{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/251 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1469<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/597 Esas 2020/442 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 25.10.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.10.2023<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.12.2020 tarih 2018/597 Esas 2020/442 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 05.11.2011 tarihinde ...'un idaresindeki ... plakalı araçla davacı ...'ın kullandığı motosiklete çarpması sonucunda davacı ...'ın yaralandığını, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/17228 soruşturma nolu dosyasında kaza ile ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'in kusurlu olduğunu ve bu aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin davalı şirket tarafından düzenlendiğini, davacının motosikletin tamir edilmesi karşılığında sürücü ... hakkındaki şikayetinden feragat ettiğini, ancak yaralanması sonucunda %23 oranında maluliyete maruz kaldığını, davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen cevap vermediğini ve herhangi bir ödeme de yapmadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak görülmek üzere 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.200,00 TL adli rapor ücreti ve 540,00 TL adli raporlama aşamasındaki muayene masrafı toplamı 11.740,00 TL tazminatın temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili 18.11.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatının 33.009,40 TL, 1.200,00 TL adli rapor masrafı ve 540,00 TL adli rapor aşamasındaki muayene masrafı olmak üzere 34.749,40 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatına dahil bulunmadığını, maluliyet miktarının tespiti için ATK'dan maluliyet raporu alınmasını, sürekli maluliyet oranının ve sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini, bu durumların tespiti halinde aktüer tarafından maddi tazminatın hesaplanmasını, yine SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmışsa mahsubunun gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsü ... 'un idaresindeki araç ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özenin gösterilmesi, olay mahalli kontrolsüz kavşağa uygun hız ile kontrollü bir şekilde girmesi gerekirken bu kurallara aykırı davrandığı için kazanın meydana gelmesinde tali (%25 oranında) kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın idaresindeki araç ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kontrolsüz kavşağa girmeden önce sağ tarafından gelen ilk geçiş hakkına sahip araçların varlığı halinde bu araçlar geçişlerini tamamladıktan sonra kontrollü bir şekilde kavşağa girmesi gerekirken bu kurallara aykırı davrandığı için yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araca rağmen kontrolsüzce kavşağa girmesi sonucu meydana gelen kazada asli (%75 oranında) kusurlu olduğu, davacının trafik kazasına bağlı olarak yaralanması sonucunda %21 oranında sürekli iş göremezlik durumuna maruz kaldığı, bu çerçevede %25 davacı kusur oranı ve %21 sürekli iş göremezlik oranı, kaza tarihi itibari ile davacının gelir durumu dikkate alındığında 33.009,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, bu bedelin ZMMS poliçe teminat kapsamında kaldığı, davalıya başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasının 08/09/2018'e tekabül ettiği ve davalının bu tarihte temerrüde düştüğü, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında gerçek zarar niteliğinde bulunan 33.009,40 TL sürekli iş göremezlik zararından davacıya karşı sorumlu olduğu, HMK'nun 323/1-ç madde hükmü çerçevesinde yargılama gideri sayılan 1.200,00 TL adli rapor ücreti ve 540,00 TL adli muayene ücretinin dava konusu ile ilgili olması da gözetilerek, yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiş olup, ayrıca bu talep konusunda karar verilmesine yer olmadığı dikkate alınarak 33.009,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi 08.09.2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.200,00 TL adli rapor ve 540,00 TL adli muayene ücretinin yargılama giderleri kapsamında kalması ve bu kapsamda değerlendirilmesinin nedeniyle, bu talep konusunda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, söz konu olaya ilişkin alınan kusur raporları arasında çelişki olduğunu, raporlarda kazanın oluş şeklinin hatalı değerlendirildiğini, kaza yerine bakıldığında geçiş üstünlüğünün davacıda olduğunu, kazanın Kasım ayında saat 20.00 civarında meydana geldiğinden havanın karanlık olmasına rağmen davalının geçiş üstünlüğüne uymayarak tali yolda çıktığını, davalı şirketin sigortalısının tam kusurlu olmasına rağmen davacıya kusur izafe edilmesinin yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, 05.11.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalıdan meydana gelen kaza nedeniyle yaralanan davacının  davalı sigortadan sürekli iş göremezlik tazminatı ile yargılama gideri mahiyetindeki adli rapor ve adli muayene ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın 33.009,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi 08.09.2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.200,00 TL adli rapor ve 540,00 TL adli muayene ücretinin yargılama giderleri kapsamında kalması ve bu kapsamda değerlendirilmesinin nedeniyle, bu talep konusunda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t05.11.2011 günü saat 20:00 sıralarında sürücü ...  sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile 1595.sokağı takiben Cumhuriyet Mahallesi istikametine seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada, gidiş istikametine göre yolun sol tarafından 6601.sokağı takiben kavşağa girip Cumuriyet Mahallesi istikametine doğru yönelmek isteyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısmı ile aracının sağ yan ön kısmının çarpışması sonucu dava konusu olayın meydana geldiği, söz konusu kaza sebebiyle başlatılan soruşturma neticesinde, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/17228 soruşturma nolu dosyasında kaza ile ilgili olarak şüpheli ... , mağdurun ... olduğu, şüpheli ... 'un mağdurun maddi ve manevi zararlarını karşılaması sonucu haricen uzlaştıkları dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tYerel Mahkemece meydana gelen kaza sebebiyle kusur durumuna ilişkin rapor alınması için dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdii edildiği, 12.03.2019  havale tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen kazada ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ın kavşaklarda geçiş hakkını düzenleyen 2918 Sayılı KTK'nun 57.maddesinde belirtildiği üzere kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kusurunu işlediği ve % 75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ... 'un dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmediği anlaşıldığından % 25 oranında tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, ancak davalı tarafça bilirkişi raporuna yapılan itiraz üzerine dosyanın yeniden makine mühendisi bilirkişiye tevdii edilerek düzenlenen 26.02.2020 tarihli raporda, ... plakalı otomobil sürücüsü ... 'un kavşak içerisinde dönüş yapan araçların geçişini beklemediğinden dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57.maddesini ihlal ettiğinden meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında eşit derecede kusurlu olup %50 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın kavşak içerisinde dikkatli davranmayıp, aracının hızını trafik ve yol şartlarına uydurmaması nedeniyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52.maddesini ihlal ettiğinden meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında eşit derecede kusurlu olup %50 oranında kusurlu olduğunun rapor edilmesi üzerine Mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği görülmüştür.<br>\tAdli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 02.06.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda, dava ve cevap dilekçeleri, olay yeri basit krokisi, görgü tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve ekli krokiler, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının yazı ve eki ile sürücülerin kollukta alınan beyanları ve önce alınan bilirkişi raporları irdelenmek suretiyle, kollukça çizilen krokide Anadolu Caddesine dik bir şekilde uzanan 1595.sokak içerisinde araç parçalarının bulunduğu belirtilmiş, yine kollukça hazırlanan görgü tespit tutanağında 1595.sokak kavşağı ile 6601.sokak kavşağında kazanın gerçekleştiği bildirilmiştir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca gönderilen yazı ekindeki kavşak biçimi ve trafik ışıklarının konumu(özellikle motosiklete hitaplı sağa dönüşte gösterilen trafik ışığı), ayrıca krokideki mevcut konumun kaza tarihi mi yoksa sonrasına mı ait olup olmadığınında belirtilmediği, son alınan bilirkişi raporu ile 3 farklı kroki ve çarpma noktasının ortaya çıkması dikkate alındığında sürücü beyanlarının ve görgü tespit tutanağına uyumlu bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna ekli krokinin olayın oluşuna uygun olduğunun anlaşıldığı, mevcut beyanlar ve kroki dikkate alındğında olay mahallinin kontrolsüz kavşak olduğu, sol taraftan gelen sürücülerin sağ taraftan gelen sürücülere ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği, bu nedenle otomobil sürücüsünün ilk geçiş hakkına sahip olduğu, ayrıca motosiklet sürücüsünün kavşağı doğru hareketlenip Cumhuriyet Mahallesi istakemetine doğru dönüşe geçtiği hususları dikkate alındığında motosiklet süürcüsünün asli kusurlu olduğu, otomobil üzerinde görgü tespit tutanağına geçmiş otomobil sol yan ön kısmından başlayıp arka kapı üzerine kadar uzanan izler dikkate alındığında otomobil sürücüsünün uygun hız ile kavşağa girmediğinin değerlendirilmesi yönündeki görüş ve kanaatinin olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun bulunduğu, bu nedenle davaya dayanak teşkil eden kazada sürücü ... 'un idaresindeki araç ile seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kontrolsüz kavşağa uygun hız ile kontrollü bir şekilde girmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, meydana gelen olayda %25 oranında tali kusurlu olduğu, sürücü ..., idaresindeki araç ile seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kontrolsüz kavşağa girmeden önce sağ tarafından gelen ilk geçiş hakkına sahip araçların varlığı halinde bu araçlar geçişlerini tamamladıktan sonra kontrollü bir şekilde kavşağa  girmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araca rağmen kontrolsüzce kavşağa girmesi sonucu meydana gelen olayda %75 oranında asli derecede kusurlu olduğu, alınan adli tıp raporunun olayın oluş şekline uygun, hükme esas almaya yeterli ve elverişli nitelikte bulunduğu, adli tıp raporunda belirlenen kusur oranlarının dosyada alınan 12.03.2019 havale tarihli rapor içeriğiyle de örtüştüğü anlaşılmakla, davacı vekilinin kusur durumuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 269,85 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 210,55‬ TL'nin davacıdan tahsiline,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25.12.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7e109a41e9a4bc4","SID":"11cef5d830f1a3d8"}}