{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1554 <br>KARAR NO\t: 2023/1416<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br>            <br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/11/2018<br>NUMARASI\t\t: 2018/128 E.  -  2018/424 K.<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/11/2018 tarih ve 2018/128 E. - 2018/424 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2017/49724 kod numarasını aldığını, davalı kurum Markalar Dairesi Başkanlığının başvuruyu 2017/00928 numaralı ve \"...\" ibareli markayı mesnet göstererek SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca 38. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddettiğini, oysa kısmi red kararına mesnet markanın hükümsüzlüğü talebiyle Ankara 4. FSHHM’nin 2018/90 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını, ayrıca müvekkilinin “...” ibaresini uzun yıllardır kullandığını, tescilli tüm markalarında bu ibarenin yer aldığını, kısmi redde mesnet markanın tescili halinde davacı şirket ile hiçbir bağlantısı bulunmayan bir kurumun davacının eğitim kurumunun bir kuruluşu gibi algılanacağını, müvekkilinin “...” ibaresini Youtube kanalındaki ... sayfasında, ... Eğitim ve Kültür Yayınları ve www...com.tr alan adında da kullanmakta olduğunu, söz konusu markaya ciddi bir emek ve para harcadığını, çekişmeli 38. sınıf hizmetler yönünden müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2018-M-973 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru ve redde mesnet markanın “...” ibaresinden başka hiçbir unsur barındırmadığı, markaların, ortalama tüketici nezdinde “aynı işaret gibi” algılanacağı, taraf markalarının, görsel, işitsel ve kavramsal olarak da aynılık teşkil ettiği, 38. sınıf “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri.” açısından her iki marka da aynı hizmetleri kapsadığı, bu bağlamda markalar arasında SMK'nın 5/1-ç maddesinin uygulanması için gereken şartların tümünün sağlandığı, YİDK kararının verildiği tarihte 2017/00928 kodlu marka hakkında kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmadığı, davalı kurumun nihai kararını, kararın verildiği tarihteki koşulları dikkate alarak vereceği, dolayısıyla davalı kurumun mahkeme kararının sonuçlanmasını ve kesinleşmesini beklemenin mahkeme kararlarını bekletici mesele yapmak gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının “eskiye dayalı kullanım” iddialarını ispatlar nitelikte herhangi bir bilgi veya belgenin de dava dilekçesinde yer almadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, redde gerekçe gösterilen markanın Ankara 4. FSHHM'nin 2018/90 E.-2019/201 K. sayılı kararıyla hükümsüz kılındığını, hükümsüzlük davasının eldeki davadan önce açıldığını, bekletici mesele yapılması taleplerinin bulunduğunu, yerel mahkemece gerekçeli kararda söz konusu davaya ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı belirtilmiş ise de, dava dilekçelerinde bu konuda bilgi verdiklerini, \"...\" markasının 1998 yılından beri müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili bu markayı 1959 yılından beri kullandığını, eskiye dayalı kullanım nedeniyle markanın tescilinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her iki taraf markası da standart harflerle yazılmış \"...\" ibaresinden oluştuğundan başvurunun emtia benzerliğinin gerçekleştiği 38. sınıf “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri.” yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddi koşullarının oluştuğu, öte yandan YİDK karar iptali talebiyle açılan eldeki davanın YİDK karar tarihindeki şartlar dikkate alınarak değerlendirileceği,YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet söz konusu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin gerekçeli bir mahkeme kararının ya da kısa kararın davalı Kuruma sunulmadığı ve redde mesnet markanın hüküm ifade ettiği, davacının eskiye dayalı kullanım iddiası çekişmeli hizmetler yönünden kanıtlanamadığı gibi bu iddianın somut uyuşmazlığa bir etkisinin de bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2023 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/12/2023\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f15c7f9f75ad9c41","SID":"15851dff4f5d6656"}}