{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1517 <br>KARAR NO\t: 2023/1518<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/198 E.  -  2021/10 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Tasarım Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/01/2021 tarih ve 2020/198 E. - 2021/10 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 2019/06046 1-2-3-4-5 sayılı tasarımlarının tescil başvurusunun 11.11.2019 tarih ve 328 sayılı bültenindeki yayınına itirazda bulunulduğu, itirazın ... YİDK 02.05.2020 tarihli 2020/T-264 sayılı kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin “...” tanınmış markasını 2000 yılında tescil ettirdiğini, müvekkili şirket adına davalı ... nezdinde tescilli olan “...” markalarının tanınmış ve yüksek ayırt edici marka nitelinde olduğunun Yüksek Mahkeme pratiği ile sabit olduğunu, dava konusu “...” tasarımının nihai tüketiciler nezdinde müvekkili şirkete ait tescilli “...” markaları ile iltibas yaratacak düzeyde genel izlenim olarak benzer olduğunu, davalının önceki tarihli müktesep hakka dayanak olan “... ...” markasının mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığını ileri sürerek, ... YİDK'nin 02.05.2020 tarihli 2020/T-264 sayılı kararının iptali ve 2019/06046 1-2-3-4-5 sıra numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>Davalı şirket vekili, müvekkili firmanın sektöründe önde gelen sanayi ve ticaret toplulukları arasında yer aldığını, davacı yanın itirazlarına mesnet markaları ile müvekkili şirketin dava konusu tasarımı incelendiğinde genel izlenim itibari ile farklı olduklarını, müvekkilinin 21.11.1996 tarih ve 182062 başvuru numaralı “... ...” markasından doğan kazanılmış hakkı olduğunu, müvekkilin 2017/34990 tescil numaralı ve “... + Şekil” ibareli markasının bulunduğunu, Ankara 4. FSHHM’nin 15.01.2020 tarih, 2018/409E. ve 2020/6 kararı ile hükümsüzlük talebinin reddedildiğini, davacının ... ibaresini ihtiva eden markalarının ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmış olduğuna dair delil sunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, 2019/06046/1,2,3,4,5 sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen 2018/18599 ve 2013 60855 sayı ile tescilli “...” markalarının bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde genel izlenim itibariyle farklı olduğunu ve bilgilenmiş kullanıcıların herhangi bir şekilde muteriz markaları ile itiraza konu tasarımlar arasında bağlantı kuramayacaklarını, dava konusu tasarımın itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar karşısında yeni ve ayırt edici olduğunu ve davacı tarafından sunulan kararların emsal olamayacağını, bu nedenle davacının başvurunun reddedilmesi veya logo tasarımlarından ... ibaresinin çıkartılması taleplerinin kabul edilemeyeceğini, müvekkili kurum tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirkete ait  2019/06046 1-2-3-4-5 sayılı tasarım başvurusu ile davacı marka görselleri arasındaki tek benzerliğin \"...\" ifadesini barındırmaları olduğu, itiraza mesnet 2007/32835, 2000/04524, 2013/29468, 2013/29479, 2013/32392, 2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610 sayılı davacı marka görselleri ile davaya konu 2019/06046 1-2-3-4-5 sayılı tasarımların karşılaştırılması neticesinde bilgilenmiş kullanıcı açısından sahip oldukları belirgin farklar nedeniyle farklı görüleceği, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı bu sebeple hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin “...” ibareli markasının zayıf/tanımlayıcı marka olarak kabul edilebilmesinin yerleşik yüksek mahkeme içtihatları çerçevesinde mümkün olmadığını, müvekkili adına tescilli “...” markasının ayırt ediciliğinin yüksek olduğunun Yargıtay kararları ile de sabit kılındığını, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, davaya konu 2019/06046 sayılı tasarımlar incelendiğinde, müvekkiline ait tanınmış markanın tasarımda yer alması nedeniyle, ayırt edici olmadığını, davalı tasarımında müvekkili adına tanınmış ve tescilli olan “...” ibaresinin aynen yer almasının doğrudan nihai tüketicinin dikkatini çektiğini, bilinçli gıda tüketicisinin işbu dava konusu tasarım ile müvekkili şirket markalarını/tasarımlarını benzer olarak algılayacağını, müvekkilinin ‘...’ ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ve bu benzerlik nedeniyle iltibas yaratan ve bu tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmayan “2019/06046-1-2-3-4-5” tasarımlarının tesciline ilişkin Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuki ve maddi gerçekliğe aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK tasarım kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu tasarımın davacının itirazına mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğunun aralarında endüstriyel ürünler tasarımı konusunda uzmanların da yer aldığı bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı, anılan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu,  <br>dava konusu çoklu tasarımda aynı tasarımın 5 farklı renkte sunulduğu, üstte belirgin bir P <br>harfinin bulunduğu P harfinin sol tarafında üçgen oluşturacak şekilde farklı uzunlukta üçgen <br>lekeler barındırdığı, altta ise “...!” cümlesinin yer aldığı, davalı tasarımı ve davacı marka görselleri <br>arasındaki tek benzerliğin ... ibaresi olduğu, bu ibarenin davalı tasarımında bütünü kendi başına <br>oluşturmayan ve öncelenen baskın P kullanımın önüne geçmeyen bir tasarım elemanı olarak <br>yer aldığı, öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarihli, 2021/1685-2022/6319 E/K sayılı ilamında da belirtildiği üzere \"...\" ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici nitelik taşıdığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/11/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2023<br><br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7db889d394b10a51","SID":"c6eeb66baaa258e6"}}