{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1856 <br>KARAR NO: 2023/1621<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/11 Esas<br>KARAR NO: 2019/1234<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2019<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>ASIL DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirket ile davalı ... Tic. A.Ş. (...) arasında 12/06/2015 tarihinde, 17/07/2015 tarihinde hizmete açılacağı müvekkili şirkete bildirilen ve basına da ilan edilen ... Otelinde tatil amaçlı müşteri ve turist konaklamasına müvekkil şirketin aracılık edeceği hususunda sözleşme akdedildiğini, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında akdedilen sözleşme gereğince, 24-28 Temmuz arası 1. grup, 04-08 Ağustos arası 2. grup Suudi turist müşterilerin davalı otelde gerçekleştireceği tatil hizmetine müvekkili şirketin aracılık edeceği konusunda mutabakat sağlandığını, davalı şirket ile akdedilen sözleşmeye istinaden müvekkili şirketin üzerine düşen bütün yükümlülükleri ifa ettiğini, davalı şirket sözleşmesel edimlerini yerine getirmediği gibi tamamen inşaat halinde ve inşaat çalışmalarının da devam ettiği ve bu şekilde hizmette bulunmasının olanaksız olduğu otelde müşterilerin “tatil yapamamalarına” neden olduğunu, yapılan görüşmelerde mağduriyetin giderileceği ve ücret talebinde bulunulmayacağının ifade edildiğini, müvekkilinin 100 turist müşteriye ücret iadesi yapmak durumunda kaldığını, davalı şirketin müvekkilinin mağduriyetini gidermediği gibi zorunlu konaklama sonrası fatura düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, müvekkili tarafından faturanın iade edildiğini beyanla 09/09/2015 tarih, ... sıra nolu 124.882,19 TL bedelli fatura nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu durumunun müvekkil şirketin prestij, itibar ve iş çevresi kaybına neden olduğunu, ... ( Suudi Arabistan Acente firması) 'nın müşterilerine ödemek zorunda kaldığı takriben 130.000,00 USD tutarlı meblağ ve ... şirketine ödemek durumunda kalınan 240.000,00 USD tutarlı bedeller ile ... firmasına neden olan \"no show\" bedelleri nedeniyle  müvekkili şirketin uğradığı zararlar bakımından fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ASIL DAVADA CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 119 e ve g bentlerine uygun olmadığını, talep sonucunun anlaşılamadığını, davacının eksik harcını ikmal etmesi, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, menfi tespit davası ile maddi ve manevi tazminat davasının birlikte açılamayacağını, taraflar arasında müvekkili tarafından işletilen ... Otelinde davacının acente sıfatı ile 24/07/2015 - 28/07/2015 tarihleri arasında konaklattığı misafir karşılığında toplamda 39.300 Euro ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, söz konusu tarihlerde konaklamaların gerçekleştirilip müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini ve sözleşme konusu bedelin tamamına hak kazandığını, bu kapsamda davalıya gönderilen  124.882,19 TL  TL bedelli, 09/09/2015 tarihli faturanın Adana ... Noterliği'nin 22/09/2015 tarihli ihtarnamesi ile iade edildiğini, müvekkili tarafından işletilen otelin faaliyete geçtiği tarihten bu yana yoğun talep gördüğünü, davacının müşterilen mağdur olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkiline ait otelde davacının iki grupta toplam 132 misafirinin konakladığını, davacının müvekkilinin otelinde dahi konaklamayan turistlerin uçak biletlerini müvekkilinden talep etmesinin kötü niyetini ortaya koyduğunu, otelde 4 gün konaklama yapıldığını, bu sırada müvekkiline bildirilen hiçbir şikayet olmadığını, müvekkilinin edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile;  ... Otelini işleten müvekkili ile davalı arasında imzalanan 12/06/2015 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin oteline davalı şirketin acente sıfatı ile 24/07/2015 - 28/07/2015 tarihleri arasında konaklattığı misafir karşılığında toplamda 39.300 Euro ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, söz konusu tarihlerde konaklamaların gerçekleştirilip müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini ve sözleşme konusu bedelin tamamına hak kazandığını, bu kapsamda davalıya gönderilen  124.882,19 TL bedelli, 09/09/2015 tarihli faturanın Adana ... Noterliği'nin 22/09/2015 tarihli ihtarnamesi ile iade edildiğini, işbu ihtarname içeriğinden davalı tarafın fatura bedelini ödeme niyetinde olmadığı ve bedeli ödememek için haksız ve mesnetsiz beyanlarda bulunmakta sakınca görmediğinin anlaşıldığını, konaklama döneminde davalı şirket müşterilerinden en ufak bir şikayet gelmemesine rağmen hizmetin tam ve eksiksiz alınması sonrasında bir takım hayali senaryolar ile sözleşme bedelini ödemekten kaçınmanın basiretli tacir hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle de İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının sözleşmesel edimlerini yerine getirmediğini, henüz faaliyete girmeyen ve inşaat halinde olan otelin mevcut hali hakkında müvekkilini bilgilendirmediğini, davacı aleyhine müvekkili şirketi uğratmış olduğu zararlar nedeniyle Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/489 E. Sayılı numarası ile dava açıldığını, davacının sözleşmesel edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin büyük zarara ve prestij kaybına uğradığını beyanla davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafından başlatılan takip ve itirazın iptali davası nedeniyle İİK 67/2 maddesi gereğince % 20'den aşağı olmamak ve takip tarihinden itibaren başlatılmak üzere ticari faizi ile birlikte davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"  ...taraflar arasında 12/06/2015 tarihli sözleşme ile davacı birleşen davada davalı tarafın getireceği turistlerin, davalı birleşen davada davacı tarafın otelinde toplam 3 grup turistin 24/07/2015-28/07/2015, 04/08/2015-08/08/2015, 23/09/2015-27/09/2015 tarihleri arasında konaklama yapacağı hususunda anlaşma sağlandığı, toplam bedelin 43.500,00 Euro olarak belirlendiği, davalı birleşen davada davacı tarafından konaklama hizmeti karşılığında 124.882,19 TL bedelli faturanın düzenlendiği, asıl davada davacının davalı tarafın ayıplı hizmet verdiği iddiası ile fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve zarara uğradığı iddiası ile genel hükümler çerçevesinde maddi ve manevi tazminat talep ettiği, menfi tespit talebi yönünden davacı tarafın harç yatırmadığı, bu nedenle usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı,  yapılan avans ödemesinin indirilmesi ile faturadan kaynaklı 83.711,19 TL alacağının tahsili için davalı birleşen davada davacı tarafından başaltılan icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle birleşen dava ile itirazın iptalinin talep edildiği, uyuşmazlığın davalı birleşen davada davacı tarafın ayıplı hizmet verip vermediği ve bu kapsamda alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı, davacı birleşen davada davalı tarafından, hizmetin ayıplı olduğu hususunda davalı birleşen davada davacıya yapılmış bir ayıp ihbarının olmadığı, iddia edilen zararların oluştuğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davalı birleşen davada davacı tanıklarının beyanları ile davacı birleşen davada davalı tarafından getirilen turistlerin belirlenen sürede otelde konakladıkları ve otelde konaklamaya engel olmayacak tamirat işlerinin yapıldığı anlaşılmış olduğu \"Asıl davada davacı tarafça harçlandırılarak usulüne uygun şekilde açılmış dava bulunmadığından menfi tespit talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,  asıl davada davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin  reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına itirazın  asıl alacak 83.711,19 TL yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle devamına, fazlaya ilişkin  istemin reddine, birleşen davada 16.742,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gerekçesiyle  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı-birleşen davalı  vekili  yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davacı şirketin sözleşmesel edimlerini yerine getirmediğini,  otele girişi gerçekleştirilen turist müşterilerin,  otele girdikleri andan itibaren inşaat halinde olan, tamamlanmamış, hizmete ve kullanıma açılmamış, inşaat çalışmalarından ötürü dinlenme imkan ve olanağına dahi sahip olamadığını, davacı şirket henüz faaliyete girmeyen ve inşaat halinde olan otelin mevcut hali hakkında müvekkil şirketi bilgilendirmediğini,  tatil amaçlı Türkiye’ye gelen turistler otele geldiklerinde büyük bir şaşkınlık içerisinde ve apaçık ortada kalarak mağdur olduğunu ve tüm şikayet ve taleplerini müvekkil şirketle birlikte Suudi Şirket ... e bildirdiklerine, operasyon döneminde müvekkil şirket ve davacı şirket arasında yoğun görüşmelerin neticesinde tatilci turistlerin tüm mağduriyetlerini gidereceklerine dair davacı şirket yetkilileri rica ve taahhütlerde bulundukları halde sonrasında konaklama bedeline ilişkin fatura düzenleyerek müvekkiline gönderdiklerini, müvekkil şirket söz konusu organizasyon için; ... Tic. Ltd. Şti. ne ödemek durumunda kalınan 240.00 USD tutarlı meblağ, ... firmasına “no show” bedelleri  ödediği gibi, ... (Suudi Arabistan Acente Firması) da müşterilere ödemek durumunda kaldığı takriben 130.000 USD tutarlı meblağı iade etmek durumunda kaldığını, davacı şirketin sözleşmesel edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile müvekkil şirket büyük zarar ve prestij kaybına uğradığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını  asıl davanın kabulü ile birleşen  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl dava; acentelik sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı borçlu olmadığının tespiti ile maddi, manevi tazminat istemi ile birleşen dava fatura nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Öncelikle davalı-karşı davacı davalı vekilinin sunmuş olduğu istinaf dilekçesine cevap dilekçesinde, istinaf harcı ve tebliğ masrafların yatırılmaması nedeniyle mahkemece kesin süre verildiği, verilen kesin süreden sonra harçların tamamlanması nedeniyle istinaf yoluna başvurmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmesini talep etmekle, istinaf başvuru şartları yönünden inceleme yapılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. maddesinde; \"İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.\" HMK.'nın 346.maddesinde \"İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.\" düzenlemesine yer verilmiştir.Mahkemece, istinaf harçları ile gideri yatırılmadığından 05/03/2020 tarihli muhtıra ile, asıl davada davacı olarak ; istinaf kanun yoluna başvurma harcı : 148,60 TL, istinaf maktu harcı : 54,40 TL, istinaf gideri 150,00 TL, birleşen davada davalı olarak ; istinaf kanun yoluna başvurma harcı : 148,60 TL, istinaf nispi harcı : 1.429,58 TL harcı HMK 344. Maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde dosyamıza yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçme sayılacağına karar verildiği, muhtarının E-tebliğ yoluyla davacı-birleşen davada davalı vekiline 10/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince bir haftalık kesin süre geçtikten sonra 30/06/2020 tarihinde asıl dava yönünden İstinaf başvurma harcı ile karar harcının, birleşen dava yönünden sadece başvurma harcının yatırıldığı, mahkemece, birleşen dava yönünden  yatırılması gereken 148,60 TL başvurma harcı ile 1.429,58 TL nispi harcın yatırılmaması nedeniyle daha önceki muhtırada belirtilen bu eksikliğinin tamamlanması için yeniden muhtıra sonrasında  04/08/2020 tarihinde birleşen dava yönünden 1.429,60 istinaf nispi harcın yatırıldığı görülmüştür.Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2023 tarih 2022/11871 E. 2023/3830 K. Sayılı ilamında \"Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, 6100 Sayılı HMK'nun 344 ( mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434/3. maddesi ) çerçevesinde hakim kararı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca, bir muhtıra düzenlenmesi ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmesi, buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanması gerektiği, Örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacağı ( HGK 2014/9-1743 E. 2017/372 K.) \" ifade edilmiştir.Somut olayda, mahkemece davacıya gönderilen muhtıraya eksik harcın mahkeme veznesine yatırılması yerine “dosyamıza yatırılması” gerektiği şeklinde ihtar yazıldığı ve böylelikle gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Anılan sebeple, davacıya gönderilen muhtıra usulsüz olduğundan davacı-birleşen dosya davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir.  İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; birleşen dosya davacısı ... şirketi tarafından davalı ... şirketi hakkında  1 adet faturaya istinaden  83.711,19 TL asıl alacak, 337,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.048,33 TL  alacağın  tahsili için  takip başlattığı, davalının  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı-birleşen davalı ... firmasının, yurt dışında faaliyet gösteren firmanın müşterilerinin, Türkiye'de konaklamaları için davalı-birleşen davacı Otel  ile kendi adına 12/06/2015 tarihli acentelik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin, \"Konaklama\" detayları başlıklı 2. maddesinde; 24.07.2015 -28.07.2015 (1.grup), 04.08.2015-08.08.2015 (2.grup), 23.09.2015-27.09.2015 (3.grup) halinde konaklama gerçekleştiriteceği, buna göre her bir grup için; dağ manzaralı tek kişilik oda + kahvaltı  130 EURO, dağ manzaralı çift kişilik oda+kahvaltı 145 EURO, deniz manzaralı tek kişilik oda +kahvaltı  160 EURO, deniz manzaraltı çift kişilik oda+kahvaltı 175 EURO fiyat üzerinden anlaşıldığı ve günlük 25 oda için fatura kesileceği düzenlendiği, “Ödeme şartları” başlıklı 7.a maddesinde tahmini toplam tutarın 43.500 EURO olduğu, bu tutarın 10.000USD'lık tutarın kontrat imzası ile birlikte ödeneceği ve bu bedelin geri ödenmez meblağ olduğu, kalan bakiye her grup için grup çıkış günü yapılacağı kararlaştırıldığı görülmüştür.Davacı-birleşen  davada davalı tarafın ticari defterleri ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılarak, hizmetin sözleşmeye uygun olarak verilip verilmediği ve defterlerde alacağın kayıtlı olup olmadığı hususunda sektör uzmanı ile muhasebeci bilirkişinden alınan müşterek raporda özetle \"  ... Davalı birleşen davada davacı tarafından düzenlenen 124.882,19 TL bedelli faturadan avans ve banka ödemeleri düşüldükten sonra kalan 83.711,19 TL'nin defterlerde kayıtlı olduğu, asıl dava yönünden defterlerde herhangi bir kayıt olmadığı,Asıl dava yönünden ; Davacı-birleşen davalının, müşterilerin otelden ayıplı hizmet almış olduğu iddiası  ile yurt dışında faaliyet gösteren ...  müşterilerinin iptaller gerçekleştirdiği ileri sürülmüş ise de bu husus davacı yönünden dosya kapsamında ispatlanmamış olduğu gibi reklamasyon kapsamında yurt dışındaki tur operatörüne yapılmış bir iade var ise davacı tarafından ödeme yapıldığını gösterir belge ve delil de mevcut olmadığı, bu nedenle 130.000 USD tutarlı davacı zararı ispatlanamadığı, ... Tic, Ltd. Şti ile davacı arasında yapılan sözleşme dosyaya sunulmadığı, davacı, dava dilekçesinde ... ile yaptığı sözleşme maddelerinden bahsederek back to back charter olarak uçuş gerçekleştirecek 216 yolcuya ilişkin bir listede sunmamış olduğundan bu konuda davacı iddiaları ispatlanmamış olup, iddia edildiği şekilde iptal nedeniyle 100 yolcunun gelmediğine ilişkin bir tespitin yapılması da bu aşamada mümkün olmadığı, Türkiye'ye geldiği iddia edilen 216 kişinin listesi bulunmadığı gibi bu kişilerin gelmiş olması halinde de bunlardan kaç kişinin davalının otelinde konaklamak için geldiği ve ayıplı hizmet nedeniyle konaklayıp konaklamadığı da belli olmadığı, ayrıca, adı geçen havacılık şirketinin davacı acentaya aralarındaki anlaşmaya göre tahsis sayısı kadar yolcuyu uçurmaması nedeniyle ceza ödeyip ödemediği veya bunun davalı otel ile ilgili olup olmadığı da belli olmadığı, davacının defter ve kayıtlarında davalı otel dışında da yurt dışı satışlar gözükmekte olup davacının iddia ve talep ettiği zararına davacının sebebiyet verdiği belli olmadığı, davacının bu yöndeki iddialarına ilişkin delilleri somutlaştıramadığı açıkça görüldüğü,  bu nedenle 240.000.-USD' lik bahsi geçen zararın oluştuğu ispatlanamadığı,Davacı talebi doğrultusunda No-show ödemesi yapıldığı iddia edilen ... açısından dosyada sunular belge incelendiğinde 30 double oda yerine 15 odanın doldurulduğu ve bu nedenle 10.760 Euro no-show uygulandığı yer aldığı, ancak bu belgede tarih ve hangi dönem konaklamayı kapsadığı belli olmadığından uygulanan no- show'a davalının mı  sebep olduğu anlaşılamadığı, ayrıca adı geçen Otel İstanbul'da faaliyet göstermediği, davalı ... şirketi tarafından gönderilen müşteriler İstanbul Sabiha Gökçen aktarmalı olarak uçuş gerçekleştirmekte olup, adı geçen ... ile taraflar arasındaki uyuşmazlıkta ilgi kurulamadığı,Birleşen itirazın iptali davası yönünden; Davacının işlettiği Otelde davalı şirketin acenta sıfatıyla 24.07.2015-28,07.2015 tarihleri arasında konaklattığı 80 adet müşteri karşılığında 21.240 EURO,  04.08.2015-08.08.2015 tarihleri arasında konaklattığı 52 adet misafir karşılığında 14.000 EURO ve sor sat rezervasyon bedeli karşıtığında 4.060 EURO olmak üzere toplamda 39.300 EURO karşılığında konaklama gerçekleştirildiği hususunda bir ihtilaf olmadığı, ancak davalı acenta hizmetin ayıplı olması ve müşteri şikayetleri nedeniyle ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığını ileri sürüldüğü,Dosyada dinlenilen tanık beyanlarında otelde dış peyzaj yönünden bir kısım eksikliğin bulunduğu, çalışmaların devam ettiği ve bu nedenle müşteri memnuniyetinin sağlanması için ekstra yemek, transfer hizmetleri gibi bedelsiz hizmetleri olduğu şeklindeki beyanlar göz önünde tutulduğunda davalı acentanın ayıplı hizmet nedeniyle haklı  olabileceği düşünülecek olsa dahi davalı acentanın basiretli bir tacir olarak otel ile sözleşme ilişkisine girerken gerekli keşifleri yapması ve müşteri konaklamasından önce de gerekli özeni göstererek fiili durumu tespit etmesi ve yurt dışından gelen misafirlere taahhüt edilen hizmetlerin sunulması için tüm tedbirleri alması kendisinden beklenmesi gerekir. Birleşen dosya davacısı da ekstra verdiği hizmetler yönünden herhangi bir belge sunmadığı, ayrıca, davacı, ayıplı hizmet sunulduğunu iddia etmekte ise de 1. gruptan sonra 2. grup konaklamayı da gerçekleştirmesi ve sor-sat yoluyla müşteri konaklattırmaya devam ettirmesi, ayıplı olduğu iddia edilen hizmetler için herhangi bir ihtarnamenin keşide edildiği,  dosyada mevcut olmadığı nedeniyle bu durum acentanın itirazlarında haklı olmadığını gösterdiği, ayıp iddiasının kabul edilmesi halinde %10 hak ve nesafet indirimi yapılabileceği\" tespit ve görüşüne yer verilmiştir.Davalı-birleşen davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığı  bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda özetle ; \"davalı birleşen davada davacı tarafından düzenlenen 124.882,19 TL bedelli faturadan avans ve banka ödemeleri düşüldükten sonra kalan 83.711,19 TL'nin defterlerde kayıtlı olduğu, asıl dava yönünden defterlerde herhangi bir kayıt olmadığı \" tespiti yapılmıştır.Mahkemece dinlenen davalı-birleşen davacı Tanık ... \"  Otelin ön büro şefi olduğunu, uyuşmazlık konusu konaklama döneminde otelin faaliyette olduğunu, otelin içinde herhangi bir inşaat çalışmasının olmadığını, ancak bir takım peyzaj ve çevre düzenlemelerinin tam olarak yapılmamış olduğunu, gelen misafirlere sadece sabah kahvaltısı ve konaklama verilmesine rağmen otelin durumu nedeniyle gelen misafirlerin memnun olması için ilave öğle, akşam yemeği ve ücretsiz tramsfer imkanlarının sunulduğunu, bir takım şikayetlerin olduğunu ancak bu şikayetleri giderdiklerini, aynı şirketin 2. ve 3.grup kafilesinin de otelde ağırlandığını, memnun olunmasaydı 2. ve 3. Grup kafilenin gelmeyeceğini\" Tanık ... \"  Otelin muhasebecisi olduğunu, otelin 2015 yılının Temmuz ayında faaliyete geçtiğini, davacı acentanın getirmiş olduğu turist kafilesinin de ilk müşterilerden olduğunu, otelde birtakım inşaat çalışması var ise de bunların konaklamaya engel olmadığını, dış peyzaj ve çevre düzenlemesinin yapıldığını, otelin iç kısmında ise küçük tamiratların yapıldığını, bunların da genelde müşterilerin otelde olmadığı zamanlarda yapıldığını, ilk başlarda dış çevre düzenlemesinde kepçe ve operatörler çalıştığı için gürültü şikayetinin olduğunu, bunun üzerine saat 12.00-16.00 arasında çalışmaların yapıldığını, acentanın üç kafilesinin de otelde ağırlandığını, ödeme sırasında davacı acentanın fatura miktarının yaklaşık olarak 1/4'nü  ödemeyi teklif ettiğini\"  beyan etmişlerdir.Somut olayda;   davacı-birleşen davalı ... firmasının, yurt dışında faaliyet gösteren firmanın müşterilerinin, Türkiye'de davalı-birleşen davacının otelinde, 24/07/2015-28/07/2015, 04/08/2015-08/08/2015, 23/09/2015-27/09/2015 tarihleri arasında 3 grup halinde  konaklaması konusunda  taraflar arasında 12/06/2015 tarihli sözleşme imzalandığı, konaklama hizmeti karşılığında düzenlenen 124.882,19 TL bedelli faturadan avans ve banka ödemeleri düşüldükten sonra bakiye takip tutarı olan 83.711,19 TL'nin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Asıl davada davacı vekili; davalı tarafın ayıplı hizmet verdiği iddiası ile  124.882,19 TL bedelli faturadan dolayı borçlu olmadığın tespiti ile bu durumunun müvekkil şirketin prestij, itibar ve iş çevresi kaybına neden olduğunu, ... ( Suudi Arabistan Acente firması) 'nın müşterilerine ödemek zorunda kaldığı takriben 130.000,00 USD tutarlı meblağ ve ... şirketine ödemek durumunda kalınan 240.000,00 USD tutarlı bedeller ile ... firmasına neden olan \"no show\" bedelleri nedeniyle  müvekkili şirketin uğradığı zararlar bakımından fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Menfi tespit talebi yönünden davacının harç yatırmadığı, verilen kesin süreye rağmen harcı tamamlamadığından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmamaktadır. Davacı vekili her ne kadar hizmetin ayıplı verildiğini iddia etmiş ise de Yargıtay HGK. 25/05/2016 tarih ve 2014/19-861 Esas, 2016/632 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20. maddesinde tacir olmanın bağlandığı genel hükümler düzenlenmiş olup, tacirler arasındaki ihbar veya ihtarların ne şekilde yapılacağı bu genel hükümler arasında yer almaktadır. 6762 sayılı TTK'nin 20/3. fıkrasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi fesih yahut ondan rücu amacıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için bu işlemlerin noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Taraflar TTK 16. madde hükmünce tacir olduğundan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih ve 2015/8094 Esas, 2015/12630 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nin 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılması gerektiği gözetildiğinde, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nin belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gereklidir. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, hükme esas alınan bilirkişi tespit raporu nazara alındığında, icra takibine konu hizmetin gereği gibi ifa edilmediği hususuna ilişkin olarak davalı tarafça herhangi bir ihbar yapılmadığı gibi hizmetin ayıplı verildiği iddia olunan 24/07/2015-28/07/2015 dönemlerini kapsayan 1. gruptan sonra  04/08/2015-08/08/2015 dönemine ilişkin 2. grubun da konaklamaya devam ettiği, sonrasında  sor-sat yoluyla müşteri konaklattırmaya devam ettirmesi nedeniyle ayıp iddiası yerinde görülmemiştir. Bu nedenle asıl davada davacı tarafça harçlandırılarak usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığından menfi tespit talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen itirazın iptali davasında, konaklama hizmetin davacı tarafça verildiği, konaklama hizmet bedelinden bakiye kalan bedelin tarafların ticari kayıtlı olması ve ayıp iddiasının yerinde görülmemesi nedeniyle asıl alacak tutarı yönünden itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Asıl davada davacı vekili; hizmetin ayıplı verildiği iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de iddia olunan ayıplı hizmetten dolayı zararı oluşup oluşmadığı konusunda alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup raporda ayrıntılı şekilde ifade edildiği üzere davacı tarafça iddia edilen zararların oluştuğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, dolayısıyla  ispata elverişli yasal delillerle kanıtlanamayan  maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı-birleşen dosyada davalı vekilinin asıl ve birleşen dosya yönünden istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı-birleşen dosyada davalı vekilinin asıl ve birleşen dosya yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı-birleşen dosyada davalı tarafından asıl ve birleşen dosya yönünden yatırılan istinaf başvuru harçlarının ayrı ayrı Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı alınması gereken 269,85x2: 539,70 TL istinaf karar harcından, davacı-birleşen dosyada davalı tarafından yatırılan 1.483,98 TL'nin mahsubu ile arta kalan 944,28 TL harcın istemi halinde karar kesinleştiğinden davacı-birleşen dosyada davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı-birleşen dosyada davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacı-birleşen dosyada davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/11/2023 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc52d8f8adf41dda","SID":"a8ea1711ccb5cb6d"}}