{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1804 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1738<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.08.2023- 10.08.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/584 Esas <br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ\t: 30.11.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30.11.2023<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.08.2023 ve 10.08.2023 tarih 2023/584 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ...bank A.Ş. ...  Şubesi TR ... nolu hesaba ait D1-1477153 seri no.lu, 18.11.2020 keşide tarihli, 25.442,00 Euro miktarlı çekin keşidecisi olduğunu, çekin lehtarının dava dışı ... A.Ş. olduğunu, müvekkilinin bu çeki keşide ederek zarf içinde  ... ile ... A.Ş.'ye gönderdiğini, kargodan zarfı alan lehdar ... A.Ş.'nin pazarlama müdürünün, müvekkili şirket yetkilisini arayarak, çekin zarftan çıkmadığını bildirdiğini, bu aramadan 15 dakika sonra şirket yetkilisinin cep telefonuna, çekin ... A.Ş.nin sorgulama sayfasından sorgulandığına dair mesaj geldiğini, çekin kargoda çalındığının böylece anlaşıldığını, müvekkilinin şikayeti üzerine İzmir C.Başsavcılığının 2020/115877 Sor. sayılı dosyasında, hırsızlık, sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları sebebiyle soruşturma başlatıldığını, çekin bankaya ibrazında çekin arkasına, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/577 E. sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı olduğu ve çek iptal davası olduğu şerhi düşüldüğünü, çekin ibrazında alınan fotokopiden, çek lehdarı ... A.Ş.'nin kaşesi ve yetkilisi imzası olmadan, sahte imza ile sahte ciro yaratıldığının anlaşıldığını, davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davalının Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/922 D.İş sayılı dosyasından geçersiz teminat mektubuyla haksız  ihtiyati haciz kararı alarak,  Bursa 17. İcra Müdürlüğü'ne ibraz ile infazını istediğini, aynı anda icra takibi başlattığını, bankalara, taşınmazlara, trafik kayıtlarına hacizler konulduğunu, Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün, 2020/121 Tal. sayılı dosyasına, çekin asıl alacaklısı ve lehdarı ... A.Ş.'nin ihtiyati haciz miktarı olan 239.900,00'yi 02.12.2020 günü yatırmak zorunda kaldığını, dosya borcu bittiğini, ... A.Ş. tarafından ihtiyati haciz miktarının tamamını icra dosyasına yatırılarak borç ödendiği halde, ihtiyati hacze devam ettiklerini, dava dışı çek lehdarı .... A.Ş.'nin davalı aleyhine Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/253 E. sayılı dosyası ile çekteki sahtecilik sebebiyle imza inkarı davası açtığını, bu dosyada alınan 17.02.2022 tarihli Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporunda ... A.Ş. cirosundaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiğini, dava dışı çek lehdarı ... A.Ş. tarafından davalı aleyhine, bu kez menfi tespit davası açıldığını, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/48 E. ve 08.12.2021 tarihli ATK Fizik İhtisas Dairesinin raporunda ... A.Ş. cirosundaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının rapor edildiğini, ihtiyati haciz kararının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın çıplak gözle bile anlaşılan, sahte lehdar cirosu sebebiyle, sadece kendinden önceki cirantalara ciro kesikliğine kadar müracaat hakkı var iken bilerek ve isteyerek kötü niyetle zarar verme kastıyla hacizler tatbik ettiğini, ihtiyati haciz kararı almak için yetkisiz ve taraflarla hiçbir ilgisi olmayan Bursa Ticaret Mahkemesi'nin seçildiğini, haksız ihtiyati haciz sebebiyle, müvekkilinin banka hesaplarına hacizler konulduğunu, araçlarının ve taşınmazlarının haczedildiğini, banka ve piyasadaki ticari itibarının gerçekte borçlu olmadığı bilinmediği için kalıcı olarak zarar gördüğünü iddia ederek; oluşan maddi zararların belirlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve kişilik hakları ve ticari itibarı zedelenen davacı lehine 1.000,00 TL manevi tazminatın haksız ihtiyati haciz tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline 18.11.2020 keşide tarihli 25.442 Euro miktarlı çekten ve takibe konulduğu İzmir 28. İcra Müdürlüğü 2022/4018 E.sayılı dosyasında davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, 04.08.2023 tarihli dilekçesi ile, İİK'nın 72. maddesi gereği icra takibinin takip talebindeki 264.884,61 TL harca esas değeri üzerinden alınacak  %15 miktarındaki nakdi veya teminat mektubu karşılığında icra takibinin ihtiyati tedbir kararı verilerek tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 09.08.2023 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbir isteğinde bulunan tarafın haklılığını yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde kanıtlaması gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın çekler hakkında da uygulanan 677. maddesindeki düzenleme, davacının çekteki imzaya yönelik bir itirazının bulunmaması, şeklen çekteki ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmaması karşısında, sunulan belgelerden ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin 06/06/2023 tarihli, 2022/2957 Esas ve 2023/1638 Karar sayılı karar içeriği dikkate alınarak, davalı şirketin çeki bile bile davacının zararına hareket ederek kötü niyetle iktisap ettiği hususunda yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir isteğinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekilinin 09.08.2023 tarihli dilekçesi ile İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4018 sayılı dosyasında takibe konulan dava konusu çek sebebiyle icra dosyasına yatırılacak olan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı  verilmesini talep ettiği, mahkemece verilen 10.08.2023 tarihli ara karar ile, 09.08.2028 tarihli ara kararının bir gün sonrasında verilen dilekçedeki isteğin yeni bir ihtiyati tedbir isteği olarak değerlendirilmesi sonucunda, 09.08.2023 tarihli ara karardan uzaklaşılmasını gerektiren bir durum ve koşulun bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteğinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davanın İİK'nın 72. maddesine dayanan menfi tespit davası olduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu, dava dilekçesinde bildirdikleri delillerin toplanmadığını, 16., 30 ve 31. sıradaki delillerin ve UYAP portalından davalı şirket hakkında yapılan şikayet ve soruşturmalar ile taraf olduğu hukuk ve ceza davalarının sorgulanması halinde diğer mağdurların ortaya çıkacağını ve basiretli bir tacir gibi hareket edilmediğinin ve kötü niyetle zarar verildiğinin görüleceğini, davalının tüm bankalardaki hesaplarının sorgulanması, hesapları varsa diğer cirantalarla hareket akışları ve teminatta ve tahsilde senet ve çek olup almadığı ve hesap hareketlerinin istenmesi gerektiğini, kambiyo senedinin düzenlenmiş olmasının tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, davalının çekin kendisine ciro yoluyla intikalinin hukuki ve ticari sebeplerini alacağının hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığını ve çeki kendisine ciro eden dava dışı ... Şti. ile nasıl bir ticari ilişkiden alacağının olduğunu ispatla yükümlü olduğunu, 09.08.2023 tarihli \"icra dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi için tedbir talebini\" içeren talep dilekçelerinin 09.08.2023 tarihli ara karardan önce Uyap Portala gönderildiğini, ancak  görevli zabıt katibinin dilekçeyi çıkarıp dosya içerisine eklemediği için hakimin incelemesi dışında kaldığını, ertesi gün 10.08.2023 günü verilmiş gibi algı yaratıldığını belirterek, mahkemenin 09.08.2023 ve 10.08.2023 günlü ara kararlarının kaldırılmasını, İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2022/4018 E. dosyasında takibe konulan dava konusu sebebiyle icra dosyasına yatırılacak olan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati  tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.  <br>\tGEREKÇE\t: Talep, çek nedeniyle davacı hakkında yapılan icra takibinden sonra açılan menfi tespit ile maddi ve manevi  tazminat davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup mahkemece yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİİK'nın 72/3. maddesinde \"İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. HMK'nın 390/3. maddesi gereğince de tedbir talep eden davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir.<br> \tİhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi olduğu 18.11.2020 keşide tarihli 25.442,00 Euro bedelli çekin lehtarı olan dava dışı ... A.Ş.'ye kargo yoluyla gönderilmesi sırasında çalındığını, bu çekin hukuka aykırı şekilde sahte ciro yoluyla davalıya ciro edildiğini, davalının çeki icraya koyduğunu, müvekkilinin taşınmaz ve araçlarına haciz konulduğunu, müvekkilinin icra kanalıyla çekin asıl alacaklısı dava dışı ... A.Ş.'ye ödeme yaptığını, iddia ederek, icra dosyasında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile maddi ve manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği eldeki davada, ihtiyati tedbir talebi olarak icra tehdidi altında ödenen paranın alacaklı tarafa ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında takip dayanağı çekin hamilinin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğuna veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğuna dair HMK'nın 390/3. maddesi gereğince yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediğinden ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 444,60 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 174,75‬ TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan tahsiline,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen (davacı) tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30.11.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"adf45d7d21a5991c","SID":"b1e216d168a40500"}}