{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/581 Esas<br>KARAR NO: 2023/1728<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/04/2021<br>NUMARASI: 2017/735E, 2021/306K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 23/11/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine 79.000,00-TL bedelli, 12/04/2014 keşide tarihli çeke/ kambiyo senedine dayalı olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün (... Eski Esas) ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin bahse konu çeki keşide edenleri tanımadığını, çekin alacaklısı ve cirantacısı da olmadığını, ciranta olarak atılan imzanın ve imza altındaki firma kaşesinin kendisine ait olmadığını, bu hususta imzaya itiraz ettiklerini, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/521 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını, ancak davanın süresinde açılmadığından bahisle  reddedildiğini, akabinde suç duyurusunda bulunulduğunu, alacaklı görünen davalı ile görüşüldüğünü ve sonuç beklenildiğini, müvekkilinin ise davanın kapandığı düşüncesiyle menfi tespit davası açmadığını, takip dosyasının 2016 yılında yenilenerek müvekkilinin tüm mal varlığına haciz uygulandığını ve bu sebeple bahse konu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, senet üzerinde yapılan işlemlerin tamamen sahte olduğunu, imzanın ve kaşenin müvekkile ait olmadığını beyan ederek takip dayanağı çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kredi borcundan mahsup edilmek üzere temlik cirosuyla müvekkili bankaya verildiğini, müvekkili bankanın iyiniyetli hamil durumunda olduğunu, lehtar ve keşideci arasındaki olaylar sebep gösterilerek müvekkili banka aleyhine dava açılamayacağını, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, dava dışı müşterinin kredi borçlarını ödememesi üzerine icra takibine konu edildiğini, davacının inkarı noktasında imza incelemesi yapılması gerektiğini, davacının zaman kazanmak amacıyla eldeki davayı açtığını, beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\".. dava ve takibe konu çekteki davacı adına atılı bulunan imzanın davacının eli ürünü olmadığı, sahtelik iddiası mutlak defilerden olmakla herkese karşı ileri sürülebileceği, davalının takipte kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceği imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı\" gerekçesi ile neticeten 1-Davanın KABULÜ ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...(Eski)- ...(Yeni) Esas sayılı takip dosyası dayanağı olan ... A.Ş Fındıkzade Şubesi'ne ait, 12/04/2014 tarihli, 79.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,2-Şartları oluşmadığından davacı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Kötüniyet tazminatı koşullarının oluştuğunu, İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/572 Esas sayılı dosyasının soruşturma aşamasında alınan raporda ciranta imzasının müvekkiline ait olmadığının ortaya çıktığını, davalının 7 sayfalık istinaf dilekçesinin de kötüniyet göstergesi olduğunu, raporlara ve müvekkilinin tüm itirazlarına rağmen takibe devam edildiğini, icra hukuk mahkemesine açılan davanın süre nedeni ile usulden reddedildiğini, müvekkilinin 6 yıldır mağdur olmasına rağmen kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını, davalının istinaf isteminin ise reddini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Dava konusu edilen çekin; dava dışı ...San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin kredi borcundan mahsup edilmek üzere, ödeme aracı olarak tahsil amaçlı devir ve temlik cirosu ile teslim  alındığını, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu,  kambiyo senetlerinin asıl borç ilişkisinden mücerret borç doğurduğunu, çekin keşideci elinden ne şekilde çıktığını ve keşidecinin hangi amaçla bu çeki verdiğinin müvekkilinin bilebilmesinin mümkün olmadığı gibi böyle bir zorunluluk da olmadığını, Bilirkişi Raporunu kabul etmediklerini, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapıldığı ve nasıl böyle bir sonuca varıldığına ilişkin detaylı teknik açıklama ve ayrıntıya raporda yer verilmediğini,  Yerel Mahkeme Kararı kaldırılmadığı takdirde somut olayda iyi niyetli üçüncü kişi hamil konumunda olan müvekkil Banka açısından telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2001/12-436 E., 2001/467 K. Ve 30.05.2001 tarihli kararına uygun bir rapor olmadığını, raporda, imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması yapılmadığını, karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şart iken, raporda desteklenmediğini, Rapora itirazların reddinin yerinde olmadığını, ATK'da çalışan en az üç kişilik bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, tek bir bilirkişi tarafından hazırlanan eksik rapora itibar edilmesinin yerinde olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/12-382 E., 2009/415 K. Ve 07.10.2009 tarihli bir diğer emsal kararının esas alınması gerektiğini, Raporu hazırlayan bilirkişinin ATK'da faal olarak çalışmadığını, ATK görevlisi olmadığını, Adli Tıp enstitüsü emekli öğretim üyesi olup alanında faal olmadığını,  3 kişilik heyet seçilmesi gerektiğini ve görevlilerin Adli tıp kurumunda aktif olarak çalışması ve yazı alanında uzman olmaları gerektiğini, Davacının istinaf isteminin ise reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME Dava konusu çek incelendiğinde, ... A.Ş Fındıkzade Şubesi'ne ait olup, seri numarası ..., keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 12/04/2014, 79.000,00 TL tutarlı, keşidecisi ... San. Tic. Ltd. Şti olduğu, ... lehine düzenlendiği, ilk cirantanın ...- ... olduğu, devam eden cirantaların sırasıyla ... San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... T.A.O Üsküdar Şubesi olduğu, 14/04/2014 tarihinde ibraz edildiği anlaşılmıştır.İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...(Eski)- ...(Yeni) Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı ... Bankası T.A.O tarafından 15/07/2015 tarihinde dosyamız davacısı ... ve .... San. Tic. Ltd. Şti aleyhine davaya konu çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibi olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/572 Esas sayılı dosyasından yapılan ceza dosyası incelendiğinde; dava konusu çekin ilgili dosyada şikayete konu olduğu, katılanların iş bu dosya davacısı  ... ile davalısı ... Bankası olduğu, sanığın ... (...  yetkilisi olduğu belirtilen) olduğu, dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesinde davaya konu çekteki birinci ciranta olarak atılan imzanın  ... eli ürünü olmadığı,  ... eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirildiği, yapılan yargılama sonucunda ...'nin dolandırıcılık suçundan beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği UYAP incelemesine göre; kararın istinaf incelemesinde eksik inceleme nedeni ile bozulduğu görülmüştür.Bilirkişi raporunda özetle; dava konusu çekteki imza ile ... karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında herhangi bir ilişki bulunmaması nedeniyle ... Bankası Fındıkzade Şubesi'ne ait keşide yeri ve tarihi İstanbul, 12/04/2014 olan, 79.000,00-TL bedelli, ... seri nolu çekteki birinci cirantacı imzasının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ... eli ürünü olmadığı yönünde tespitte bulunulmuştur.<br>GEREKÇE Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İmza defi mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda senet tanzim tarihinden önceki ve sonraki tarihli imza asılları bulunan belgelerin karşılaştırıldığı, raporun yeterli, hükme ve denetime elverişli olduğu, ATK'dan yahut üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığı, dosyada bir sureti olan ve davacı ile davalının katılan olarak yer aldığı ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda da ciranta imzasının davacı ... ait olmayıp sonraki ciranta olan ...Şti'nin yetkilisi olan ... eli ürünü olduğuna dair görüş belirtildiği de dikkate alındığında mahkemece menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de; çek incelendiğinde taraflar arasında ciro ilişkisi olmadığı, davalının görünürde düzgün ciro silsilesine göre çekte hamil olduğu, davacının imzasının  kendi eli ürünü olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı dikkate alındığında, mevcut delil durumuna göre davalının takipte kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden davacının istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenle taraf vekillerinin istinafının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 1.387,93-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.118,08-TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,-Alınması gereken 5.314,52-TL harçtan, peşin alınan 1.328,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.985,89-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"169332c75c342738","SID":"3ccb465de71dac8d"}}