{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1667  Esas 2023/1579  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/1667<br>KARAR NO\t\t: 2023/1579<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br> İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  <br>TARİHİ\t\t: 18/04/2022 <br>NUMARASI\t\t: 2021/540 Esas -2022/294 Karar <br> DAVACI\t:   <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVA\t:  İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 08/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/11/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; temlik eden ...A.Ş ile dava dışı borçlu ... arasındaki 24/10/2019 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesinin davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçluya kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, davanın tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklandığını, davalının böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin itiraz dilekçesinde kredi sözleşmesi ile ilgisinin olmadığını beyan ettiğini, davacı tarafın yasal bir yıllık süresi içerisinde itirazın iptali davasını açmadığını, itirazın üzerinden beş yıl geçtikten sonra dava açıldığını, süresinde açılmayan davanın red edilmesi gerektiğini, davacı tarafın varlık yönetim olarak sadece müvekkiline karşı dava konusu takip miktarıyla aynı miktarda Beypazarı İcra Müdürlüğünün 2021/705 sayılı dosyası ile ikinci bir takip daha başlattığını davacı tarafından açıklama yapılması gerektiğini, müvekkilinin herhangi bir kredi sözleşmesinde imzasının olmadığını, davacı tarafa da borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte kredi sözleşmesinde eş rızasının gerektiğini ve TBK 584 maddesi gereği eş rızasının bulunmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporuna ve toplanan tüm delillere göre; itirazın iptali istemiyle açılan davada, davacı/temlik alan tarafından, temlik veren ...AŞ'nin borçludan olan alacağının tahsili amacı ile Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2016/19256 Esas sayılı dosyası ile Kredi sözleşmesi dayanak gösterilerek, asıl alacak, kat öncesi işlemiş faiz, kat öncesi gecikme faizi, işlemiş temerrüt faizi, temerrüt faizinin gider vergisi ve masraf toplamı olmak üzere toplam 31.414,50-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptaline yönelik işbu davanın açıldığı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi kök raporu ile ek raporda da tespit edildiği üzere, davacı/temlik alan'ın dava dışı temlik veren bankanın, asıl borçlu dava dışı ... arasında 24/10/2019 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne davalının müteselsil kefil olduğu ve kefilliğinin geçerli olduğu, davalının da asıl borçlu kadar sorumlu olduğu bu nedenle davacı temlik alan şirketin davalıdan icra takibi ile bağlı kalınarak 31.414,50-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, icra takibine davalının itirazının yerinde olmadığı ve itirazın iptali gerektiği, davacı/temlik alan şirketin davasında haklı olduğu gerekçesiyle  davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline, alacağın likit alacak olması nedeniyle, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yasaya aykırı olarak bilirkişi raporunda hukuki nitelendirme yapıldığını, müvekkilince yargılama sırasında 2013 yılından önce tüm borçların ödenmiş olduğunun ifade edildiği halde temlik eden banka tarafından gönderilen 2011 ve 2012 yılına ait sözleşmelerin gönderildiğini, takip konusu kredi alacağının müvekkilinin kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu 24.10.2019 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının ispatlanması gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun kat ihtarnamesinin gönderilmediğini, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavacı vekili, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu arasındaki genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalıdan kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. Maddesi gereği iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesinden ve istinaf incelemesi için dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra UYAP üzerinden sunduğu 26/10/2023 tarihli dilekçe ile feragat talebi dikkate alınarak istinaf isteminden feragat ettiğini bildirmiştir.<br>\tFeragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut vekaletnamede davalı vekilinin istinaftan  feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.  <br>Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; \"Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davalı vekilince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle <br> 1-Davalı  vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 349/2. maddesi gereği feragat nedeniyle REDDİNE, <br>2-Davalı tarafından yatırılan istinaf yoluna başvuru harcı 220,70 TL ve  550,00 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde istinafa başvuran tarafa iadesine, <br>3-İstinaf giderlerinin başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereği kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/11/2023<br><br><br>Başkan -         Üye -          Üye -                      Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f28d14abccd2d5b9","SID":"4b92ce6b6aab7475"}}