{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/792 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1669<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16.06.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/370 E. - 2022/521 K.\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 23.11.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23.11.2023<br><br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.06.2022 tarih  2022/370 E. - 2022/521 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA\t: Davacı vekili, 25.12.2014 tarihinde müvekkillerinin müşterek çocuğu olan ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı motoksikleti ile seyir halinde iken, yol kenarında park halinde olan ... plakalı araca çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, müteveffanın kullandığı motorsikletin davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğunu belirterek, kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkili için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacıların aynı taleplerle daha önce 29.01.2018 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2018/8172 E. sayılı dosyasında müvekkili şirket aleyhine başvuruda bulunduklarını, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2018/8172 Esas 2019/15761 K. sayılı kararında, alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi nedeniyle başvurunun reddine karar verildiğini, başvuru sahiplerinin işbu karara itiraz etmeleri üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin başvuru sahiplerinin yaptığı itirazın reddine kesin olarak karar verdiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacıların tazminat taleplerinin trafik sigortası genel şartları gereği teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Sigorta Tahkim Komisyonunun 29/01/2018 tarih 2018.E.8172 Başvuru, 12/03/2018-K-2018/15761 Karar sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararının incelenmesinde, davacılar tarafından yapılan başvuruların alacaklı borçlu sıfatlarının birleştiği gerekçesiyle ayrı ayrı reddine karar verildiği, davacıların itirazları üzerine 02/04/2018- 2018.İ.2915 Başvuru, 14/05/2018-2018/İHK-3686 Karar sayılı İtiraz Hakem Heyeti Kararı dosyasında yapılan yargılamada davacıların itirazlarının haklı görülmesi akabinde gerekli bilirkişi incelemesinin yapılabilmesi amacıyla başvurucular vekiline gerekli delil avansı bedelini yatırmak üzere kesin süre verilmesine rağmen, bilirkişi ücretinin verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması sebebiyle başvurucuların itirazlarının reddine karar verildiği, bu kapsamda iş bu dosya ile aynı konuda aynı davacılar açısından aynı netice-i taleplere yönelik olarak açılmış dava açısından, İtiraz Hakem Heyeti Kararının kesin hüküm teşkil ettiği, davalı vekilinin bu yöndeki itirazının haklı ve yerinde olduğu,  dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı, davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Dairemizin 12.04.2022 tarihli 2022/508 E. 2022/615 K. sayılı ilamı ile, ilk derece mahkemesince her ne kadar Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin itirazın reddine ilişkin 14.05.2018 tarihli kararı kesin olarak verilmiş ise de, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat talep edilmiş olup, 40.000,00 TL'nin üzerindeki talepler bakımından yargı yolu açık olduğundan, ilk derece mahkemesince öncelikle İtiraz Hakem Heyeti dosyası getirtilip incelenerek, öncelikle 14.05.2018 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararının usulüne uygun şekilde tebliğe çıkarılıp çıkarılmadığı, usulüne uygun şekilde tebliğe çıkarılmış ise bu karara karşı yargı yoluna başvurulup başvurulmadığı, başvurulmuş ise sonucunun ne olduğu, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, İtiraz Hakem Heyeti Kararının kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı sonucuna varılarak HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda 02/04/2018- 2018.İ.2915 Başvuru, 14/05/2018-2018/İHK-3686 Karar sayılı İtiraz Hakem Heyeti dosyasının getirtilerek incelendiği, İtiraz Hakem Heyeti kararının taraf vekilleri adına tebliğe çıkartıldığı, başvurucular vekiline 28.05.2018 tarihinde, sigorta kuruluşu vekiline 24.05.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, karara karşı taraf vekilleri tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, karara karşı yargı yoluna başvurulmadığı, eldeki dosya ile aynı konuda aynı davacılar açısından aynı netice-i taleplere yönelik olarak açılmış dava açısından, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesi uyarınca kesin mahiyette bulunan 02/04/2018- 2018.İ.2915 Başvuru, 14/05/2018 -2018/İHK-3686 Karar sayılı İtiraz Hakem Heyeti Kararının kesin hüküm teşkil ettiği, davalı vekilinin bu yöndeki itirazının haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu sebebiyle HMK'nın 114/1-i. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, eldeki davanın müvekkillerinin oğlu olan ...'nun hayatını kaybettiği trafik kazası ile ilgili, davalı sigorta şirketine karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğunu, her ne kadar kazanın gerçekleşmesinde müteveffa tam kusurlu olsa da, müteveffanın kusurunun desteğe yansılatılamayacağını, ilk derece mahkemesince Sigorta Tahkim Komisyonunca verilen kararda ve bu karara itiraz sonucu verilen kararlarda davanın esasına girildiği, esastan red kararı verildiği, bu kararın kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirsiz alacak davasında davanın tümden reddine karar verilmesi halinde, bu kararın davacı bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen red kararının alacağın varlığını ya da yokluğunu tespit eder nitelikte olmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde kesin mahiyette verildiğini, kanun yolu gösterilmemek suretiyle tarafların yanıltıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu ara kararlarının ve gerekçeli kararının ne şekilde tebliğ edildiğinin açıklanmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişi ücretine ilişkin makbuzun komisyona geç ulaştırıldığı iddia ediliyor ise, zaten hakem tarafından yapılan tebligat usulüne uygun olmadığından böyle bir aksaklık yaşandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, komisyonca verilen kararın kesin karar olduğu kabul edilecek olsa  dahi, alacağın varlığının mevcut dosya kapsamından da anlaşıldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle kesin hüküm dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince, Dairemizin 12.04.2022 tarihli 2022/508 E. 2022/615 K. sayılı ilamı uyarınca getirtilen İtiraz Hakem Heyeti dosyasının incelenmesinde, 14.05.2018 tarihli 2018/3686 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararının başvuru sahibi ( eldeki davada davacılar) vekiline 28.05.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketi vekiline 24.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, taraflarca söz konusu karara karşı yargı yoluna başvurulmadığı, böylece kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.  <br>\t5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi 23. fıkrası uyarınca 6100 sayılı HMK'nın tahkime ilişkin hükümleri sigortacılık tahkiminde de geçerlidir. HMK'nın 303. maddesi kapsamında her iki davanın taraflarının, dava sebebinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekmekte olup, bir hüküm davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil edecektir. Mahkemenin bilirkişi veya keşif giderinin yatırılması için verilen kesin süreye uyulmaması hâlinde verdiği davanın reddi kararı da maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. (Yargıtay HGK 15.12.2022 tarihli 2021/(21)10-522 E. 2022/1755 K. sayılı kararı)            <br>\tSigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karar, bu karara karşı yapılan itirazın İtiraz Hakem Heyetince reddedilmesi ve İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı yargı yoluna başvurulmaması sonucunda kesinleşmesiyle birlikte, ilam niteliğinde olup  uyuşmazlığın taraflarının, konusunun ve talep sonucunun aynı olması nedeniyle eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği sonucuna varılmakla; mahkemece  HMK nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tİstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 269,85 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye  89,95 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23.11.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b11b816a6faa14c","SID":"6aa005fd8b1020f4"}}