{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1572 <br>KARAR NO\t: 2023/1417<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/405 E.  -  2021/256 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/07/2021 tarih ve 2020/405 E. - 2021/256 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 01, 03, 05, 21 ve 44. sınıflarda tescil edilmek üzere davalı kurum nezdinde 2020/84509 sayılı ve  \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile SMK'nın 5/1-(b) ve (c) maddeleri uyarınca resen reddedildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa \"...\" ibaresinin markanın kapsamındaki emtiaların doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir şekilde düşündürmediğini, yabancı dildeki tanımlayıcı kelimelerin tescil edilebilirliği açısından değerlendirilirken, yalnızca ilgili ülkedeki ortalama tüketicilerin algısının değil, ilgili ülkedeki ticari aktörlerin algısının da dikkate alınması gerektiğini, \"...\" ibaresinin ayırt edici niteliği bulunan özgün bir marka olduğunu, davalı kurum kayıtları incelendiğinde müvekkili markasını tescil için müracaatta bulunduğu 01, 03, 05, 10, 21 ve 44. emtia sınıfları içerisinde “...” ve “...” ibarelerini barındıran birçok farklı markaların farklı kişi yada kuruluşlar adına tescile konu edildiklerini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-9567 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, “...” esas unsuruna sahip başvuru konusu markanın bir bütün olarak tescil başvurusuna konu edilen tüm emtialar yönünden cins, ceşit, vasıf, nitelik vb. özellikleri belirttiği, anılan ibarenin tüketici algısında bu yönde bir anlam oluşturduğu, ibarenin ayırt edici vasfının bulunmadığı, başvuru konusu işaretteki sözcüklerin kavramsal olarak, başvuru kapsamındaki ürünleri doğrudan doğruya tanımladığı, ürünlerin öne çıkan bir özelliğini doğrudan yansıttığı, işareti gören kişilerin zihninde (özelliklede \"...\" kelimesinin İngilizce kullanımının yaygınlığı ve anlamının bilinirliğinin yüksek olması ihtimali karşısında) sunulmak istenilen ürünleri ve hizmetleri, doğrudan doğruya ve hiçbir fikrî çaba gerekmeksizin tanımlanmasının mümkün olacağı, ilgili işaretin reddedilen ürünlerle sıkı ilişkisi sebebiyle ürün veya hizmetin bir özelliğini veya kompozisyonunu ortalama tüketici ve yararlanıcılarda derhâl düşündüreceği ve akla getireceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın tertip tarzı neticesinde SMK'nın 5/1-c maddesine aykırılık teşkil etmediğini, reddedilen emtiaları çağrıştırmadığını, tanımlayıcı unsurların sıradışı bir şekilde bir araya gelerek yepyeni bir anlam kazanması halinde işaretin tanımlayıcı niteliğinin ortadan kalkacağını, emsal benzerlik gösteren markaların varlığına rağmen başvurunun reddinin hatalı olduğu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararı iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tüketicilerin Türkçe karşılığı \"Temiz ve Güvenli\" olan dava konusu markayı gördüklerinde veya duyduklarında çekişmeli mal ve hizmetler arasında doğrudan bir ilişki kuracakları, vasıf bildirici nitelikteki bu ibarelerin tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu ibareler dışında ayırt edici başkaca bir kelime veya şekil unsuru içermeyen başvurunun marka algısı da oluşturmadığı, başvuruyu reddeden YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/12/2023\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45511a859ea7da38","SID":"5fbd782172b4e585"}}