{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1991 <br>KARAR NO: 2023/2072<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/05/2023<br>ESAS NO: 2022/1256 <br>KARAR NO: 2023/444<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/11/2023<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/11/2023<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) istemine ilişkin davada mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili davalı kooperatifin ... numaralı üyesi olduğunu, müvekkili davalı kooperatife karşı bütün yükümlülüklerini 02.05.2012 tarihine kadar yerine getirdiğini,  çekilen kura ile \"... Blok, Kat:...Daire:... nolu\" daire isabet ettiğini, taraflarınca bütün maddi yükümlülükleri yerine getirildiğini  ve tapunun alındığını, davalı kooperatif yetkilileri tarafından tapu alınma aşamasında bütün ödemeleri yaptıkları için herhangi bir isim altında para ödenmeyeceği belirtilmiş ve de tapunun alındığını, tapunun alınmasının akabinde 02.05.2012 tarihli  ... üyeliğinden istifa edildiğini, kooperatife ibra edildiğini ve her türlü hak ve alacaklarının devam etmekte olan ... nolu üyeliğe aktarıldığını, taraflarınca hem üyelik hem de tapu devri yapıldığını, söz konusu  ... nolu üyelikten de 2017 yılında istifa edildiğini ve yine tapu devri yapıldığını, borcu olmadığını, kooperatif ile herhangi bir bağımız kalmamasına ve yine 2012-2017 arası çok defa da ödeme yapılmasına rağmen taraflarına Kayseri Genel İcra Dairesi’nden ... Esasıyla ve \"01/05/2017 tarihli 25.03.2017 tarihli genel kurul kararınca genel giderlere katılım payı borcu\" istemiyle icra takibi gönderildiğini, müvekkili süresinde haksız icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız işlemden ötürü Kayseri 8.Noterliği'nin ...Yevmiye numaralı ... tarihli ihtarı ile 4871 Sayılı Kanunun ilgili maddeleri mucibince ortaklıktan çıkmış olduklarını ve hiçbir borçtan sorumlu tutulamayacaklarını bildirildiğini, açıklanan sebeplerle ve resen gözetilecek nedenlerle öncelikle menfi tespit taleplerinin kabulü ile müvekkilinin davalı kooperatife üyelikten kaynaklanan sebeple hiçbir borcunun bulunmadığının tespitini ve Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin iptalini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;  müvekkilinin Kayseri İlinde konut yapı kooperatifi olarak faaliyet göstermekte olduğunu, davacının kooperatifin üyesi olduğunu, davaya dayanak yapılan yasa değişikliğinin ise 15/06/2022 tarihinde yürürlüğe girdiğini, genel kurul kararında üyelerden ödeme alınmasına karar verilmiş ise de kooperatif üyelerinden  herhangi bir ödeme alınmadığını ve bu konuda icra  takibi başlatılmadığını, Kooperatif Kanunu Geçici 11.maddenin yalnızca Kayseri İline özgü düzenlenmiş kanun hükmünün hukuka aykırı oluğunu, mahkemece somut norm denetimi itiraz yolunun uygulanmasının gerektiğini,  dava konusu kanun maddesinin yalnızca Kayseri İlinde bulunan kooperatifleri kapsayacak şekilde çıktığından Anayasanın 10. Maddesinde belirtilen \"yasa önünde eşitlik ilkesi\"ne aykırı olduğunu, ilgili kanun maddesi hakkında somut norm denetimi yoluna başvurulmasının gerektiğini, somut norm denetimi, bir mahkemede görülmekte olan davanın karara bağlanmasının, o davada kullanılacak kanun hükmünün anayasaya uygun olup olmamasına bağlı olması halinde yapılın denetim olduğunu,  müflis kooperatifin inşaatları etaplar halinde yapmadığını,  müflis kooperatifin davacıdan talep etmiş olduğu genel giderlere katılım payında ve konut maliyetlerinin endekslenmiş bedellerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığını, ilgili kanun maddesi ... Yapı Kooperatifi hakkında uygulanamayacağını, Kayseri İline özgü çıkartılan bu kanun maddesinde; Anayasaya aykırılığın açıkça ortada olduğunu, geçici 11. Madde hakkında somut norm denetimi itiraz yoluna başvurulmasını, Anayasa Mahkemesi kararı gelene kadar bekletici mesele yapılmasını, kooperatifte etaplar uygulamasının olmadığının kabul edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Yapılan yargılama, sunulan delil ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasının dava şartları bakımından noksansız olduğu, davacının dava açmakta korunmaya değer güncel bir hukukî menfaati bulunduğu, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre davanın yasal dayanağı olduğu, yukarıda yapılan genel açıklamalar ve emsal nitelikte kararlar gereğince davanın konusuz kaldığı ve konusuz kalan dava hakkında esasa dair bir karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; esas hakkında bir karar verilmeyen hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre bir karar verilmesi gerektiği fikri mahkememizce de benimsenmiş olup; Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce ve iptal edilen yasal düzenleme dayanak gösterilerek eldeki davanın açıldığı, davacının davasını dayandırdığı olguların mevcut olduğu, diğer bir deyimle iptal edilen 1163 sayılı Koop. Kanunu'nun Geçici 11. maddesindeki şartların gerçekleştiği, davacıya konutun tapuda devrinin yapılmasından sonraki dönemler için davalı yapı kooperatifi tarafından yönetim giderleri hariç olmak üzere (genel giderlere katılım payı adı altında) borçlandırmalar yapıldığı, ilamsız icra takibi başlatıldığı, Geçici 11. Maddenin 1. fıkrası çerçevesinde hukuksal koruma talep eden davacının yasal süresi içerisinde bu davayı açtığı ve fakat dava devam ederken davaya dayanak teşkil eden yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, davanın bu suretle konusuz kaldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu, dolayısıyla iptal edilen yasal düzenleme gereğince hukuksal koruma talep eden ve iptal edilen yasada aranan şartların eksiksiz olarak gerçekleştiği somut olay bakımından, davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekâlet ücreti taktir olunarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararı anayasa mahkemesi tarafından iptal edilen geçici 11. maddeye göre  bulunmamakta olup, dava hakkında hukuki yarar yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerektiğini, ilamsız takiplerin durdurulması için ilgilinin talebinin yeterli olduğuna açıkça madde hükmünde yer verildiğini, davacı hakkında müflis kooperatif tarafından başlatılmış olan icra takibi, davacı tarafından itiraz edilmiş olması nedeni ile durdurulduğunu, davacının itirazı üzerine durdurulmuş icra takibi için geçici 11. maddeye dayanarak menfi tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusuz değil, temelsiz kaldığını, davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. esastan reddedilmesi gereken davada, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacı sorumlu tutulması gerektiğini, mevcut kanun hükümleri uygulanarak; dayanak olan kanun hükmünün iptal edilmesi halinde açılan davanın esastan reddedilmesi ve yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından verilen karar HMK madde 331/1 hükmüne açık aykırılık teşkil ettiğini, müflis kooperatif, faaliyetlerini etaplar halinde gerçekleştirmemiş olup ilgili kanun maddesinin müflis kooperatif hakkında uygulanma imkanı bulunmadığını, yerel mahkeme eksik inceleme yaparak karar verdiğini, davaya dayanak olan kanun hükmü, davadaki hukuki sebebi oluşturduğunu, davanın dayanağı olan kanun hükmünün anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmesi halinde, dava en başından itibaren  esastan temelsiz hale geldiğini, davanın konusu varlığını korumakta, hukuki sebep ortadan kalktığını, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden yargılama yapılarak;  davanın hukuki yarar yokluğu, temelsiz kalması ve müflis kooperatifin faaliyetlerinde etap uygulamasının bulunmaması ve müflis kooperatifin davacıdan yalnızca yönetim giderlerinin talep etmiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, davalı kooperatif tarafından alınan genel kurul kararı uyarınca doğan borç nedeniyle davacı kooperatif üyesi hakkında başlatılan icra takibi kapsamında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı hakkında 3.113,83 TL alacak miktarı üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacının söz konusu takipten dolayı borçlu olmadığına yönelik işbu davanın açıldığı, dolayısıyla davalı tarafından istinafa konu edilen karar miktarının/dava değerinin 3.113,83 TL olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.”Mahkemece 25/05/2023 tarihinde nihai karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 17.830,00 TL’dir.Davalı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin ise 3.113,83 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 17.830,00 (onyedibinsekizyüzotuz) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve  352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HMK 352/1-b maddesine göre kesin olan kararların istinafı halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk dairesince  ön incelemede öncelikle gerekli karar verilir.  <br>Açıklanan nedenlerle davalının istinaf ettiği karara ilişkin dava değerinin/miktarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf  dilekçesinin/talebinin HMK 341/2 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin istinafa konu dava değerinin karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  341/2 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalının peşin yatırdığı 269,85 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 22/11/2023<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"625bd64c0dccfae4","SID":"29e606afdb1883e6"}}