaya ...'ın yolun karşısına geçmek için gelen araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almadan kontrolsüzce ve can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde yola girdiği, can güvenliğini tehlikeye atarak park halindeki aracın arkasından aniden yolun karşısına koşmaya başladığı, ilk geçiş hakkını araçlara vermediği, bu durumda kazanın oluşumunda asıl etken olduğu anlaşılmakla, yayanın bu davranışının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun madde 68 ile bu kanuna bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin madde 138 ihlali niteliğinde olduğu ve yaya ... bu davranışının kazanın oluşumunda  %100 oranında kusurlu derecede etkili olduğu tespit edilmiştir. Bu rapora karşı, davacı tarafın itirazları göz önüne alınarak, bu kez  kusur durumunun netleşmesi için, 3 kişilik kusur heyeti oluşturularak atanan kusur uzmanları ..., ...  ve ...'nin tarafından sunulan 20/05/2019 tarihli raporda da, yaya çocuk ...'ın, meydana gelen kazada hatalı davranışının birinci derecede ve tam %100 oranında etkili olduğu, davalı sigorta şirketine Trafik sigortalı otobüsün dava dışı sürücüsü ...'ın etkili herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; dosya kapsamında alınan 3 ayrı kusur raporu bulunduğu ve kusur raporlarının birbiri ile örtüştüğü, kaza ile ilgili Batman Cumhuriyet Başsavcılığında 2017/13768 soruşturma numaralı dosyasında, sürücünün kusuru olmadığından verilen takipsizlik kararına yapılan itiraz üzerine Batman 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2018/176 D.İş sayılı itirazın reddine karar verildiği, davacı yaya ...'un % 100 kusurlu olması ve sigortalı araç sürücüsüne yüklenecek bir kusur bulunmamasına göre mahkemece, kusur ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f6dfa08b01fed85","SID":"f2f9a8296bcef875"}}